Kürtaj eylemi, Türk ceza hukukunda çocuk düşürme ve çocuk düşürtme başlıkları altında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun hükümleriyle düzenlenmiştir. Yasal süre sınırlarına, yetki kurallarına veya ilgililerin rızasına aykırı şekilde gerçekleştirilen gebelik sonlandırma müdahaleleri suç teşkil eder ve hapis ile adlî para cezası yaptırımlarına bağlanmıştır. Kanunun belirlediği şartlara uygun tıbbi müdahaleler hukuka uygun kabul edilirken, bu sınırların dışına çıkılması hem müdahaleyi yapan kişi hem de koşullara göre rıza gösteren gebe kadın bakımından cezai sorumluluk doğurur.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 100Kaynağı aç
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 99Kaynağı aç
2827 sayılı NÜFUS PLANLAMASI HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
Yasal Kürtaj Süresi ve İsteğe Bağlı Gebelik Sonlandırma
2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, gebeliğin onuncu haftası doluncaya kadar kadının sağlığı yönünden tıbbi sakınca bulunmadığı takdirde talep üzerine rahim tahliyesi gerçekleştirilir.
Kadının Kendi Çocuğunu Düşürmesi Suçu ve Cezası
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 100. maddesine göre, gebelik süresi on haftadan fazla olan kadının çocuğunu isteyerek düşürmesi suç olarak tanımlanmıştır. Bu fiili işleyen kadın hakkında bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. On haftalık yasal sürenin aşılmasından sonra kadının kendi iradesiyle gebeliği sonlandırması cezai yaptırıma tabidir.
Yetkili Kişilerce Yapılan Hukuka Aykırı Çocuk Düşürtme Suçları
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 99. maddesinin birinci fıkrasına göre, bir kadının çocuğunu rızası olmaksızın düşürten kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
TCK m. 99/2 uyarınca, tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde, kadının rızasına dayalı olsa bile gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadının çocuğunu düşürten kişiye iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir. Bu durumda çocuğunun düşürtülmesine rıza gösteren kadın hakkında da bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
Yetkisiz Kişiler Tarafından Çocuk Düşürtülmesi
TCK m. 99/5 hükmü gereğince, rızaya dayalı olsa bile gebelik süresi on haftayı doldurmamış bir kadının çocuğunun yetkili olmayan bir kişi tarafından düşürtülmesi halinde faile iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir. Maddede tanımlanan diğer fiiller yetkili olmayan bir kişi tarafından işlendiği takdirde, ilgili fıkralara göre tayin edilecek cezalar yarı oranında artırılarak tatbik edilir.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Haller
5237 sayılı TCK m. 99/3 kapsamında, kadının rızası bulunmaksızın çocuğun düşürtülmesi eylemi kadının beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa faile altı yıldan on iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu fiilin kadının ölümüne neden olması halinde ise fail hakkında on beş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
TCK m. 99/4 gereğince, tıbbi zorunluluk bulunmaksızın ve rızaya dayalı olarak on haftadan fazla gebeliklerde gerçekleştirilen çocuk düşürtme fiili kadının beden veya ruh sağlığının zarar görmesine yol açmışsa kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Eylemin kadının ölümüne sebebiyet vermesi durumunda verilecek ceza dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasıdır.
On Haftadan Fazla Gebeliklerde Tıbbi Zorunluluk Hali
2827 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, gebelik süresi on haftadan fazla ise rahim tahliyesi ancak gebeliğin annenin hayatını tehdit ettiği veya edeceği yahut doğacak çocuk ile onu takip edecek nesiller için ağır maluliyete neden olacağı hallerde mümkündür. Bu durumun doğum ve kadın hastalıkları uzmanı ile ilgili daldan bir uzmanın objektif bulgulara dayanan gerekçeli raporlarıyla tespit edilmesi zorunludur.
2827 sayılı Kanun'un 5. maddesinin üçüncü fıkrasına göre derhal müdahalede bulunulmadığında hayatı veya hayati organları tehdit eden acil durumlarda yetkili hekim durumu belirleyerek gerekli rahim tahliyesini re'sen gerçekleştirir. Hekimin bu işlemi yapmadan önce veya bunun mümkün olmaması halinde operasyonu izleyen en geç yirmi dört saat içinde müdahale edilen kadının kimlik bilgileri, uygulanan işlem ve gerekçeleriyle birlikte illerde sağlık müdürlüklerine, ilçelerde hükümet tabipliklerine bildirmesi yasal bir zorunluluktur. Acil müdahale halleri, bildirimin niteliği, izin belgeleri ve rahim tahliyesinin yapılacağı sağlık birimlerinin denetim ve gözetimine dair esaslar ise yönetmelikle belirlenir.
Suç Mağduriyeti Sonucu Gebe Kalma İstisnası
5237 sayılı TCK m. 99/6 uyarınca, kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe kalması halinde cezasızlık öngörülmüştür. Bu istisnanın uygulanabilmesi için gebelik süresinin yirmi haftadan fazla olmaması, kadının rızasının bulunması ve işlemin uzman hekimler tarafından hastane ortamında sona erdirilmesi şarttır. Belirtilen koşulların birlikte gerçekleşmesi durumunda gebeliği sona erdirene ceza verilmez.
Rıza ve İzin Usulü
2827 sayılı Kanun'un 6. maddesinin birinci fıkrasına göre rahim tahliyesi gebe kadının iznine bağlıdır. Gebe kadının küçük olması durumunda küçüğün rızası ile velinin izni; vesayet altında bulunup da reşit veya mümeyyiz olmayan kişilerde ise reşit olmayan kişinin ve vasinin rızası ile birlikte sulh hakiminin izni gerekir. Akıl maluliyeti nedeniyle şuur serbestisine sahip olmayan gebe kadın hakkında rahim tahliyesi için kendi rızası aranmaz.
2827 sayılı NÜFUS PLANLAMASI HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
2827 sayılı Kanun m. 6/2 uyarınca, isteğe bağlı gebelik sonlandırmasında rızası aranacak kadının evli olması halinde sterilizasyon veya rahim tahliyesi için eşin de rızası aranır. Kanunun 6. maddesinin üçüncü fıkrasına göre ise veli veya sulh mahkemesinden izin alınmasının zamana ihtiyaç gösterdiği ve derhal müdahale edilmediğinde hayatı veya hayati organlardan birini tehdit eden acil hallerde bu izin şart değildir.
Yasal kürtaj süresi kaç haftadır?
2827 sayılı Kanun m. 5/1 uyarınca annenin sağlığı açısından tıbbi sakınca olmadığı takdirde gebeliğin onuncu haftası doluncaya kadar istek üzerine rahim tahliyesi yapılabilir.
Kadının kendi isteğiyle on haftadan büyük gebeliği sonlandırmasının cezası nedir?
TCK m. 100 uyarınca süresi on haftayı aşan gebeliğini bilerek ve isteyerek sonlandıran kadın hakkında bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası uygulanır.
Rızasız çocuk düşürtme suçunun cezası ne kadardır?
TCK m. 99/1 uyarınca bir kadının çocuğunu rızası olmaksızın düşürten kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Suç mağduru kadının gebeliği en geç ne zamana kadar sonlandırılabilir?
TCK m. 99/6 gereğince kadının bir suç sonucu gebe kalması durumunda, kadının rızası bulunması ve hastane ortamında uzman hekimlerce yapılması kaydıyla yirmi haftaya kadar gebelik sonlandırılabilir.
Evli kadınların kürtaj yaptırmasında eş rızası zorunlu mudur?
2827 sayılı Kanun m. 6/2 gereğince isteğe bağlı rahim tahliyesinde kadının evli olması durumunda eşin rızası zorunludur. Kanunda hayati tehlike veya hayati organların tehdidi sebebiyle acil hallerde aranmayan izin ise eş rızasını değil, veli veya sulh mahkemesi iznini kapsamaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

