Kat Maliklerine ve Apartman Sakinlerine Tebligat Nasıl Yapılır?

by Avukat Erdal Ersoy
Kat Maliklerine ve Apartman Sakinlerine Tebligat Nasıl Yapılır?

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun Ek 1. maddesi, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun uygulandığı taşınmazlarda bağımsız bölümde bizzat oturmayan kat maliklerine yönelik bildirim süreçlerini hızlandırmak, apartman yönetimini işlevsel kılmak ve ortak giderlerin tahsilini kolaylaştırmak amacıyla özel bir tebligat usulü düzenlemiştir. Kat mülkiyetine tabi binalarda yapılacak tebligatlarda kat malikinin bağımsız bölümü fiilen kullanıp kullanmadığı ve apartman yöneticisine yazılı bir adres bildirip bildirmediği dikkate alınır.

Bağımsız Bölümde Bizzat Oturan Kat Malikine Tebligat Usulü

Kat maliki mülkiyetinde bulunan bağımsız bölümde bizzat oturuyorsa tebligat bu adrese yapılır veya kat malikine elden teslim edilir. Tebliğ yapılamaması yahut kat malikinin tebliğden veya imzadan imtina etmesi halinde bu durum bir tutanakla tespit edilir. Tebligat evrakının bir örneği apartman ilan panosuna asılır ve bu işlemin yapılmasıyla birlikte tebligat kat malikine yapılmış sayılır.

Bağımsız Bölümde Oturmayan Kat Malikinin Adres Bildirme Yükümlülüğü

Bağımsız mülkiyetinde bizzat ikamet etmeyen kat maliki, apartman yönetimine ve ortak giderlere ilişkin tebligatlar için geçerli olmak üzere Türkiye sınırları içinde bir adresini apartman yöneticisine yazılı olarak bildirmekle yükümlüdür. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ortak taşınmazda oturmayan bağımsız bölüm sahiplerinin bu bildirim yükümlülüğünü en geç üç ay içinde yerine getirmeleri öngörülmüştür. Yöneticiye yazılı tebligat adresi bildirildiğini kanıtlama külfeti kat malikine aittir; bununla birlikte bildirimin her türlü delille ispatlanabileceği yönünde değerlendirmeler de bulunmaktadır.

7201 sayılı TEBLİGAT KANUNU m. Ek Madde 1Kaynağı aç
Ek Madde 1 – (6/6/1985 – 3220 sayılı Kanunun 20 nci maddesi gelen numarasız ek madde olup teselsül için numaralandırılmıştır.) Kat Mülkiyeti Kanununun uygulandığı hallerde, ortak taşınmazda oturmayan her bağımsız bölüm sahibi, apartman yönetimi ve ortak giderler ile ilgili tebligat yönünden geçerli olmak üzere, Türkiye'de bir adresini yöneticiye yazılı olarak bildirmek zorundadır. Apartman yönetimi ve ortak giderler ile ilgili tebligatlar bu adrese yapılır. Bağımsız bölüm sahibinin adres bildirmemesi veya yazılı olarak bildirdiği adrese tebligat yapılamaması hallerinde, bundan sonraki bütün tebligatlar, o kişiye ait bağımsız bölümde fiilen oturana yapılır. Tebligatın bir örneği apartman girişinde bulundurulacak ilan tahtasına asılır. Bağımsız bölümde fiilen oturana bu şekilde yapılacak tebligat, bağımsız bölüm sahibine yapılmış sayılır. (Ek: 19/3/2003-4829/17 md.) Bağımsız bölümde fiilen oturan yoksa ilân tahtasına asılan tebligat örneği bağımsız bölüm sahibine yapılmış sayılır. Elektronik tebligat adresinin oluşturulması:

Adres Bildirilmemesi veya Bildirilen Adrese Tebligat Yapılamaması

Kat malikinin yöneticiye yazılı bir tebligat adresi bildirmemesi veya bildirilen adrese tebligat yapılamaması durumunda, bundan sonraki bütün tebligatlar o bağımsız bölümde fiilen oturmakta olan kişiye yapılır. Tebligatın bir örneği bina girişinde bulundurulan ilan tahtasına asılır. Bağımsız bölümde fiilen oturana bu usulle yapılan tebligat, bağımsız bölüm sahibine yapılmış kabul edilir.

Bağımsız bölümde fiilen ikamet eden kişinin tebligatı almaktan yahut imzadan kaçınması halinde bu durum tutanakla tespit edilir ve tebligatın bir örneği ilan panosuna asılarak bildirim kat malikine yapılmış sayılır. Bağımsız bölümde fiilen oturan kimse bulunmuyorsa ilan tahtasına asılan tebligat örneği bağımsız bölüm sahibine yapılmış sayılır.

Bağımsız Bölümün Devredilmiş Olması Hali

Kat malikinin dava açılmasından önce bağımsız bölümünü devretmiş olması durumunda Tebligat Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca kendisine tebligat yapılamayacağı kabul edilmektedir.

İcra Takipleri ve Yargılamada Ek 1. Maddenin Uygulama Alanı

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun Ek 1. maddesi yalnızca apartman yönetimine ve ortak giderlere ilişkin bildirimlerin yapılmasına özgülenmiştir; bu düzenleme yargılamaya ilişkin tebligatları kapsamaz. İcra takiplerinde borçlu site sakinine ödeme emri tebliğ edilirken bu özel usule dayanılamaz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2014/33933 Esas ve 2015/7712 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, icra takibinde ödeme emrinin Ek 1. maddeye göre yapılması usulsüzdür ve usulsüz tebligatta muhatabın öğrenme tarihi esas tebliğ tarihi sayılır. Öte yandan icra müdürlüğünün bu maddeye göre tebligat talebini reddetmesi halinde icra mahkemesine şikayet yoluna başvurulabileceğini savunan görüşler bulunsa da yüksek mahkeme içtihadı uyarınca icra takiplerinde genel tebligat usullerine uyulması zorunludur.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/33933, K. 2015/7712Kaynağı aç
12. Hukuk Dairesi         2014/33933 E.  ,  2015/7712 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı Site Yönetimi vekili tarafından aidat borçlarına dayanılarak site sakini borçlu aleyhine yapılan ilamsız takipte; Örnek No: 7'ye göre çıkarılan ödeme emrinin bila tebliğ iadesi üzerine, alacaklı vekilinin talebi ile borçluya 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun Ek 1. maddesine göre tebligat yapıldığı, borçlu vekilinin usulsüz tebligat şikayeti ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür. 7201 Sayılı Tebligat Yasası'nın Ek 1. maddesinde sadece apartman yönetimi ve ortak giderler ile ilgili tebligatların yapılmasına dair usul düzenlemiş olup, bu madde hükümleri icra takiplerinde yapılacak tebligatları ve yargılamaya ilişkin tebligatları kapsamaz. Somut olayda; ödeme emrinin yukarıda sözü edilen açıklamalar dikkate alındığında yöntemince tebliğ edilmediği ve bu suretle borçlunun itiraz hakkının kısıtlandığı anlaşılmakla, borçlu tarafından usulsüz tebligatın öğrenilme tarihinin ıttıla tarihi olarak kabulü ve tebliğ tarihinin 18.07.2014 tarihi olarak düzeltilmesi gerekli iken, mahkemece yazılı gerekçe ile şikayetin reddine karar vermesi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Kat Malikleri Kurulu Toplantı Çağrılarına İtiraz ve İptal Davası Süreleri

Kat malikleri kurulu toplantı duyurusunu bizzat almış olan kat maliki, diğer kat maliklerine yapılan bildirimlerin usulsüzlüğünü ileri süremez. Toplantı çağrısını alıp toplantıya bizzat katılan bir kişinin daha sonra toplantıyı terk etmiş olması da çağrının usulsüz yapıldığı iddiasını ileri sürme imkanı tanımaz.

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 2014/916 Esas ve 2014/3265 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, kat malikleri kurulu olağanüstü toplantısına usulüne uygun toplantı çağrı belgesi tebliğ edilmemiş olsa dahi toplantıya katılan kat maliki bu tebligat usulsüzlüğünden söz ederek toplantının iptalini isteyemez ve olağanüstü toplantıya katılan kişi şekil eksikliği gerekçesiyle iptal davası açamaz. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 33. maddesi uyarınca kurulda alınan ve yok hükmünde olmayan kararların iptali için toplantıya katılıp aykırı oy kullanan kat malikinin karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan kat malikinin ise kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her hâlde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde dava açması gerekir.

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/916, K. 2014/3265Kaynağı aç
18. Hukuk Dairesi         2014/916 E.  ,  2014/3265 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İskenderun 2. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/03/2013 NUMARASI : 2012/27-2013/317 Dava dilekçesinde, 18.06.2010 tarihli kat malikleri kurul kararının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, 18.06.2010 tarihinde yapılan toplantının olağanüstü toplantı olup müvekkiline 15 gün önceden hiçbir bildirim yapılmadığını, vekili aracılığı ile kullanılan oyların oy sayısının %5'inin geçilmiş olduğunu ileri sürerek, anılan kararın mutlak butlan ile hükümsüz olması nedeniyle iptali istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. İptali istenen kat malikleri toplantısının olağanüstü toplantı olduğu, davacıya usulüne uygun toplantı çağrı belgesi tebliğ edilmemiş olsa bile toplantıya katılmış olması nedeniyle bu usulsüzlükten söz edilerek toplantının iptalini isteyemeyeceği, bu toplantıda alınan kararın projede mevcut asansörün yapım masraflarının toplanmasına ilişkin olup yok hükmünde bir karar olmadığından Kat Mülkiyeti Yasası'nın 33. maddesi gereğince kurul toplantısına katılan ancak 32 nci madde hükmü gereğince aykırı oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan her kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde dava açması gerektiğinden, davacının bu süreler geçtikten sonra 11.01.2012 tarihinde bu davayı açmış olması nedeniyle hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bağımsız bölümde oturmayan kat malikine tebligat nasıl yapılır?

Bağımsız bölümünde oturmayan malik Türkiye'de bir adresini yöneticiye yazılı olarak bildirir ve tebligat buraya yapılır; adres bildirilmemiş veya adrese ulaşılamamışsa bağımsız bölümde fiilen oturana tebliğ yapılarak bir örneği ilan tahtasına asılır, daire tamamen boşsa ilan tahtasına asılmasıyla tebligat tamamlanır.

Kat maliki veya fiilen oturan kişi tebligatı almaktan kaçınırsa ne olur?

Kat maliki veya dairede fiilen ikamet eden kişi tebliğden yahut imzadan kaçındığında bu durum tutanakla tespit edilir ve tebligat evrakının bir örneği bina ilan tahtasına asılarak tebliğ işlemi yapılmış sayılır.

İcra ödeme emri apartman panosuna asılarak kat malikine tebliğ edilebilir mi?

İcra takiplerinde ödeme emrinin Tebligat Kanunu Ek 1. maddesine dayanılarak ilan tahtasına asılması usulsüz kabul edilir; bu usulsüz tebligatta muhatabın işlemi fiilen öğrendiği tarih tebliğ tarihi sayılır.

Toplantıya katılan kat maliki tebligat eksikliğini ileri sürebilir mi?

Olağanüstü toplantıya katılan kat maliki çağrı belgesi usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesiyle toplantının iptalini isteyemez; toplantı duyurusunu bizzat almış olan kat maliki ise diğer kat maliklerine yapılan bildirimlerin usulsüzlüğünü ileri süremez.

Kat malikleri kurulu kararının iptali davası hangi sürede açılır?

Yok hükmünde olmayan kurul kararlarının iptali için toplantıya katılıp aykırı oy kullanan kat malikinin karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan kat malikinin ise kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her hâlde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde dava açması gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu