Vergi alacağı, beyan üzerine, ikmalen, re’sen veya idarece hesaplanıp belirlenerek tarh edilir. Tarh edilen vergi veya ceza, mükellefe usulüne uygun tebliğ edilerek bildirilir. Dava, uzlaşma, ceza indirimi ve düzeltme süreleri tebliğle işlemeye başlar. Usulüne uygun olmayan tebliğ bu süreleri başlatmaz.
Ceza indiriminin kapsamı ve şartları
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 376. maddesinde, ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi ya da vergi farkı ile vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının yarısı için indirim yolu düzenlenir. Mükellef veya vergi sorumlusu, ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine başvurur. Vergi veya vergi farkı ile bu cezaların yarısını vadesinde ya da 6183 sayılı Kanunda belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirir. Bu şartlarla kesilen cezanın yarısı indirilir.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 376Kaynağı aç
Mükellef veya vergi sorumlusu, ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezasını maddede yazılı süre içinde ödemezse ya da bunları dava konusu yaparsa 376. madde hükmünden faydalandırılmaz. İndirim hükümleri, vergi aslına bağlı olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları hakkında da uygulanır.
Aynı maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi mülga olarak gösterilir. Görünen metinde kalan indirim, ikmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyat bakımından yukarıdaki başvuru, bildirim ve ödeme koşullarına bağlı yarı oranlı indirimdir.
Tecilin şartları ve yetkisi
6183 sayılı Kanun’un 48. maddesine göre tecil, her borç için kendiliğinden doğmaz. Amme borcunun vadesinde ödenmesi, haczin uygulanması veya haczedilmiş malların paraya çevrilmesi borçluyu çok zor duruma düşürecekse borçlu yazılı istemde bulunur ve teminat gösterir. Alacaklı amme idaresi veya yetkili kıldığı makam, amme alacağını 36 ayı geçmemek üzere ve faiz alarak tecil edebilir.
6183 sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN m. 48Kaynağı aç
Tecil yetkisini kullanacak ve bu yetkiyi devredecek makam alacağın sahibine göre değişir. Devlete ait amme alacaklarında ilgili vekiller, il özel idarelerine ait alacaklarda valiler, belediyelere ait alacaklarda belediye başkanları yetkilidir.
Yetkili makamlar tecil edilecek amme alacaklarını tür ve tutar olarak belirleyebilir. Borçlunun faaliyetine devam edip etmediğini esas alarak hangi alacakların tecil edileceğini tespit edebilir; taksit zamanlarını ve diğer şartları tayin edebilir. Bunlar zorunlu tecil sonucu değil, maddeyle tanınan yetkilerdir.
Tecili istenip reddedilen borçlu, reddin tebliğinden itibaren idarece 30 güne kadar verilebilecek ödeme süresi içinde borcunu öderse, bu amme alacağı ödendiği tarihe kadar faiz alınarak tecil olunur. Süre 30 güne kadardır.
213 sayılı Kanuna göre Maliye Bakanlığınca ilan edilen mücbir sebep kapsamındaki borçlular bakımından yetki özeldir. Mücbir sebebin sona erdiği tarihe kadar ödenmesi gereken borçlar ile mücbir sebep nedeniyle ödeme süresi ertelenen borçlar, faiz alınmaksızın veya yürürlükteki faiz oranından daha düşük bir oranla tecil edilebilir. Hüküm sayısal bir faiz oranı göstermez ve yetki bu borçlarla sınırlıdır.
Tecil şartlarına uyulmaması, değerini kaybeden teminatın veya hacizli malların tamamlanmaması ya da bunların yerine başkalarının gösterilmemesi halinde amme alacağı muaccel olur. Tecil edilen alacak gecikme zammı uygulanmayan alacaklardan ise ödenen tecil faizleri iade veya mahsup edilmez.
Teminat ve hacizli mallar
Teminat istisnası, madde metninde ellibin ve parantez içinde ikiyüzellibin Yeni Türk Lirası olarak birlikte yazılır. Borçlunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı, bu tutar dahil olmak üzere aşılmazsa teminat şartı aranmaz. Tutarın üzerindeki alacaklarda gösterilmesi zorunlu teminat, tutarı aşan kısmın yarısıdır.
Cumhurbaşkanı, teminat istisnasındaki tutarı on katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye ve yeniden kanuni tutarına getirmeye yetkilidir. Alacaklı amme idareleri itibarıyla bu sınırlar arasında farklı tutar da belirleyebilir.
Haciz yapılmışsa hacizli mal, değeri tutarınca teminat yerine geçer. Tecil edilen alacak için daha önce uygulanan ve borcun tamamını karşılayacak değerde olan hacizler, yapılan ödemeler oranında kaldırılır; buna isabet eden teminat iade edilir.
Haczedilen malların değeri tecil edilen borçtan az, zorunlu teminat tutarından fazla olabilir. Bu durumda tecil şartlarına uygun ödemeler sonucunda kalan tecilli borç, hacizli mal değerinin altına inmediği sürece hacizler kaldırılmaz.
Tecilli borca karşılık alınan teminatın kaldırılması ödemeye bağlıdır. Tecil şartlarına uygun ödemeler sonucunda kalan borç zorunlu teminat tutarının altına inerse teminat, yapılan ödemeler oranında kaldırılır.
Sık sorulan sorular
Ceza indirimi hangi tarhiyatta ve sürede istenir?
İkmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi ya da vergi farkı ile vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının yarısı için ihbarname tebliğinden itibaren otuz gün içinde vergi dairesine başvurulur. Bu tutarlar vadesinde ödenebileceği gibi, 6183 sayılı Kanundaki türden teminat gösterilerek vade bitiminden itibaren üç ay içinde ödeneceği de bildirilebilir.
Bildirilen borç ödenmezse indirim kalır mı?
Hayır. Mükellef veya vergi sorumlusu bildirdiği vergi ve vergi cezasını öngörülen sürede ödemezse ya da bunları dava konusu yaparsa 376. madde hükmünden faydalandırılmaz.
Tecil talebi her zaman kabul edilir mi?
Hayır. Çok zor durum, yazılı istem ve teminat şartları aranır. Bu şartlarda alacaklı idare veya yetkili makam, alacağı 36 ayı aşmamak üzere ve faiz alarak tecil edebilir; tecil zorunlu değildir.
Hangi tecilde teminat aranmayabilir?
Alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borç toplamı, maddede birlikte yazılan ellibin ve parantez içindeki ikiyüzellibin Yeni Türk Lirası tutarını, tutar dahil aşmıyorsa teminat aranmaz. Üzerindeki kısımda zorunlu teminat, aşan tutarın yarısıdır.
Tecil şartı ihlal edilirse borç ne olur?
Tecil şartlarına uyulmaması veya değerini kaybeden teminatın ya da hacizli malların tamamlanmaması ya da yerine başkasının gösterilmemesi halinde amme alacağı muaccel olur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

