Lisanssız Yazılımda Delil Tespiti ve Bilirkişi İncelemesi

by Avukat Erdal Ersoy
Lisanssız Yazılımda Delil Tespiti ve Bilirkişi İncelemesi

Lisanssız yazılım kullanımına dayanan bir vakıa, görülmekte olan davada henüz incelenmemişse veya ileride açılacak davada ileri sürülecekse keşif, bilirkişi incelemesi ya da tanık anlatımıyla tespit ettirilebilir. Talebin kabulü hukuki yarara bağlıdır. Kanun, yazılım veya lisans belgelerine özgü ayrı bir teknik veri listesi kurmaz. Ceza soruşturmasında bilgisayar, program ve kütüklerin aranması, kopyalanması ve çözülmesi ise ayrıca kuvvetli şüphe ve başka yoldan delil elde edilememesi şartlarına tabidir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 400Kaynağı aç
MADDE 400- (1) Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir. (2) Delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekir. Kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır. Görev ve yetki
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. (2) Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. (3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır. (4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır. (5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır. BEŞİNCİ BÖLÜM Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması[33][34][35][36][37]

Delil tespitinin konusu ve hukuki yarar

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 400 üncü maddesinin birinci fıkrası, taraflardan her birine iki durumda delil tespiti isteme imkânı tanır: vakıa görülmekte olan davada henüz inceleme sırasına gelmemiş olabilir ya da ileride açılacak davada ileri sürülecek olabilir. İstenebilecek işlemler keşif, bilirkişi incelemesi ve tanık anlatımının alınmasıdır. Hüküm belirli bir eser türüne veya yazılımın kullanım biçimine özgülenmemiştir.

Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre talep için hukuki yarar bulunmalıdır. Kanunun açıkça öngördüğü haller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı ya da sonradan ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilindeyse hukuki yarar var sayılır.

Başvurulacak mahkeme

Dava henüz açılmamışsa başvuru, esas hakkındaki davaya bakacak mahkemeye yapılır. Keşif veya bilirkişi incelemesine konu şeyin bulunduğu yerdeki sulh mahkemesi de başvuruya açıktır. Tanık dinlenecekse, tanığın oturduğu yerdeki sulh mahkemesinden de tespit istenebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 401Kaynağı aç
MADDE 401- (1) Henüz dava açılmamış olan hâllerde delil tespiti, esas hakkındaki davaya bakacak olan mahkemeden veya üzerinde keşif yahut bilirkişi incelemesi yapılacak olan şeyin bulunduğu veya tanık olarak dinlenilecek kişinin oturduğu yer sulh mahkemesinden istenir. (2) Noterlerin, 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu uyarınca yapacağı vakıa tespitine ilişkin hükümler saklıdır. (3) Esas hakkında açılan davada, delil tespiti yapan mahkemenin yetkisiz ve görevsiz olduğu ileri sürülemez. (4) Dava açıldıktan sonra yapılan her türlü delil tespiti talebi hakkında sadece davanın görülmekte olduğu mahkeme yetkili ve görevlidir. Delil tespiti talebi ve karar

Noterlerin 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu uyarınca yapacağı vakıa tespitine ilişkin hükümler saklıdır. Esas dava açıldıktan sonra, tespiti yapan mahkemenin yetkisiz veya görevsiz olduğu ileri sürülemez.

Dava açıldıktan sonra her türlü delil tespiti talebi bakımından yalnız davanın görüldüğü mahkeme hem yetkili hem görevlidir.

Dilekçenin içeriği, avans ve bildirim

6100 sayılı Kanun’un 402 nci maddesinin birinci fıkrasına göre dilekçede dört unsur yer alır: tespit edilmesi istenen vakıa, tanıklara veya bilirkişilere yöneltilecek sorular, delilin kaybolacağı ya da gösterilmesinin zorlaşacağı kuşkusunu doğuran sebepler ve aleyhine tespit istenen kişinin adı, soyadı ile adresi. Durum ve koşullar bu kişinin gösterilmesine imkân vermiyorsa talep, kişi belirtilmese de geçerliliğini korur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 402Kaynağı aç
MADDE 402- (1) Delil tespiti talebi dilekçeyle yapılır. Dilekçede tespiti istenen vakıa, tanıklara veya bilirkişilere sorulması istenen sorular, delillerin kaybolacağı veya gösterilmesinde zorlukla karşılaşılacağı kuşkusunu uyandıran sebepler ile aleyhine delil tespiti istenen kişinin ad, soyad ve adresi yer alır. Tespit talebinde bulunan, durum ve koşulların imkân vermemesi nedeniyle, aleyhine tespit yapılacak kişiyi gösteremiyorsa talebi geçerli sayılır. (2) Mahkeme tarafından belirlenen tespit giderleri avans olarak ödenmedikçe sonraki işlemler yapılmaz. (3) Tespit talebi mahkemece haklı bulunursa karar, dilekçeyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir. Kararda ayrıca, delil tespitinin nasıl ve ne zaman yapılacağı, tespitin icrası esnasında karşı tarafın da hazır bulunabileceği, varsa itiraz ve ilave soruların bir hafta içinde bildirilmesi gerektiği belirtilir. (4) (Ek:22/7/2020-7251/44 md.) Tespitin yapılmasından sonra, tespit tutanağı ve varsa bilirkişi raporunun bir örneği mahkemece karşı tarafa resen tebliğ olunur. Acele hâllerde tespit

Mahkemenin belirlediği tespit giderleri avans olarak ödenmedikçe sonraki işlemlere geçilmez. Talep haklı görülürse karar, dilekçeyle birlikte karşı tarafa bildirilir. Kararda tespitin yöntemi ve zamanı, karşı tarafın işlem sırasında hazır bulunabileceği ve varsa itiraz ile ek soruların bir hafta içinde bildirileceği açıklanır.

22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesiyle eklenen hükme göre, tespit tamamlandıktan sonra tutanağın ve varsa bilirkişi raporunun bir örneği mahkeme tarafından karşı tarafa resen tebliğ edilir.

Önceden bildirim yapılmadan tespit

6100 sayılı Kanun’un 403 üncü maddesi, karşı tarafa tebligat yapılmadan tespiti yalnız talep sahibinin haklarının korunması bakımından zorunluluk bulunan hâllere bağlar. Bu zorunluluk, her yazılım olayında kendiliğinden gerçekleşmiş sayılmaz.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 403Kaynağı aç
MADDE 403- (1) Talep sahibinin haklarının korunması bakımından zorunluluk bulunan hâllerde, karşı tarafa tebligat yapılmaksızın da delil tespiti yapılabilir. Tespitin yapılmasından sonra, tespit dilekçesi, tespit kararı, tespit tutanağı ve varsa bilirkişi raporunun bir örneği mahkemece kendiliğinden diğer tarafa tebliğ olunur. Karşı taraf tebliğden itibaren bir hafta içinde delil tespiti kararına itiraz edebilir. Delil tespiti kararında uygulanacak hükümler

Bildirimsiz tespit tamamlandıktan sonra dilekçe, karar, tutanak ve varsa bilirkişi raporu mahkemece kendiliğinden diğer tarafa gönderilir. Karşı taraf, tebliğden itibaren bir hafta içinde delil tespiti kararına itiraz edebilir.

Bilirkişinin görev sınırı

6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun 3 üncü maddesine göre bilirkişi görevini dürüstlük kuralları içinde, bağımsız, tarafsız ve objektif biçimde yürütür. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz.

6754 sayılı BİLİRKİŞİLİK KANUNU m. 3Kaynağı aç
MADDE 3- (1) Bilirkişi, görevini dürüstlük kuralları çerçevesinde bağımsız, tarafsız ve objektif olarak yerine getirir. (2) Bilirkişi, raporunda çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz. (3) Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (4) Bilirkişi, kendisine tevdi olunan görevi bizzat yerine getirmekle yükümlü olup, görevinin icrasını kısmen yahut tamamen başka bir kimseye devredemez. (5) Bilirkişi, görevi sebebiyle kendisine tevdi edilen bilgi ve belgelerin veya öğrendiği sırların gizliliğini sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, bilirkişilik görevi sona erdikten sonra da devam eder. (6) Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren sorun açıkça belirtilmeden ve inceleme yaptırılacak konunun kapsamı ile sınırları açıkça gösterilmeden bilirkişi görevlendirilemez. (7) Aynı konuda bir kez rapor alınması esastır; ancak rapordaki eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi için ek rapor istenebilir. (8) Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ile bu Sisteme entegre bilişim sistemleri veya yazılımlar vasıtasıyla ulaşılabilen bilgiler veya çözülebilen sorunlar için bilirkişiye başvurulamaz. İKİNCİ BÖLÜM Bilirkişilik Danışma Kurulu, Bilirkişilik Daire Başkanlığı ve Bilirkişilik Bölge Kurulları Bilirkişilik Danışma Kurulu

Bilirkişi, raporunda uzmanlık, özel veya teknik bilgi gerektiren hususların dışına çıkarak açıklama yapamaz; hukuki nitelendirme ve değerlendirmede bulunamaz. 6100 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesi de aynı sınırı hem yazılı rapora hem sözlü açıklamaya uygular ve hukuki nitelendirme ile değerlendirmeyi hâkime bırakır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 279Kaynağı aç
MADDE 279- (1) Mahkeme, bilirkişinin oy ve görüşünü yazılı veya sözlü olarak bildirmesine karar verir. (2) Raporda, tarafların ad ve soyadları, bilirkişinin görevlendirildiği hususlar, gözlem ve inceleme konusu yapılan maddi vakıalar, gerekçe ve varılan sonuçlarla, bilirkişiler arasında görüş ayrılığı varsa, bunun sebebi, düzenlenme tarihi ve bilirkişi ya da bilirkişilerin imzalarının bulunması gerekir. Azınlıkta kalan bilirkişi, oy ve görüşünü ayrı bir rapor hâlinde de mahkemeye sunabilir. (3) Mahkeme, bilirkişinin oy ve görüşünü sözlü olarak açıklamasına karar verirse, bilirkişinin açıklamaları tutanağa geçirilir ve tutanağın altına bilirkişinin de imzası alınır. Kurul hâlinde görevlendirme söz konusu ise bilirkişilerin bilgilerine başvurulan hususu hemen aralarında müzakere etmelerine imkân tanınır ve müzakere sonucunda açıklanan oy ve görüş, tutanakla tespit edilip; tutanağın altı, bilirkişilere imza ettirilir. (4) (Değişik: 3/11/2016-6754/54 md.) Bilirkişi, raporunda ve sözlü açıklamaları sırasında çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz. Bilirkişi raporunun verilmesi

Bilirkişi verilen işi bizzat yapar; işin bir bölümünü veya tamamını başkasına devredemez. Görevi nedeniyle kendisine verilen bilgi ve belgelerin ve öğrendiği sırların gizliliğini korur. Gizlilik yükümlülüğü görev bittikten sonra da sürer.

Çözümü uzmanlık, özel veya teknik bilgi gerektiren sorun açıkça belirtilmeden ve incelemenin kapsamı ile sınırları açıkça gösterilmeden bilirkişi görevlendirilemez. Aynı konuda bir kez rapor alınması esastır; rapordaki eksiklik veya belirsizlik giderilecekse ek rapor istenebilir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi veya buna entegre sistemler ve yazılımlar üzerinden ulaşılabilen bilgiler ya da çözülebilen sorunlar için bilirkişiye başvurulamaz.

