İşveren, iş yerinde çalışanların beden ve ruh tamlığını korumak amacıyla gerekli her türlü tedbiri almak, denetim mekanizmalarını işletmek ve güvenli bir çalışma ortamı tesis etmekle yükümlüdür. Bu borçların gereği gibi yerine getirilmemesi durumunda işveren; tazminat talepleri, idari yaptırımlar ve Sosyal Güvenlik Kurumunun rücu istemleri ile karşılaşabilmektedir.
İşverenin İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin Temel Borçları
İşverenin iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri, çalışanın beden ve ruh tamlığının korunmasına odaklanır. Bu kapsamda işveren; yararlı her önlemi amaca uygun biçimde almak, araç ve gereçleri eksiksiz bulundurmak, kişisel koruyucu donanımları temin ederek kullanılmasını sağlamak, acil durum planı hazırlamak, alınan tedbirleri bizzat uygulamak ve uygulanmasını denetlemek zorundadır.
İşverenin gözetim ve bilgilendirme borcu; yalnızca kendi işçilerini değil, alt işçileri ve geçici iş ilişkisiyle çalışanları da kapsar. İşveren; bu kişileri eğitmek, yeterli ve yararlı biçimde bilgilendirmek, işin icrası esnasında kaza riski doğurabilecek tehlikeleri analiz etmek, işin yürütümünü denetlemek ve mevzuat uyarınca çalıştırılması zorunlu uzman personeli istihdam etmekle mükelleftir.
Alınması zorunlu önlemlerin çerçevesi belirlenirken aklın, ilmin, fen ve tekniğin imkân verdiği her türlü koruma seviyesi esas alınır; hakkaniyete göre çizilen makul bir sınır yeterli görülmez. Çalışma hayatında süregelen alışkanlıklar veya yaygın gelenekler, işverenin koruyucu tedbir alma borcunu ortadan kaldırmaz.
İşçinin Deneyimi ve Hizmet Devrinin Sorumluluğa Etkisi
Çalışanların mesleki tecrübeye sahip olması ya da dikkatli çalıştıkları varsayımı, işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alma gerekliliğini bertaraf etmez. İşveren, çalışanların kişisel deneyimlerine güvenerek yasal koruma mekanizmalarını uygulamaktan kaçınamaz.
İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütmek üzere personelin görevlendirilmesi veya bu konudaki yetkilerin ortak sağlık ve güvenlik birimlerine devredilmesi, işvereni anılan hizmetlere ilişkin yükümlülüklerinden kurtarmaz.
Türk Borçlar Kanunu Uyarınca Sorumluluk Esasları
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesi uyarınca adam çalıştıran, çalışanın kendisine verilen işin görülmesi sırasında üçüncü kişilere verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Çalıştıran; personel seçiminde, işe dair talimat vermede, gözetim ve denetimde bulunmada zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispatlaması hâlinde sorumluluktan kurtulabilir. Bir işletmede adam çalıştıran ise işletmenin çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunu kanıtlamadıkça faaliyetler nedeniyle sebep olunan zarardan sorumlu tutulur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 66Kaynağı aç
Önemli ölçüde tehlike arz eden işletmeler bakımından 6098 sayılı Kanun'un 71. maddesi tehlike sorumluluğunu düzenler. Bu nitelikteki bir işletme faaliyetine hukuk düzenince izin verilmiş olsa dahi zarar görenler zararlarının uygun bir bedelle denkleştirilmesini talep edebilir. Meydana gelen zararlardan işletme sahibi ile varsa işleten müteselsilen sorumludur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 71Kaynağı aç
Kaçınılmazlık İlkesi ve Sorumluluk Sınırları
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca işverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. Kaçınılmazlık; olayın meydana geldiği tarihte geçerli bilimsel ve teknik kurallar gereğince alınacak tüm önlemlere rağmen iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesi durumudur. İşverenin alınması gerekli herhangi bir önlemi almaması hâlinde olayın kaçınılmazlığından söz edilemez.
5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 21Kaynağı aç
Kaçınılmazlığın varlığı; irade dışında meydana gelen olay, davranış kuralının veya sözleşme borcunun ihlali, illiyet bağının bulunması ve olayın önlenemezliği unsurları çerçevesinde değerlendirilir. Alınabilecek tüm tedbirler alınmış olsa dahi olay önlenemezken davranış kuralına veya sözleşmeden doğan borca aykırılık önlenebiliyorsa kaçınılmazlıktan söz edilemez.
Zararların Tazmini ve Sosyal Güvenlik Kurumunun Rücu Hakkı
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu bedensel ya da ruhsal bütünlüğü zedelenen işçi, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan maddi ve manevi zararlarını işverenden isteyebilir. İşçinin vefatı hâlinde ise hak sahipleri destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir.
İş kazası ve meslek hastalığının işverenin kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi neticesinde gerçekleşmesi durumunda 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca Kurumca bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri ile yapılan veya yapılacak ödemeler, sigortalı yahut hak sahiplerinin işverenden isteyebileceği tutarlarla sınırlı olarak işverene rücu edilir. Ölüm durumunda, olayın gerçekleşmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine ya da kazada ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine Kurumca rücu uygulanmaz.
İş kazasının kanunda öngörülen sürede işveren tarafından bildirilmemesi hâlinde, bildirim yapılıncaya kadar geçen dönem için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği işverenden tahsil edilir. Ayrıca sağlık raporu alınması zorunlu işlerde bu kurala uyulmaksızın veya bünyece elverişsiz olunan işte çalıştırılma sebebiyle oluşan rahatsızlıklara ilişkin geçici iş göremezlik ödenekleri de işverene ödettirilir.
İşin Durdurulması ve İdari Yaptırımlar
İş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine aykırı davranılması hâlinde tazminat sorumluluğunun yanı sıra 6331 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca idari para cezası ve işin durdurulması yaptırımları uygulanabilir. Kanunda belirtilen idari para cezaları, bildirim yükümlülüğüne ilişkin istisna saklı kalmak üzere gerekçesi belirtilerek Çalışma ve İş Kurumu il müdürünce verilir. İş yerinde işin durdurulması kararı verildiği takdirde ise durdurmaya sebep olan fiilden dolayı ilgili idari para cezası tatbik edilmez.
6331 sayılı İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU m. 26Kaynağı aç
6331 sayılı Kanun'un 14. maddesinde düzenlenen bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi sebebiyle uygulanacak idari para cezaları doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumunca verilir. Bu cezaların tebliği, itirazı ve tahsilinde 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi hükümleri uygulanır.
Şirket İçi Görevlendirmeler ve Cezai Sorumluluk
İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almakla yükümlü kişi şirket iç yönergesiyle belirlenebilir. Yetkili kişilerin gerekli eğitimleri vermeleri, kişisel koruyucu donanımı teslim etmeleri, işin yapıldığı sırada bu ekipmanların kullanılmasını hatırlatmaları ve önlemlerin alındığına dair yazılı delil sunabilmeleri hâlinde cezai sorumlulukları doğmaz; ancak yetkili kişilerin mevzuata aykırı davranışları tespit edilirse hürriyeti bağlayıcı cezalarla karşılaşmaları mümkündür.
İş kazasında SGK ödeme yaparsa işçinin işverene dava açma hakkı biter mi?
Hayır. İşçi, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan bakiye maddi zararları ile manevi tazminat talepleri için işverene başvurabilir; Kurum da yaptığı ödemeleri mevzuat şartları dahilinde işverene rücu edebilir.
OSGB ile anlaşma yapılması işvereni sorumluluktan kurtarır mı?
Hayır. İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütmek üzere yetkilerin ortak sağlık ve güvenlik birimlerine devredilmesi veya bu amaçla personel görevlendirilmesi, işvereni bu hizmetlere ilişkin yükümlülüklerinden kurtarmaz.
Hukuken izin verilen tehlikeli bir işletmede zarar doğarsa tazminat istenir mi?
Evet. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 71. maddesi gereğince, izinli olsa dahi önemli ölçüde tehlike arz eden işletmelerin sebep olduğu zararlar için denkleştirme istenebilir ve işletme sahibi ile işleten müteselsilen sorumlu tutulur.
İş kazasının geç bildirilmesinin yaptırımı nedir?
İş kazasının kanunda belirtilen sürede Kuruma bildirilmemesi hâlinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Kurumca işverenden tahsil edilir.
İş yerinde işin durdurulması hâlinde ayrıca idari para cezası kesilir mi?
Hayır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 26. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, işin durdurulması hâlinde durdurmaya sebep olan fiilden dolayı ayrıca ilgili idari para cezası uygulanmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

