Kooperatif Dolandırıcılığı Suçunun Tanımı ve Failin Niteliği
Kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçunu işlemeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde nitelikli dolandırıcılık hâli olarak kabul edilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 55. maddesi uyarınca yönetim kurulu, kooperatifin faaliyetini yöneten ve temsil eden icra organı olup en az üç üyeden teşekkül eder ve bu üyelerin kooperatif ortağı olmaları zorunludur. Kooperatif dolandırıcılığı özgü bir suç niteliği taşır; bu suçu fail sıfatıyla yalnızca kooperatif yöneticileri işleyebilir. Kooperatifin üyeleri, denetçileri veya çalışanları suçun faili olamazlar. Kooperatiflerin tüzel kişiliği özel hukuk tüzel kişisi niteliğinde olduğundan, kooperatif yöneticisi olmayan kimselerin kooperatifi araç olarak kullanmak suretiyle hileli eylemde bulunmaları basit dolandırıcılık hükümleri kapsamında değerlendirilir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2015/12013, K. 2015/28269Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Ticarî faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin, güvenilirliğini sağlamak amacıyla, bu suçun, tacir (kişisel olarak ticaretle uğraşan kimseler) veya şirket yöneticisi olan yada şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında işlenmesi, TCK'nın 158/1-h bendinde nitelikli hâl kabul edilmiştir. Bu kavramlar Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümlerine göre belirlenecektir.
Türk Ticaret Kanunun Madde 14 de, Tacir;
"(1) Kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından doğan bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır. “denilmektedir.
Ticaret şirketleri, aynı yasanın Madde 124 de
”(1)Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.
(2) Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır” şeklinde tanımlanmıştır.
Kooperatif yöneticilerinin, kooperatifin faaliyeti kapsamında, dolandırıcılık suçunu işlemeleri de nitelikli hâl, kabul edilmiştir.Üye sayısı dolmasına rağmen, üyeliğe kabulün devamından bahsederek üye kayıt edilmiş gibi kişinin parasının alınması bu suç tipine örnek gösterilebilir. Kooperatif yöneticilerinin kimler olduğu 1163 sayılı Kooperatifler kanunun 55 ve devamı maddelerinde tanımlanmıştır. Madde 55 – Yönetim Kurulu, kanun ve anasözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır. Yönetim Kurulu en az üç üyeden kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır. Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen tüzel kişiler, temsilcilerinin isimlerini kooperatife bildirir.
Bu suçun oluşabilmesi için, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir. Keza, kooperatif yöneticilerinin bu nitelikli halden cezalandırılabilmeleri için suçun kooperatifin faaliyeti kapsamında, işlenmesi gereklidir. Bu suçun faili tacir veya şirket yöneticisi yada şirket adına hareket eden kişi yada kooperatif yöneticisi olabilir.
Sanık S.. E..'in müteahhitlik yaptığı inşaatın bir dairesini katılana haricen satıp bedelin 36.000 TL lik kısmını aldığı, sonradan bu daireyi bir başkasına satıp tapudan da devrederek katılanı dolandırdığının iddia ve kabul edildiği olayda; sanığın eyleminin TCK’nın 158/1-h maddesinde tanımlanan nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kooperatif yöneticisi sıfatına sahip olmayan kişilerin kooperatif dolandırıcılığı suçuna müşterek fail olarak katılmaları mümkün değildir; ancak bu kişilerin suça 5237 sayılı Kanun'un 38. maddesi uyarınca azmettiren veya 39. maddesi uyarınca yardım eden sıfatıyla şerik olarak iştirak etmeleri mümkündür. Öte yandan 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kooperatif yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından doğan zararlardan sorumlu olup suç teşkil eden fiillerinden ve bilhassa kooperatifin para ve malları, bilanço, tutanak, rapor ve diğer evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan ötürü kamu görevlisi gibi cezalandırılır. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca görevi sona eren yönetim kurulu üyelerinin kooperatif varlıklarını seçimlerin yapıldığı genel kurul toplantı tarihinden itibaren üç iş günü içinde tutanakla yeni seçilenlere teslim etmesi emredilmiştir.
1163 sayılı KOOPERATİFLER KANUNU m. 62Kaynağı aç
62 – Yönetim Kurulu, kooperatif işlerinin yönetim için
gereken titizliği gösterir ve kooperatifin başarısı ve gelişmesi yolunda bütün
gayretini sarf eder.
