Kasko Sigortasında Alkol İddiası ve Pert Araç Tazminatı

by Avukat Erdal Ersoy
Kasko Sigortasında Alkol İddiası ve Pert Araç Tazminatı

Kasko Sözleşmesinde Alkol İddiası ve İlliyet Bağı İlkesi

Motorlu araç kasko poliçelerinde sürücünün alkollü olması kural olarak teminat dışı kabul edilmekle birlikte, sigorta şirketinin hasar bedelini ödemekten kaçınabilmesi için alkol kullanımı ile kaza arasında illiyet bağının bulunması gerekir. Sürücünün alkollü olması tek başına tüm sigorta haklarını ortadan kaldırmaz; sigortacının hasar ödemesini reddedebilmesi için kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğini somut delillerle ispatlaması zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda mahkemelerce yaptırılacak teknik bilirkişi incelemesi belirleyici rol oynar. Zorunlu trafik sigortası kazada zarar gören üçüncü kişilerin kayıplarını teminat altına alırken, kasko sigortasında sigortalının kendi aracında oluşan maddi hasar değerlendirilir ve tarafların kusur durumu ile poliçe kapsamı birlikte incelenir.

Meydana gelen kaza sonrasında alkol raporu düzenlenememişse veya sürücünün alkollü olduğu kanıtlanamamışsa, sürücünün alkollü araç kullandığı varsayılamaz ve sigorta kuruluşu hasar ödemesinden bu gerekçeyle kaçınamaz. Kazanın tamamen karşı tarafın kusurundan kaynaklandığının tespit edildiği hallerde ise sürücü alkollü bulunsa dahi kasko tazminatı talebinin reddedilmesi mümkün değildir.

Pert Araçlarda Maddi Zararın Belirlenmesi

Aracın tam hasara uğrayarak pert hale gelmesi durumunda tazminat hesabı serbest piyasa koşullarına göre gerçekleştirilir. Mahkemece yalnızca onarım faturaları dikkate alınmaz; ekspertiz raporu doğrultusunda aracın piyasa rayiç değeri tespit edilir. Tespit edilen rayiç değerden, aracın hasarlı haldeki enkaz bedeli olan sovtaj miktarı düşülür ve kalan fark gerçek maddi zarar olarak kabul edilir. Sovtaj bedeli mahsup edilmeksizin sadece rayiç değer üzerinden tazminat belirlenemez.

