Kasten Yaralama Suçunun Tanımı ve Temel Cezası
Kasten yaralama, failin bilerek ve isteyerek bir başkasının vücuduna acı vermesi veya kişinin sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına sebebiyet vermesidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bu fiili işleyen kimse bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile yaptırıma bağlanır. Günlük yaşamda anlık bir öfkeyle sergilenen bedensel müdahaleler, bu temel ceza normu kapsamında yargılamaya konu edilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 86Kaynağı aç
Basit Tıbbi Müdahale ile Giderilebilen Yaralamalar
Gerçekleştirilen eylemin mağdur üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif kalması durumunda Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin 2. fıkrası uygulanır. Bu nitelikteki eylemlerde fail hakkında mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Kanun koyucu, suçun kadına karşı işlenmesi durumunda ise cezanın alt sınırının dokuz aydan az olamayacağını öngörmüştür.
Basit tıbbi müdahale sınırları içinde kalan kasten yaralama fiilleri takibi şikâyete bağlı suçlar arasında yer alır; bu sebeple mağdurun şikâyetçi olmaması veya şikâyetinden vazgeçmesi durumunda kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak eylemin silahtan sayılan bir aletle gerçekleştirilmesi halinde fiil basit yaralama vasfını aşarak şikâyetten vazgeçmeyle davanın düşürülemeyeceği bir nitelik kazanır. Benzer şekilde yaralama neticesinde kemik kırığı oluşması veya yüzde sabit iz kalması gibi durumlarda da suç basit yaralama kapsamında değerlendirilemez ve şikâyet yokluğu gerekçesiyle kamu davası düşürülemez.
İhmali Davranışla Kasten Yaralama ve Nedensellik Bağı
Kasten yaralama suçu yalnızca icrai bir hareketle değil, hukuki yükümlülük altındaki kişinin hareketsiz kalması suretiyle de oluşabilir. Türk Ceza Kanunu'nun 88. maddesinin 1. fıkrasına göre yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi durumunda verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir; bu hükmün değerlendirilmesinde kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin kanuni koşullar dikkate alınır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 88Kaynağı aç
İhmali bir eylem sebebiyle ceza sorumluluğunun doğabilmesi için failin doğrudan, olası veya ihmali davranışla oluşan kastının somut olayda ispatlanması gerekir. İşyerinde tedbir alma yükümlülüğüne aykırılık gibi hallerde hukuki sorumluluk bulunsa dahi kast unsuru kanıtlanamadığı sürece bu suçtan mahkumiyet kurulamaz. Bunun yanı sıra, meydana gelen netice ile failin davranışı arasındaki nedensellik bağının olaya sonradan dahil olan kişilerin ihmalleri veya müdahaleleriyle kesildiği durumlarda faile kusur atfedilemez.
Cezasızlık Sebepleri ve Haksız Tahrik İndirimi
Hukuk düzeni, belirli koşulların varlığı halinde bedensel bütünlüğe yapılan müdahaleleri hukuka uygun kabul eder. Türk Ceza Kanunu'nun 25. maddesinin 1. fıkrası gereğince, gerek kişinin kendisine gerek bir başkasına ait hakka yönelmiş, gerçekleşen veya tekrarı muhakkak haksız bir saldırıyı hal ve koşullara göre orantılı biçimde defetmek amacıyla işlenen fiiller meşru savunma kabul edilir ve faile ceza verilmez. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, ağır ve muhakkak bir tehlikeden korunmak veya başkasını kurtarmak amacıyla orantılı biçimde işlenen eylemlerde de ceza sorumluluğu doğmaz. Ayrıca kanunun 26. maddesi kapsamında hakkını kullanan ya da kişinin mutlak tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin açıkladığı rıza sınırında kalan fiillerden dolayı ceza tayin edilemez.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 25Kaynağı aç
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 26Kaynağı aç
Fiilin haksız bir hareketin uyandırdığı öfke neticesinde işlendiği hallerde ise ceza indirimi tatbik edilir. Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesinin 1. fıkrasına göre haksız bir eylemin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen failin cezasında dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirim yapılır. Kavgada veya olay anında ilk haksız hareketin hangi tarafça başlatıldığının belirlenemediği durumlarda, orantılılık gereği haksız tahrik indiriminin alt sınır olan dörtte bir oranında uygulanması esastır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 29Kaynağı aç
Dava Zamanaşımı ve Kanun Yolu Denetimi
Kasten yaralama suçlarında kamu davasının ne kadar süre içinde açılabileceği ve takip edilebileceği Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesinde düzenlenmiştir. Kanunun 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda kamu davası sekiz yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Bu kural, temel kasten yaralama ve basit tıbbi müdahale gerektiren hafif yaralama hallerinde uygulama alanı bulur.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
Yargılama neticesinde verilen kararların kanun yolu denetiminde ise Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendi önem taşır. İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz kanun yoluna başvurulamaz; bu nitelikteki kararlar istinaf aşamasında kesinleşir.
Kasten yaralama suçunun kanuni cezası ne kadardır?
Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilemeyen temel kasten yaralama suçunun cezası Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıdır.
Hafif yaralamada mağdur şikâyetinden vazgeçerse ne olur?
Eylem silahtan sayılan bir vasıtayla işlenmemişse veya kemik kırığı gibi ağır sonuçlar doğurmamışsa, mağdurun şikâyetten vazgeçmesi durumunda kamu davası düşürülür.
Öfke ve tahrik altında işlenen yaralamada ceza indirilir mi?
Haksız bir eylemin oluşturduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisiyle suç işlenmesi durumunda Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesi gereğince failin cezasında dörtte birden dörtte üçe kadar indirim yapılabilir.
Kasten yaralama suçunda dava zamanaşımı süresi ne kadardır?
Üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis veya adli para cezasını gerektiren kasten yaralama suçlarında Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca dava zamanaşımı sekiz yıldır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

