İşyerinde Sigara İçmenin İş Sözleşmesine Etkisi

by Avukat Erdal Ersoy
İşyerinde Sigara İçmenin İş Sözleşmesine Etkisi

İşyerinde sigara içmek, 4857 sayılı İş Kanunu m. 25/II-d'de işyerine gelme veya işyerinde kullanma bakımından açıkça sayılan maddeler arasında yer almaz. Bu bentte anılan maddeler sarhoşluk ve uyuşturucu maddedir. Sigara içilmesinin iş sözleşmesini kendiliğinden sona erdirdiği veya her olayda haklı ya da geçerli fesih oluşturduğu bu hükümden çıkmaz. Fesih m. 25'teki bentlere dayandırılsa bile işçi, sebebin feshe uygun olmadığını ileri sürerek 18, 20 ve 21. maddeler çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Bu imkân, feshin geçersizliğine karar verileceği anlamına gelmez.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde 25 – Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I- Sağlık sebepleri: a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.[7] b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda. (a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez. II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.[8] e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması. III- Zorlayıcı sebepler: İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması. IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması. İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Derhal fesih hakkını kullanma süresi

Düzen ihlali ile tehlike yaratan davranışın ayrılması

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2012/38094 esas ve 2014/30214 karar sayılı kararında, işçinin sigara içme yasağına ilişkin işveren talimatı ile işyeri yönetmeliğine aykırı davrandığı sabit kabul edilmiştir. Karar bu tespiti, feshin haklı veya geçerli sayılması sonucuna kendiliğinden bağlayan bir hüküm olarak kurmamıştır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2012/38094, K. 2014/30214Kaynağı aç
9. Hukuk Dairesi         2012/38094 E.  ,  2014/30214 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ANTALYA 3. İŞ MAHKEMESİ TARİHİ : 09/10/2012 NUMARASI : 2010/639-2012/587 DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücreti, fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini, istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, işyerinin ahşap ürünleri işleyen bir işletme olduğunu, 06.01.2008 tarihinde işyeri güvenliği ve sağlığı açısından sigara kullanımının yasaklandığını, sigara içen personel ile çalışılmayacağının tüm personele duyurulduğunu, buna karşın davacının 18.06.2010 tarihinde mesai saatleri içerisinde sigara içerken yakalandığını ve hakkında tutanak tutulduğunu, alınan savunmasında sigara içtiğini ikrar ettiğini, iş akdinin 24.06.2010 tarihinde işyeri güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi ve işverenin emir ve direktiflerine uymaması sebebiyle fesh edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının daha önceden de işyeri kurallarına aykırı olarak sigara içtiğine dair herhangi bir tespit yapılmadığı, davacının bu davranışı nedeniyle ilk kez uyarıldığı savunmasında yanlış davrandığını kabul ederek özür dilediği de nazara alındığında davacı işçinin işyerindeki kıdemi ve mesleki tecrübesi nedeniyle iş akdinin feshi dışında başka bir disiplin uygulamasına gidilmesinin hakkaniyete uygun olacağı bu nedenle iş akdinin davalı işveren tarafından haksız feshedildiği ve davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yine genel tatil ücreti ile fazla mesai ve yıllık ücretli izin alacağına da hak kazandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı taraf vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Dosya kapsamına göre, davacının işyerinde sigara içmesi nedeni ile iş sözleşmesi işverence, "işyeri güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi ve işverenin emir ve direktiflerine uymaması" sebebiyle fesh edillmiş olup, yapılan bu feshin haklılığı çekişme konusudur. Davacı işçi tarafından işyerinde sigara içme yasağı bulunduğuna ilişkin işveren talimatı ve işyeri yönetmeliğine aykırı davranıldığı sabittir. Mahkemece, yapılan işin niteliği göz önüne alınarak sigara içilen yerin işyerinde tehlike yaratıp yaratmadığı mahallinde uzman bilirkişi marifeti ile tespit edilerek, tehlike doğuracak eylemin varlığının tespiti halinde işveren feshinin haklı olduğunun kabulü gerektiği gözetilmeden ölçülülük ilkesinden hareketle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kararda, yapılan işin niteliği gözetilerek sigara içilen yerin işyerinde tehlike yaratıp yaratmadığının mahallinde uzman bilirkişi aracılığıyla saptanması gerektiği belirtilmiştir. Tehlike doğuracak eylemin varlığı tespit edilirse işveren feshinin haklı olduğunun kabulü gerekir. Bu tehlike araştırması yapılmadan ölçülülük ilkesinden hareketle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabul edilmesi hatalı görülmüş ve karar bozulmuştur. Karar, tehlikenin bulunduğunu kendisi saptamamakta; haklı fesih sonucunu bu tespitin yapılması haline bağlamaktadır.

Buna göre talimata veya işyeri yönetmeliğine aykırılık ile eylemin tehlike doğurması aynı sonuç değildir. Tehlikenin saptanması halinde haklı fesih kabulü öngörülmüş olmakla birlikte, tehlike bulunmayan bir sigara ihlalinin geçerli fesih sayılıp sayılmayacağı bu kararda hükme bağlanmamıştır. Yanıcı veya patlayıcı risk bulunan yerdeki ihlalin m. 25/2 kapsamında haklı fesih olduğu sonucu da bu karar metninde kurulmamaktadır.

Yazılı bildirim, sebep ve savunma

4857 sayılı İş Kanunu m. 19'a göre işveren fesih bildirimini yazılı yapar ve fesih sebebini açık ve kesin biçimde belirtir. Bu şart, madde metninde sigara içmeye özel bir düzenleme olarak yer almaz; fesih bildiriminin genel şekil ve içerik şartıdır.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 19Kaynağı aç
Madde 19 – İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25 inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır. Fesih bildirimine itiraz ve usulü

Aynı maddeye göre, belirsiz süreli iş sözleşmesi, işçinin davranışı veya verimiyle ilgili nedenlerle, hakkındaki iddialara karşı savunması alınmadan feshedilemez. İşverenin m. 25/II şartlarına uygun fesih hakkı ise saklıdır. Madde metni işyerinde sigara içmeyi m. 25/II bentleri arasında saymadığından, bu saklı hakkın sigara içme olayına uygulanacağı sonucu çıkarılamaz. Sarhoşluk veya uyuşturucu kullanımına ilişkin bent de sigara ya da tütünü kapsamına alan bir ifade içermez.

Maddenin son fıkrası ve yargı yolu

İş Kanunu m. 25'in son fıkrası, işçinin feshin bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiasıyla 18, 20 ve 21. maddeler çerçevesinde yargı yoluna başvurabilmesini düzenler. Dolayısıyla m. 25 kapsamındaki bir fesih iddiası, işe iade yolunu kendiliğinden kapatan bir istisna olarak uygulanamaz. Yargı yolunun açık olması, ileri sürülen sebebin geçersiz sayılacağı veya işçinin işe iadesine karar verileceği sonucu doğurmaz.

Geçersizlik kararı verilmesi halinde sonuçlar

İş Kanunu m. 21'e göre, geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece ya da özel hakemce belirlenerek feshin geçersizliğine karar verilirse işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Bu yükümlülük, geçersizlik kararının verilmiş olmasına bağlıdır. Sigara nedeniyle yapılan her fesih için bu sonucun doğduğu söylenemez.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 21Kaynağı aç
Madde 21 – İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur. Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler. Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir. (Ek fıkra: 12/10/2017-7036/12 md.) Mahkeme veya özel hakem, ikinci fıkrada düzenlenen tazminat ile üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirler. İşçi işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatı, yukarıdaki fıkra hükümlerine göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir. İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur. (Ek fıkra: 12/10/2017-7036/12 md.) Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların, işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları hâlinde; a) İşe başlatma tarihini, b) Üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakların parasal miktarını, c) İşçinin işe başlatılmaması durumunda ikinci fıkrada düzenlenen tazminatın parasal miktarını, belirlemeleri zorunludur. Aksi takdirde anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir. İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması hâlinde fesih geçerli hâle gelir ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur. Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir. Çalışma koşullarında değişiklik ve iş sözleşmesinin feshi

İşçi başvurduğu halde işveren bir ay içinde işçiyi işe başlatmazsa, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat öder. Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmayan süre için ise en çok dört aya kadar doğmuş ücret ve diğer haklar ödenir. Metin, her olayda dört aylık ödemenin zorunlu olduğunu düzenlemez; dört ay üst sınırdır.

İşçi, kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvurur. Bu süre içinde başvurmazsa işverence yapılmış fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren yalnız bunun hukuki sonuçlarından sorumlu olur. Sürenin işlemesi, kararın kesinleşmesine ve tebliğine bağlıdır.

Arabuluculuk anlaşması ve mahsup

Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar işçinin işe başlatılması konusunda anlaşırsa, işe başlatma tarihini, çalıştırılmayan süreye ilişkin ücret ve diğer hakların parasal miktarını ve işe başlatılmama halinde ödenecek tazminatın parasal miktarını belirlemeleri zorunludur. Bu zorunluluk, arabuluculukta işe başlatma konusunda anlaşmaya varılması haline bağlıdır.

İşçi işe başlatılırsa, peşin ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatı, m. 21'deki ödemeden mahsup edilir. Mahsup, işçinin işe başlatılması haline bağlıdır.

Sık sorulan sorular

Sigara içmek m. 25/II-d kapsamında mıdır?

Hayır. Bu bentte işyerine gelme veya işyerinde kullanma bakımından açıkça sayılan maddeler sarhoşluk ve uyuşturucu maddedir. Metinde sigara veya tütün geçmediğinden sigara içmenin bu bende girdiği sonucu çıkarılamaz.

M. 25'e dayanan fesih yargı yolunu kapatır mı?

Kapatmaz. İşçi, feshin bentlerdeki sebeplere uygun olmadığını ileri sürerek 18, 20 ve 21. maddeler çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Bu hüküm, feshin geçersiz olduğuna karar verileceği anlamına gelmez.

Davranışa dayalı fesihte bildirim nasıl yapılır?

İşveren fesih bildirimini yazılı yapmalı ve fesih sebebini açık ve kesin biçimde belirtmelidir. Belirsiz süreli sözleşmede davranış veya verime dayalı fesih, kural olarak savunma alınmadan yapılamaz; m. 25/II şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır. Sigara içme bu saklı hak kapsamına ayrıca yerleştirilemez.

Sigara yasağına aykırılık feshin haklılığını gösterir mi?

Hayır. Somut kararda talimat ve yönetmelik aykırılığı sabit görülmekle birlikte, haklı fesih kabulü sigara içilen yerin tehlike yaratıp yaratmadığının mahallinde uzman bilirkişiyle saptanmasına bağlanmıştır. Tehlike yoksa ihlalin geçerli fesih oluşturup oluşturmadığına karar verilmemiştir.

Geçersizlik kararı sonrası işçi ne kadar sürede başvurur?

İşçi, kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için başvurmalıdır. Başvurmazsa yapılan fesih geçerli fesih sayılır ve işveren yalnız bu feshin hukuki sonuçlarından sorumlu olur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu