Kamu Davası Nedir?
Kamu davası, bir suçun işlendiğine dair yeterli şüphe oluştuğunda Cumhuriyet savcısının iddianame düzenleyerek yetkili mahkemede başlattığı ceza yargılamasıdır. Savcı, suç işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez gerçeği araştırmaya başlamak ve kamu davası açmaya yer olup olmadığını belirlemek zorundadır; bu yükümlülük CMK m. 160/1'de düzenlenmiştir. Soruşturma evresi savcının delil toplama ve değerlendirme çalışmalarıyla geçer; bu evrenin olumlu sonuçlanması hâlinde kovuşturma evresi, yani yargılama başlar.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 160Kaynağı aç
bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını
açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya
başlar.
(2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin
araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî
kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri
toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri
Soruşturma Evresi ve Savcının Yükümlülükleri
CMK m. 160/1 uyarınca Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir yolla suç işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davası açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen gerçeği araştırmaya başlamak zorundadır. CMK m. 160/2 savcıya taraf gözetmeyen bir araştırma yükümlülüğü getirir: savcı, adlî kolluk görevlileri aracılığıyla şüphelinin hem lehine hem aleyhine olan delilleri toplayıp muhafaza altına almak ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. Bu düzenleme soruşturmanın salt suçlayıcı değil, gerçeği arayan bir işlev taşıdığını ortaya koymaktadır.
Kamu Davası Açılabilmesi için Gereken Şüphe Derecesi
Soruşturma her zaman kovuşturmaya dönüşmez. Hukuk yazınında ileri sürülen bir yaklaşıma göre kamu davası açılabilmesi için aranan ölçüt, sanığın mahkûm olma ihtimalinin beraat etme ihtimalinden fazla olduğu durumu ifade eden yeterli şüphedir. Bu yaklaşıma göre mahkûmiyet ve beraat ihtimali eşitse ya da beraat ihtimali daha ağır basıyorsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği belirtilmektedir.
İddianame: Kovuşturmayı Başlatan Belge
Savcının yeterli şüpheye ulaşması hâlinde düzenlediği iddianame, kovuşturma evresini başlatan temel belgedir. CMK m. 170/3, iddianamede yer alması zorunlu unsurları ayrıntılı biçimde sayar: şüphelinin kimliği ve müdafii; maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği ile bu kişilerin vekili ya da kanuni temsilcisi; açıklanmasında sakınca bulunmayan hâllerde ihbarcının kimliği; şikâyetçinin kimliği ve şikâyet tarihi; yüklenen suç ile uygulanacak kanun maddeleri; suçun yeri, tarihi ve zaman dilimi; suçun delilleri; şüphelinin tutuklu olup olmadığı, tutuklanmışsa gözaltı ve tutuklama tarihleriyle bunların süreleri.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 170Kaynağı aç
tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği
hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame
düzenler.
(3) Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede;
a) Şüphelinin kimliği,
b) Müdafii,
c) Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği,
d) Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanunî temsilcisi,
e) Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin
kimliği,
f) Şikâyette bulunan kişinin kimliği,
g) Şikâyetin yapıldığı tarih,
h) Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri,
i) Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
j) Suçun delilleri,
k) Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve
tutuklama tarihleri ile bunların süreleri,
Gösterilir.
(4) İddianamede, yüklenen suçu
oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır; yüklenen
suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer
verilmez.[64]
(5) İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar
değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür.
(6) İddianamenin sonuç kısmında, işlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda
öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin
istendiği; suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili
tüzel kişi hakkında uygulanabilecek olan güvenlik tedbiri açıkça belirtilir.
Kamu davasını açmada takdir yetkisi
CMK m. 170/4, iddianamenin içeriğini sınırlayan bir ilke koyar: yüklenen suçu oluşturan olaylar mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır; suç ve delillerle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmez. CMK m. 170/5 ise iddianamenin sonuç kısmında savcının şüpheli aleyhine olduğu kadar lehine hususları da ileri sürmesini zorunlu kılar. CMK m. 170/6'ya göre sonuç kısmında hangi ceza ve güvenlik tedbirlerine hükmedilmesinin istendiği açıkça belirtilir; suç tüzel kişi faaliyeti çerçevesinde işlenmişse o tüzel kişi hakkında uygulanabilecek güvenlik tedbiri de gösterilir.
Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı
CMK m. 172/1 uyarınca Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir; kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii de gösterilir. CMK m. 172/2'ye göre bu kararın verilmesinin ardından aynı fiilden kamu davası açılabilmesi için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmesi ve bu konuda sulh ceza hâkimliğince karar verilmesi gerekir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 172Kaynağı aç
kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi
veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına
karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya
sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii
gösterilir.
(2) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/10 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/9
md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu
davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe
ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden
dolayı kamu davası açılamaz.
(3) (Ek: 11/4/2013-6459/19 md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair
kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya bu karar aleyhine
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da
tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi üzerine, kararın
kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden
soruşturma açılır.[66]
Cumhuriyet savcısının kararına itiraz[67][68]
CMK m. 172/3 ayrıca özel bir yeniden soruşturma yolu öngörür: kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi ya da bu karar aleyhine yapılan başvuruda dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi hâlinde, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi koşuluyla yeniden soruşturma açılır.
Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi
CMK m. 171/2, savcıya sınırlı koşullarda kamu davasının açılmasını erteleme yetkisi tanır. Uzlaştırma ve ön ödeme kapsamındaki suçlar dışında kalmak kaydıyla, üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda savcı, yeterli şüphe bulunmasına karşın davanın açılmasını beş yıl süreyle erteleyebilir. Bu erteleme kararına karşı suçtan zarar gören veya şüpheli, CMK m. 173 hükümlerine göre itiraz edebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 171Kaynağı aç
(1) Cezayı kaldıran şahsî sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin
uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsî cezasızlık sebebinin varlığı
halinde, Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir.
(2) (Değişik:17/10/2019-7188/19 md.) Uzlaştırma ve önödeme
kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, Cumhuriyet savcısı, üst sınırı üç yıl
veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli
şüphenin varlığına rağmen, kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile
ertelenmesine karar verebilir. Suçtan zarar gören veya şüpheli, bu karara 173
üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir.
(3) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebilmesi için;[65]
a) Şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkûm
olmamış bulunması,
b) Yapılan soruşturmanın, kamu davası açılmasının ertelenmesi halinde
şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi,
c) Kamu davası açılmasının ertelenmesinin, şüpheli ve toplum açısından
kamu davası açılmasından daha yararlı olması,
d) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı ve Cumhuriyet savcısı
tarafından tespit edilen zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya
tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
(4) Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde,
kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Erteleme süresi içinde kasıtlı bir
suç işlenmesi halinde kamu davası açılır. Erteleme süresince zamanaşımı
işlemez.
(5) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar, bunlara
mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya
kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme
tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.
(6) (Ek:17/10/2019-7188/19 md.) Bu madde hükümleri;
a) Suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları
ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar,
b) Kamu görevlisi tarafından görevi sebebiyle veya kamu görevlisine karşı
görevinden dolayı işlenen suçlar ile asker kişiler tarafından işlenen askerî
suçlar,
c) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar,
hakkında uygulanmaz.
İKİNCİ
BÖLÜM
Kovuşturmaya
Yer Olmadığına Dair Karar, İtiraz ve İddianamenin İadesi
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar
Erteleme süresi içinde kasıtlı suç işlenmezse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; kasıtlı suç işlenirse kamu davası açılır. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Ayrıca cezayı kaldıran şahsi sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsi cezasızlık sebebinin varlığı hâlinde de savcı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir.
Erteleme ve Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararının Uygulanamayacağı Hâller
CMK m. 171/6, bu maddenin kapsamı dışında kalan suç türlerini açıkça saymaktadır: suç işlemek için örgüt kurma, yönetme veya örgüte üye olma suçları ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar; kamu görevlisi tarafından görevi sebebiyle ya da kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçlar ile asker kişiler tarafından işlenen askerî suçlar; cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar bu düzenlemenin dışında kalır ve söz konusu suçlar bakımından maddenin tanıdığı erteleme ile kovuşturmaya yer olmadığı kararı olanakları işletilemez.
Şikâyete Bağlı Suçlarda Süreler ve Şikâyetten Vazgeçme
Bazı suçların kovuşturulabilmesi mağdurun şikâyetine bağlıdır. TCK m. 73/1'e göre şikâyete bağlı suçlarda yetkili kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Şikâyet süresi, zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği ya da öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar. Hakaret suçuna özgü ek bir düzenleme de TCK m. 73/2'de yer almaktadır: 7 Kasım 2024 tarihli değişiklikle eklenen hükme göre şikâyete bağlı hakaret suçunda şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. Bu iki yıllık üst sınır yalnızca hakaret suçuna özgüdür; diğer şikâyete bağlı suçlarda altı aylık genel süre geçerlidir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 73Kaynağı aç
bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı
takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan
kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (Ek
cümle:7/11/2024-7531/14 md.) Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun
fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
(3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse
bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı
olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün
kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
(5) İştirak halinde suç işlemiş
sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı
etkilemez.
(7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten
vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve
vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık
hukuk mahkemesinde de dava açamaz.
(8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.)
Dava veya cezanın düşmesinin etkisi
Şikâyet hakkına sahip birden fazla kişi bulunuyorsa bunlardan birinin altı aylık süreyi kaçırması diğerlerinin haklarını etkilemez; her hak sahibi kendi süresi içinde şikâyetini ayrıca kullanabilir. Kovuşturması şikâyete bağlı suçlarda, kanunda aksi yazılı olmadıkça, suçtan zarar görenin şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürür. Hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz. İştirak hâlinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme diğerlerini de kapsar; bununla birlikte kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçme, bunu kabul etmeyen sanığı etkilemez.
Kamu Davasına Katılma Hakkı
CMK m. 237/1 uyarınca mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler. CMK m. 237/2'ye göre kanun yolu muhakemesinde yeni katılma talebinde bulunulamaz; ancak ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddedilen veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 237Kaynağı aç
ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her
aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu
davasına katılabilirler.
(2) Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak,
ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan
katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip
karara bağlanır.
Katılma usulü
Katılma, CMK m. 238/1'e göre kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle gerçekleşir. CMK m. 238/3 uyarınca Cumhuriyet savcısı ile sanık ve varsa müdafii dinlendikten sonra katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 238Kaynağı aç
mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun
duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olur.
(2) Duruşma sırasında şikâyeti belirten ifade üzerine, suçtan zarar
görenden davaya katılmak isteyip istemediği sorulur.
(3) Cumhuriyet savcısının, sanık ve varsa müdafiinin dinlenmesinden sonra
davaya katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verilir.
(4) (Mülga: 18/6/2014 – 6545/103 md.)
Katılanın hakları
Davaya katılan, Cumhuriyet savcısına bağlı olmaksızın kanun yollarına başvurabilir. Katılanın vazgeçmesi veya ölümü hâlinde katılma hükümsüz kalır; mirasçılar katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabilir.
Katılanlara Avukat Görevlendirilmesi
CMK m. 239/1'e göre mağdur veya suçtan zarar gören davaya katıldığında; cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteyebilir. Bu suç türleri bakımından talep üzerine avukat görevlendirmesi mümkündür. CMK m. 239/2 uyarınca mağdur veya suçtan zarar görenin çocuk, sağır ve dilsiz ya da kendisini savunamayacak derecede akıl hastası olması hâlinde avukat görevlendirmesi için ayrıca istem aranmaz.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 239Kaynağı aç
veya suçtan zarar gören davaya katıldığında, cinsel saldırı, çocukların cinsel
istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama,
işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını
gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini
isteyebilir.[82]
(2) Mağdur veya suçtan zarar görenin çocuk, sağır ve dilsiz veya
kendisini savunamayacak derecede akıl
hastası olması halinde avukat görevlendirilmesi için istem aranmaz.
Katılmanın davaya etkisi
Taksirli Suçlarda Failin Zarar Görmesi
TCK m. 22/6, taksirli suçlara özgü bir düzenleme içerir. Taksirli hareketin yol açtığı sonuç, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından artık ceza verilmesini gereksiz kılacak ölçüde failin kendi mağduriyetine yol açmışsa ceza verilmez. Bilinçli taksir hâlinde ise verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 22Kaynağı aç
hallerde cezalandırılır.
(2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir
davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek
gerçekleştirilmesidir.
(3) Kişinin öngördüğü neticeyi
istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır;
bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
(4) Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna
göre belirlenir.
(5) Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi
kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı
belirlenir.
(6) Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin
kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz
kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir
halinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.
Netice sebebiyle ağırlaşmış suç
Sık Sorulan Sorular
Kamu davası kim tarafından açılır?
Kamu davası Cumhuriyet savcısı tarafından açılır. CMK m. 160/1 uyarınca savcı, suç işlendiğine dair izlenim veren bir hâli öğrenir öğrenmez araştırma başlatmak ve kamu davası açmaya yer olup olmadığını belirlemek zorundadır.
Savcı her suçta kamu davası açmak zorunda mıdır?
Hayır. Savcı, yeterli şüpheye ulaşamadığında ya da kovuşturma olanağı bulunmadığında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verir. Etkin pişmanlık veya şahsi cezasızlık sebebi varsa da aynı kararı verebilir. Üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda ise, uzlaştırma ve ön ödeme kapsamındaki suçlar dışında, yeterli şüphe bulunsa bile davanın açılmasını beş yıl erteleyebilir.
Şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Kovuşturması şikâyete bağlı suçlarda, kanunda aksi yazılı olmadıkça, suçtan zarar görenin şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürür. Ancak hüküm kesinleştikten sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz. İştirak hâlinde birden fazla sanık bulunuyorsa bir sanık hakkındaki şikâyetten vazgeçme diğerlerini de kapsar; bununla birlikte kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçme, bunu kabul etmeyen sanığı etkilemez.
Hakaret suçunda şikâyet için süre var mı?
Evet. Şikâyete bağlı suçlarda genel şikâyet süresi TCK m. 73/1 uyarınca altı aydır. Hakaret suçunda ise TCK m. 73/2'ye 2024 yılında eklenen hükümle şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. Bu iki yıllık üst sınır yalnızca hakaret suçuna özgüdür.
Mağdur kamu davasına nasıl katılır?
Mağdur, suçtan zarar gören gerçek veya tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildiren bir dilekçeyle ya da duruşmada sözlü beyanının tutanağa geçirilmesiyle davaya katılabilir. Savcı ile sanık ve varsa müdafii dinlendikten sonra mahkeme katılma istemine karar verir. Kanun yolu aşamasında yeni katılma talebi kabul edilmez; ancak ilk derecede ileri sürülüp reddedilen veya karara bağlanmayan istekler, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenir.
Kamu davasına katılan kişinin avukat hakkı var mı?
Davaya katılan mağdur veya suçtan zarar gören; cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, ısrarlı takip, kadına karşı kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteyebilir. Mağdur veya suçtan zarar görenin çocuk, sağır ve dilsiz ya da kendisini savunamayacak derecede akıl hastası olması hâlinde avukat görevlendirilmesi için ayrıca istem aranmaz.
İddianamede hangi bilgiler bulunmalıdır?
CMK m. 170/3 uyarınca iddianamede şüphelinin kimliği ve müdafii; maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği ile varsa vekili ya da kanuni temsilcisi; açıklanmasında sakınca bulunmayan hâllerde ihbarcının kimliği; şikâyetçinin kimliği ve şikâyet tarihi; yüklenen suç ile uygulanacak kanun maddeleri; suçun yeri, tarihi ve zaman dilimi; suçun delilleri; şüphelinin tutuklu olup olmadığı, tutuklanmışsa gözaltı ve tutuklama tarihleriyle bunların süreleri gösterilmek zorundadır. Suç ve delillerle ilgisi bulunmayan bilgilere iddianamede yer verilmez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