Raporun içeriği, itiraz ve yeni inceleme

6100 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesine göre yazılı raporda tarafların ad ve soyadları, bilirkişinin görevlendirildiği konular, gözlem ve inceleme yapılan maddi vakıalar, gerekçe ve ulaşılan sonuçlar bulunur. Görüş ayrılığı varsa sebebi, ayrıca düzenleme tarihi ile bilirkişi veya bilirkişilerin imzaları da raporda yer alır.

Kurul içinde azınlıkta kalan bilirkişi, oy ve görüşünü ayrı bir rapor hâlinde de mahkemeye sunabilir.

Taraflar, raporun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde üç talepte bulunabilir: eksik görülen hususların tamamlatılması, belirsiz hususların açıklattırılması veya yeni bilirkişi atanması.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 281Kaynağı aç
MADDE 281- (1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. (Ek cümle:22/7/2020-7251/24 md.) Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir. (3) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir. Bilirkişinin oy ve görüşünün değerlendirilmesi

22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle eklenen cümleye göre, rapora karşı talebin iki haftada hazırlanması çok zor veya imkânsızsa ya da özel veya teknik çalışma gerektiriyorsa, aynı süre içinde başvuran tarafa ek süre verilebilir. Ek süre, asıl sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlar, bir defayla sınırlıdır ve iki haftayı geçemez.

Mahkeme, eksiklik veya belirsizliği gidermek için bilirkişiye yeni sorular yönelterek ek rapor alabilir. Belirleyeceği duruşmada bilirkişiden sözlü açıklama istemesi de mümkündür. Gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla incelemenin tekrarlanmasına da karar verebilir.

İzinsiz işlemler ve bedel talebi

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 68 inci maddesine göre, hak sahiplerinden Kanuna uygun yazılı izin alınmadan eser, icra, fonogram veya yapımlar işlenir, çoğaltılır, çoğaltılmış nüshaları yayılır, temsil edilir ya da her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletilirse, izni alınmamış hak sahipleri bedel isteyebilir. İstenebilecek tutar, sözleşme yapılmış olsaydı istenebilecek bedelin veya Kanun hükümlerine göre belirlenecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasıdır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 23/1/2008-5728/137 md.) Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkradaki şıklardan birini kullanabilir. İkinci ve üçüncü fıkraların eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanabilmesi için eser sahibinin bu Kanunun 52 nci maddesine uygun yazılı çoğaltma izni aranır. Hak sahiplerinden biri, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca talepte bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanununun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir. II – Tecavüzün men'i davası:

İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibinin önünde üç seçenek vardır: çoğaltılmış kopyalar ile çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını istemek; bunların üretim maliyeti fiyatını aşmayacak uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini istemek; sözleşme varsa isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep etmek. Bu seçeneklerden birinin kullanılması, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar bakımından ikinci fıkradaki seçeneklerden birini kullanabilir. İkinci ve üçüncü fıkralardaki yetkilerin eser sahibi dışındaki hak sahiplerince kullanılabilmesi, eser sahibinin Kanunun 52 nci maddesine uygun yazılı çoğaltma izninin bulunmasına bağlıdır.

Hak sahiplerinden biri ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca talepte bulunduğunda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanamaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edenle sözleşme yapmış olması hâlinde sahip olabileceği bütün hak ve yetkileri de ileri sürebilir.

Görevli mahkeme ve belge sunulmamasının sonucu

5846 sayılı Kanun’un 76 ncı maddesine göre, Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 156 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 76Kaynağı aç
Madde 76 – (Değişik: 23/1/2008-5728/141 md.) (Değişik birinci fıkra: 22/12/2016-6769/189 md.) Bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanununun 156 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir. Bu Kanun kapsamında açılacak hukuk davalarında mahkeme, davacının iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktar delil sunması hâlinde, korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları kullananların, bu Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklarına dair belgeleri veya tüm yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların listelerini sunmasını isteyebilir. Belirtilen belge veya listelerin sunulamaması tüm eser, fonogram, icra, film ve yayınların haksız kullanılmakta olduğuna karine teşkil eder. II – İhtiyati tedbirler ve gümrüklerde geçici olarak el koyma:[31]

Hukuk davalarında davacı, iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yetecek miktarda delil sunarsa mahkeme belirli belgeler isteyebilir. İstenecek belgeler, korunmakta olan eser, fonogram, icra, film ve yayınları kullananların Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklarını gösteren belgeler veya yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların listeleridir.

İstenen belge veya listelerin sunulamaması, sayılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların tamamının haksız kullanılmakta olduğuna karine oluşturur. Karine, mahkemenin bu isteminden önce kendiliğinden doğmaz; metin bunu kesin ispat sonucu olarak da düzenlemez.

Ceza soruşturmasında bilgisayar kayıtları

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 134 üncü maddesinin birinci fıkrası, bir suç soruşturmasında iki şart arar: somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde edilememesi. Bu şartlarla hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısı, şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, kayıtlardan kopya çıkarılmasına ve kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verir.

25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesiyle eklenen cümlelere göre savcının kararı, yirmi dört saatlik süre dolmadan hâkimin onayına sunulur. Hâkim de onay veya ret yönündeki kararını bu süreyi geçirmeden verir. Süre bu şekilde sona ererse ya da hâkim işlemin aksi yönünde karar verirse, alınan kopyalar ve çözülmüş metinler gecikmeden imha edilir.

Şifre çözülemediği, gizlenmiş bilgiye ulaşılamadığı veya işlemin uzun süreceği için sisteme girilemezse, çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi amacıyla araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifre çözülüp gerekli kopyalar alındığında elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.

Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeği alınır. Bu yedekten çıkarılan bir kopya şüpheliye veya vekiline verilir; yapılan işlem tutanağa geçirilir ve imzalanır. Elkoyma olmaksızın da sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılır, bu durum tutanağa kaydedilir ve ilgililerce imzalanır.

Sık sorulan sorular

Delil tespiti hangi halde istenebilir?

Görülmekte olan davada henüz incelenmemiş veya ileride açılacak davada ileri sürülecek bir vakıa için keşif, bilirkişi incelemesi ya da tanık anlatımı istenebilir. Kanunda açıkça öngörülen haller dışında, delilin kaybolacağı veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilindeyse hukuki yarar var sayılır.

Dava açılmadan önce nereye başvurulur?

Başvuru, esas davaya bakacak mahkemeye veya inceleme yapılacak şeyin bulunduğu yerdeki ya da tanığın oturduğu yerdeki sulh mahkemesine yapılır. Dava açıldıktan sonra yalnız davanın görüldüğü mahkeme yetkili ve görevlidir.

Karşı tarafa haber verilmeden tespit yapılır mı?

Talep sahibinin haklarının korunması bakımından zorunluluk varsa karşı tarafa tebligat yapılmadan tespit yapılabilir. Sonrasında dilekçe, karar, tutanak ve varsa bilirkişi raporu kendiliğinden tebliğ edilir; karşı taraf bir hafta içinde itiraz edebilir.

Bilirkişi hukuki değerlendirme yapabilir mi?

Bilirkişi, uzmanlık, özel veya teknik bilgi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz ve hukuki nitelendirme ile değerlendirmede bulunamaz. Genel bilgiyle veya hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilen konularda bilirkişiye de başvurulamaz.

İzin belgesi veya eser listesi sunulmazsa ne olur?

Davacının yeterli delil sunması üzerine mahkemece istenen belge veya listelerin sunulamaması, sayılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların haksız kullanıldığına karine oluşturur. Bu sonuç, mahkemenin isteminden önce kendiliğinden doğmaz.

Bilgisayar kayıtları ceza soruşturmasında nasıl incelenir?

Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe ve başka surette delil elde edilememesi hâlinde bilgisayar, programlar ve kütüklerde arama, kopya çıkarma ve kayıtların metne dönüştürülmesine karar verilebilir. Cumhuriyet savcısının kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkim en geç yirmi dört saat içinde karar verir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu