6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 375. maddesinin birinci fıkrası, yargılamanın iadesinin hangi sebeplerle istenebileceğini sayar. Bu sebeplerden (ı) bendi, ilk davada verilen hükmün kesinleşmesinin ardından, aynı taraflar, aynı konu ve aynı sebeple açılan ikinci davada önceki hükme aykırı bir karar verilmesini ve bu kararın da kesinleşmesini arar. İade talebi, birinci fıkrada gösterilen sebeplere dayanmalıdır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 375Kaynağı aç
Aykırı ikinci kesin hüküm
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 375/1-(ı), üç unsurun birlikte aranmasını gerektirir: tarafların aynı olması, davanın konusunun aynı olması ve sebebin aynı olması. Ayrıca ilk hüküm, ikinci davadan önce kesinleşmiş olmalı; ikinci davada verilen aykırı hüküm de kesinleşmelidir. Bu bentteki sebep, sayılan unsurların gerçekleşmesine bağlıdır.
Aynı maddenin (ğ) bendi ayrı bir sebeptir. Bu bentte, karara esas alınan bir hükmün kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması düzenlenir. (ğ) bendi, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada öncekine aykırı hüküm verilmesini düzenlemez. İki bentteki koşullar birbirinin yerine konulamaz.
Ceza mahkûmiyeti şartının kapsamı
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 375/2, kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti şartını yalnız birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllere bağlar. Yargılamanın iadesinin bu bentler bakımından istenebilmesi, sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararıyla belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Metin, bu şartı (ğ) veya (ı) bentlerine bağlamaz.
Mülga kanundaki karşılık
Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 445. maddesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş kararlar hakkında sayılan sebeplere dayanılarak iade-i muhakeme talep edilebileceğini düzenler. Bu metin mülga mevzuat olarak kayıtlıdır; güncel uygulanabilirlik bu kesitten çıkarılmaz.
1086 sayılı HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU m. 445 (1/2)Kaynağı aç
Mülga Kanun m. 445/10’a göre iade-i muhakeme sebebi, iki tarafı ve sebebi aynı olan davada yeni bir ilam verilmesini gerektirecek bir sebep yokken aynı mahkeme veya başka bir mahkemenin önceki ilama aykırı hüküm vermesi ve her iki ilamın kesinleşmesidir. Bu bentte Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 375/1-(ı)’daki konu unsuru ayrıca geçmez. Yürürlükteki bent taraf, konu ve sebep birliğini birlikte ararken mülga bentteki ifade taraf ve sebep birliğine yer verir; iki metin aynı sözcüklerle özdeşleştirilemez.
Mülga Kanun m. 445’e eklenen hükümde kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti şartı, birinci fıkranın 4, 5 ve 6. bentleriyle sınırlıdır. Aykırı ilamları düzenleyen 10. bent bu şarta bağlanmamıştır.
Mülga Kanun m. 450’ye göre, m. 445’teki 8, 9 ve 10. sebeplere dayalı iade-i muhakeme dilekçesi kabul edilirse ayrıca inceleme yapılmaksızın, yeniden incelenmesi talep edilen hükmün iptaline karar verilir. İptal, metindeki ifadeyle yeniden incelenmesi talep edilen hükme ilişkindir. Bu mülga düzenlemeden, Hukuk Muhakemeleri Kanunu bakımından aynı iptal sonucunun uygulanacağı sonucu çıkarılamaz.
1086 sayılı HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU m. 450 (1/2)Kaynağı aç
Farklı iade sebeplerinin ön incelemesi
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 375/1-(e), ifadesi karara esas alınan tanığın karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olmasını; m. 375/1-(h) ise lehine karar verilen tarafın karara tesir eden hileli bir davranışını ayrı sebepler olarak sayar. Bu sebepler, kesinleşmiş hükme aykırı ikinci kesin hüküm sebebini karşılamaz.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/488, K. 2025/2487Kaynağı aç
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 379/1-(c), ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığının kendiliğinden incelenmesini öngörür. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre koşullardan biri eksikse hâkim davayı esasa girmeden reddeder. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin E. 2025/488, K. 2025/2487 sayılı kararında yer alan ilk derece gerekçesinde istem, bu hüküm uyarınca yargılamanın iadesi şartları oluşmadığı için usulden reddedilmiştir.
Aynı kararda anlatılan olayda, yalan tanıklığın sabit olduğunu gösteren kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyeti bulunmadığı, tanığın müşteki sıfatıyla verdiği dilekçe üzerine başlayan soruşturmanın takipsizlikle sonuçlandığı ve m. 375/1-(e) ile (h) bentlerindeki sebeplerin gerçekleşmediği kabul edilmiştir. İlk derece kararındaki usulden ret isabetsiz görülmemiş ve istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Bu sonuç, yalan tanıklık ve hile iddialarının incelendiği olaya özgüdür; kesin hükme aykırı hüküm sebebine genel kural olarak taşınamaz.
Aynı sebep sayılmayan muvazaa türleri
Taraf muvazaası ile muris muvazaası tamamen ayrı hukuki nedenlere dayanan, sonuç ve hükümleri ayrı dava türleridir. Bu ayrım, iki davanın aynı dava sebebi olarak ele alınmasını gerektirmez.
Sık sorulan sorular
Aykırı ikinci hüküm hangi koşullarda iade sebebidir?
İlk hüküm kesinleştikten sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada öncekine aykırı hüküm verilmiş ve bu hüküm de kesinleşmişse Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 375/1-(ı) kapsamında yargılamanın iadesi talep edilebilir.
Karara esas hükmün kalkması aynı sebep midir?
Hayır. Karara esas alınan hükmün kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkması, m. 375/1-(ğ) bendinde ayrı bir sebep olarak düzenlenir ve aykırı ikinci hüküm sebebini karşılamaz.
Bu sebep için ceza mahkûmiyeti gerekir mi?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 375/2’deki kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti şartı (e), (f) ve (g) bentleriyle sınırlıdır; metin bu şartı (ı) bendine bağlamaz.
Yalan tanıklık iddiası her zaman esasa girilerek incelenir mi?
Hayır. İleri sürülen sebebin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığı kendiliğinden incelenir; koşullardan biri eksikse dava esasa girilmeden reddedilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