(Değişik
ikinci fıkra:21/10/2021-7339/7 md.) Yönetim kurulu; kendi
tutanakları, genel kurul tutanakları, ortak listeleri, gelir-gider hesapları ve
yıllık bilançonun usulüne uygun olarak hazırlanması ve saklanmasından, tetkik
olunmak üzere denetçilere verilmesinden sorumludur. Ayrıca görevi sona eren
yönetim kurulu üyeleri tarafından sorumlulukları altında bulunan para, mal,
defter, belge ve diğer kooperatif varlıklarının seçimlerin yapıldığı genel
kurul toplantı tarihinden itibaren üç iş günü içinde tutanakla yeni seçilenlere
teslimi zorunludur.
Yönetim
Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen
zararlardan sorumludurlar. Bunların suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve
özellikle kooperatifin para ve malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak,
defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi
cezalandırılır.[12]
V – Kooperatifin aczi halinde
yapılacak işler:
Suçun Maddi Unsurları ve Hilenin Kapsamı
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin kandırabilecek nitelikteki hileli davranışlarla bir kimseyi hataya düşürüp haksız bir yarar sağlaması gerekir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2015/12013 Esas ve 2015/28269 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere hile nitelikli bir yalandır; sergilenen hileli davranışın belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olması, sergileniş biçimi bakımından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelik taşıması aranır. Kooperatif ortaklık kontenjanı dolmasına rağmen üye alımının devam ettiği ileri sürülerek sahte kayıt yapılmak suretiyle kişilerden para tahsil edilmesi, kooperatif faaliyeti kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık suçuna örnek teşkil eder.
Kooperatif yönetim kurulu başkanının hisse devir sözleşmesiyle pay devredip bedelini tahsil etmesine rağmen bu bilgileri kooperatif kayıtlarına tescil ettirmemesi dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirilebilmektedir. Noterlik faaliyeti kamu hizmeti niteliği taşısa da kamu kurumu vasfı bulunmadığından, hisse satışına dair sözleşmenin noterde yapılmasına karşın üyelik kaydının yapılmaması hâlinde eylemin kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı çerçevesinde ele alınabileceği gözetilmektedir. Bununla birlikte, önceden doğmuş bir borcun tasfiyesine yönelik sonradan sergilenen hileli hareketlerde borç veya zararın aldatıcı fiiller sonucu doğmaması durumunda dolandırıcılık suçunun unsurlarının somut olayda gerçekleşmediği kabul edilebilmektedir.
Cezayı Artıran Haller ve Teşebbüs İndirimi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca nitelikli dolandırıcılık fiilinin üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Eylemin suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise tayin edilecek ceza bir kat artırılır. İcra hareketlerine başlanmış olmakla birlikte suçun tamamlanamaması ve teşebbüs aşamasında kalması hâlinde ise faile verilecek ceza Türk Ceza Kanunu'nun 35. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak
suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi
parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması
suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin,
kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı
olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik:
3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan
hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan
elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71]
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı
sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.)
Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek
ceza bir kat artırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal
Etkin Pişmanlık ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Kooperatif dolandırıcılığı suçunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesindeki etkin pişmanlık indiriminin uygulanabilmesi için suçun tamamlanmış olması şarttır; suç teşebbüs aşamasında kalmışsa zarar giderilse dahi bu hüküm uygulanamaz. Suç tamamlandıktan sonra ve hakkında kovuşturma başlamadan önce failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi durumunda verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce gösterilmesi hâlinde ise cezada yarıya kadar indirim yapılır. Mağdurun uğradığı zararın giderilmesi, kanuni şartların gerçekleşmesi ve yasal indirimlerle ceza miktarının sınır içine düşmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi açısından da dikkate alınır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 168Kaynağı aç
(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık,
hileli iflâs, taksirli iflâs (…)[72]
suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan
önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek
mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen
gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm
verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı
indirilir.
(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek
cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde
üçte birine kadarı indirilir.
(4) Kısmen geri verme veya tazmin
halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun
rızası aranır.
(5) (Ek: 2/7/2012 – 6352/84 md.) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin
pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı
zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası
açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise,
verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki
defadan fazla yararlanamaz.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Soruşturma Usulü, Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı
Kooperatif dolandırıcılığı suçu takibi şikâyete bağlı suçlar arasında yer almayıp re'sen soruşturulur; suçun mağdurunun şikâyet hakkını dava zamanaşımı süresi içinde kullanması gerekir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi uyarınca basit dolandırıcılık uzlaştırma kapsamında kabul edilmişken kooperatif faaliyeti kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık suçu uzlaştırma prosedürüne tabi tutulmamıştır. Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun 2014/171 Esas ve 2014/207 Karar sayılı kararında, ceza daireleri arasındaki işbölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirmenin esas alınacağı ve temyiz incelemesinin yaptırımı ağır olan nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin temyiz davalarına bakmakla görevli ceza dairesince yürütülmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu, E. 2014/171, K. 2014/207Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
Görevsizlik Kararı veren
Yargıtay Daireleri : 15 ve 11. Ceza Daireleri
Mahkemesi :Ağır Ceza
Günü : 06.02.2008
Sayısı : 110-55
Foça Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2007 gün ve 42-13 sayılı iddianamesi ile; sanıkların 5237 sayılı TCK'nun 157/1, 35 ve 204/1. maddeleri uyarınca dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılamasında Foça Asliye Ceza Mahkemesince 02.03.2007 gün ve 38-55 sayı ile; sanıkların dolandırıcılık olarak nitelendirilen eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nun 158/1-h maddesine uyan nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
Görevsizlik kararı üzerine yargılamayı yürüten Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesince 06.02.2008 gün ve 110-55 sayı ile; sanık …'un resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis, dolandırıcılık suçundan aynı kanunun 157/1, 35, 62, 50 ve 52. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 1.660 Lira adli para, sanık …'un resmi belgede sahtecilik suçundan aynı kanunun 204/1, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis, dolandırıcılık suçundan ise aynı kanunun 157/1, 35, 62, 50 ve 52. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.660 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Hükmün sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 25.06.2012 gün ve 20188-39894 sayı ile;
"Temyiz incelemesine konu suçlardan iddianamede anlatılan ve sevk maddeleri gösterilen resmi belgede sahtecilik suçunun cezası, suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesinde iki yıldan beş yıla kadar hapis; dolandırıcılık suçunun cezası ise aynı Kanunun 157/1. maddesi uyarınca bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasından ibaret olduğu gözetildiğinde;
İddianamedeki sevk maddeleri ve nitelendirmeye göre, Yargıtay Kanununun Değişik 14. maddesi gereğince temyiz incelemesi Yüksek 11. Ceza Dairesinin görevi dahilinde olduğu",
Dosyanın gönderildiği Yargıtay 11. Ceza Dairesince de 21.04.2014 gün ve 21794-7697 sayı ile;
"02.02.2007 tarihli iddianame ile sanıkların, örgütlü bir şekilde sahte plaka ve sahte araç trafik tescil belgeleri düzenleyip nakliyecilik yaparak dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinden bahisle TCK'nun 204/1, 157/1 ve 220. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılması üzerine Foça Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sanıkların eylemlerinin resmi belgede sahtecilik yanında TCK'nun 158/1-h maddesinde belirtilen tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına bakma görevinin 5235 sayılı Kanunun 12. maddesine göre Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
Bu itibarla Foça Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2007 gün 38-55 sayılı görevsizlik kararındaki sevk ve tavsife, tavsifin ağırlığına, temyizin kapsamına ve Yargıtay Kanununun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesine ait olduğu" gerekçesiyle karşılıklı görevsizlik kararları verilmiştir.
Oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI
Yargıtay 15. ve 11. Ceza Daireleri arasında olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuştur.
Foça Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2007 gün ve 38-55 sayılı görevsizlik kararında gösterilen sevk maddesinin 5237 sayılı TCK'nun 158/1-h olması ve 2797 sayılı Yargıtay Kanununun, 14.02.2011 gün ve 27846 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 09.02.2011 gün ve 6110 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. maddesi ile değişik 14. maddesindeki:
"Ceza dairelerinde:
a)Daireler arasındaki işbölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir.
b) Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir" hükmü birlikte değerlendirildiğinde, temyiz incelemesinin yaptırımı ağır olan nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin temyiz davalarına bakmakla yetkili ve görevli olan Yargıtay 15. Ceza Dairesince yapılması gerekmektedir.
Bu itibarla, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin görevsizlik kararı isabetli olduğundan, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına ve dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay 15. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmelidir.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle,
1- Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 25.06.2012 gün ve 20188-39894 sayılı görevsizlik kararının KALDIRILMASINA,
2- Dosyanın, Yargıtay 15. Ceza Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 06.06.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 253Kaynağı aç
(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek
veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer
alan;[102]
1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2. Taksirle yaralama (madde 89),
3. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Tehdit
(madde 106, birinci fıkra),
4. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
5. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) İş ve çalışma hürriyetinin ihlali
(madde 117, birinci fıkra; madde 119, birinci fıkra (c) bendi),
6. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Hırsızlık
(madde 141),
7. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Güveni kötüye kullanma (üçüncü fıkra hariç, madde 155),[103]
8. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Dolandırıcılık
(madde 157),
9. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Suç eşyasının satın
alınması veya kabul edilmesi (madde 165),
10. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
11. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi
veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239),
suçları.
c) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Mağdurun
veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla,
suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis
veya adli para cezasını gerektiren suçlar.
(2) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak
üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna
gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.
(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel
dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret
suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemez. (Ek
cümle: 26/6/2009 – 5918/8 md.) Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu
kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması
hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. (Ek cümle:24/12/2025-7571/24 md.)
Ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına
giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma
kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.[104][105][106][107]
(4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya
tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli
şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro
tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan
zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar
görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat
veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören,
kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren yedi gün içinde kararını
bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır. 106[108]
(5) Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve
uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.
(6) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan
adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura,
suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması
halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.
(7) Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet
veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya
suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir.
(8) Uzlaşma teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi,
soruşturma konusu suça ilişkin delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin
uygulanmasına engel değildir.
(9) (Mülga: 24/11/2016-6763/34 md.)
(10) Bu Kanunda belirlenen hâkimin davaya bakamayacağı haller ile reddi
sebepleri, uzlaştırmacı görevlendirilmesi ile ilgili olarak göz önünde
bulundurulur.
(11) Görevlendirilen uzlaştırmacıya soruşturma dosyasında yer alan ve
Cumhuriyet savcısınca uygun görülen belgelerin birer örneği verilir. Uzlaştırma bürosu uzlaştırmacıya, soruşturmanın
gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü olduğunu hatırlatır.[109]
(12) Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine
verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır.
Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında
yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatabilir.
(13) Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma
müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve
vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya
kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi
halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(14) Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle
ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı,
uzlaştırmacıya talimat verebilir.
(15) Uzlaşma müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak
kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte uzlaştırma
bürosuna verir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını
da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır. (Ek
cümle: 24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırma bürosu
soruşturma dosyasını, raporu ve varsa yazılı anlaşmayı Cumhuriyet savcısına
gönderir.
(16) Uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya
suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin
düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan
edebilirler.
(17) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine
dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi
mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.
(18) Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna
gidilemez.
(19) Uzlaşma sonucunda şüphelinin
edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı
kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside
bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar
aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı
verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının
ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde,
171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. (…)[110] Uzlaşmanın sağlanması
halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan
zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış
olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi
halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden
sayılır.[111]
(20) Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir
soruşturma ve kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz.
(21) Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar
görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren,
uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç, uzlaştırmacının raporunu
düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği
tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez.
(22) (Değişik birinci cümle:
24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırmacıya Adalet
Bakanlığı tarafından belirlenen tarifeye göre ücret ödenir. Uzlaştırmacı
ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri, yargılama giderlerinden sayılır.
Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde bu giderler Devlet Hazinesi tarafından
karşılanır.
(23) Uzlaşma sonucunda verilecek kararlarla ilgili olarak bu Kanunda
öngörülen kanun yollarına başvurulabilir.
(24) (Değişik: 24/11/2016-6763/34 md.) Her Cumhuriyet başsavcılığı
bünyesinde uzlaştırma bürosu kurulur ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı ile
personel görevlendirilir. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer
aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden
görevlendirilir. Uzlaştırmacı, hazırladığı raporu, tutanakları ve varsa yazılı
anlaşmayı büroya gönderir. Uzlaştırma süreci sonunda soruşturma dosyaları,
uzlaştırma bürosunda görevli Cumhuriyet savcıları tarafından sonuçlandırılır.[112]
(25) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.)Uzlaştırmacıların nitelikleri,
eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum
ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili,
uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet
başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve
esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve
raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve
esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
Mahkeme tarafından uzlaştırma
Kooperatif dolandırıcılığı suçu şikâyete bağlı mıdır?
Kooperatif dolandırıcılığı suçu takibi şikâyete bağlı suçlar arasında bulunmayıp re'sen soruşturulur; mağdurun şikâyet hakkını dava zamanaşımı süresi içinde kullanması gerekir.
Kooperatif çalışanları bu suçun faili sayılabilir mi?
Kooperatif üyeleri, çalışanları ve denetçileri kooperatif dolandırıcılığı suçunun faili olamaz; kanunen yalnızca kooperatif yöneticileri bu suçun faili olabilir, diğer kişiler ancak azmettiren veya yardım eden sıfatıyla suça iştirak edebilir.
Kooperatif dolandırıcılığı uzlaştırma kapsamında mıdır?
Basit dolandırıcılık uzlaştırma kapsamına alınmışken, kooperatif faaliyeti çerçevesinde işlenen nitelikli dolandırıcılık eylemi uzlaştırma prosedürüne tabi değildir.
Teşebbüs aşamasında kalan suçta etkin pişmanlık hükümleri uygulanır mı?
Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için suçun tamamlanması zorunludur; kooperatif dolandırıcılığı teşebbüs aşamasında kalmışsa zarar karşılansa dahi fail hakkında etkin pişmanlık indirimi uygulanmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

