İzinsiz Ses Kaydı Almak Suç Mu ve Cezası Nedir?

by Avukat Erdal Ersoy
İzinsiz Ses Kaydı Almak Suç Mu ve Cezası Nedir?

İzinsiz ses kaydı alınması, konuşmanın gerçekleştiği ortama, tarafların sıfatına ve eylemin icra ediliş biçimine bağlı olarak Türk Ceza Kanunu kapsamında farklı suç tiplerine vücut verir. Kişiler arasındaki haberleşmenin veya kapalı devre gerçekleşen aleni olmayan konuşmaların ilgililerin rızası hilafına kaydedilmesi kanunda hapis cezası yaptırımına bağlanmıştır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 132Kaynağı aç
Madde 132- (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal
eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu
gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse,
verilecek ceza bir kat artırılır.
(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa
eden kimse, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası
olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 2/7/2012-6352/79 md.) İfşa
edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya
hükmolunur.
(4) (Mülga: 2/7/2012-6352/79 md.)
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması[58]
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 133Kaynağı aç
Madde 133- (1) Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları,
taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları
bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Katıldığı aleni olmayan bir
söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan
kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) (Değişik: 2/7/2012-6352/80 md.) Kişiler arasındaki aleni
olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı
olarak ifşa eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın
yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.
Özel hayatın gizliliğini ihlal

Haberleşmenin Gizliliğini İhlal ve Kayıt Fiili

Telefon veya benzeri haberleşme vasıtalarıyla yürütülen gizliliğin ihlali, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 132. maddesinin birinci fıkrasına göre bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası gerektirir. Kanun koyucu, söz konusu ihlalin haberleşme içeriklerinin bir ses cihazıyla kayda alınması suretiyle icra edilmesini cezanın bir kat artırılmasını gerektiren nitelikli hal olarak düzenlemiştir. Ayrıca haberleşme içeriklerinin hukuka aykırı şekilde başkalarına açıklanması ve yayılması fiili için iki yıldan beş yıla kadar hapis yaptırımı öngörülmektedir.

Kişinin bizzat tarafı olduğu haberleşmelerde de içeriklerin sınırsız biçimde yayılması hukuka uygun görülmez. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 132. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, muhatabın rızası alınmaksızın haberleşme içeriğinin hukuka aykırı olarak alenen duyurulması bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; paylaşımın basın ve yayın organları aracılığıyla gerçekleştirilmesi durumunda da aynı ceza tayin olunur.

Aleni Olmayan Konuşmaların ve Söyleşilerin Dinlenmesi veya Kaydı

Kişiler arasında umuma açık olmayan bir ortamda cereyan eden yüz yüze görüşmelerin, konuşanlardan herhangi birinin haberi ve rızası bulunmaksızın dışarıdan bir alet vasıtasıyla dinlenmesi ya da ses cihazıyla kayda alınması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 133. maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirir.

Bizzat iştirak edilen ve aleni olmayan bir söyleşinin, diğer konuşmacıların onayı alınmaksızın ses cihazıyla kayda geçirilmesi fiili ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 133. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile karşılanmaktadır. Bu şekilde elde edilen kayıtların hukuka aykırı yollarla kamuoyuna ya da üçüncü şahıslara aktarılması durumunda iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dört bin güne kadar adlî para cezası gündeme gelir.

Kişinin bizzat tarafı olduğu iki kişilik bir yüz yüze konuşmayı kaydetmesi fiilinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 133. maddesinin birinci fıkrasındaki suçun unsurları oluşmaz. Ancak konuşma içeriği muhatabın gizli kalmasını arzuladığı özel yaşam alanına temas ediyorsa eylem özel hayatın gizliliğini ihlal kapsamında değerlendirilir; konuşma konusu özel yaşam alanının dışında kalan uyuşmazlıklara ilişkinse bu suç da meydana gelmez.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Yargısal İşlemlerin Kaydı

Bireylerin özel yaşam alanının gizliliğinin zedelenmesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde bir yıldan üç yıla kadar hapis yaptırımına bağlanmıştır. İhlalin görüntü ya da seslerin kayda geçirilmesiyle vuku bulması cezanın bir kat artırılmasına sebebiyet verir. Özel hayata dair bu içeriklerin hukuka aykırı şekilde ifşa edilmesi ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirmekte olup basın yayın yoluyla neşredilmesi de aynı yaptırıma tabidir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134- (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden
kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin
görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek
ceza bir kat artırılır.[59]
(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/81 md.) Kişilerin özel hayatına
ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın
ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.
Kişisel verilerin kaydedilmesi

Yargı mercilerince icra edilen soruşturma ve kovuşturma işlemlerindeki ses ve görüntülerin yetkisiz kaydı ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 286. maddesinin birinci fıkrasında bağımsız bir suç olarak ele alınmıştır. Kamu görevlilerinin yürüttüğü ifade alma gibi adli süreçleri gizlice kaydetmek, görevlilerin özel yaşam alanı kaydedilmediği hallerde özel hayatın gizliliğini ihlal suçu altında değil, altı aya kadar hapis cezası öngören soruşturma işlemlerini yetkisiz kayda alma suçu kapsamında incelenir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 286Kaynağı aç
Madde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses
veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
Genital muayene

Hukuka Uygunluk Nedenleri ve Ani Gelişen Durumlarda Delil Tespiti

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 25. maddesi gereğince, meşru savunma kapsamında kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelen gerçekleşen ya da muhakkak olan haksız saldırıyı orantılı şekilde bertaraf etme zorunluluğu altında işlenen eylemlere ceza verilmez. Yine zorunluluk hali uyarınca, başka şekilde giderilme imkanı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak amacıyla dengeli vasıtalarla hareket edilmesi ceza sorumluluğunu ortadan kaldırır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde 25- (1) Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka
yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir
saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek
zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.
(2) Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek
neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak
bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin
ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile
işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.
Hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası

Bireyin kendisine veya aile birliğine yönelen haksız bir tecavüzü önlemek adına, ani gelişen olay karşısında sonradan kaybolma tehlikesi altındaki kanıtları yetkili mercilere ulaştırmak maksadıyla kayıt yapması ve bu verileri üçüncü şahıslara iletmeyip yargı organına sunması durumunda hukuka aykırılık bilinciyle davranılmadığı kabul edilir.

Buna karşılık ortada ani gelişen haksız bir saldırı veya suç bulunmadığı halde, önceden planlanmış, hazırlığı yapılmış ve karşı tarafı yönlendirecek şekilde kurgulanmış ses kayıtları meşru bir delil toplama vasıtası sayılmaz. Karşı tarafın rızası hilafına planlı şekilde elde edilen bu nitelikteki kayıtlar hukuka uygun kabul edilmediği gibi özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu teşkil eder.

Yargılamada Delil Olarak Kullanılabilirlik ve Tazminat Sorumluluğu

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 206. maddesinin ikinci fıkrası gereğince kanuna aykırı elde edilmiş olan delillerin duruşmada ortaya konulması talebi mahkemece reddedilir. Aynı Kanun'un 217. maddesi uyarınca hâkim, kararını sadece duruşmaya getirilen ve huzurunda serbestçe tartışılan delillere dayandırabilir; isnat edilen suçun ispatı da hukuka uygun yollardan toplanan delillerle mümkündür.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 206Kaynağı aç
Madde 206 – (1) Sanığın sorguya çekilmesinden sonra
delillerin ortaya konulmasına başlanır. (Ek cümleler: 25/5/2005 – 5353/29
md.) Ancak, sanığın tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmemesi sebebiyle
sorgusunun yapılamamış olması, delillerin ortaya konulmasına engel olmaz.
Ortaya konulan deliller, sonradan gelen sanığa bildirilir.
(2) Ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hâllerde
reddolunur:
a) Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse.
b) Delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa.
c) İstem, sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa.
(3) Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafii birlikte rıza
gösterirlerse, tanığın dinlenmesinden veya başka herhangi bir delilin ortaya
konulmasından vazgeçilebilir.
(4) (Mülga: 25/5/2005 – 5353/29 md.)
Delil ve olayın geç bildirilmesi
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 217Kaynağı aç
Madde 217 – (1) Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve
huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî
kanaatiyle serbestçe takdir edilir.
(2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir
şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.
Ceza mahkemelerinin ek yetkisi

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 189. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca taraflar kanuni usul ve süreler dairesinde ispat hakkına sahiptir; hukuka aykırı şekilde elde edilmiş deliller ise bir vakıanın ispatında mahkemece nazara alınamaz. Aynı maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına göre ispatın caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir ve belirli delillerle ispatı emredilen hususlar başka vasıtalarla kanıtlanamaz. Hukuka aykırı biçimde avukatlık ofisinde rıza dışı kayıt alınıp sunulması ise kişilik hakkı ihlali sayılarak manevi tazminat borcu doğurur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 189Kaynağı aç
MADDE 189- (1) Taraflar, kanunda belirtilen süre
ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir.
(2) Hukuka aykırı olarak
elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.
(3) Kanunun belirli
delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz.
(4) Bir vakıanın ispatı
için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir.
İspat
yükü
Kendi içinde bulunulan konuşmayı gizlice kaydetmek suç mudur?

Birden çok kişinin katıldığı aleni olmayan söyleşiyi diğerlerinin rızası olmadan kaydeden kişi hapis veya adli para cezasıyla karşılaşır; iki kişilik yüz yüze konuşmalarda ise konuşulanlar karşı tarafın özel hayat alanına giriyorsa özel hayatın gizliliğini ihlal suçu meydana gelir.

Telefon görüşmelerinin izinsiz kaydedilmesinin cezası nedir?

Haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir; bu fiil görüşmelerin ses kaydına alınması suretiyle gerçekleştirildiğinde ceza bir kat artırılır.

İzinsiz alınan ses kaydı mahkemede hükme esas alınabilir mi?

Ceza ve hukuk yargılamasında hukuka aykırı şekilde elde edilen deliller kural olarak reddolunur ve bir olayın ispatında mahkemece hükme dayanak yapılamaz.

Hakaret veya tehdit anında alınan kayıtlar suç sayılır mı?

Kendisine veya ailesine yönelen haksız bir saldırıyı engellemek için ani gelişen durum karşısında kaybolma olasılığı bulunan delili tespit edip yalnızca yetkili yargı makamına sunan kişinin fiilinde hukuka aykırılık bilincinin bulunmadığı kabul edilir.

Önceden planlanarak alınan ses kaydı delil sayılır mı?

Ani bir saldırı olmaksızın önceden hazırlıklı ve planlı biçimde karşı tarafı yönlendirerek alınan ses kayıtları hukuka uygun delil kabul edilmez ve suç teşkil eder.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu