Korsan Yazılım Kullanımı Kurumsal İtibarı Nasıl Etkiler?

by Avukat Erdal Ersoy
Korsan Yazılım Kullanımı Kurumsal İtibarı Nasıl Etkiler?

Korsan Yazılım Kullanımının Kurumsal Güvenlik ve İtibar Riski

Kurumlarda lisanssız, kırılmış veya geçerli olmayan yazılımların kullanılması işletmenin piyasadaki itibarını ve ticari işleyişini olumsuz etkiler. Bu tür yazılımlar sistemleri zararlı yazılımlara, virüslere, kimlik avı tuzaklarına ve siber saldırılara açık bırakarak kurumsal veri güvenliğini sarsar ve iş akışında kesintilere neden olur.

Bilişim sistemlerinde veri güvenliğini temin etmek amacıyla erişim kayıtlarının ve raporlama sistemlerinin düzenli incelenmesi, gelen uyarılara göre aksiyon alınması ile zafiyet taramaları ve sızma testlerinin yapılması Kişisel Veri Güvenliği Rehberi kapsamında gerekli teknik ve idari tedbirler arasında yer alır.

5846 Sayılı Kanun Kapsamında Bilgisayar Programlarının Korunması

Türk hukukunda bilgisayar programları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser olarak korunmaktadır. Bu koruma zorunlu tescil şartına bağlı olmayıp isteğe bağlı kayıt ve tescil işlemi hak kurucu nitelik taşımaz; yalnızca ispat kolaylığı sağlar.

Hak sahibinden yazılı izin alınmaksızın bilgisayar programlarının işlenmesi, çoğaltılması, değiştirilmesi, dağıtılması, umuma iletilmesi veya yayımlanması yaptırım doğurur. Benzer şekilde mevzuata aykırı biçimde çoğaltılan kopyaların ticari saikle temin edilmesi, ithalat veya ihracata konu edilmesi, kişisel kullanım sınırını aşacak surette elde tutulması ya da depolanması da hukuki sorumluluk oluşturur.

Telif Hakkı İhlalinde Hukuki Talepler ve Üç Kat Bedel

Bilgisayar yazılımlarına dair telif hakkı ihlallerinde hak sahipleri hukuk mahkemelerinde dava ikame edebileceği gibi ceza yargılaması yoluna da başvurabilir.

Manevi veya mali hakları tecavüze uğrayan hak sahibi tecavüzün giderilmesini isteyebilir. Hukuk davasında 5846 sayılı Kanun'un 68. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yazılı izin almaksızın eseri çoğaltan ve yayan kişilerden, sözleşme yapılmış olsaydı istenebilecek bedelin veya kanun hükümleri çerçevesinde tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlası talep edilebilir. Ayrıca tecavüzün men'i ile maddi ve manevi tazminat talepleri de ileri sürülebilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66 – Manevi ve mali hakları tecavüze uğrıyan kimse tecavüz edene karşı  tecavüzün ref'ini dava edebilir. Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir. Tecavüz edenin veya ikinci fıkrada yazılı kimselerin kusuru şart değildir. Mahkeme, eser sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün ref'i halinde tecavüz edenin düçar olması muhtemel zararları takdir ederek halin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu göreceği tedbirlerin tatbikına karar verir. (Ek: 7/6/1995 – 4110/19 md.) Eser sahibi, ikamet ettiği yerde de tecavüzün ref'i ve men davası açabilir. 2. Manevi haklara tecavüz halinde:
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 23/1/2008-5728/137 md.) Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkradaki şıklardan birini kullanabilir. İkinci ve üçüncü fıkraların eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanabilmesi için eser sahibinin bu Kanunun 52 nci maddesine uygun yazılı çoğaltma izni aranır. Hak sahiplerinden biri, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca talepte bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanununun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir. II – Tecavüzün men'i davası:

5846 sayılı Kanun'un 68. maddesi uyarınca izinsiz çoğaltılan nüshalar satışa çıkarılmamışsa, hak sahibi kopyaların ve çoğaltma araçlarının imhasını, maliyetini aşmayacak uygun bir bedelle devrini veya sözleşme yapılsaydı istenebilecek bedelin üç kat fazlasını seçebilir. İzinsiz kopyalar satışa sunulmuşsa tecavüz edenin elinde kalan nüshalar hakkında da bu seçimlik haklar işletilebilir; bedel talep eden hak sahibi, sözleşme akdetmiş gibi haklarını kullanabilir.

Mahkeme, tecavüzün giderilmesi tedbirlerini kararlaştırırken eser sahibinin haklarını, eylemin kapsamını, kusurun mevcudiyetini ve ağırlığını ile karşı tarafın uğrayabileceği olası zararları takdir eder. Eser sahibi, tecavüzün ref'i ve men'i davasını kendi yerleşim yerinde de açabilir.

Çalışanların İhlallerinde İşletme Sahibinin Sorumluluğu ve Şirket Devirleri

İşletme bünyesinde korsan yazılım kullanılması halinde sorumluluk salt eylemi gerçekleştiren çalışana yüklenemez. 5846 sayılı Kanun'un 66. maddesi gereğince ihlal, işletmenin temsilcisi veya çalışanları tarafından hizmetin görülmesi esnasında meydana gelmişse işletme sahibine karşı da dava açılabilir; bu kapsamda işletme sahibinin veya çalışanların kusuru şart aranmaz.

Bu ilke borçlar hukuku esaslarıyla da tamamlanır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 116. maddesinin birinci fıkrasına göre borçlu, bir borcun ifasını veya borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını çalışanlarına veya diğer yardımcı kişilere bırakmışsa, bu kişilerin işi yürüttükleri sırada karşı tarafa verdikleri zararları gidermekle mükelleftir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 116Kaynağı aç
MADDE 116- Borçlu, borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını, birlikte yaşadığı kişiler ya da yanında çalışanlar gibi yardımcılarına kanuna uygun surette bırakmış olsa bile, onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür. Yardımcı kişilerin fiilinden doğan sorumluluk, önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabilir. Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. B. Borçlunun temerrüdü I. Koşulları

Şirket birleşmelerinde devrolunan tüzel kişiliğin aktif ve pasifleri Türk Ticaret Kanunu uyarınca devralan şirkete intikal eder. Benzer şekilde Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre ticari işletme veya malvarlığı devirlerinde borçlar devralan tarafa yönelebildiğinden, önceki döneme ait lisanssız yazılım kullanımları devralan şirket için de tazminat ve itibar riski oluşturmayı sürdürür.

Delil Tespiti ve Bilgisayarlarda Arama Tedbirlerinin İtibar Etkisi

Korsan yazılım iddialarında delillerin tespiti amacıyla yargı organlarına başvurulması şirketlerin kurumsal saygınlığını sarsan önemli aşamalardandır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 400. maddesi uyarınca taraflar, derdest bir davada yahut açmayı planladıkları davada ileri sürecekleri vakıanın tespiti için keşif veya bilirkişi incelemesi isteyebilir. Kanıtın gecikme halinde kaybolması ya da ileri sürülmesinin güçleşmesi ihtimalinde hukuki yararın bulunduğu kabul edilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 400Kaynağı aç
MADDE 400- (1) Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir. (2) Delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekir. Kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır. Görev ve yetki

Ceza soruşturması aşamasında ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe varlığı ve başka yoldan kanıt temin edilememesi durumunda hâkim kararıyla veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının emriyle şüphelinin bilgisayarlarında ve programlarında arama yapılabilir, kayıtlar kopyalanabilir ve çözülebilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. (2) Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. (3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır. (4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır. (5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır. BEŞİNCİ BÖLÜM Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması[33][34][35][36][37]

Cumhuriyet savcısının CMK m. 134 kapsamında verdiği arama kararları yirmi dört saat içinde hâkim onayına götürülür; hâkim en geç yirmi dört saat içinde kararını vermezse veya kararı onaylamazsa çıkarılan kopyalar ile metinler derhal yok edilir. Şifrenin aşılamaması veya teknik incelemenin uzun sürecek olması halinde bilgisayarlara elkoyulabilir; şifre çözülüp kopyalar temin edilince cihazlar gecikmeksizin iade edilir. Öte yandan 5846 sayılı Kanun'un 68. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca imha, devir veya bedel isteminde bulunulduğunda elkoyma tedbiri sadece delil elde etme gayesiyle uygulanabilir.

Bilgisayar yazılımlarının telif koruması tescil şartına bağlı mıdır?

Telif koruması tescil şartına bağlı değildir; 5846 sayılı FSEK kapsamında bilgisayar programları eser niteliğinde korunur, isteğe bağlı tescil işlemi ise hak kurucu nitelik taşımayıp ispat kolaylığı sağlar.

Çalışanların yüklediği lisanssız yazılımlardan şirket sorumlu tutulabilir mi?

İşletme sahibi 5846 sayılı Kanun'un 66. maddesi ve 6098 sayılı Kanun'un 116. maddesi gereğince hizmetin ifası sırasında çalışanların neden olduğu ihlallerden kusuru bulunmasa dahi sorumlu tutulabilir.

Korsan yazılım ihlalinde hak sahibi hangi hukuki talepleri yöneltebilir?

Hak sahibi 5846 sayılı Kanun m. 68 uyarınca rayiç bedelin üç katına kadar bedel talep edebileceği gibi kopyaların imhasını, tecavüzün giderilmesini ve men'ini, ayrıca maddi ve manevi tazminat ödenmesini dava edebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu