Kazandırıcı Zamanaşımıyla Taşınır Mülkiyeti Kazanımı

by Avukat Erdal Ersoy
Kazandırıcı Zamanaşımıyla Taşınır Mülkiyeti Kazanımı

Taşınır Mülkiyetinin Zamanaşımı Yoluyla Kazanılmasının Koşulları

Taşınır bir malın mülkiyeti, Türk Medenî Kanunu'nun 777. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, başkasına ait eşyayı davasız ve kesintisiz olarak beş yıl boyunca iyiniyetle ve malik sıfatıyla fiili hakimiyetinde bulunduran kişi tarafından zamanaşımı yoluyla kazanılır. Bu yolla mülkiyet hakkının doğabilmesi için zilyedin malik olma iradesi taşıması, fiili hakimiyetin aralıksız sürmesi ve bu beş yıllık dönem içinde zilyet aleyhine herhangi bir dava açılmamış olması gerekir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 777Kaynağı aç
Madde 777- Başkasının taşınır bir malını davasız ve aralıksız beş yıl iyiniyetle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kimse, zamanaşımı yoluyla o taşınırın maliki olur. Zilyetliğin irade dışı kaybedilmesi hâlinde zilyet, bir yıl içinde eşyayı ele geçirir veya açacağı bir dava yoluyla onu yeniden elde ederse kazandırıcı zamanaşımı kesilmiş olmaz. Kazandırıcı zamanaşımı süresinin hesaplanmasında, kesilmesinde ve durmasında Borçlar Kanununun zamanaşımına ilişkin hükümleri kıyas yoluyla uygulanır. C. Kaybedilmesi

Zilyetliğin İrade Dışı Kaybedilmesi ve Sürenin Korunması

Eşya üzerindeki fiili hakimiyetin sona ermesi kural olarak zamanaşımı sürecini etkilese de zilyedin iradesi dışındaki kayıplar bakımından kanun koyucu hak kaybını önleyici özel bir düzenleme getirmiştir. Türk Medenî Kanunu'nun 777. maddesinin ikinci fıkrasına göre, zilyetliğin irade dışı kaybedilmesi hâlinde zilyet, bir yıl içinde eşyayı bizzat yeniden ele geçirir veya açacağı bir dava yoluyla geri alırsa kazandırıcı zamanaşımı kesintiye uğramaz.

Borçlar Kanunu Hükümlerinin Kıyasen Uygulanması

Taşınır mülkiyetinin zamanaşımıyla kazanılmasında sürenin hesaplanması, kesilmesi ve durmasına ilişkin kurallar bakımından Türk Medenî Kanunu'nun 777. maddesinin üçüncü fıkrası devreye girer. Bu hüküm uyarınca, zamanaşımı süresine ilişkin söz konusu hesaplama, kesilme ve durma durumlarında Borçlar Kanunu'nun zamanaşımını düzenleyen kuralları kıyas yoluyla tatbik edilir.

Emin Sıfatıyla Zilyetten Edinme ile Zamanaşımı İlişkisi

Malikin rızasıyla eşyayı elinde bulunduran kişiden ayni hak kazananların durumu Türk Medenî Kanunu'nun 988. maddesiyle güvenceye alınmıştır. Kendisine güvenilerek mal bırakılan zilyetten taşınır üzerinde iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı ayni hak devralan kimsenin kazanımı, devreden tarafın tasarruf yetkisi bulunmasa dahi korunur; dolayısıyla bu tür edinmelerde kazandırıcı zamanaşımı süresinin beklenmesine gerek kalmaksızın derhal iktisap sağlanır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 988Kaynağı aç
Madde 988- Bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden o şey üzerinde iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı aynî hak edinen kimsenin edinimi, zilyedin bu tür tasarruflarda bulunma yetkisi olmasa bile korunur. b. Kaybedilen veya çalınan eşya bakımından

İrade Dışı Elden Çıkan Taşınırlar ve Taşınır Davası

Eşyası çalınan, kaybolan ya da rızası dışında elinden çıkan önceki zilyet, Türk Medenî Kanunu'nun 989. maddesinin birinci fıkrası uyarınca o taşınırı fiilen elinde tutan herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açma hakkına sahiptir. Taşınırı iyiniyetle ve malik sıfatıyla elinde bulunduran kişi aleyhine bu beş yıllık yasal süre zarfında dava açılmadığı takdirde, Türk Medenî Kanunu'nun 777. maddesindeki koşullar dairesinde zamanaşımı yoluyla mülkiyet iktisap edilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 989Kaynağı aç
Madde 989- Taşınırı çalınan, kaybolan ya da iradesi dışında başka herhangi bir şekilde elinden çıkan zilyet, o şeyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açabilir. Bu taşınır, açık artırmadan veya pazardan ya da benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmiş ise; iyiniyetli birinci ve sonraki edinenlere karşı taşınır davası, ancak ödenen bedelin geri verilmesi koşuluyla açılabilir. Diğer konularda iyiniyetli zilyedin haklarına ilişkin hükümler uygulanır. c. Para ve hamile yazılı senetlerde

İrade dışı elden çıkmış eşyayı edinen iyiniyetli kişinin korunması amacıyla Türk Medenî Kanunu'nun 989. maddesinin ikinci fıkrasında özel bir denge öngörülmüştür. Buna göre söz konusu taşınır açık artırmadan, pazardan ya da benzeri eşya satan yerlerden iyiniyetle satın alınmışsa, iyiniyetli edinenlere karşı açılacak taşınır davasında malın iadesi ancak ödenen bedelin geri verilmesi şartıyla talep edilebilir.

Motorlu Araçlarda Mülkiyet İntikali ve Trafik Sicilinin Niteliği

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/1769 Esas ve 2023/3573 Karar sayılı ilamında yer verilen ilk derece mahkemesi gerekçesinde, trafiğe tescilli motorlu araçların mülkiyetinin noterde yapılan satış sözleşmesiyle geçtiği ve trafik sicilindeki tescil işleminin yenilik doğurucu nitelikte olmayıp açıklayıcı nitelik taşıdığı ifade edilmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1769, K. 2023/3573Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2023/1769 E.  ,  2023/3573 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki haciz şerhinin kaldırılması ve teminatın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı kurum tarafından dava dışı borçlu şirketten tahsil edilemeyen prim borçları nedeniyle şirketin yetkilisinden noter huzurunda 2009 yılında satın alınan aracın kaydına haciz şerhi konulduğunu, söz konusu haczin 27.04.2016 tarihinde tespit edildiğini, aracın davacı müvekkiline ait olduğunu, kurumdan haczin kaldırılması talep edildiği halde talebin haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek, hukuka aykırı red işleminin iptal edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; 7 günlük dava açma süresinin geçirildiğini, borcun prim borcuna dayandığını, trafik kaydında … adı göründüğünden haciz konulduğunu, işlemin usulüne uygun olduğunu savunarak, davanın reddi ile %10 oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; trafiğe tescilli motorlu araçların mülkiyetinin noterde yapılan satış sözleşmesi ile karşı tarafa geçeceği, trafik kaydındaki satış işleminin yenilik doğurucu nitelikte bir işlem olmayıp açıklayıcı özelliğinin olduğu, satış ile mülkiyet davacıya geçtiğine göre trafik kaydına dayanılarak araca haciz uygulanmasının hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, dava konusu araç üzerindeki haciz şerhinin kaldırılmasına ve teminatın davacıya iadesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili; şirketin borcu için trafik kaydının kayıtlı olduğu … adına kayıtlı araca haciz şerhi uygulandığını, davacı her ne kadar aracı teslim aldığını iddia etse de şirketin yönetim kurulu üyesi olan … ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihte aracın adı geçen adına kayıtlı olduğunu, davacının ruhsatı teslim almayıp kayıtları da güncellemediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ile önceki malik arasında … 12. Noterliğinde 01.07.2009 tarihli ve 25956 yevmiye ile gerçekleşen satış üzerine mülkiyetin davacıya geçtiği ancak ruhsat kaydına işlenmediği, İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; her ne kadar araca ilişkin 01.07.2009 tarihinde noterden satış yapılmış ise de ruhsat alınmadığından kurumun bu durumu bilmesinin mümkün olmadığını, ödeme emri tebliğ edildikten sonra yapılan sorgulama sonucunda araca haciz konulduğunu, davanın açılmasına davacının sebebiyet vermesi nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun (6183 sayılı Kanun) kapsamında davacıya noterde satışı yapılan araç üzerine konulan haczin kaldırılması ve teminatın iadesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6183 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesi, 2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20 nci maddesi. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, davacının süresi içinde kuruma başvurmasına ve istinaf aşamasında ileri sürülmeyen itirazların temyiz aşamasında ileri sürülmesi halinde incelenmesinin mümkün olmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Taşınır mülkiyeti zamanaşımı yoluyla ne kadar sürede kazanılır?

Türk Medenî Kanunu'nun 777. maddesi uyarınca başkasına ait taşınır bir malı davasız, kesintisiz, iyiniyetle ve malik sıfatıyla beş yıl elinde bulunduran kişi eşyanın mülkiyetini zamanaşımıyla kazanır.

Zilyetliğin irade dışı kaybedilmesi zamanaşımını sona erdirir mi?

Türk Medenî Kanunu'nun 777. maddesinin ikinci fıkrası gereğince zilyet, rızası dışında elinden çıkan eşyayı bir yıl içinde fiilen geri alır veya açacağı dava ile yeniden elde ederse kazandırıcı zamanaşımı kesilmez.

Pazardan iyiniyetle satın alınan eşya bedelsiz geri istenebilir mi?

Türk Medenî Kanunu'nun 989. maddesinin ikinci fıkrası gereğince pazar, açık artırma veya benzeri eşya satan yerlerden iyiniyetle edinilen taşınırlar için dava açıldığında eşyanın iadesi ancak ödenen bedelin geri verilmesi koşuluyla istenebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu