Kimlik Belgesi Süresi Biten Yabancının Vekaletname Sorunu

by Avukat Erdal Ersoy
Kimlik Belgesi Süresi Biten Yabancının Vekaletname Sorunu

Sorunun Özü: Kimlik Tespiti ve Vekaletname

Türkiye'de noter huzurunda vekaletname düzenlenebilmesi için noterin, işlem yaptıracak kişinin kimliğini, adresini ve hukuki ehliyetini eksiksiz tespit etmesi gerekmektedir. Noterlik Kanunu m. 72 bu yükümlülüğü notere açıkça yüklemektedir. Uygulamada noterler bu tespiti pasaport, kimlik kartı veya ikamet izni gibi belgeler üzerinden yapmakta; belgesi bulunmayan ya da geçerlilik süresi dolmuş belgeye sahip yabancılar bu aşamada güçlükle karşılaşabilmektedir. Noterlik Kanunu m. 80 ise fotoğraf yapıştırma zorunluluğuna ilişkin ayrıntıların yönetmelikte düzenleneceğini öngörmektedir. Süresi dolmuş kimlik belgesinin kesinlikle reddedilmesini ya da kesinlikle kabul edilmesini öngören açık bir yasal hüküm bu maddeler kapsamında yer almamakta; ilgili yönetmelik hükümleri bu konuyu somutlaştıran düzenlemeler içerebilir.

1512 sayılı NOTERLİK KANUNU m. 72Kaynağı aç
Madde 72 – Noterler, ilgililerin istemi üzerine, hukuki işlemleri belgelendirirler. Belgelendirme, bu kısım hükümleri ile diğer kanunlar ve yönetmelikte gösterilen şekilde yapılır. İlgili, belgelendirme isteminde bulunan kişidir. Noter, iş yaptıracak kimselerin kimlik, adres ve yeteneğini ve gerçek isteklerini tamamen öğrenmekle yükümlüdür. İlgilinin işitme, konuşma veya görme engelli olması:[8][9]
1512 sayılı NOTERLİK KANUNU m. 80Kaynağı aç
Madde 80 – İlgilinin fotoğrafının yapıştırılması zorunlu olan işlemler yönetmelikte gösterilir. Noter, birinci fıkranın kapsamı dışında kalan bir işlemin niteliği, ilgilinin durumu ve kimliği bakımından gerekli görür veya ilgili isterse, o işleme ait kağıtlara da ilgilinin fotoğrafını yapıştırabilir. Noterlik işlemlerinde çıkıntı, değiştirme, fesih, iptal ve düzeltme:

Kimlik belgesi geçerli olmayan yabancının noter işlemi yaptıramaması, avukata hukuki temsil yetkisi devretmesinin önünde pratik bir engel oluşturabilmektedir. Bu güçlüğün geçici çözümü olarak elden hazırlanan adi yazılı yetki belgeleri gündeme gelmekte; ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 77/1'in vekaletnameye ilişkin açık düzenlemesi karşısında bu belgelerle hukuki temsil sağlanması mümkün görünmemektedir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 77Kaynağı aç
MADDE 77- (1) Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır. (2) Vekâletnamesiz işlem yapmasına izin verilen ancak haklı bir sebep olmaksızın süresi içinde vekâletname ibraz etmeyen avukat, celse harcı ile diğer yargılama giderleri ve karşı tarafın uğradığı zararları ödemeye mahkûm edilir. Bunu kötüniyetle yapan avukat aleyhine, ceza ve disiplin soruşturması açılmasını sağlamak üzere, Cumhuriyet başsavcılığına ve vekilin bağlı olduğu baro başkanlığına durum yazıyla bildirilir. (3) Bir tarafın avukat tutmak istemesi sebebiyle, yargılama hiçbir şekilde başka bir güne bırakılamaz. (4) Avukatın istifa etmesi, azledilmesi veya dosyayı incelememiş olması sebebiyle yargılama başka bir güne bırakılamaz. Ancak, dosyanın incelenmemiş olması geçerli bir özre dayanıyorsa, hâkim bir defaya mahsus olmak üzere, kısa bir süre verebilir. Verilen süre sonunda, dosya incelenmemiş olsa bile davaya devam olunur. Vekilin vekâlet veren huzurundaki beyanı

Vekaletname Olmadan Avukat Dava Açabilir mi?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 77/1 uyarınca vekaletnamesinin aslını veya onaylı örneğini mahkemeye sunmayan avukat dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Kanun bu kuralı genel bir yasak olarak düzenlemiş; yabancı ya da vatandaş ayrımı yapmamıştır.

Bununla birlikte HMK m. 77/1, gecikmesinde zarar doğabilecek durumlarda koşullu bir istisna tanımaktadır: Mahkeme, avukata vekaletname getirmek koşuluyla dava açma veya usul işlemi yapma izni verebilir. Bu izin mahkemenin takdirine bırakılmış olup her davada kendiliğinden tanınmaz.

Kesin Süre İçinde Vekaletname İbraz Edilmezse Ne Olur?

Mahkeme izin verdiğinde vekaletnamenin belirli bir kesin süre içinde ibraz edilmesi zorunludur. Bu süre içinde vekaletname sunulmazsa ya da asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmezse, HMK m. 77/1 gereğince dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır. Kanun bu kesin sürenin uzunluğunu sayısal olarak belirlememiştir.

Vekaletnamesiz işlem yapmasına izin verilen avukatın haklı bir sebep olmaksızın süresi içinde vekaletname ibraz etmemesi hâlinde ise HMK m. 77/2 devreye girer: Bu durumda avukat, celse harcı ile diğer yargılama giderleri ve karşı tarafın uğradığı zararları ödemeye mahkûm edilir. Bunu kötüniyetle yapan avukat hakkında ceza ve disiplin soruşturması açılması için Cumhuriyet başsavcılığına ve baro başkanlığına yazılı bildirim yapılır. Bu yaptırım avukata yöneliktir; vekaletname ibraz edilemediğinde müvekkil açısından uygulanacak sonuç ise HMK m. 77/1 uyarınca davanın açılmamış sayılmasıdır.

Uluslararası Koruma Kapsamındaki Yabancılar İçin Farklı Bir Çerçeve

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m. 81, uluslararası koruma başvuru sahipleri ile statü sahibi kişilere kanunun ilgili kısmındaki iş ve işlemler bakımından avukat tarafından temsil edilme ve yargı önündeki başvurularında adli yardımdan yararlanma hakkı tanımaktadır. Bu güvenceler 6458 sayılı Kanun'un ilgili kısmıyla sınırlıdır; genel yargı süreçleri veya diğer idari davalar bakımından bu maddenin uygulanıp uygulanamayacağı madde metninden kesin biçimde söylenemez. Avukatlık ücretini karşılayamayanlar, aynı kapsamdaki iş ve işlemler yönünden 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun adli yardım hükümlerine göre hizmet alabilir. Aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca başvuru sahipleri ve statü sahibi kişiler, yine bu kısımdaki iş ve işlemler çerçevesinde sivil toplum kuruluşlarının sağladığı danışmanlık hizmetlerinden de yararlanabilir.

6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 81Kaynağı aç
MADDE 81 – (1) Başvuru sahibi ile uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler, bu Kısımda yazılı iş ve işlemlerle ilgili olarak, ücretleri kendilerince karşılanması kaydıyla avukat tarafından temsil edilebilir. (2) Avukatlık ücretlerini karşılama imkânı bulunmayan başvuru sahibi ve uluslararası koruma statüsü sahibi kişiye, bu Kısım kapsamındaki iş ve işlemlerle ilgili olarak yargı önündeki başvurularında 1136 sayılı Kanunun adli yardım hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır. (3) Başvuru sahibi ve uluslararası koruma statüsü sahibi kişi, sivil toplum kuruluşları tarafından sağlanan danışmanlık hizmetlerinden faydalanabilir. Şartlı mültecinin ve ikincil koruma statüsü sahibinin ikameti

Adli Yardım: Kimler Yararlanabilir?

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 176'ya göre adli yardım, avukatlık ücretlerini ve diğer yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayan kişilere avukatlık hizmetlerinin sağlanmasıdır. Bu tanım vatandaşlık koşulu içermemektedir; ancak yabancıların adli yardımdan yararlanma koşulları — vatandaşlık, mütekabiliyet veya oturma izni gibi ek gereklilikler — m. 176'nın ötesindeki hükümlerde yer alabilir. Bu hükümlerin içeriği mevcut mevzuat metninde yer almadığından yabancılara özgü koşullar bu madde üzerinden kapsamlı biçimde ortaya konamaz.

1136 sayılı AVUKATLIK KANUNU m. 176Kaynağı aç
Madde 176 – (Değişik: 2/5/2001 – 4667/84 md.) Adlî yardım, avukatlık ücretlerini ve diğer yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayanlara bu Kanunda yazılı avukatlık hizmetlerinin sağlanmasıdır. Adlî yardım bürosu[49]

Vekaletname Engelinin Hukuki Niteliği Üzerine

Bazı hukuki değerlendirmelerde, belge eksikliği gerekçesiyle yabancıların vekaletname düzenlemesinin fiilen önlenmesinin Türk Ceza Kanunu m. 117/1 kapsamında iş ve çalışma hürriyetinin ihlali sayılabileceği ileri sürülmektedir. Bu madde, cebir veya tehdit ya da hukuka aykırı başka bir davranışla iş ve çalışma hürriyetini ihlal edenlere altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörmekte; kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlı tutulmaktadır. Bu yorumun somut olaylara nasıl uygulanacağı ve hangi koşulların varlığında suçun oluşacağı, kanun metninin ötesinde ayrıca değerlendirilmesi gereken bir sorudur; bu nedenle anılan değerlendirme kesin bir hukuki sonuç olarak sunulamaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 117Kaynağı aç
Madde 117- (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, iş ve çalışma hürriyetini ihlal eden kişiye, mağdurun şikayeti halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir. (2) Çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri ücretsiz olarak veya sağladığı hizmet ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilir. (3) Yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlara düşürmek üzere bir kimseyi tedarik veya sevk veya bir yerden diğer bir yere nakleden kişiye de aynı ceza verilir. (4) Cebir veya tehdit kullanarak, işçiyi veya işverenlerini ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya evvelce kabul edilenlerden başka koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da bir işin durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olan kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi

Sık Sorulan Sorular

Kimlik belgesi olmayan veya süresi dolmuş belgeye sahip yabancı noter vekaletnamesi düzenleyebilir mi?

Noterlik Kanunu m. 72, notere kimlik tespiti yükümlülüğü yüklemektedir. Bu yükümlülük çerçevesinde belgesi bulunmayan ya da süresi dolmuş belgeye sahip kişilerin noter işlemi yaptırması güçleşebilmektedir. Süresi dolmuş kimliğin kesinlikle red ya da kesinlikle kabul gerektirdiğine dair açık bir yasal hüküm ilgili kanun maddelerinde yer almamaktadır.

Adi yazılı yetki belgesiyle avukat mahkemede işlem yapabilir mi?

HMK m. 77/1 uyarınca vekaletnamenin aslı veya onaylı örneği olmadan avukat dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Bu yasal düzenleme karşısında elden alınan adi yazılı yetki belgelerinin mahkeme önünde hukuki temsil için yeterli olmayacağı görünmektedir.

Vekaletname ibrazı için verilen süre dolduğunda ne olur?

Kesin süre içinde vekaletname sunulmazsa ya da asıl taraf yapılan işlemleri dilekçeyle kabul ettiğini bildirmezse HMK m. 77/1 gereğince dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır. Bu, hak kaybına yol açabilecek ağır bir yaptırımdır. Söz konusu kesin süre izninin yalnızca gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde ve mahkeme takdirine bağlı olarak verilebileceği de aynı maddede düzenlenmiştir.

Uluslararası koruma statüsündeki yabancı avukat tutabilir mi?

6458 sayılı Kanun m. 81 uyarınca uluslararası koruma başvuru sahipleri ve statü sahibi kişiler, ücretleri kendilerince karşılanmak kaydıyla kanunun ilgili kısmındaki iş ve işlemler bakımından avukat tarafından temsil edilebilir. Ücret karşılama imkânı bulunmayanlar, aynı kapsamdaki başvurularda Avukatlık Kanunu'nun adli yardım hükümlerinden yararlanabilir. Bunların yanı sıra aynı madde çerçevesinde sivil toplum kuruluşlarından danışmanlık hizmeti alınabilir. Bu güvenceler kanunun ilgili kısmındaki iş ve işlemler bakımından tanınmıştır; genel yargı süreçleri için bu maddenin uygulanıp uygulanamayacağı madde metninden kesin biçimde söylenemez.

Adli yardım nedir ve yabancılar bu haktan yararlanabilir mi?

Avukatlık Kanunu m. 176'ya göre adli yardım, avukatlık ücretleri dahil yargılama giderlerini karşılayamayan kişilere avukatlık hizmetlerinin sağlanmasıdır. Bu tanım vatandaşlık koşuluna yer vermemektedir; ancak yabancıların bu haktan yararlanma koşullarına ilişkin ayrıntılı düzenlemeler ilgili diğer maddelerde yer alıyor olabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu