Kurumlar Vergisi Beyannamesine İhtirazi Kayıt ve Dava Açma Koşulları
Vergi Usul Kanunu'nun 378. maddesi uyarınca mükellefler, kural olarak beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamazlar. Kanunda bu kuralın istisnası olarak vergi hatalarına ilişkin hükümler saklı tutulmuştur. Kurumlar vergisi beyannamesinde ek vergi gibi ihtilaflı görülen veya haksız ödendiği düşünülen vergi kalemleri yer aldığında ve bunlara karşı yargı yoluna başvurulması amaçlandığında beyannamenin ihtirazi kayıtla verilmesi gerekir. İhtirazi kayıt düşülmeksizin verilen beyannameler üzerinden tahakkuk eden vergilere karşı, vergi hatası halleri hariç olmak üzere, mükellefin kendi beyanına karşı dava açma imkanı kural olarak bulunmamaktadır.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 378 (1/2)Kaynağı aç
Vergi Usul Kanunu'nun 378. maddesi uyarınca vergi mahkemesinde dava açılabilmesi için verginin tarh edilmiş olması, vergi cezasının kesilmesi, tadilat veya takdir komisyonu kararlarının tebliğ edilmiş bulunması ya da tevkif suretiyle alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödeme yapılarak verginin kesilmiş olması şarttır. 2022 hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi için belirlenen son tarih 5 Mayıs 2023 olarak uygulanmıştır. Bu dönem kapsamında ek vergi ve benzeri mali yükümlülüklere karşı yargı yoluna gitmek isteyen mükelleflerin beyannamelerini bu usule riayet ederek ihtirazi kayıt şerhiyle vermeleri gerekmektedir.
İhtirazi Kayıt Usulü ve Beyanname Verme Süreci
Kurumlar vergisi beyannamesine ihtirazi kayıt konulmasının mükellef açısından hiçbir yaptırımı veya mali yükümlülüğü bulunmamaktadır. Mükellefin beyanname ile birlikte ihtirazi kaydı içeren bir dilekçe vermesi ya da beyannamenin herhangi bir yerine ihtirazi kayıt düşerek gerekçesini kısaca açıklaması yeterlidir.
Beyannamenin elektronik ortamda verilmesi durumunda, sistemde yer alan özel onay kodları arasından ihtirazi kayıt kutucuğunun işaretlenmesi gerekir. Buradaki metin kutusuna ihtirazi kayıt gerekçesinin kısaca yazılması önerilmekle birlikte, zorunlu bir şekil şartı olmamak kaydıyla arzu edildiği takdirde internet vergi dairesinden ayrı bir ihtirazi kayıt dilekçesi de sisteme yüklenebilir.
Dava Açma Süresi ve Duruşma Kuralları
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca vergi mahkemelerinde dava açma süresi otuz gündür. Kanunun 7. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde vergi uyuşmazlıklarında sürenin tahakkuku tahsile bağlı vergilerde tahsilatın, tebliğ yapılan hallerde tebliğin, tevkif yoluyla alınan vergilerde ödemenin, tescile bağlı vergilerde ise tescilin gerçekleştiği tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı düzenlenmiştir. Bunun yanı sıra ihtirazi kayıtla beyanname sunulmasını izleyen otuz gün içinde dava açılabileceği yönünde değerlendirmeler de mevcuttur. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde süre ilan tarihini izleyen günden başlarken, bu işlemlerin tatbiki üzerine ilgililer düzenleyici işlem, uygulama işlemi veya her ikisi aleyhine birden dava açabilir; düzenleyici işlemin iptal edilmemiş bulunması uygulamaya dayalı işlemin iptaline engel oluşturmaz.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Danıştay ile vergi mahkemelerindeki uyuşmazlıklarda duruşma açıldığında, iddia ve savunmanın zorunlu kıldığı durumlarda mahkeme heyeti, tarhiyata dayanak teşkil eden vergi incelemesini yürüten görevlileri ve mükellef tarafından duruşmaya getirilen mali müşavir ya da muhasebeciyi dinleme yetkisine sahiptir.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 378 (2/2)Kaynağı aç
7440 Sayılı Kanun Kapsamında Ek Vergi ve Yasal Kapsamı
7440 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 27. fıkrası uyarınca, 2022 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde indirim konusu yapılan istisna ve indirim tutarları ile indirimli kurumlar vergisine tabi matrahlar üzerinden dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin yüzde 10 oranında ek vergi hesaplanır. Aynı düzenlemede Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendindeki istisna ile yurt dışından elde edilip en az yüzde 15 vergi yükü taşıdığı tevsik edilen istisna kazançlar üzerinden ek vergi oranının yüzde 5 olarak uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay 3. Daire, E. 2024/5825, K. 2025/2295Kaynağı aç
7440 sayılı BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN m. 10Kaynağı aç
7440 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 27. fıkrası gereğince hesaplanan ek verginin ilk taksiti kurumlar vergisinin ödeme süresi içinde, ikinci taksiti ise bu süreyi takip eden dördüncü ayda ödenir. Özel hesap dönemi tayin edilen mükelleflerde ek vergi, 2023 yılı içinde sona eren hesap dönemi için verilmesi gereken beyannamelerde gösterilmek suretiyle uygulanır. Bu ek vergi kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya indirim olarak dikkate alınamaz ve hiçbir vergiden mahsup edilemez.
7440 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 27. fıkrasında ek verginin kapsamı dışında tutulan kalemler açıkça gösterilmiştir. Bu doğrultuda Kurumlar Vergisi Kanunu'nda yer alan belirli istisna ve indirim kalemleri, Gelir Vergisi Kanunu uyarınca tevkifata tabi yatırım indirimi istisnası, yasal mevzuata uygun biçimde kurum kazancından indirilen bağış ve yardımlar ile teknoloji geliştirme bölgeleri ve Ar-Ge merkezlerinde faaliyet gösteren mikro ve küçük ölçekli işletmelerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri istisnaya ve indirime konu kazançları ek verginin kapsamı haricindedir.
Deprem Bölgesi Ek Vergi Muafiyetinde Kayıt ve Faaliyet Ölçütleri
7440 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 27. fıkrasında, 6 Şubat 2023 tarihi itibarıyla Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illeri ile Sivas'ın Gürün ilçesinde kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunanların ek vergiden muaf olduğu düzenlenmiştir. Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca vergi kanunlarının lafzı ve ruhuyla uygulanması, lafzın açık olmadığı hallerde ise hükümlerin amacı, kanun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı gözetilerek tatbik edilmesi esastır. Aynı maddenin (B) bendinde ise vergilendirmede olayın ve muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, muamelelerin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği ve iktisadi icaplara uymayan bir durumu öne süren tarafın bunu kanıtlamakla yükümlü bulunduğu kurala bağlanmıştır.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/1181, K. 2024/937Kaynağı aç
Deprem bölgesinde faaliyeti bulunan ancak mükellefiyet kaydı ilgili illerin haricinde olan kurumlar bakımından yargı kararlarında farklı yaklaşımlar sergilenmiştir. Danıştay 3. Dairesinin 15/05/2025 tarihli ve E. 2024/5825, K. 2025/2295 sayılı kararı ile 14/05/2025 tarihli ve E. 2024/2808, K. 2025/2243 sayılı kararının oyçokluğu gerekçelerinde; anılan il ve ilçelerde mükellefiyet kaydı bulunmasa dahi bu yörelerde kurumlar vergisine tabi iktisadi faaliyeti olan ve faaliyeti deprem sebebiyle sekteye uğrayan mükelleflerin bu bölgelerdeki iktisadi faaliyetleriyle sınırlı olarak muafiyetten faydalandırılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Buna karşılık anılan kararların karşı oylarında tek bir yaklaşım benimsenmemiş, farklı hukuki gerekçeler ileri sürülmüştür. E. 2024/5825 sayılı karara ait karşı oyda muafiyetin kanun metninde yeterli açıklıkta düzenlendiği gerekçesiyle tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuş; E. 2024/2808 sayılı karara ait karşı oyda ise mükellefiyet kaydı sayılan illerin dışında kalan kurumların deprem bölgesinde faaliyeti bulunsa dahi ek vergi hesaplaması gerektiği dile getirilmiştir. Bu doğrultuda ek vergi muafiyetinde yasal mükellefiyet kaydı ile fiili iktisadi faaliyet ölçütleri bir arada değerlendirilmektedir.
Danıştay 3. Daire, E. 2024/2808, K. 2025/2243Kaynağı aç
Nakdi Sermaye Artırımı İndirimi ve İhtirazi Kayıt Konuları
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrası uyarınca indirimlerin matrahtan düşülebilmesi için beyannamede ayrıca gösterilmesi şarttır. Anılan fıkranın (ı) bendi uyarınca; finans, bankacılık ve sigortacılık alanlarında faaliyet gösterenler ile kamu iktisadi teşebbüsleri dışındaki sermaye şirketleri, ticaret siciline tescil ettirilen nakdi sermaye artışları veya kuruluş aşamasında nakit karşılanan sermaye tutarları üzerinden indirim uygulayabilmektedir. Bu indirim, TCMB tarafından yayımlanan yıllık ağırlıklı ortalama ticari kredi faiz oranı dikkate alınarak hesaplanan tutarın yüzde 50'si oranında tatbik edilir; artışın yurt dışından getirilen nakitle karşılanması halinde ise indirim oranı yüzde 75 olarak uygulanır. Tescilin yapıldığı dönem ve bu dönemi izleyen dört hesap dönemi boyunca indirim hakkından her yıl ayrı ayrı faydalanılabilir; sermaye azaltımı yapıldığında ise azaltılan tutar hesaba dahil edilmez. Matrah yetersizliği sebebiyle indirilemeyen tutarlar izleyen hesap dönemlerine aktarılır. Aynı Kanun'un 11. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi gereğince, finans kuruluşları haricindeki işletmelerde yabancı kaynakların öz kaynakları aşması halinde, aşan kısma isabet eden finansman giderlerinin Cumhurbaşkanınca belirlenen kısmı kurum kazancından düşülemez.
5520 sayılı KURUMLAR VERGİSİ KANUNU m. 10Kaynağı aç
5520 sayılı KURUMLAR VERGİSİ KANUNU m. 11Kaynağı aç
5520 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde nakdi sermaye artırımı indiriminin kapsamı sınırlandırılmıştır. Nakit dışındaki varlık devirleri, sermaye şirketlerinin birleşme, devir ve bölünme işlemlerine taraf olmaları, bilançoda yer alan öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesi ya da ortaklar veya ilişkili kişilerce kredi kullanılmak veya borç alınmak suretiyle gerçekleştirilen sermaye artırımları indirim hesabında dikkate alınmaz. Kanunun 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde de öz sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizlerin indirim konusu yapılamayacağı belirtilmiştir. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 23/10/2024 tarihli ve E. 2023/1181, K. 2024/937 sayılı kararında, sermaye artış tutarının ortaklar cari hesabından yani ortaklara borçlar hesabından sermayeye ilave edilmesi suretiyle karşılanması halinde nakdi sermaye artışı şartının gerçekleşmediği ve bu tutar üzerinden kurumlar vergisi beyannamesinde indirim hakkı tanınmamasına yönelik idari işlemin hukuka uygun olduğu kabul edilmiştir.
İhtirazi kayıtla beyanname verilmesinden sonra dava açma süresi nedir?
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca vergi mahkemelerinde genel dava açma süresi otuz gündür; ihtirazi kayıtla beyanname verilmesi halinde de otuz günlük yasal süre içerisinde vergi mahkemesinde dava açılabilmektedir.
Kurumlar vergisi beyannamesine ihtirazi kayıt koymanın mükellefe bir cezası var mıdır?
Kurumlar vergisi beyannamesine ihtirazi kayıt düşülmesinin mükellef açısından hiçbir yaptırımı veya mali yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Elektronik beyannamede ihtirazi kayıt işlemi nasıl yapılır?
Elektronik ortamda beyanname verilirken özel onay kodları içinden ihtirazi kayıt kutucuğunun işaretlenmesi gerekir; metin kutusuna gerekçenin yazılması önerilmekle birlikte arzu edildiğinde internet vergi dairesinden ayrı bir ihtirazi kayıt dilekçesi de sisteme yüklenebilir.
Deprem bölgesinde faaliyeti olan fakat mükellefiyet kaydı başka ilde bulunan kurumlar ek vergiden muaf mıdır?
7440 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 27. fıkrasında muafiyet, belirlenen il ve ilçelerde kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunması şartına bağlanmıştır. Danıştay 3. Dairesinin oyçokluğu ile verdiği kararlarda, mükellefiyet kaydı bu yerlerde bulunmasa dahi deprem bölgesinde faaliyeti olan ve faaliyeti sekteye uğrayan kurumların anılan bölgedeki iktisadi faaliyetleriyle sınırlı olarak muafiyetten faydalandırılması gerektiği kabul edilmiştir. Buna karşılık kararlardaki karşı oy gerekçelerinden birinde muafiyetin kanunda açıkça tayin edildiği belirtilerek tarhiyatta hukuka aykırılık görülmemiş, diğerinde ise mükellefiyet kaydı sayılan illerin dışında kalan kurumların bölgede faaliyeti bulunsa bile ek vergi hesaplaması gerektiği ifade edilmiştir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

