Anonim şirketin haklı sebeple feshi, şirket işleyişinde ortaklık ilişkisini çekilmez kılan esaslı uyuşmazlıklar ve kanuna aykırılıklar ortaya çıktığında, kanunda öngörülen azlık pay sahiplerine tanınan olağanüstü bir dava hakkıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 531 uyarınca, haklı sebeplerin varlığı hâlinde sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde en az yirmide birini temsil eden pay sahipleri mahkemeden şirketin feshini talep edebilir. Bu dava hakkı tek bir paya sahip ortaklara tanınmamış bir azlık hakkı niteliğinde olup, aranan yasal nisap tek bir ortağa ait paylarla karşılanabileceği gibi birden fazla pay sahibinin birlikte hareket etmesiyle de sağlanabilir. 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu döneminde anonim şirketler için haklı sebeple fesih ve ortaklıktan çıkma imkânı bulunmazken, bu hukuki yol ilk kez 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 531 ile hukuk sistemimize kazandırılmıştır. 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 3 uyarınca, tarafların iradelerinden bağımsız olarak kanunla düzenlenen bu hukuki ilişkilere, şirketler kanunun yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olsalar dahi Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanır. Ayrıca yürürlük öncesinde başlayıp sonrasında devam eden veya bağlantılı olan durumlar da haklı sebep değerlendirmesinde ileri sürülebilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 531Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/4504, K. 2015/12980Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/3669, K. 2014/10238Kaynağı aç
Haklı Sebep Teşkil Eden Haller ve Yargısal Ölçütler
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 531 hükmünde ve gerekçesinde haklı sebepler sayma yoluyla tanımlanmamış veya sınırlandırılmamıştır. Kanun koyucu kavramın niteliklerinin tespitini ve somut olaya göre belirlenmesini yargı kararlarına ve öğretiye bırakmıştır. Bu çerçevede her uyuşmazlık kendi somut koşulları içinde mahkemece takdir edilir. Şirkette çoğunluk gücünün azlığın haklarını ihlal edecek şekilde kötüye kullanılması, pay sahiplerinin mali haklarının zedelenmesi ve bilgi alma ile inceleme haklarının sistematik biçimde engellenmesi haklı sebep teşkil edebilecek temel durumlar arasında kabul edilir.
Buna karşılık genel kurulların düzenli olarak toplandığı, şirket organlarının mevcut olduğu, yasal defter ve kayıtların usulünce tutulduğu, ticari faaliyetin fiilen sürdüğü ve çoğunluğu elinde bulunduran ortakların kötü niyetli tutumlarının ispatlanamadığı durumlarda haklı sebeple fesih şartları oluşmaz. Benzer şekilde, yönetim kurulu üyelerine ödenecek maaş veya huzur hakkı miktarının takdiri kural olarak genel kurula ait olup şirketin elde ettiği gelir hacmiyle orantılı olan ödemeler şirketin feshine haklı gerekçe oluşturmaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/211, K. 2016/8872Kaynağı aç
Aile Şirketleri ve Kişisel Sebeplerin Değerlendirilmesi
Anonim şirketlerin temel niteliği bir sermaye şirketi olmalarıdır. Bu niteliğin bir sonucu olarak, şirket ortaklarının tamamı kardeşlerden oluşan bir aile şirketi olsa dahi ortaklar veya aile bireyleri arasındaki manevi bağların kopmuş olması şirketin feshine haklı neden oluşturmaz. Öte yandan payları çok sayıda ortağa dağılmamış kapalı anonim şirketlerde pay sahipleri arasındaki kişisel ilişkilerin şirket işleyişindeki etkisi değerlendirilirken, kişisel nedenlerin olayın özelliklerine göre diğer haklı sebeplerle birlikte ya da istisnai olarak fesih veya davacıların ortaklıktan çıkarılması değerlendirmesinde dikkate alınabileceği yaklaşımı da bulunmaktadır. Bununla birlikte davacı pay sahibinin tarafı olduğu dava dışı başka bir tüzel kişiliğin kiracılık veya el atmanın önlenmesi gibi uyuşmazlıkları, anonim şirketin haklı sebeple feshi davasında haklı neden olarak kabul edilmez.
Kâr Payı Dağıtımı ve Pay Sahibinin Hakları
Anonim şirketlerin nihai amacı kâr elde etmek ve bu kârı pay sahiplerine dağıtmaktır. Bu amaç doğrultusunda pay sahibinin kâr payı hakkı vazgeçilmez temel haklar arasında yer alır. Şirketin dağıtılabilecek net dönem kârı bulunmasına rağmen, dürüstlük kuralına aykırı şekilde uzun süre boyunca kâr dağıtılmaması ya da yetersiz dağıtılması hâlinde pay sahibi bu hakkını dava yoluyla ileri sürebilir. Ancak şirketin halen faal olduğu, malvarlığıyla amacını gerçekleştirebildiği, genel kurul kararlarına karşı süresinde bir iptal davası açılmadığı ve kâr payına ilişkin taleplerin bir sorumluluk davası kapsamında denetlenebileceği durumlarda, fesih veya çıkarma taleplerinin reddi gündeme gelmektedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/5994, K. 2015/13820Kaynağı aç
Feshe Alternatif Çözümler ve Şirketin Devamlılığı İlkesi
Şirketler hukukunda şirketin tüzel kişiliğinin ve ekonomik değerinin korunarak devamlılığının sağlanması esastır. Bu ilke gereğince 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 531 uyarınca mahkeme, haklı sebeplerin varlığını tespit etse dahi şirketin feshine karar vermek zorunda olmayıp ekonomik değer taşıyan şirketin feshi yerine şirketi ayakta tutacak alternatif çözümleri değerlendirmekle yükümlüdür. Mahkeme, fesih yerine davacı pay sahiplerine karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenerek şirketten çıkarılmalarına karar verebileceği gibi duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme de hükmedebilir.
Mahkemenin takdir edebileceği kabul edilebilir alternatif çözümler arasında kâr dağıtma zorunluluğu getirilmesi, sermaye azaltımı yoluyla kısmi tasfiye yapılması veya şirketin bölünerek yalnızca davacının pay sahibi olacağı ve gerçek pay değerine denk yeni bir şirketin kurulması değerlendirilebilir. Nitekim fesih şartları oluşsa bile, elindeki malvarlığıyla sözleşmesel amacını sürdürebilecek durumda olan ve tarafların sadece ödenecek pay bedelinde anlaşmazlığa düştükleri şirketlerde, fesih yerine pay bedellerinin ödenerek davacıların ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Yargılama Usulü, İhtiyati Tedbir ve Kararın Sonuçları
Anonim şirketin haklı sebeple feshi davasında husumet şirket tüzel kişiliğine yöneltilir; şirket dışındaki şahıslara veya yöneticilere karşı dava açılması hâlinde bu kişiler yönünden dava husumet yokluğundan reddedilir. Davada görevli ve yetkili mahkeme ise şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesidir.
Dava sürecinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 389 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek değişmeler nedeniyle hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya ciddi bir zararın doğması tehlikesine karşı uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir talep edilebilir. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 391 gerekçesi doğrultusunda, davanın ve uyuşmazlığın esasını halleder nitelikte veya geçici hukuki koruma sınırlarını aşarak şirket malvarlığını bölecek şekilde işletmelerin tedbiren davacılara devredilmesi mümkün değildir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 389Kaynağı aç
Yargılama sonucunda verilen hükmün yeterince açık olmaması veya icrasında tereddüt bulunması hâlinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 305 uyarınca tavzih istenebilir; ancak hüküm fıkrasıyla taraflara tanınan haklar ve borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez veya değiştirilemez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 532 gereğince ise şirketin sona ermesi iflastan ve mahkeme kararından başka bir sebepten ileri gelmişse yönetim kurulunca ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 532Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 305Kaynağı aç
Anonim şirketin haklı sebeple feshi davasını kimler açabilir?
Sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde ise en az yirmide birini temsil eden pay sahipleri bu davayı açabilir; azlık pay nisabı tek bir ortağa ait olabileceği gibi birden fazla ortağın birlikte dava açmasıyla da sağlanabilir.
Dava hangi mahkemede ve kime karşı açılır?
Dava, şirket tüzel kişiliğine karşı şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açılır.
Mahkeme fesih yerine davacı ortağın şirketten çıkarılmasına karar verebilir mi?
Mahkeme, şirketin feshine hükmetmek yerine davacı pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun diğer kabul edilebilir çözümlere karar verebilir.
Ortaklar arasındaki geçimsizlik anonim şirketin feshine neden olur mu?
Anonim şirket bir sermaye şirketi olduğundan, aile bireyleri arasındaki manevi bağların kopması veya salt kişisel uyuşmazlıklar fesih için haklı neden sayılmaz; ancak kapalı anonim şirketlerde şirket işleyişine etki eden durumlar somut olayın özelliklerine göre diğer haklı nedenlerle birlikte değerlendirilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

