Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar kanunda tek tek sayılmaz. Genel olarak, kişinin yalnız kendisinin kullanabildiği, başkasına devredilemeyen ve miras yoluyla geçmeyen haklar olarak açıklanır. Bu haklar kişiliği yakından ilgilendirdiğinden, kullanılmalarına karar verme yetkisi başkasına bırakılmaz. Evlenme, nişanlanma, nişanı bozma ve evlat edinilmeye razı olma bu açıklamanın örnekleridir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 16. maddesine göre ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremez; karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekli değildir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/254, K. 2022/73Kaynağı aç
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/382, K. 2021/702Kaynağı aç
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/10479, K. 2015/18756Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 16Kaynağı aç
Yalnız Hak Sahibince Kullanılan Haklar
Mutlak kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar yalnızca hak sahibi tarafından kullanılabilir. Bu haklar kişinin özel hayatını, onurunu ve şerefini kapsar. Bu çerçevede başkası tarafından kullanılamayacağı gibi yasal veya iradi temsil de geçerli değildir.
Evlilik hakkı yalnızca ilgili kişiye aittir ve başkası tarafından kullanılamaz. Evlat edinme hakkı, derin kişisel değerler ve kararlar gerektiren bir süreç olarak yalnızca ilgili kişiler tarafından kullanılabilir. Boşanma hakkı da yalnızca evli çiftler tarafından kullanılabilir ve kişisel bir kararın sonucudur.
Kişisel haklar ve özgürlükler, isim hakkı, doğum ve ölüm hakkı da bu nitelikteki haklar arasında gösterilmektedir. Kişisel haklar ve özgürlükler bir değerlendirmeye göre yalnızca bireyin kendisine aittir ve başkası tarafından kullanılamaz.
Temsil Yoluyla Kullanılabilen Haklar
Nisbi kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar, bazı durumlarda başkası tarafından kullanılabilir. Bu haklar yasal veya iradi temsil yoluyla işler; temsil edilebilir ve kişi adına başkası tarafından kullanılabilir.
Dava açma hakkı, avukatlar veya yasal temsilciler aracılığıyla kullanılabilecek haklar arasında yer alır. Davayı takip etme hakkı da temsil yoluyla kullanılabilen haklar arasında sayılmaktadır.
Kullanım Ölçüsünde Ayrışan Alanlar
Kişisel haklar ve özgürlükler, bir yandan başkası tarafından kullanılamayan haklar arasında, diğer yandan kişisel hakların ve özgürlüklerin kullanılması temsil edilebilen alanlar arasında yer alır. İki yaklaşım birlikte bulunduğundan bu haklar için tek bir temsil sonucu kurulamaz.
Miras hakkı da başkası tarafından kullanılamayan haklar arasında sayılmakla birlikte, kişinin vasiyetiyle mirasını başkasına devretmesi durumunda miras hakkının belirlenen kişilerce kullanılabileceği nisbi bir hak olarak da ifade edilir. İki anlatım bir arada bulunduğundan miras hakkı bakımından tek devir veya temsil sonucu verilemez.
Ceza Yargılamasında Katılma Hakkı ve Ayırt Etme Gücü
Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay 12. Ceza Dairesi kararlarında kamu davasına katılma hakkı niteliği itibarıyla şahsa sıkı surette bağlı haklardan kabul edilir. Bu niteliğin bir sonucu olarak katılanın ölümüyle katılma kural olarak hükümsüz kalır. Bununla birlikte aynı kararlarda, mirasçıların katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabilecekleri de belirtilir. Hakların miras yoluyla geçmediği yönündeki genel açıklama ile mirasçıların katılabileceği tespiti birlikte değerlendirilmelidir.
Suçun mağduru olan küçük veya kısıtlı ayırt etme gücüne sahip ise davaya katılma veya katılmama noktasında iradesine bakılacak kişi mağdurun bizzat kendisidir. Bu durumda kanuni temsilcinin ya da baroca görevlendirilen vekilin bu konudaki beyanının bir önemi bulunmamaktadır.
Mağdur küçük veya kısıtlı ayırt etme gücüne sahip değilse, katılma konusundaki kendi iradesinin önemi bulunmamaktadır. Bu halde katılma konusundaki hakları onun yerine kanuni temsilcisi kullanabilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına göre, herhangi bir maluliyeti bulunmayan çocukların beyanda bulundukları tarihte 15 yaşından küçük olmaları halinde davaya katılma bakımından ayırt etme gücüne sahip olmadıkları, 15 yaşından büyük olmaları halinde ise bu yeteneğe sahip oldukları kabul edilmelidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2021/382 esas ve 2021/702 karar sayılı kararında, katılma konusunda ayırt etme gücü olmayan küçük veya malulün kanuni temsilcisi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 234. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca görevlendirilen vekilin iradeleri çelişirse kanuni temsilcinin iradesine üstünlük tanınacağı sonucuna varılmıştır. Kanuni temsilci ile küçük veya kısıtlının menfaatinin çatışması durumunda ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 426. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kayyım atanması ve mağdurun katılma durumu kayyımın iradesine üstünlük tanınarak çözümlenmelidir.
Aynı Kurul, yaş küçüklüğü nedeniyle ayırt etme gücü bulunmayan mağdurun kanuni temsilcilerinin katılma iradesine uygun olarak yetki kazanan vekilin hükümleri temyiz edebileceği gerekçesiyle itirazın birinci uyuşmazlık konusu yönünden kabulüne karar vermiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/10479 esas ve 2015/18756 karar sayılı kararında, kayyım davaya katılmak istemediğinden baro vekilinin mağdur adına katılma isteyemeyeceği ve mağdur vekilinin temyiz hakkı bulunmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine oybirliğiyle karar verilmiştir.
Velayet Hakkının Devri ve Feragat Yasağı
Anne ve babanın kişilik haklarının bir parçası olan velayet hakkı başkasına devredilemez ve bu haktan feragat edilemez.
Kişiye sıkı sıkıya bağlı hak ne demektir?
Kanunda tek tek sayılmayan bu haklar, genel olarak kişinin sadece kendisinin kullanabileceği, başkasına devredilemeyen ve kural olarak miras yoluyla geçmeyen haklar olarak açıklanır. Ceza davasına katılmada olduğu gibi hak sahibinin ölümünden sonra mirasçıların hakları takip amacıyla davaya katılabilmesi gibi istisnai görünümler de mevcuttur.
Evlilik hakkını başkası kullanabilir mi?
Hayır. Evlilik hakkı yalnızca ilgili kişiye aittir ve başkası tarafından kullanılamaz.
Boşanma hakkını kim kullanabilir?
Boşanma hakkı yalnızca evli çiftler tarafından kullanılabilir ve kişisel bir kararın sonucudur.
Evlat edinme hakkını kim kullanabilir?
Evlat edinme hakkı, derin kişisel değerler ve kararlar gerektiren bir süreç olarak yalnızca ilgili kişiler tarafından kullanılabilir.
Küçük mağdur davaya katılmaya kendisi karar verebilir mi?
Küçük mağdur ayırt etme gücüne sahip ise davaya katılma iradesine bizzat bakılır. Ayırt etme gücü yoksa kendi iradesinin önemi bulunmaz ve katılma hakkını kanuni temsilcisi kullanabilir.
Katılan ölünce davaya katılma devam eder mi?
Katılanın ölümüyle katılma kural olarak hükümsüz kalır. Bununla birlikte mirasçıların katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabilmeleri de mümkündür.
Velayet hakkı başkasına devredilebilir mi?
Hayır. Anne ve babanın kişilik haklarının parçası olan velayet hakkı devredilemez ve bu haktan feragat edilemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

