Mahkeme Kararı Nedir, Türleri ve Sonuçları Nelerdir?

by Avukat Erdal Ersoy
Mahkeme Kararı Nedir, Türleri ve Sonuçları Nelerdir?

Mahkeme kararı, davaya konu uyuşmazlığın usul ve esas yönüyle sonlandırılması amacıyla hukuki gerekçeye dayandırılarak açıklanan yargısal iradedir. Bu irade, tensip ve ara kararlardan yargılamayı sonlandıran hükme ve kanun yolu denetiminde verilen kararlara kadar farklı aşamalarda ortaya çıkabilir. Kararın türü, yargılamayı o aşamada sona erdirip erdirmediğini ve sonraki incelemenin hangi çerçevede yapılabileceğini belirler.

Duruşmanın açıklığı ve gerekçeli karar

Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır. Duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına ancak genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde karar verilebilir. Küçüklerin yargılanması hakkında kanunla özel hükümler konulur.

2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 141Kaynağı aç
Madde 141 – Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır. Duruşmaların bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına ancak genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir. Küçüklerin yargılanması hakkında kanunla özel hükümler konulur. Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir. E. Mahkemelerin kuruluşu

Anayasa’nın 141. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararı gerekçeli olarak yazılır. Aynı madde, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargının görevi sayar; belirli bir gider tutarı veya sonuçlanma süresi öngörmez.

Hukuk yargılamasında davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesine göre bu hak; yargılama hakkında bilgi sahibi olmayı, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 27Kaynağı aç
MADDE 27- (1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir. Aleniyet ilkesi

Tensip ve ara kararları

Tensip, davanın açılması ve esasa kaydıyla birlikte davanın görülmesinin uygun bulunması ve görülme sürecinin başlatılması anlamına gelir. Açılan hukuk davasının dilekçesi ve ekleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 118. maddesi çerçevesindeki tevzi sonucunda düştüğü mahkemece esas defterine kaydedilir, esas numarası verilir ve ardından tensip kararları alınır.

Tensip kararında dava dilekçesinin tebliği, iki hafta içinde cevap verilmesi ve verilmemesinin sonuçları, ilk itirazlar ile bunların bildirilmemesinin sonuçları, eksikliklerin giderilmesi, ön inceleme ve duruşma gibi hususlara ihtarlı olarak yer verilebilir.

Hâkim, usuli kazanılmış hakları ihlal etmedikçe verdiği ara kararından dönebilir. Ara karar ancak nihai kararla birlikte kanun yoluna götürülebilir.

Nihai kararın usule ve esasa ilişkin biçimleri

Nihai karar, yargılamayı sonlandıran hükümdür. Bu kararlar usule ilişkin ve esasa ilişkin olmak üzere iki biçimde ele alınır.

Davanın esastan kabulü, reddi ya da kısmen kabulü ve kısmen reddi dışındaki sonlandırma kararları usule ilişkin nihai karar sayılır. Örnekler arasında yetkisizlik, görevsizlik ve gönderme kararları ile usul işlemlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılması yer alır.

Konusuz kalma hâlinde ve sulhte esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı örneklenir. Dava şartı noksanlığı ise ret nedeni olarak ayrı bir örnekte yer alır. Bu ayrımlar örnek niteliğindedir; her sonlandırma biçiminin sonucu aynı değildir.

Esasa ilişkin nihai karar, davanın kabulü, reddi veya kısmen kabulü ve kısmen reddi biçiminde ortaya çıkar. Bozma sonrasında mahkemenin verebileceği direnme kararı da esasa ilişkin nihai karar niteliğinde ele alınır.

İstinaf ve temyiz

Kesin olmayan nihai kararlara karşı kanun yoluna başvuru hakkı açıktır. Özel hukuk yargılamasında kanun yolları istinaf ve temyiz olarak ikiye ayrılır.

İstinaf incelemesi; istinaf talebinin reddi, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılıp dosyanın gönderilmesi, kararın kaldırılmasıyla birlikte istemin kısmen veya tamamen kabulü ya da kararın kaldırılmasıyla birlikte ret kararlarından biriyle sonuçlanabilir.

Temyiz, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin temyizi kabil nihai kararları ile hakem kararlarının iptali üzerine verilen kararlara karşı başvurulabilen ve incelemesi Yargıtay’da yapılan olağan kanun yoludur.

Yargıtayın temyiz incelemesi onama, bozma ya da kısmen onama ve kısmen bozma kararıyla sonuçlanabilir. Bozulan kararın türüne göre dosyanın nereye gönderileceği Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373. maddesinde ayrıca düzenlenir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 373Kaynağı aç
MADDE 373- (1) Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir. (2) Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir. (3) Bölge adliye mahkemesi, 344 üncü madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir. (4) Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. (5) İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, kararına direnilen dairece yapılır. Direnme kararı öncelikle incelenir. Daire, direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir.[62] (6) (Ek: 17/4/2013-6460/1 md.) Davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi, her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır. (7) Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Yargılamanın İadesi Konu

Bozma sonrasında dosyanın gönderilmesi

Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, bölge adliye mahkemesinin başvuruyu esastan reddine ilişkinse bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılır. Dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek başka bir ilk derece mahkemesine gönderilir; kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir.

Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar tamamen ya da kısmen bozulursa dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesine veya uygun görülen başka bir bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bu sonuç, esastan ret kararına ilişkin bozmada dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesinden farklıdır.

Bölge adliye mahkemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca peşin alınmış gideri kullanarak kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir.

İlk derece mahkemesi bozmaya uygun karar verirse bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.

Direnme ve Hukuk Genel Kurulu

İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse ve bu karar temyiz edilirse inceleme, kararına direnilen dairece yapılır. Direnme kararı öncelikle incelenir. Daire direnmeyi yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir.

Davanın esastan reddini veya kabulünü içeren ve bozmaya uyularak kurulan karar, önceki bozmayı ortadan kaldıracak biçimde yeniden bozulursa alt mahkemenin bundan sonra verdiği kararın temyiz incelemesini her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu yapar.

Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur. Bu zorunluluk, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373. maddesindeki bozma ve direnme düzeni içinde yer alır; bütün mahkeme kararlarının genel tanımı değildir.

Mahkeme kararı nedir?

Mahkeme kararı, uyuşmazlığın usul ve esas yönüyle sonlandırılması için hukuki gerekçeye dayandırılan yargısal irade açıklamasıdır. Tensipten kanun yolu kararına kadar farklı türleri vardır.

Mahkeme kararı neden gerekçeli yazılır?

Anayasa’nın 141. maddesi bütün mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli yazılmasını öngörür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesi de kararların somut ve açık gerekçelendirilmesini hukuki dinlenilme hakkının içeriğine alır.

Duruşma her zaman açık mıdır?

Hayır. Kural olarak mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır; ancak genel ahlak veya kamu güvenliği kesin olarak gerekli kılıyorsa duruşmanın bir kısmı ya da tamamı kapalı yapılabilir.

Konusuz kalan dava nasıl sona erer?

Konusuz kalma ve sulh, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı örnekleri arasında anılır; dava şartı noksanlığı ise ret nedeni olarak ayrıca örneklenir. Asıl talebin konusuz kalması hâlinde ferî talepler hakkında yargılamaya devam edilerek bunlar hakkında karar verilmesi gerektiği de belirtilir. Bu iki ölçü aynı sonuçta birleşmediğinden tek bir sona erme biçimi söylenemez.

Direnme kararını önce kim inceler?

Direnme kararının temyiz edilmesi hâlinde inceleme önce kararına direnilen dairece yapılır. Daire direnmeyi yerinde görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu