6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 623 ila 630. maddeleri uyarınca limited şirketlerde yönetim ve temsil yetkisi müdür veya müdürler kuruluna aittir. Kanun düzenlemesiyle ortakların kendiliğinden yönetici sayıldığı özden organ ilkesi terk edilmiş ve seçilmiş yönetim organı esası benimsenmiştir.
Müdürlük Sıfatının Kazanılması ve Organın Yapısı
Müdürlük sıfatı, şirket kurulurken şirket sözleşmesiyle veya kuruluş sonrasında ortaklar genel kurulu kararıyla kazanılır. Şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesiyle müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa, tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. Bununla birlikte şirketin yönetimi ve temsili tamamen üçüncü kişilere bırakılamaz; en az bir ortağın yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması yasal zorunluluktur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 623Kaynağı aç
6102 sayılı Kanun'un 623. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tüzel kişiler de limited şirkete müdür olarak atanabilir. Şirket müdürlerinden birinin tüzel kişi olması durumunda, tüzel kişi bu görevi kendi adına yerine getirecek bir gerçek kişiyi belirler.
Müdürler Kurulu ve Karar Alma Usulü
Limited şirkette birden fazla müdürün bulunması halinde müdürler bir kurul oluşturur. 6102 sayılı Kanun'un 624. maddesi gereğince, şirket ortağı olup olmadığına bakılmaksızın müdürlerden biri genel kurul tarafından müdürler kurulu başkanı olarak atanır. Şirket sözleşmesinde farklı bir düzenleme öngörülmedikçe veya genel kurul aksine karar almadıkça; başkan olan müdür veya tek müdür, genel kurulun toplantıya çağrılması, genel kurul toplantılarının yürütülmesi ile tüm açıklama ve ilanları yapmaya yetkilidir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 624Kaynağı aç
Birden fazla müdürün görev yapması durumunda kararlar çoğunlukla alınır ve oylarda eşitlik olması halinde başkanın oyu üstün sayılır. Bununla birlikte şirket sözleşmesiyle müdürlerin karar alma usullerine ilişkin farklı bir düzenleme getirilmesi mümkündür.
Müdürlerin Görev, Yetki ve Yükümlülükleri
Müdürler, kanunların veya şirket sözleşmesinin genel kurula bırakmadığı yönetime ilişkin bütün konularda karar almaya ve bu kararları yürütmeye yetkilidir. Müdürler ve yönetimle görevli kişiler görevlerini tam özenle yerine getirmek, dürüstlük kuralı çerçevesinde şirket menfaatlerini gözetmek ve eşit koşullardaki ortaklara eşit işlem yapmakla yükümlüdür.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 626Kaynağı aç
Türk Ticaret Kanunu'nun 625. maddesi uyarınca müdürlerin devredemeyeceği ve vazgeçemeyeceği görev ve yetkileri bulunmaktadır. Şirketin üst düzeyde yönetilmesi ve gerekli talimatların verilmesi, yönetim örgütünün belirlenmesi, gerekli hallerde muhasebe, finansal denetim ve finansal planlamanın oluşturulması bu kapsamdadır. Ayrıca şirket finansal tablolarının, yıllık faaliyet raporunun düzenlenmesi, genel kurul toplantısının hazırlanması ve kararlarının yürütülmesi ile küçük limited şirketler hariç olmak üzere risklerin erken teşhisi ve yönetimi komitesinin kurulması vazgeçilemez yetkilerdendir. Şirket yönetiminin bazı bölümleri devredilmişse, bu kişilerin kanunlara, şirket sözleşmesine, iç tüzüklere ve talimatlara uygun hareket edip etmediklerinin gözetimi de müdürlerin yetkisindedir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 625Kaynağı aç
Şirket sözleşmesinde müdürlerin aldıkları belirli kararları veya münferit sorunları genel kurulun onayına sunmaları kuralı getirilebilir. Ancak genel kurul onayı müdürlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz veya sınırlandırmaz; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 52. madde hükümleri saklıdır. Zarar görenin rızası veya kusuru halinde hâkim tazminatı indirebilir ya da kaldırabilir. Öte yandan defter tutma yükümlülüğü yönetime dahil hak ve ödevlerden olduğundan şirketin bütün müdürleri ticari defter ve belgeleri inceleme hakkına sahiptir. Şirketin borca batık olması durumunda ise durumun mahkemeye bildirilmesi ve iflas bildirimi müdürlerin devredilemez görevlerindendir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1264, K. 2022/5125Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 51Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 52Kaynağı aç
6102 sayılı Kanun'un 626. maddesi uyarınca limited şirket müdürleri ortaklar için düzenlenmiş bulunan bağlılık borcuna tabidir. Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemişse müdürler şirketle rekabet oluşturan faaliyette bulunamaz. Şirket sözleşmesinde ortakların yazılı onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararının aranması da kararlaştırılabilir.
Yönetim Yetkisinin Sınırlandırılması ve Müdürün Azli
Türk Ticaret Kanunu'nun 630. maddesinin birinci fıkrası uyarınca genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir. Haklı sebeplerin varlığı halinde ise her ortak, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden talep edebilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 630Kaynağı aç
Limited şirket yöneticisinin mevzuat ve şirket sözleşmesinden kaynaklanan ödevlerini ya da özen ve sadakat borcunu önemli ölçüde çiğnemesi veya idari ehliyetini yitirmesi azil yönünden haklı sebep oluşturur. Şirket genel kurulunun usulünce toplanmaması, şirketin gayrimenkul kaybına yol açacak mali temerrütlere sürüklenmesi, sermaye kaybının bildirilmemesi, kamu borçlarının biriktirilmesi veya şirket malvarlığının yetkisiz biçimde satılıp bedelinin şirket hesaplarına intikal ettirilmemesi haklı fesih ve azil gerekçelerindendir. Görevden alınan şirket yöneticisinin tazminat hakları saklı tutulmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/8327, K. 2022/3434Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/8129, K. 2022/4802Kaynağı aç
Bir şirket müdürünün ticari defterleri diğer müdürün incelemesine müsaade etmemesi, tek başına müdürün mahkemece azlini haklı gösterecek ağırlıkta bir kusur sayılmamaktadır. Buna karşılık, pay sahibinin genel kurulu toplantıya çağırmak amacıyla mahkemeden izin alma imkânına sahip olması, şirket müdürünün genel kurulu toplantıya çağırma görevini yerine getirmemiş olmasını haklı kılmaz.
Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde mahkemenin limited şirkete bizzat müdür atama yetkisi bulunmadığından, azil davası açan ortağın kendisinin müdür olarak atanmasına yönelik talebi reddedilir. Müdürlük görevi mahkeme kararıyla sona erse dahi 6102 sayılı Kanun'un 616. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince yeni müdürü seçme yetkisi ortaklar genel kuruluna aittir; bu sebeple şirkette organ boşluğu meydana gelmedikçe şirkete kayyım tayin edilemez.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/15545, K. 2017/2667Kaynağı aç
Müdürlerin Hukuki ve Kamu Borçlarından Sorumluluğu
Türk Ticaret Kanunu'nun 644. maddesi yollamasıyla; belgelerin ve beyanların kanuna aykırılığına ilişkin 549, sermaye hakkında yanlış beyanlar ve ödeme yetersizliğinin bilinmesine dair 550, değer biçilmesinde yolsuzluğa ilişkin 551 ve yöneticilerin kusurlarından doğan sorumluluğu düzenleyen 553. maddeler limited şirket müdürleri hakkında da uygulanır. Kanunun 549 ila 551. maddelerine aykırı davrananlar hakkında 562. maddenin sekizinci ila onuncu fıkralarındaki cezai hükümler tatbik edilir.
Müdürün kötü yönetimi ve özen yükümlülüğünü ihlali sebebiyle meydana gelen zararlar şirket açısından dolaylı zarar niteliğindedir. Bu çerçevede pay sahibi tarafından açılacak sorumluluk davasında hükmedilecek tazminatın davacı ortağa değil, doğrudan şirkete ödenmesi talep edilmelidir. Tazminatın şirkete verilmesi yönünde açık talep bulunmadığı takdirde dava dinlenmez.
Limited şirket müdürleri kamu borçlarından ötürü 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca şahsi malvarlıklarıyla sorumludur. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca vergi borcunun müdürden tahsil edilebilmesi için vergi alacağının kanuni temsilcilerin vergi ödevlerini yerine getirmemesi sebebiyle tüzel kişiden tahsil edilememiş olması gerekir. 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinde ise tüzel kişinin malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının kanuni temsilcilerin şahsi malvarlığından tahsil edileceği öngörülmüş olup temsilcinin ödevini yapıp yapmadığı şartı aranmamıştır. Şirketin tasfiyeye girmesi veya tasfiye edilmiş bulunması kanuni temsilcilerin önceki dönem amme alacağı sorumluluklarını ortadan kaldırmaz; amme alacağını ödeyen temsilciler asıl borçlu şirkete rücu edebilir.
6183 sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN m. 35 (2/2)Kaynağı aç
Limited şirkette yönetim ve temsil tamamen şirket dışı kişilere devredilebilir mi?
Hayır, limited şirketin yönetimi ve temsili tamamen şirket dışındaki üçüncü kişilere bırakılamaz; 6102 sayılı Kanun'un 623. maddesinin birinci fıkrası uyarınca en az bir ortağın yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması zorunludur.
Müdürler kurulu kararlarında eşitlik olması halinde nasıl hareket edilir?
Birden fazla müdürün bulunması halinde kararlar kural olarak çoğunlukla alınır ve oylarda eşitlik olması durumunda müdürler kurulu başkanının oyuna üstünlük tanınır; ancak şirket sözleşmesiyle karar usulüne dair farklı bir kural benimsenebilir.
Tüzel kişiler limited şirkete müdür olarak atanabilir mi?
Evet, tüzel kişiler limited şirkete müdür seçilebilir; ancak 6102 sayılı Kanun'un 623. maddesinin ikinci fıkrası gereğince bu görevi tüzel kişi adına yürütecek bir gerçek kişinin belirlenmesi şarttır.
Limited şirket ortağı müdürün azlini mahkemeden isteyebilir mi?
Evet, haklı sebeplerin varlığı halinde her ortak mahkemeden yöneticilerin yönetim hakkı ile temsil yetkisinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını talep edebilir.
Müdür aleyhine açılan tazminat davasında tazminatın ortağa ödenmesi istenebilir mi?
Hayır, müdürün özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından doğan zararlar dolaylı zarar mahiyetinde olduğundan, pay sahibi hükmedilecek tazminatın kendisine değil bizzat şirkete ödenmesini talep etmek zorundadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

