Limited Şirketin Haklı Sebeple Feshi Davası ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Limited Şirketin Haklı Sebeple Feshi Davası ve Şartları

Limited şirkette haklı sebeplerin varlığı durumunda her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 636/3 uyarınca mahkeme, fesih istemi yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve şirketten çıkarılmasına ya da duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. Haklı sebeple fesih talep etme hakkı kanunun emredici düzenlemeleri arasında yer aldığından şirket sözleşmesiyle veya genel kurul kararıyla ortadan kaldırılamaz.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 636Kaynağı aç
MADDE 636- (1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle. b) Genel kurul kararı ile. c) İflasın açılması ile. d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde. (2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir. (3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. (4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir. (5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır. B) Tescil ve ilan

Fesih Yetkisinin Niteliği ve Dava Açma Koşulları

Limited şirketin haklı sebeple feshini talep etme yetkisi kanunen korunan vazgeçilmez haklardandır. Bu yetki şirket esas sözleşmesi veya genel kurul kararı ile kaldırılamaz, sınırlandırılamaz, kullanım şartları ağırlaştırılamaz ve herhangi bir ön koşula bağlanamaz. Ortakların bu davayı ikame edebilmesi bakımından sermaye payının büyüklüğüne dair asgari bir sınır öngörülmemiştir; pay oranına bakılmaksızın her ortak mahkemeye başvurma hakkına sahiptir.

Fesih Sebepleri ve Şirketin Mali Durumu

Şirket müdürünün şirketi zarara uğratıcı işlemlerde bulunması, rekabet yasağına aykırı davranarak ortağı veya ilgilisi bulunduğu firmalardan yüksek bedelli alımlar yapması ve diğer ortakların bilgi alma hakkını ihlal etmesi gibi eylemler, davacı tarafından ispatlanması kaydıyla haklı fesih sebebi oluşturabilir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/9898 Esas ve 2015/12754 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere; davalı şirketin öz sermayesinin kalmadığı, borçlarını ödeme kabiliyetinin son derece zayıfladığı ve varlıklarının tamamının dış borçlardan meydana geldiğinin resmi ticari defter ve tablolarla saptandığı durumlarda yasal tasfiye koşullarının oluştuğu kabul edilerek şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmektedir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/9898, K. 2015/12754Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2015/9898 E.  ,  2015/12754 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : KALE (DENİZLİ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) TARİHİ : 21/03/2013 NUMARASI : 2010/43-2013/53 Taraflar arasında görülen davada Kale (Denizli) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.03.2013 tarih ve 2010/43-2013/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 31.05.2008 tarihinden bu yana, davalı şirketin 4800 hissesinin 4080 hissesinin sahibi olduğunu, şirketin iki ortaklı olduğunu, davalı ortak-müdür A.. S..'ın sorumluluklarını yerine getirmemesi nedeniyle davalı şirketin ve dolayısıyla müvekkilinin zarar gördüğünü, davalı A.. S..'ın müvekkili tarafından şirkete sermaye olarak konulan 400.000,00 TL'nin üzerindeki sermayeyi tükettiğini ve 1.000.000,00 TL'nin üzerinde de şirketi borçlandırdığını ileri sürerek, davalı A.. S..'ın şirket müdürlüğü yetkisinin kaldırılmasına, şirket ortaklığından çıkarılmasına, şirkete geçici kayyım atanmasına ve şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin öz sermayesinin kalmadığı, borçlarını ödeme kabiliyetinin çok düşük olduğu, davalı şirketin varlıklarının %100'ünün dış borçlardan kaynaklandığı, davalı şirketin resmi defter ve tablolarına göre, 6762 sayılı TTK'nın 549. (6102 sayılı TTK m. 636) maddesinde öngörülen resmi tasfiye işlem koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne ve davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak SMMM M.Ç.'in atanmasına karar verilmiş; atanan tasfiye memurunun mali müşavirlik faaliyetini terk etmesi sebebiyle ek kararla görevlendirilmesinin iptaline ve SMMM O.T.'ün tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 30.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Mahkemenin Karar Seçenekleri ve Pay Bedelinin Tespiti

Haklı sebeple fesih davası şirket tüzel kişiliğine karşı açılır. Bu nedenle yargılama sonunda davalı konumunda yer almayan veya kusurlu görülen diğer bir ortağın şirketten çıkarılmasına yönelik hüküm kurulamaz. Mahkeme, haklı sebeplerin varlığını kabul etmesi halinde fesih yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesi suretiyle şirketten çıkarılmasına karar verebilmekte olup ayrılma halinde hisse bedelini ödeme borcu şirkete yüklenir.

Ortağın haklı sebeple şirketten ayrılmasına hükmedildiğinde, davacı ortağa verilecek ayrılma payı, karar tarihine en yakın zaman dilimindeki şirket varlıklarının mevcut piyasa değerleri ve ortakların yapmış olduğu sermaye katkıları dikkate alınarak tespit edilir.

Yargılama Önlemleri ve Organ Eksikliği Hali

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 636/4 gereğince fesih davası açıldığında mahkeme, taraflardan birinin talebi üzerine gerekli önlemleri alabilir. Şirketin genel sona erme halleri ise kanunun 636/1 maddesinde şirket sözleşmesinde gösterilen bir sebebin gerçekleşmesi, genel kurul kararı, iflasın açılması ve kanunda belirtilen sair durumlar olarak düzenlenmiştir. Ayrıca limited şirketin sona ermesinin sonuçları hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulama alanı bulur.

Haklı sebeple fesih davasından ayrı olarak, uzun süreden beri şirketin kanunen zorunlu organlarından birinin mevcut olmaması veya genel kurulun toplanamaması hali de özel bir fesih sebebidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 636/2 uyarınca, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin talebi halinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi müdürleri dinleyerek şirketin durumunu Kanuna uygun hale getirmesi için bir süre tayin eder; verilen süre içinde durum düzeltilmezse şirketin feshine karar verilir.

Sona Ermenin Tescil ve İlanı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 637/1 hükmü uyarınca limited şirketin sona ermesi iflastan ve mahkeme kararından başka bir nedene dayanıyorsa, müdür veya birden fazla müdür bulunması halinde en az iki müdür bu durumu ticaret siciline tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür. Buna karşılık sona erme mahkeme kararı neticesinde meydana geldiğinde tescil ve ilan işlemleri mahkemece yerine getirilir ve şirket müdürlerinin ayrıca bildirim başvurusunda bulunmasına gerek kalmaz.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 637Kaynağı aç
MADDE 637- (1) Sona erme, iflastan ve mahkeme kararından başka bir sebepten ileri gelmişse müdür, birden fazla müdürün bulunması hâlinde en az iki müdür, bunu ticaret siciline tescil ve ilan ettirir. C) Çıkma ve çıkarılma I – Genel olarak
Limited şirketin haklı sebeple feshini talep etmek için asgari pay sınırı var mıdır?

Haklı sebeple fesih talebinde bulunabilmek için asgari bir ortaklık payı sınırı aranmaz; sermaye payının büyüklüğüne bakılmaksızın her ortak mahkemeden şirketin feshini talep edebilir.

Mahkeme fesih yerine davacı ortağın şirketten çıkarılmasına karar verebilir mi?

Mahkeme, fesih istemi yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmasına veya somut duruma uygun düşen diğer kabul edilebilir bir çözüme hükmedebilir.

Haklı sebeple ayrılmada pay bedeli hangi kıstaslara göre belirlenir?

Ayrılma payı, şirket varlıklarının hüküm tarihine en yakın zamandaki mevcut piyasa değerleri ile ortakların sermaye katkıları dikkate alınarak belirlenir.

Mahkeme kararıyla sona eren şirketin sicil işlemlerini kim yürütür?

Limited şirketin sona ermesi mahkeme kararıyla gerçekleştiğinde tescil ve ilan işlemleri mahkemece yerine getirilir, müdürlerin ayrıca tescil ve ilan yaptırmasına ihtiyaç bulunmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu