Kambiyo Senetlerinin Türleri, Nitelikleri ve İmzaların Bağımsızlığı
Kambiyo senetleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 670 ila 823 arasında düzenlenen ve kıymetli evrak niteliğini taşıyan senetlerdir. Kanunda kambiyo senetlerinin genel bir tanımı yapılmamış; ancak bu senetlerin zorunlu şekil şartları ve ortak özellikleri kanun koyucu tarafından belirlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu kapsamında üç tür kambiyo senedi mevcuttur; bunlar poliçe, bono ve çektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu sisteminde kıymetli evrak, içindeki hakkın senetten ayrı ileri sürülemeyeceği ve senetten bağımsız olarak başkalarına devredilemeyeceği senet olarak düzenlenmiştir. Hak ile senet arasındaki bu sıkı bağ sebebiyle kıymetli evrak ile hakkın birlikte tedavülü zorunludur. Kambiyo senetlerinde hak senede bağlı olduğundan, hakkın ileri sürülebilmesi için senedin ibrazı, devredilebilmesi için ise senet üzerindeki zilyetliğin devri aranır. Uygulamada bono ve çek en yaygın kullanılan senetler olmakla birlikte, kanunda poliçe ayrıntılı olarak düzenlenmiş, bonoda poliçe hükümlerine sıklıkla yollama yapılmış ve çek ayrıca Çek Kanunu kapsamında özel düzenlemelere tabi kılınmıştır. Kambiyo senetlerinin içerdiği hak yalnızca bir miktar paranın ödenmesi borcuna ilişkindir; senetteki hak mal teslimi veya ortaklık hukukundan doğan bir hak olamaz. Kambiyo senetleri hızlı tedavül kabiliyetleri sebebiyle düzenlendikleri ülke dışında da işlem görebilirler. Bu senetlerden çek nama, emre veya hamiline düzenlenebilirken, poliçe ve bono yalnızca nama veya emre yazılı ihdas edilebilir; poliçe ve bono hamiline düzenlenemez.
Kambiyo senetlerine soyutluk ilkesi hâkimdir. Senet usulünce düzenlendikten sonra, doğumuna yol açan temel ilişkideki aksaklık veya bozukluk kambiyo senedinin geçerliliğini etkilemez. Hamil, senedi devreden cirantanın şahsi haklarını değil, yalnızca senette yazılı olan hakları iktisap eder. Kambiyo senetlerinde şekil unsurları geçerlilik koşulu niteliğindedir; senetlerin ihdası, devri ve zayi olması hâlleri kanuni şekil şartlarına bağlanmış olup bu kurallara uyulmadığı takdirde senet hüküm ifade etmez ya da hedeflenen hukuki sonucu doğurmaz. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 756 uyarınca poliçe üzerindeki beyanların el ile imzalanması zorunludur; el ile atılan imza yerine mekanik herhangi bir araç, elle yapılan veya onaylanmış bir işaret ya da resmî bir şahadetname kullanılamaz. El yazısı dışındaki mekanik vasıtalarla atılan imzalar noter veya ihtiyar heyetince onaylanmış olsa dahi belgeye kambiyo senedi vasfı kazandırmaz. Parmak basmak suretiyle kambiyo senedi ihdas edilemez; el yazısıyla imza atamayan kimseler kambiyo senedine istinaden ancak temsilci aracılığıyla borç altına girebilirler. Bu imza kuralları bonolar ve çekler bakımından da tatbik edilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 58Kaynağı aç
Kambiyo senetleri hukukunda imzaların bağımsızlığı ilkesi geçerlidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 677 uyarınca poliçede borçlanma ehliyeti bulunmayanların, hayali veya sahte kişilerin imzalarının yer alması yahut imzalayanları herhangi bir nedenle bağlamayan beyanların bulunması, senetteki diğer geçerli imzaların bağlayıcılığına halel getirmez. Türk Ticaret Kanunu m. 778/2-(d) hükmü gereğince geçersiz imzanın sonuçlarına ilişkin m. 677 kuralı bonolara, m. 818/1-(c) bendi gereğince de çeklere uygulanır. İmzaların bağımsızlığı kuralı, senedin düzenlenmesine yol açan temel hukuki ilişkiden bağımsız olup senedin doğumu anındaki ehliyetsizlik gibi iç sakatlıklara karşı senedin geçerliliğini korur. Benzer şekilde Türk Ticaret Kanunu m. 702/1-2 gereğince aval veren kişi kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur ve teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten ötürü batıl olsa dahi aval verenin taahhüdü geçerliliğini korur. Aval veren kişi poliçe bedelini ödediğinde, Türk Ticaret Kanunu m. 702/3 uyarınca lehine taahhüt altına girdiği kişiye ve ona karşı sorumlu olan kişilere yönelik hakları kazanır. Türk Ticaret Kanunu m. 778/4 uyarınca da bonoda avalin kimin hesabına verildiği gösterilmemişse aval bonoyu düzenleyen hesabına verilmiş sayılır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 167Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 702Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/3406, K. 2022/5115Kaynağı aç
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/9288, K. 2017/746Kaynağı aç
Temsil Yetkisi, Ehliyet ve Senet Metninde Yapılan Değişiklikler
Kambiyo senedi düzenleme ehliyeti genel medeni hukuk hükümlerine tabidir. Medeni hakları kullanma ehliyetine, yani fiil ehliyetine sahip her gerçek kişi ile tüzel kişiler yetkili organları veya temsilcileri vasıtasıyla kambiyo taahhüdüne girebilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 49 uyarınca tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla fiil ehliyetini kazanırlar; ticaret şirketleri de organları vasıtasıyla kambiyo taahhüdünde bulunabilirler. Temsilcinin kambiyo senedi imzalamasında belirli bir şekil şartı aranmaz; senet üzerine temsil olunanın ismi yazıldıktan sonra altına temsilen, vekaleten veya adına ibareleri eklenerek temsilcinin kendi adını yazıp imzalaması yeterlidir. Ticaret şirketinin kambiyo senediyle borç altına girmesi için senedi imzalayanın organ veya temsilci sıfatıyla şirketi temsil etmesi gerekir; temsil yetkisi bulunmuyorsa temsil olunduğu belirtilen şirketin kambiyo hukuku esasları çerçevesinde sorumluluğu doğmaz.
Yetkisiz temsile ilişkin sorumluluk 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 678 ile düzenlenmiştir. Temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla poliçeye imza koyan kişi o poliçeden dolayı bizzat sorumludur; bu poliçeyi ödediği takdirde temsil olunduğu kabul edilen kişinin sahip olabileceği haklara sahip olur. Yetkisini aşan temsilci hakkında da aynı hüküm tatbik olunur. Bu kural, Türk Ticaret Kanunu m. 778/2-(e) bendi yollamasıyla bonolara, m. 818/1-(c) bendi yollamasıyla çeklere de uygulanır. Temsilcinin senede kendi imzasını koymuş olması bizzat sorumluluğun temel koşuludur.
Kambiyo taahhüdünde bulunan borçlunun ehliyetinin kambiyo işleminin yapıldığı anda mevcut olması gerekir. Kambiyo işlemi ile senedin teslimi farklı tarihlerde gerçekleşmişse senedin teslim anında kişinin ehliyetli olması şarttır. Senet teslim edildiği anda borçlunun ehliyetsiz bulunması mutlak def'i niteliğindedir. Kambiyo senetlerinde ehliyetsizlik resen dikkate alınır, icra mahkemesinde süresiz şikâyete konu edilebilir ve ehliyet eksikliğine karşı iyi niyet iddiası ileri sürülemez; ehliyetsizlik iddiasında bulunan taraf bunu ispat etmekle yükümlüdür. Senet lehtara teslim edildiği anda kanunen zorunlu unsurları taşımıyorsa geçersiz kabul edilir. Senedin tesliminden sonra yırtılma, silinme veya karalama gibi yollarla esaslı unsurlarından birini kaybetmesi senedi geçersiz kılar; ancak bütün ilgililerin onayıyla yapılan değişiklikler tahrifat sayılmaz. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 748/1 gereğince poliçe metninin değiştirilmesi hâlinde, değişiklikten sonra imza koyanlar değişmiş metne, değişiklikten önce imza koyanlar ise eski metne göre sorumlu tutulurlar. Dış görünüşü itibarıyla tahrifat taşımayan senetlerde görünüşe güven ilkesi gereği işlem yapılır; senedin tahrif edildiğini iddia eden borçlu bu iddiasını ispat etmek zorundadır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 49Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 778Kaynağı aç
Kambiyo Senetlerinde İleri Sürülebilecek Def'iler
Def'i, borçlunun borcun doğumunu ve mevcudiyetini kabul etmekle birlikte kanundan doğan özel bir hakka dayanarak ifadan kaçınmasıdır. Emre yazılı senetten doğan alacağa karşı borçlu; senedin hükümsüzlüğüne ilişkin def'ileri, doğrudan senet metninden anlaşılan def'ileri ve alacaklıya karşı şahsen sahip olduğu şahsi def'ileri ileri sürebilir. Borçlu ile önceki hamillerden biri veya senedi düzenleyen arasındaki doğrudan ilişkilere dayanan def'ilerin dermeyanı ise ancak hamilin senedi iktisap ederken bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde caizdir. Kambiyo senetlerinde def'iler; senedin hükümsüzlüğüne ilişkin def'iler, senet metninden anlaşılan def'iler ve şahsi def'iler şeklinde sınıflandırıldığı gibi etkili oldukları çevre bakımından mutlak def'iler ve şahsi def'iler olarak da ele alınır.
Senet metninden anlaşılan def'iler; senedin ön yüzü, arka yüzü ve alonjun fiziki durumundan haricen tespit edilebilen, şeklen geçerli bir senedin kısmen veya tamamen, geçici veya kesin olarak ödenmesini engelleyen def'ilerdir. Şekil şartlarına aykırılıklar, ciro zincirindeki kopukluklar, senede konulmaması gerektiği hâlde konulmuş kayıtlar ve zamanaşımı senet metninden anlaşılan başlıca def'ilerdir; takip borçluları bu def'ileri takip alacaklısına karşı ileri sürerek takibin iptalini sağlayabilirler. Buna karşılık senedin kumar borcundan kaynaklandığı, tehditle düzenlettirildiği, itfa edildiği, aradaki anlaşmaya aykırı düzenlendiği veya ayrı bir sözleşmede teminat senedi olduğuna dair kayıt bulunduğu yönündeki iddialar senet metninden anlaşılamayan niteliktedir.
Mutlak def'iler, borçlu tarafından hamilin iyi niyetli olup olmadığına bakılmaksızın her senet alacaklısına karşı ileri sürülebilen def'ilerdir. İmza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması, imzanın sahte olması, imzanın cebir, hile veya korkutma altında atılması, senet metninde tahrifat yapılması ve borçlanma ehliyetinin yokluğu mutlak def'iler arasında yer alır. Ancak imzaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca, sahte veya ehliyetsiz imzanın mevcudiyeti yalnızca o imzanın sahibini bağışık kılar; senedin üzerinde geçerli imzası bulunan diğer kişilerin kambiyo sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Şahsi (nispi) def'iler, senet borçlusu ile belirli bir alacaklı arasındaki hukuki ilişkiden doğan ve kural olarak yalnızca o hukuki muamelenin karşı tarafına karşı ileri sürülebilen savunma araçlarıdır. Senedin bedelsiz olduğu, ahlaka veya kanuna aykırı bir amacın gerçekleşmesi için düzenlendiği, senedin düzenlenmesine yol açan temel borç ilişkisinde hata, hile, ikrah veya gabin bulunduğu iddiaları şahsi def'i oluşturur. Senedin hatır senedi olduğu, taraflar arasındaki diğer bir hukuki ilişkiden kaynaklanan takas hakkı, muvazaa iddiası, senedin rıza dışı elden çıktığı, anlaşmaya aykırı doldurulduğu veya kumar ve bahis borcu için verildiği yönündeki itirazlar da bu kapsamdadır. Nispi def'iler kural olarak muamelenin tarafına karşı ileri sürülmekle birlikte; senet hamili emre veya hamiline yazılı senedi bilerek ve borçlunun zararına hareket ederek devralmışsa borçlu bu şahsi def'ileri senedi devralan son hamile karşı da ileri sürebilir. Örneğin lehtarın senedi kumar borcu veya başlık parası karşılığında aldığını bilen bir üçüncü kişi, borçlunun def'i haklarını engellemek kastıyla senedi ciroyla devralırsa düzenleyen şahsi def'ilerini bu hamile karşı da dermeyan edebilir.
Kambiyo Senetlerine Özgü İcra Takibi Usulü ve Zamanaşımı
Alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede (bono) dayanan alacaklı, alacağı rehinle temin edilmiş bulunsa dahi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 167 uyarınca bu senetlere özgü usullerle haciz yoluyla veya borçlu iflasa tabi kişilerden ise iflas yoluyla takip başlatabilir. Bu yola başvurulabilmesi için dayanak belgenin kambiyo senedi niteliğinde olması şarttır. Takip talebi icra dairesine İcra ve İflas Kanunu m. 58 gereğince yazılı, sözlü veya elektronik ortamda sunulur. Alacaklı takip talebinde iflasa tabi borçlusu aleyhine haciz ve iflas yollarından hangisini seçtiğini bildirmek ve takip talebine kambiyo senedinin aslını ve borçlu sayısı kadar tasdikli örneğini eklemek zorundadır. Takip talebinde ayrıca alacağın Türk parası tutarı, faiz miktarı ve işlemeye başladığı gün, yabancı para alacaklarında kur tarihi ile faizi, senet veya borcun sebebi ve seçilen takip yolu gösterilir. Bononun niteliğine aykırı düşmedikçe ciro, vade, ödeme ve başvurma haklarına dair poliçe hükümleri bonolar hakkında da uygulanır.
İcra memuru senedin kambiyo senedi vasfında olduğunu ve vadesinin geldiğini tespit ederse borçluya senet sureti ile birlikte derhal bir ödeme emri gönderir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 168 uyarınca ödeme emrinde borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödenmesi ihtarı yer alır. Takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfı taşımadığı iddiası beş gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluyla bildirilmelidir. Borçlu senetteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu beş gün içinde açıkça dilekçeyle icra mahkemesine bildirmek zorundadır; aksi takdirde imza kendisinden sadır sayılır ve haksız imza inkârı hâlinde borçlu takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir. Borçlu olunmadığı, borcun ödendiği, mehil verildiği, alacağın zamanaşımına uğradığı sebepleri veya yetki itirazı da beş gün içinde icra mahkemesine dilekçeyle bildirilmelidir. Borçlu itiraz etmez ve borcu ödemezse on gün içinde, itiraz edip de reddolunursa üç gün içinde mal beyanında bulunmak mecburiyetindedir; mal beyanında bulunulmaması hapisle tazyik, gerçeğe aykırı mal beyanı ise hapis cezası yaptırımına tabidir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 748Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 678Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 776Kaynağı aç
Kıymetli evraktan doğan hakların ileri sürülebilmesi bakımından kanuni unsurları tam bir belgenin varlığı aranır. Zorunlu unsurları taşıyan kıymetli evraktan doğan istemlerin üç yıllık zamanaşımına tabi olduğu ileri sürülmekle birlikte; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146 gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Kıymetli evrakın zorunlu unsurlarını taşımaması durumunda genel alacak zamanaşımı olan on yıllık sürenin tatbik edileceği kabul edilmektedir.
Çek Kanunu Kapsamında İbraz, Karşılıksız İşlemi ve Bankanın Sorumluluğu
Çek Kanunu m. 3/1 uyarınca karşılığı bulunan çek, muhatap bankanın herhangi bir şubesine ibraz edildiğinde hamilin varsa vergi kimlik numarası tespit edilerek ödenir; hesabın bulunduğu şube dışındaki bir şubeye sunulması durumunda karşılık teyidi alınarak ödeme gerçekleştirilir. Karşılıksızdır işlemi, muhatap bankanın hamile kanunen ödemekle yükümlü bulunduğu tutar ayrık tutularak, çek bedelinin karşılanamayan kısmı için tesis edilir. Hamilin istemesi üzerine bu işlem; çekin arkasına ibraz tarihi, hesap vaziyeti, bankaca yapılan yasal ödeme tutarı ile ibraz eden gerçek kişinin adı ve soyadı kaydedilerek icra olunur. İbraz eden kişinin bedeli bir tüzel kişi namına tahsil etmesi durumunda bu husus da açıkça düşülür; kayıtlar ibraz eden ile banka görevlisince birlikte imza altına alınır. Bankanın ödediği tutar mahsup edildikten sonra ödenmeyen miktar açıkça gösterilir; hamil imzalamaktan imtina ederse karşılıksızdır işlemi tamamlanmaz.
Muhatap bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu tutar dâhil kısmi ödemenin hamil tarafından kabul edilmemesi hâlinde ya da çek hesabında hiç karşılık bulunmayıp hamilin yalnızca bankanın kanuni yükümlülük tutarını talep etmesi durumunda, karşılıksızdır işlemi yapılarak ibraz tarihi ile ödememe nedeni çekin üzerine yazılır; çek imzası alınarak hamile geri verilir ve ön ile arka yüzünün fotokopisi bankada saklanır. Bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu tutar dâhil kısmi ödeme yapılması hâlinde ise çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisi ücretsiz olarak hamile verilir. Çek hamili bu onaylı fotokopiyle müracaat borçlularına veya kambiyo senetleri hakkındaki takip usullerine başvurabilir, icra mahkemesine şikâyette bulunurken dilekçesine bu fotokopiyi ekleyebilir ve bunu icra daireleri ile mahkemelerde ispat vasıtası olarak kullanabilir. Mahkeme veya icra dairesinin istemi hâlinde çekin aslı bu mercilere gönderilir.
Çekin karşılığı hesapta bulunmasına rağmen ödemenin geciktirilmesi veya bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu tutarın ödenmesinin geciktirilmesi hâllerinde muhatap banka, çek hamiline her geçen gün için binde üç gecikme cezası öder; bu hâllerde 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri tatbik edilmez. Çekin üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi durumunda muhatap bankanın kanuni yükümlülük tutarına dair sorumluluğu sona erer. Üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce ibraz edilen çekin karşılığının ödenmemiş olması hâlinde Türk Ticaret Kanunu m. 707 uyarınca hukuki takip başlatılamaz. İleri düzenleme tarihli çekle hukuki takip yapılabilmesi için çekin düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde bankaya sunulması ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulması zorunludur. Karekodlu çekin lehtar tarafından sisteme kaydedilmesinden sonra çek düzenleyen tüzel kişinin temsilcilerinde meydana gelen değişiklikler tüzel kişinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Çeklerde protestosuz kaydı, ihbar ve ödeyenin başvuru haklarına dair hükümlerin tatbikinde protesto yerine Türk Ticaret Kanunu m. 808/1-(b) ve (c) bentleri uyarınca belirleme yapılması da geçerlidir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 146Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 756Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 677Kaynağı aç
Kambiyo senedi türleri nelerdir ve hangi borçlar için düzenlenebilir?
Kambiyo senetleri poliçe, bono ve çek olmak üzere üç türden oluşur. Kambiyo senetlerinin içerdiği hak yalnızca bir miktar paranın ödenmesi borcuna ilişkin olabilir; mal teslimi veya ortaklık hakları kambiyo senedine konu yapılamaz.
Kambiyo senedinde imzanın el ile atılması zorunlu mudur?
Evet, kambiyo senetlerindeki beyanların el ile imzalanması şarttır. Mekanik araçlar, onaylanmış işaretler veya resmî şahadetnameler imza yerine kullanılamaz ve parmak basılarak kambiyo senedi düzenlenemez.
Temsil yetkisi bulunmayan kişinin kambiyo senedi imzalamasının hukuki sonucu nedir?
Temsil yetkisi olmadığı hâlde bir kişi adına poliçe, bono veya çek imzalayan ya da yetkisini aşan kişi, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca senetten bizzat sorumlu olur ve senedi ödediğinde temsil olunanın haklarına sahip olur.
Senetteki imzalardan birinin sahte veya geçersiz olması diğer imza sahiplerini borçtan kurtarır mı?
Hayır, imzaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca senette ehliyetsiz, hayali veya sahte imzaların bulunması geçerli imza koymuş diğer kişilerin kambiyo sorumluluğunu etkilemez.
Kambiyo senetlerine özgü icra takibinde itiraz ve şikâyet süresi kaç gündür?
Senedin kambiyo vasfı taşımadığına yönelik şikâyet ile imza inkârı, borçlu olunmadığı, borcun itfa edildiği, mehil verildiği, alacağın zamanaşımına uğradığı veya yetki itirazı sebepleriyle birlikte beş gün içinde icra mahkemesine dilekçeyle bildirilmelidir.
Kısmi ödeme yapılan çekle kambiyo takibi başlatılabilir mi?
Evet, muhatap bankanın kanuni yükümlülük tutarı dâhil kısmi ödeme yapması hâlinde hamil, kendisine ücretsiz verilen çekin onaylı fotokopisiyle müracaat borçlularına ve kambiyo takip usullerine başvurabilir.
İleri düzenleme tarihli çek tanzim tarihinden önce bankaya sunulursa takip başlatılabilir mi?
Hayır, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce ibraz edilen çekin karşılığının kısmen veya tamamen ödenmemiş olması hâlinde hukuki takip yapılamaz; takip başlatılabilmesi için senedin üzerindeki düzenleme tarihine göre kanuni süresinde ibrazı ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulması şarttır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

