Karşılıksız Çek Düzenleme Suçu ve Yasal Yaptırımlar
5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, üzerinde yazılı düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilen çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında hamilin şikâyeti üzerine her bir çek için bin beş yüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Kanun gereğince belirlenecek adli para cezası çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz. Yargılama sırasında mahkemece resen koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir; mahkûmiyet hâlinde de bu yasağa veya yasağın devamına hükmedilir. Karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda söz konusu yasak hem çek hesabı sahibi tüzel kişi hem de yönetim organı ve ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanır.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2020/3159, K. 2020/13818Kaynağı aç
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/694, K. 2025/6966Kaynağı aç
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2020/2053, K. 2020/6650Kaynağı aç
Çek hesabı sahibinin tüzel kişi olması hâlinde, karşılığı ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü olan kişi tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organı üyesidir; yönetim organında bu yönde bir belirleme yapılmamışsa sorumluluk yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişilere aittir. Karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçunda ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmaz. Hükmolunan adli para cezalarının ödenmemesi durumunda kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin ceza doğrudan hapis cezasına çevrilir. Bununla birlikte karşılıksız kalan çek bedelini kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında yargılama aşamasında davanın düşmesine, mahkûmiyet hükmü kesinleştikten sonra ise hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir.
Konkordato Mühleti ve Yönetim Yetkisinin Sınırları
Borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek ya da muhtemel bir iflastan kurtulmak amacıyla asliye ticaret mahkemesinden konkordato talep edebilir. Kanunda öngörülen belgelerin eksiksiz sunulduğunun tespiti hâlinde mahkemece derhâl üç aylık geçici mühlet kararı verilir; bu süre borçlunun veya geçici komiserin talebiyle en fazla iki ay daha uzatılabilir ve toplam süresi beş ayı geçemez. Geçici mühlet, kesin mühletin doğurduğu hukuki sonuçları meydana getirir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 297. maddesi uyarınca borçlu, konkordato mühleti içinde kural olarak komiserin nezareti altında işlerine devam eder. Bununla birlikte mahkeme, mühlet kararı verirken veya mühlet içinde bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin izniyle yapılmasına yahut işletmenin faaliyetinin borçlu yerine komiser tarafından yürütülmesine karar verebilir. Borçlu, mahkemenin izni bulunmadıkça mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz, ivazsız tasarruflarda bulunamaz ve işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden mallarını ya da tesisatını devredip takyit edemez; bu yasaklara aykırı yapılan işlemler hükümsüzdür.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 297Kaynağı aç
Mahkeme, borçlunun izin gerektiren tasarruf işlemleri hakkında karar vermeden önce komiserin görüşünü almak zorundadır. Borçlunun kanundaki sınırlamalara veya komiserin ihtarlarına aykırı davranması durumunda mahkeme borçlunun malları üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırabilir veya iflas kararı verebilir. İcra ve İflas Kanunu'nun 297. maddesinde mühlet içerisinde karşılıksız çıkan çek bedellerinin borçlu tarafından ödenip ödenmeyeceğine dair açık bir düzenleme yer almamaktadır.
Mühletten Önce Keşide Edilen Çeklerde Bekletici Mesele
Konkordato talebinden veya geçici mühlet kararından önce ileri düzenleme tarihli olarak keşide edilip teslim edilen çeklerin mühlet süreci içinde bankaya ibraz edilerek karşılıksız kalması durumunda icra ceza mahkemesinde açılan ceza davasında bekletici mesele gündeme gelir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 218. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yüklenen suçun ispatı ceza mahkemelerinden başka bir mahkemenin görev alanına giren bir sorunun çözümüne bağlıysa ceza mahkemesi görevli mahkemedeki davanın sonuçlanması için bekletici sorun kararı verebilir. Bekletici sorun kararı verilebilmesi için sorunun çözümüne dair görevli mahkemede açılmış bir davanın bulunması, muhakemelerin birleştirilmesinin veya nispi muhakemenin mümkün olmaması ve bekletici mesele yapılmasında hukuki fayda bulunması aranır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 218Kaynağı aç
İbraz ve karşılıksız kalma işleminin konkordato yargılaması sürecine denk gelmesi durumunda asliye ticaret mahkemesindeki davanın bekletici mesele yapılmasının temel sebebi, konkordatonun tasdiki durumunda çek bedeli ve vade tarihinin değişebilmesidir. Kesinleşen konkordato projesi uyarınca vadesi ve ödeme planı yeniden belirlenen çek, suçun unsurlarını oluşturan zorunlu yasal vasıflarını yitirmekte ve suç konusuz kalmaktadır. Bu nedenle mühlet kararından önce keşide edilen çeklerin mühlet içinde karşılıksız çıkması hâlinde asliye ticaret mahkemesindeki konkordato süreci bekletici mesele yapılır.
Konkordatonun Tasdiki veya Reddi Hâlinde Cezai Sorumluluk
Asliye ticaret mahkemesinde yürütülen konkordato yargılamasının kabulle sonuçlanması ve konkordato projesinin tasdik edilerek kesinleşmesi hâlinde suça konu çekin zorunlu unsurları haiz bir kambiyo senedi niteliği kalmaz. Çekin ödeme tarihi ve miktarı konkordato anlaşmasına göre yeniden belirlendiğinden tüzel kişi yetkililerinin karşılıksız çek suçundan cezai sorumluluğu doğmaz; ceza mahkemesince bekletici sorun kararı kaldırılarak sanıkların beraatine hükmedilir.
Konkordato talebinin mahkemece reddedilmesi durumunda ise çek hesabının yönetim ve tasarruf yetkisinin durumu incelenir. Mahkemece çek hesabını yönetme ve bu hesaba ilişkin tasarrufta bulunma yetkisi şirket yönetim organından alınıp konkordato komiserine devredilmişse ve çek komiserin yetkili olduğu dönemde bankaya ibraz edilerek karşılıksız kalmışsa şirket temsilcilerinin cezai sorumluluğu doğmaz ve haklarında beraat kararı verilir. Buna karşılık mahkemece çek hesabının yönetimi ve tasarruf yetkilerinin yönetim organından alınarak komisere devredilmesine ilişkin açık bir karar verilmemişse tüm yetki şirket yönetim organında kalmayı sürdürür. Bu durumda mühlet sürecinde ibraz edilip karşılıksız çıkan çekten dolayı şirket yöneticilerinin Çek Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca cezai sorumluluğu devam eder.
Suç Tarihinden Sonra Açılan Konkordato Davasının Etkisi
Karşılıksız çek düzenleme suçu ani hareketli bir suç niteliğinde olup bankaca kanuni süresi içinde karşılıksızdır işleminin yapıldığı anda tamamlanır; suçun unsurlarının oluştuğunun belirlenmesi için başka bir mahkeme kararına ihtiyaç duyulmaz. Hukuka uygunluk sebepleri fiilin işlendiği anda var olması gereken sebepler olduğundan, suç oluştuktan sonraki olgular eylemin haksızlık içeriğini ortadan kaldırmaz. Çek hesabı sahibi tüzel kişi hakkında henüz açılmış bir konkordato davası bulunmadığı sırada karşılıksızdır işlemi yapılmışsa suç tamamlanmış sayılır.
Çekin karşılıksız kaldığı tarihten sonra borçlu şirket tarafından asliye ticaret mahkemesinde açılan konkordato davası, icra ceza mahkemesinde görülmekte olan ceza yargılamasında bekletici sorun yapılamaz. Karşılıksızdır işlemi suç tarihi itibarıyla tamamlandığından ceza yargılamasına devam edilir ve yasal koşulları varsa sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulur. Çek alacaklısının şikâyetini konkordato davasının açılmasından sonraki bir tarihte yapmış olması da ceza davasında bekletici sorun kararı verilmesini zorunlu kılmaz veya mahkeme açısından takdir sebebi oluşturmaz.
Şikâyet Süreleri ve Usul Esasları
Karşılıksız çek suçundan dolayı yargılama yapılabilmesi yetkili hamilin şikâyetine bağlıdır. Çek alacaklısının suçu öğrendiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlükârda fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde icra ceza mahkemesine şikâyette bulunması zorunludur; konkordato tasdiki yargılaması sırasında karşılıksız çıkan çeklerle ilgili olarak da alacaklıların kanunda öngörülen hak düşürücü süreler içinde şikâyette bulunması gerekir. Konkordato ilanından önce karşılıksız işlemi yapılan çeklerde şikâyet süresinin ret kararının tebliğiyle başlayacağı yaklaşımı bulunmakla birlikte, kanuni hak düşürücü süre esastır ve konkordatonun ilan edildiği tarih itibarıyla süresi dolmuş bulunan çeklerin süresi uzamaz.
Konkordato mühleti içinde karşılıksız kalan çek için ceza verilir mi?
Mühlet kararından önce keşide edilip mühlet içinde bankaya ibraz edilen çekler yönünden ceza mahkemesinde konkordato davası bekletici mesele yapılır; konkordatonun tasdik edilmesi hâlinde çek vasfını kaybedeceğinden ilgililer hakkında ceza verilmeyip beraat kararı verilir.
Karşılıksız çek işleminden sonra konkordato davası açılırsa ceza davası durur mu?
Karşılıksız çek suçu bankaca işlem yapıldığı anda tamamlanan ani hareketli bir suç olduğundan, karşılıksız işleminden sonra açılan konkordato davası icra ceza mahkemesinde bekletici sorun yapılamaz ve ceza yargılamasına devam olunur.
Konkordato talebi reddedilirse şirket yöneticileri cezadan sorumlu olur mu?
Konkordato reddedildiğinde çek hesabı yönetim ve tasarruf yetkisi açıkça konkordato komiserine devredilmişse şirket yetkilisinin cezai sorumluluğu doğmaz; yetki açık bir kararla komisere devredilmeyip yöneticilerde kalmışsa yöneticilerin cezai sorumluluğu devam eder.
Konkordatonun reddi durumunda karşılıksız çek şikâyet süresi ne zaman başlar?
Karşılıksız çek şikâyetinde suçu öğrenmeden itibaren üç ay ve her hâlükârda bir yıllık kesin hak düşürücü süre kuralı uygulanır; ret kararının tebliğiyle sürenin başlayacağı yönündeki yaklaşıma karşın, konkordato ilan tarihinde kanuni süresi dolmuş çeklerin süresi uzamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