Alkollü Araç Kullanımının Tespiti ve Sorumluluk Kapsamı

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 48 uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı madde almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır; kandaki alkol miktarının tespiti kolluk kuvvetlerince teknik cihazlar vasıtasıyla yapılır. Yaralanmalı, ölümlü veya kollukça müdahil olunan maddi hasarlı trafik kazalarında sürücülerin bu muayeneye tabi tutulması kanunen zorunludur. Teknik cihazla ölçüme itiraz eden veya ölçüme müsaade etmeyen sürücüler sağlık kuruluşlarına götürülerek kan, tükürük veya idrar örnekleri üzerinden tahlil yapılır. Kazada sürücünün hayatını kaybetmesi ya da cihaza üfleyemeyecek derecede yaralanmış olması durumunda da aynı usulle ilgililerden biyolojik örnekler alınarak alkol tespiti sağlanır.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 48Kaynağı aç
Madde 48 – (Değişik: 24/5/2013 – 6487/19 md.) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır. Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar/test kitleri kullanılır.[42] Kişinin yaralanmalı veya ölümlü ya da kollukça müdahil olunan maddi hasarlı trafik kazasına karışması hâlinde, ikinci fıkrada belirtilen muayeneye tabi tutulması zorunludur. Teknik cihaz ile yapılan ölçüme itiraz eden veya bu cihaz ile ölçüm yapılmasına müsaade etmeyen bu sürücüler, en yakın adli tıp kurumuna veya adli tabipliğe veya Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşlarına götürülerek uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da alkol tespitinde kullanılmak üzere vücutlarından kan, tükürük veya idrar gibi örnekler alınır. Bu işlem bakımından 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 75 inci maddesi hükümleri, beşinci fıkrası hariç olmak üzere uygulanır. Trafik kazası sonucunda kişinin ölmesi veya teknik cihaza üfleyemeyecek kadar yaralanmış olması hâlinde, üçüncü fıkra hükümlerine göre bu kişilerden kan, tükürük veya idrar gibi örnekler alınır. Yapılan tespit sonucunda, 0.50 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler hakkında, fiili bir suç oluştursa bile, 25.000 Türk lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi altı ay süreyle geri alınır. Hususi otomobil dışındaki araçları alkollü olarak kullanan sürücüler bakımından promil alt sınırı 0.21 olarak uygulanır. Alkollü olarak araç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınan kişiye, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde; ikinci defasında 50.000 Türk lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri iki yıl süreyle, üç veya üçten fazlasında ise, 150.000 Türk lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri her seferinde beşer yıl süreyle geri alınır. Sürücü belgelerinin herhangi bir nedenle geçici olarak geri alınmış olması hâlinde belirtilen süreler, geçici alma süresinin bitiminde başlar.[43] Yapılan tespit sonucunda, 1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır. Hususi otomobil sürücüleri bakımından 0.50 promilin, diğer araç sürücüleri bakımından 0.20 promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin trafik kazasına sebebiyet vermesi hâlinde, ayrıca Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır. (Değişik sekizinci fıkra:12/2/2026-7574/12 md.) Uyuşturucu veya uyarıcı madde aldığı tespit edilen sürücülere 150.000 Türk lirası idari para cezası uygulanır ve sürücü belgesi iptal edilir. Bu kişiler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu hükümleri uygulanır. Bu fıkra kapsamında sürücü belgesi iptal edilenlerin tekrar sürücü belgesi alabilmeleri için sürücü kurslarına devam etmeleri ve yapılan sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları gerekir. Bu kişilerin sürücü kurslarında eğitime başlayabilmeleri için; belgenin iptal edildiği tarihten itibaren en az beş yıl geçmiş olması, bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması, sürücülerin psiko-teknik değerlendirmeden geçmesi ve resmî sağlık kurumlarından sürücülüğe engel hâli bulunmadığını gösteren sağlık kurulu raporunun sürücü kursuna ibrazı zorunludur. (Değişik dokuzuncu fıkra:12/2/2026-7574/12 md.) Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığının ya da alkolün kandaki miktarının kolluk tarafından tespit edilmesi için ölçüm yaptırmayan sürücülere 150.000 Türk lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi beş yıl süreyle geri alınır. Sürücünün uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığından şüphe edilmesi hâlinde 5271 sayılı Kanunun adli kolluğa ilişkin hükümleri uygulanır. Alkollü olarak araç kullanması nedeniyle son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde sürücü belgeleri ikinci defa geri alınan sürücüler Sağlık Bakanlığınca, usul ve esasları İçişleri, Millî Eğitim ve Sağlık bakanlıklarınca çıkarılacak yönetmelikte gösterilen sürücü davranışlarını geliştirme eğitimine; üç veya üçten fazla geri alınan sürücüler ise psiko-teknik değerlendirmeye ve psikiyatri uzmanının muayenesine tabi tutulurlar. (Değişik onikinci fıkra:12/2/2026-7574/12 md.) Sürücü belgelerinin geçici geri alma ve iptal işlemleri bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler tarafından yapılır. (Değişik onüçüncü fıkra:12/2/2026-7574/12 md.) Bu madde hükümlerine göre geçici olarak geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için ilgili kişi hakkında bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şarttır. (Ek fıkra:12/2/2026-7574/12 md.) Beşinci veya dokuzuncu fıkraların sürücülerce; 4925 sayılı Kanun, 5216 sayılı Kanun ve 5393 sayılı Kanun kapsamında yük ve yolcu taşımacılığı yapılan araçları kullanırken son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde toplamda üç defa ihlal edilmesi halinde sürücünün sürücü belgesi iptal edilir. Bu fıkra kapsamında sürücü belgesi iptal edilenlerin tekrar sürücü belgesi alabilmeleri için sürücü kurslarına devam etmeleri ve yapılan sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları gerekir. Bu kişilerin sürücü kurslarında eğitime başlayabilmeleri için; belgenin iptal edildiği tarihten itibaren iptal nedenlerinde yer alan geri alma süreleri kadar zamanın geçmiş olması, bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması, sürücülerin psiko-teknik değerlendirmeden geçmesi ve resmî sağlık kurumlarından sürücülüğe engel hâli bulunmadığını gösteren sağlık kurulu raporunun sürücü kursuna ibrazı zorunludur. Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin tespiti için kullanılacak teknik cihazların/test kitlerinin sahip olacağı asgari koşullar ile diğer usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir.[44] Taşıt kullanma sürelerine uyma zorunluluğu:

Alkol oranı 0.50 promilin üzerinde bulunan ve kazaya etkisi tespit edilen sürücü bilinçli taksir hükümleri kapsamında cezai ve hukuki sorumluluk altına girer. Kazanın yalnızca yol kusurundan veya diğer aracın hatasından kaynaklandığı kanıtlandığında ise idari yaptırım uygulanması söz konusu olur. Trafik kazası sonucunda taksirle bir insanın ölümüne sebebiyet verilmesi durumunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 85/1 uyarınca fail hakkında iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Fiilin birden fazla insanın ölümüne veya bir veya birden fazla kişinin ölümüyle birlikte başkalarının yaralanmasına yol açması halinde ise aynı Kanun'un 85/2 maddesi uyarınca iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 85Kaynağı aç
Madde 85- (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.[35] İKİNCİ BÖLÜM Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar Kasten yaralama[36][37]

Zamanaşımı Süreleri ve Yargılama Usulü

Kasko poliçesinden doğan alacak ve tazminat taleplerinde zamanaşımı süreleri kanunla belirlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1420 gereğince, sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Kanunun 1482 nci maddesi hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler ise her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmesiyle zamanaşımına tabi olur.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 1420Kaynağı aç
MADDE 1420- (1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır. III – Tarafların borç ve yükümlülükleri 1. Sigortacının borç ve yükümlülükleri a) Rizikoyu taşıma yükümlülüğü aa) Genel olarak

İlk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulduğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 355 uyarınca bölge adliye mahkemesi incelemesini dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yürütür; kamu düzenine aykırılık halleri ise kendiliğinden dikkate alınır. Temyiz incelemesinde 6100 sayılı Kanun m. 369/1 uyarınca Yargıtay tarafların ileri sürdüğü sebeplerle bağlı kalmaksızın kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü hususları resen inceleyebilir. 6100 sayılı Kanun m. 370/1 gereğince Yargıtay onama kararında onadığı hükmün hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini açıklamak zorundadır. Verilen bozma ve onama kararları aynı Kanun m. 372/1 uyarınca mahkeme yazı işleri müdürü tarafından derhal taraflara tebliğ edilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 355Kaynağı aç
MADDE 355- (1) İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir. Duruşma yapılması ve karar verilmesi[50]
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 369Kaynağı aç
MADDE 369- (1) Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir. (2) Yargıtay temyiz incelemesini dosya üzerinde yapar. Ancak, tüzel kişiliğin feshine veya genel kurul kararlarının iptaline, evlenmenin butlanına veya iptaline, boşanma veya ayrılığa, velayete, soybağına ve kısıtlamaya ilişkin davalarla miktar veya değeri altmışbin Türk Lirasını aşan alacak ve ayın davalarında taraflardan biri temyiz veya cevap dilekçesinde duruşma yapılmasını talep etmiş ise Yargıtayca bir gün belli edilerek taraflara usulen davetiye gönderilir. Tebliğ tarihi ile duruşma günü arasında en az iki hafta bulunması gerekir; taraflar gelmişlerse bu süreye bakılmaz. Tebligat gideri verilmemişse duruşma talebi dikkate alınmaz. Duruşma giderinin eksik ödenmiş olduğu anlaşılırsa, dairenin başkanı tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde duruşma talebinden vazgeçilmiş sayılacağı, duruşma isteyene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde giderler tamamlanmadığı takdirde, Yargıtay incelemesini dosya üzerinde yapar.[60] (3) Altmışbin Türk Liralık duruşma sınırının belirlenmesinde 362 nci maddenin ikinci fıkrası kıyas yoluyla uygulanır.60 (4) Yargıtay, ikinci fıkra hükmü ile bağlı olmaksızın, bilgi almak üzere resen de duruşma yapılmasına karar verebilir. (5) Duruşma günü belli edilen hâllerde Yargıtay, tarafları veya gelen tarafı dinledikten sonra, taraflardan hiçbiri gelmemiş ise dosya üzerinde inceleme yaparak kararını verir. (6) Duruşma günü kararı verilemeyen işlerin en geç bir ay içinde karara bağlanması zorunludur. (7) Kanunda ivedi olduğu bildirilen dava ve işlere ait temyiz incelemesi öncelikle yapılır. Onama kararları
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 370Kaynağı aç
MADDE 370- (1) Yargıtay, onama kararında, onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır. (2) (Değişik: 31/3/2011-6217/29 md.) Temyiz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı bozulması gerektiği ve kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde Yargıtay, kararı düzelterek onayabilir. Esas yönünden kanuna uygun olmayan kararlar ile hâkimin takdir yetkisi kapsamında karara bağladığı edalar hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz. (3) Tarafların kimliklerine ait yanlışlıklarla, yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıkları hakkında da bu hüküm uygulanır. (4) Karar, usule ve kanuna uygun olup da gösterilen gerekçe doğru bulunmazsa, gerekçe değiştirilerek ve düzeltilerek onanır. Bozma sebepleri
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 372Kaynağı aç
MADDE 372- (1) Yargıtayın bozma kararları ile onama kararları mahkeme yazı işleri müdürü tarafından derhâl taraflara tebliğ edilir. (2) Tebliğ giderleri, temyiz dilekçesiyle birlikte, temyiz talebinde bulunandan peşin olarak alınır. Bu giderlerin ödenmemesi hâlinde 344 üncü madde hükmü uygulanır. Bozmaya uyma veya direnme[61]
Kazada alkol raporunun alınamamış olması kasko ödemesini engeller mi?

Kazanın ardından alkol raporu düzenlenememişse veya sürücünün alkollü olduğu hukuken kanıtlanamamışsa sürücünün alkollü olduğu varsayılamaz ve sigortacı hasar bedelini ödemekten kaçınamaz.

Karşı tarafın tam kusurlu olduğu kazada alkollü sürücü kasko tazminatı alabilir mi?

Trafik kazasının tamamen karşı tarafın kusuru sonucu meydana geldiğinin ispatlandığı durumlarda, sürücü alkollü bulunsa dahi kasko tazminatı talebi reddedilemez.

Pert olan aracın tazminat hesabı nasıl yapılır?

Pert araçlarda hasar miktarı belirlenirken aracın piyasa rayiç değerinden hasarlı enkaz niteliğindeki sovtaj bedeli indirilir ve aradaki fark gerçek maddi zarar olarak tazminata esas alınır.

Sigorta şirketi alkol iddiasıyla kasko ödemesini hangi şartla reddedebilir?

Kasko hasar talebinin reddedilebilmesi için sigorta şirketinin kazanın münhasıran alkolün etkisinde meydana geldiğini somut delillerle ve teknik bilirkişi raporuyla ispatlaması gerekir.

Kasko poliçesinden doğan alacaklarda zamanaşımı süresi ne kadardır?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1420 uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan istemler muacceliyet tarihinden itibaren iki yıl, sigorta tazminatı ve bedeli talepleri ise rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu