Kıymetli evrakın zayi olması, üzerindeki hakkı sona erdirmez; ancak hak sahibinin bu hakkı kullanabilmesi için mahkemeden iptal kararı alması gerekir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, kıymetli evrakın zıyaı ve iptali konusundaki genel çerçeveyi 651 ve 652. maddelerinde düzenlemekte; hamiline, emre ve nama yazılı senetler için ayrı usul hükümleri öngörmektedir. İptal kararının ardından hak sahibi, hakkını senetsiz olarak ileri sürebilir ya da yeni bir senet düzenlenmesini talep edebilir (TTK m. 652/1).
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 651Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 652Kaynağı aç
İptal Davası Açılabilmesinin Koşulları
İptal davası açılabilmesi için birkaç temel koşulun bir arada bulunması gerekir. Her şeyden önce yalnızca kıymetli evrak niteliği taşıyan senetler bu yola konu olabilir; kıymetli evrak sayılmayan belgeler için iptal talep edilemez. Bunun yanında senedin zilyetliğinin yeniden kazanılmasının mümkün olmaması aranır; senedin kimin elinde olduğu biliniyorsa ve geri alınması mümkünse iptal davası değil istirdat davası açılmalıdır. Öte yandan senedi elinde bulunduran kişinin kimliği bilinmekle birlikte yerinin tespit edilemediği durumlarda da iptal davası açılabilir.
İptal talebinde bulunabilmek için senetteki hakkın hâlâ devam ediyor olması da zorunludur. Senedin kaybolması üzerindeki hakkı ortadan kaldırmaz. İptal davası açma ehliyeti senetteki hakkın sahibine, intifa hakkı sahibine ve rehin hakkı alacaklısına tanınmaktadır; bu sıfatlardan birini taşımayan kişinin davayı açmak için gerekli ehliyeti bulunmamaktadır.
İbrazın mümkün olmaması koşulu değerlendirilirken imkânsızlığın herkese karşı ve nesnel anlamda gerçekleşmiş olması aranır. Borçlunun seyahatte bulunması nedeniyle senedin ibraz edilememesi bu kapsamda değerlendirilemez; bu tür geçici ya da sübjektif engeller nesnel imkânsızlık sayılmaz.
Kimler İptal Davası Açabilir
Zayi nedeniyle iptal davasını yalnızca son hamil açabilir; senedin keşidecisi bu yola başvuramaz. Mirasçılar arasında iştirak halinde mülkiyet söz konusu olduğunda senedi zayi eden mirasçıların talebi birlikte yapmaları gerekir. Buna karşılık senet müşterek mülkiyete konu ise her bir paydaş tek başına dava açabilir.
Tahsil cirosu için bankaya verilen bir senedin banka tarafından zayi edilmesi durumunda, senedi bankaya teslim eden kişi doğrudan banka aleyhine bedel tahsiline yönelik dava açamaz; önce mahkemeden iptal kararı alınması zorunludur.
Davanın Niteliği ve İhtiyati Tedbir
İptal davası çekişmesiz yargı kapsamında değerlendirilir ve hasımsız olarak açılır. Dava açılırken veya süreç içinde ihtiyati tedbir talep eden kişi, haksız çıkması hâlinde karşı taraf ile üçüncü kişilerin uğrayacakları zararları karşılamak amacıyla teminat göstermek zorundadır. Talep resmî bir belgeye ya da kesin bir delile dayanıyorsa ya da durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme, gerekçesini açıkça belirtmek kaydıyla teminatsız tedbir kararı verebilir. Adli yardımdan yararlanan kişiler teminat göstermekten muaftır.
Ödeme yasağı niteliğinde verilen tedbir kararı zamanaşımını kesmez ve senedin iyi niyetli üçüncü kişilerce iktisabına engel olmaz. Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davası açılmazsa gösterilen teminat iade edilir.
Hamiline Yazılı Senetlerde İptal Usulü
Pay senetleri, tahviller, intifa senetleri ve münferit kuponlar dışında kalan hamiline yazılı senetlerin — kupon belgeleri ve talonlar dahil — iptali, hak sahibinin istemi üzerine mahkemece gerçekleştirilir (TTK m. 661/1). Yetkili mahkeme, borçlunun yerleşim yeri ya da pay senetleri söz konusu olduğunda anonim şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesidir (TTK m. 661/2).
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 661Kaynağı aç
Mahkeme, davacının senedin zilyedi olduğu ve onu zayi ettiğine ilişkin iddiasını inandırıcı bulursa kimliği belli olmayan hamili ilan yoluyla senedi belirli bir süre içinde ibraz etmeye davet eder ve aksi takdirde senedin iptaline karar vereceğini bildirir (TTK m. 661/3). İlan süresinin en az altı ay olduğu ve ilanın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde üç kez yapılacağı belirtilmektedir.
Senet belirlenen sürede ibraz edilmezse mahkeme iptal kararı verir. Bu karar derhal Ticaret Sicil Gazetesinde ve mahkemenin gerekli gördüğü diğer araçlarla ilan edilir. İptal kararının ardından hak sahibi yeni bir senet düzenlenmesini ya da muaccel borcun ifasını talep edebilir; bu giderler hak sahibine aittir.
İlan süresi içinde senet mahkemeye ibraz edilirse mahkeme, davacıya istirdat davası açması için uygun bir süre tanır. Bu süre içinde istirdat davası açılmazsa mahkeme ibraz edilen senedi sahibine geri verir ve varsa ödeme yasağı kararını kaldırır.
Hamiline yazılı davada dilekçe sahibinin talebi üzerine mahkeme, borçluyu aksine hareket ettiği takdirde iki defa ödeme zorunda kalacağını ihtar ederek bedelini ödemekten yasaklar (TTK m. 662/1). Borçlu iptal davasında taraf olmadığından bu ödeme yasağının hüküm doğurabilmesi için kararın borçluya tebliğ edilmesi gerekir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 662Kaynağı aç
Senet bir kupon tablosu veya talon içeriyorsa ve hamil yalnızca bu eki kaybetmişse, talebin haklılığını ispat için senedin esas bölümünün ibrazı yeterlidir (TTK m. 661/4).
Emre Yazılı Senetlerde İptal Usulü
Varant ve makbuz senedi dışındaki emre yazılı senetlerin iptali konusunda poliçelere ilişkin hükümler uygulanır (TTK m. 831/2). Bu kapsamda iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden muhatabın ödemekten menedilmesini talep edebilir (TTK m. 757/1). Mahkeme ödemeyi meneden kararında aynı zamanda muhataba vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etme iznini verir ve tevdi yerini gösterir (TTK m. 757/2). Emre yazılı senetlerde bu yollamayla uygulanacak yetkili mahkeme ölçütünün tam kapsamı birincil mevzuat bütününden ayrıca değerlendirilmelidir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 831Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 757Kaynağı aç
Rızası olmaksızın emre yazılı senet elinden çıkan kişi, ödeme yerindeki mahkemeden borçlunun ödemeden menedilmesi için tedbir kararı isteyebilir. Bu tedbir kararı borçluya tebliğ edildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder. Senedin kimin elinde olduğu biliniyorsa mahkeme davacıya istirdat davası açması için süre verir; bu sürede dava açılmazsa tedbir kararı kaldırılır.
Senedin kimin elinde olduğunun bilinmediği ya da senedin zayi olduğu durumlarda davacının ziyaı inanılır biçimde ispat etmesi gerekir. Mahkeme gerekli gördüğü araştırmaları yaptıktan sonra iddiayı kuvvetle muhtemel bulursa ilan yoluna gider; ilan süresinde senet ibraz edilmezse iptal kararı verir.
Emre yazılı senetlerde belli unsurları açık bırakılmış senetlerin de iptali mümkündür.
Nama Yazılı Senetlerde İptal Usulü
Aksine özel hükümler bulunmadıkça nama yazılı senetler, hamiline yazılı senetlere ilişkin hükümlere göre iptal olunur (TTK m. 657/1). Bununla birlikte nama yazılı senetlerde iptal davası açan kişi, yalnızca senet üzerinde ayni hakkının bulunduğunu ispat etmekle yetinemez; aynı zamanda senedin kendi adına veya halefi olduğu bir kişi adına düzenlendiğini de delillerle mahkemeye kanıtlamak zorundadır (TTK m. 657/2).
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 657Kaynağı aç
TTK m. 657/2 çerçevesinde borçlu, senette ilan sayısını azaltmak veya süreleri kısaltmak suretiyle daha basit bir iptal usulü uygulanmasını önceden öngörebilir. Aynı madde kapsamında borçlu, alacaklının kendisine senedin iptalini ve borcun ödendiğini gösteren resmî ya da usulen onaylanmış bir belge vermesi hâlinde, senet ibraz edilmeksizin ve iptal kararı alınmaksızın da geçerli olmak üzere ödeme yapma hakkını saklı tutabilir. Her iki imkân TTK m. 657/2 kapsamında borçluya tanınan seçimlik haklardır.
Varant ve Makbuz Senedine Özgü Kurallar
Varantın süresi geçmişse mahkeme, hamilin talebi üzerine aynı usul çerçevesinde borcun ödenmesine izin verebilir (TTK m. 849). Makbuz senedi ve varanta ilişkin izin kararı hem mağazaya hem de ilk borçluya tebliğ edilir; alacaklının ayrıca mağazanın bulunduğu yerde bir yerleşim yeri göstermesi gerekir. Mağaza sahibi ve borçlu izin kararına itiraz edebilir; mahkeme itiraz üzerine derhal hükmünü verir. Hüküm alacaklı lehine sonuçlanırsa icranın geri bırakılmasına karar verilemez. Öte yandan ilgililer, icra mahkemesinden hüküm kesinleşinceye kadar tevdi olunan eşyanın satışından elde edilecek paranın icra veznesinde saklanmasına karar verilmesini isteyebilir.
Sık Sorulan Sorular
Kaybolan hamiline yazılı senet için hangi mahkemede dava açılır?
TTK m. 661/2 uyarınca hamiline yazılı senetlerde yetkili mahkeme, borçlunun yerleşim yeri ya da pay senetleri söz konusu olduğunda anonim şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesidir. Her iki yetki ölçütü kanunda eşit düzeyde yer almaktadır; biri diğerine öncel değildir. Emre yazılı senetlerde TTK m. 831/2 yollamasıyla poliçe hükümleri uygulanmakla birlikte, yetkili mahkeme ölçütünün tam kapsamı birincil mevzuat bütününden ayrıca değerlendirilmelidir.
Hamiline yazılı senet iptalinde ilan usulü nasıl işler?
Mahkeme, davacının senedin zilyedi olduğunu ve onu zayi ettiğini inandırıcı bulursa kimliği belirsiz hamili ilan yoluyla senedi belirli bir süre içinde ibraz etmeye davet eder (TTK m. 661/3). Süre dolduğunda senet ibraz edilmezse mahkeme iptal kararı verir. İlan süresinin en az altı ay olduğu ve ilanın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde üç kez yapılacağı belirtilmektedir.
Senedin kimin elinde olduğu biliniyorsa ne yapılmalıdır?
Senedin kimin elinde bulunduğu biliniyorsa ve zilyetliğin geri kazanılması mümkünse açılacak dava iptal davası değil istirdat davasıdır. İptal davası yoluna gidilebilmesi için zilyetliğin yeniden kazanılmasının mümkün olmaması ya da senedin elinde bulundurduğu belli olan kişinin yerinin tespit edilemiyor olması gerekir.
Emre yazılı bonoda senet zayi olursa nasıl bir yol izlenir?
Varant ve makbuz senedi dışındaki emre yazılı senetlerde poliçelere ilişkin iptal hükümleri uygulanır (TTK m. 831/2). Senedin kimin elinde olduğu bilinmiyorsa ya da senet zayi olmuşsa davacının ziyaı inanılır biçimde ispat etmesi gerekir; mahkeme araştırma yaparak iddiayı kuvvetle muhtemel bulursa ilan yoluna gider ve senet ilan süresinde ibraz edilmezse iptal kararı verir.
İptal davası açmak mirasçı için nasıl işler?
Mirasçılar arasında iştirak halinde mülkiyet ilişkisi varsa senedi zayi eden mirasçıların iptal talebini birlikte yapmaları gerekir. Senet müşterek mülkiyete konu ise her paydaş tek başına dava açabilir.
Ödeme yasağı kararı zamanaşımını keser mi?
Hayır. Ödeme yasağı niteliğinde verilen tedbir kararı zamanaşımını kesmez ve senedin iyi niyetli üçüncü kişilerce iktisabına da engel olmaz.
İptal kararından sonra hak sahibi ne yapabilir?
İptal kararının ardından hak sahibi hakkını senetsiz olarak ileri sürebilir ya da yeni bir senet düzenlenmesini talep edebilir (TTK m. 652/1). TTK m. 652/2 uyarınca iptal usulü ve hükümleri bakımından kıymetli evrakın çeşitli türlerine ilişkin özel hükümler de uygulanır.
Nama yazılı senedin iptali hamiline yazılı senetten hangi açıdan farklıdır?
Nama yazılı senetlerde aksine özel hüküm bulunmadıkça hamiline yazılı senetlere ilişkin genel usul uygulanır (TTK m. 657/1). Fark ispat yükündedir: nama yazılı senet için davacı hem senet üzerinde ayni hakkının bulunduğunu hem de senedin kendi ya da halefi olduğu bir kişi adına düzenlendiğini delillerle mahkemeye kanıtlamak zorundadır (TTK m. 657/2).
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

