İşyerinde izinsiz tüketilen bir ürün kendiliğinden haklı fesih sebebi oluşturmaz. İşverenin güvenin kötüye kullanıldığını ileri sürerek gerçekleştirdiği fesihler, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık gerekçesine dayandırılır. Buna karşın, eylemin iş sözleşmesini derhal feshetme ağırlığına ulaşıp ulaşmadığı belirlenirken tüketilen malın parasal değeri, tüketilme zamanı, işçinin kıdemi ve işyerinde yerleşik fiili uygulamalar bir arada değerlendirilir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/156, K. 2022/984Kaynağı aç
İşyerindeki Fiili Uygulama ve Eylemin Ağırlığı
İşyerinde iade edilmesi gereken tüketim malzemelerinden meşrubat ve çikolata gibi ürünlerin izinsiz tüketilmesi halinde fesih yerine işçinin uyarılması yönünde fiili bir işyeri uygulaması bulunabilir. Alkollü içeceklerin izinsiz tüketimine taviz gösterilmezken meşrubat ve çikolata gibi ikramların tüketilmesinde işçilerin uyarılmasıyla yetinildiğinin tanık beyanlarıyla belirlenmesi, işverenin konuya dair fiili uygulamasını ortaya koyar.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2022/156 Esas ve 2022/984 Karar sayılı ilamı uyarınca; işyerindeki fiili uygulama, izinsiz tüketilen malın değeri, tüketilme zamanı ve işçinin kıdemi birlikte gözetildiğinde, tek seferlik izinsiz meşrubat tüketimi haklı fesih sebebi sayılabilecek ağırlıkta kabul edilmemiştir. Eylemin bu ağırlıkta olmaması durumunda işverenin bildirimsiz feshi haklı nedene dayanmadığından, işçinin kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabul edilmesi gerekir.
1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Doğruluk ve Bağlılığa Aykırılık Kapsamında Haklı Fesih
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca işçinin güveni kötüye kullanması, hırsızlık yapması veya meslek sırlarını ortaya atması gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışları işverene derhal haklı fesih yetkisi verir. Aynı fıkranın (ı) bendinde ise işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işyerinin malı olan ya da eli altında bulunan maddeleri otuz günlük ücreti tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması haklı fesih hali sayılmıştır. Değeri düşük tüketim maddeleri bu hasar sınırının altında kalsa dahi doğruluk ve bağlılık kuralları çerçevesinde değerlendirilmekte, ancak her eylem fesih ağırlığında görülmemektedir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
İş sözleşmesi ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık gerekçesiyle feshedilen işçi, 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin son fıkrası uyarınca feshin haklı bir sebebe dayanmadığı iddiasıyla iş güvencesi hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir. İşverenin bu bentler kapsamındaki fesihlerinde işçi 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca kıdem tazminatına hak kazanamazken, feshin haklı nedene dayanmadığının tespit edilmesi halinde kıdem tazminatı ödenmesi gerekir.
Hak Düşürücü Süreler ve İhbar Tazminatı Yükümlülüğü
Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayalı fesih yetkisi, 4857 sayılı Kanun'un 26. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, taraflardan birinin durumu öğrendiği günden başlayarak altı iş günü ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır. İşçinin olayda maddi çıkar sağlaması durumunda bir yıllık azami sınır uygulanmaz. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre bu süre içinde sözleşmeyi haklı nedenle fesheden tarafın tazminat hakları saklı tutulmuştur.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 26Kaynağı aç
Belirsiz süreli iş sözleşmesini 4857 sayılı Kanun'un 24 ve 25. maddelerindeki haklı bir neden olmaksızın ve 17. maddedeki bildirim sürelerine uymaksızın fesheden taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında ihbar tazminatı ödemekle yükümlüdür. İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle de sözleşmeyi feshedebilir. Haklı bir fesih sebebi bulunmasına rağmen 26. maddede öngörülen hak düşürücü süre içinde fesih hakkı kullanılmazsa, daha sonraki fesihlerde karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme borcu doğar. Bununla birlikte, iş sözleşmesini fesheden taraf feshi haklı bir nedene dayansa dahi ihbar tazminatı talep edemez.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 17Kaynağı aç
İşçinin mülga 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi hükümleri uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik veya evlilik gibi kanuni nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmadığı gibi, işveren de bu fesihlerde ihbar tazminatı isteyemez.
İzinsiz meşrubat veya yiyecek tüketmek işten çıkarılma sebebi midir?
Tek seferlik ve düşük değerli bir ürünün izinsiz tüketilmesi haklı fesih ağırlığında kabul edilmeyebilir; tüketilen malın ekonomik değeri, işçinin kıdemi ve işyerinde benzer durumlarda uyarı verilmesi şeklindeki fiili uygulama gözetilerek feshin haksız olduğuna karar verilebilir.
Haklı nedenle işten çıkarıldığını ileri süren işveren ihbar tazminatı öder mi?
Feshin haklı bir nedene dayanmadığı mahkemece saptanırsa veya kanunda öngörülen hak düşürücü süre geçirildikten sonra fesih yapılmışsa işverenin ihbar tazminatı ödemesi gerekir.
İş sözleşmesini fesheden taraf ihbar tazminatı alabilir mi?
Hayır, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi ihbar tazminatına hak kazanması hukuken mümkün değildir.
Haklı fesih yetkisi hangi süre içinde kullanılmalıdır?
Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık gerekçesiyle fesih yetkisi, fiilin öğrenildiği günden başlayarak altı iş günü ve her halde gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır; işçinin maddi çıkar sağladığı hallerde bir yıllık süre uygulanmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

