İşverenin İş Sağlığı ve Güvenliğinden Doğan Hukuki Sorumluluğu

by Avukat Erdal Ersoy
İşverenin İş Sağlığı ve Güvenliğinden Doğan Hukuki Sorumluluğu

İşveren, iş yerinde çalışanların beden ve ruh tamlığını korumak amacıyla gerekli her türlü tedbiri almak, denetim mekanizmalarını işletmek ve güvenli bir çalışma ortamı tesis etmekle yükümlüdür. Bu borçların gereği gibi yerine getirilmemesi durumunda işveren; tazminat talepleri, idari yaptırımlar ve Sosyal Güvenlik Kurumunun rücu istemleri ile karşılaşabilmektedir.

İşverenin İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin Temel Borçları

İşverenin iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri, çalışanın beden ve ruh tamlığının korunmasına odaklanır. Bu kapsamda işveren; yararlı her önlemi amaca uygun biçimde almak, araç ve gereçleri eksiksiz bulundurmak, kişisel koruyucu donanımları temin ederek kullanılmasını sağlamak, acil durum planı hazırlamak, alınan tedbirleri bizzat uygulamak ve uygulanmasını denetlemek zorundadır.

İşverenin gözetim ve bilgilendirme borcu; yalnızca kendi işçilerini değil, alt işçileri ve geçici iş ilişkisiyle çalışanları da kapsar. İşveren; bu kişileri eğitmek, yeterli ve yararlı biçimde bilgilendirmek, işin icrası esnasında kaza riski doğurabilecek tehlikeleri analiz etmek, işin yürütümünü denetlemek ve mevzuat uyarınca çalıştırılması zorunlu uzman personeli istihdam etmekle mükelleftir.

Alınması zorunlu önlemlerin çerçevesi belirlenirken aklın, ilmin, fen ve tekniğin imkân verdiği her türlü koruma seviyesi esas alınır; hakkaniyete göre çizilen makul bir sınır yeterli görülmez. Çalışma hayatında süregelen alışkanlıklar veya yaygın gelenekler, işverenin koruyucu tedbir alma borcunu ortadan kaldırmaz.

İşçinin Deneyimi ve Hizmet Devrinin Sorumluluğa Etkisi

Çalışanların mesleki tecrübeye sahip olması ya da dikkatli çalıştıkları varsayımı, işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alma gerekliliğini bertaraf etmez. İşveren, çalışanların kişisel deneyimlerine güvenerek yasal koruma mekanizmalarını uygulamaktan kaçınamaz.

İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütmek üzere personelin görevlendirilmesi veya bu konudaki yetkilerin ortak sağlık ve güvenlik birimlerine devredilmesi, işvereni anılan hizmetlere ilişkin yükümlülüklerinden kurtarmaz.

Türk Borçlar Kanunu Uyarınca Sorumluluk Esasları

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesi uyarınca adam çalıştıran, çalışanın kendisine verilen işin görülmesi sırasında üçüncü kişilere verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Çalıştıran; personel seçiminde, işe dair talimat vermede, gözetim ve denetimde bulunmada zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispatlaması hâlinde sorumluluktan kurtulabilir. Bir işletmede adam çalıştıran ise işletmenin çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunu kanıtlamadıkça faaliyetler nedeniyle sebep olunan zarardan sorumlu tutulur.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 66Kaynağı aç
MADDE 66- Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz. Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, ödediği tazminat için, zarar veren çalışana, ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir. 2. Hayvan bulunduranın sorumluluğu a. Giderim yükümlülüğü

Önemli ölçüde tehlike arz eden işletmeler bakımından 6098 sayılı Kanun'un 71. maddesi tehlike sorumluluğunu düzenler. Bu nitelikteki bir işletme faaliyetine hukuk düzenince izin verilmiş olsa dahi zarar görenler zararlarının uygun bir bedelle denkleştirilmesini talep edebilir. Meydana gelen zararlardan işletme sahibi ile varsa işleten müteselsilen sorumludur.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 71Kaynağı aç
MADDE 71- Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur. Bir işletmenin, mahiyeti veya faaliyette kullanılan malzeme, araçlar ya da güçler göz önünde tutulduğunda, bu işlerde uzman bir kişiden beklenen tüm özenin gösterilmesi durumunda bile sıkça veya ağır zararlar doğurmaya elverişli olduğu sonucuna varılırsa, bunun önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletme olduğu kabul edilir. Özellikle, herhangi bir kanunda benzeri tehlikeler arzeden işletmeler için özel bir tehlike sorumluluğu öngörülmüşse, bu işletme de önemli ölçüde tehlike arzeden işletme sayılır. Belirli bir tehlike hâli için öngörülen özel sorumluluk hükümleri saklıdır. Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin bu tür faaliyetine hukuk düzenince izin verilmiş olsa bile, zarar görenler, bu işletmenin faaliyetinin sebep olduğu zararlarının uygun bir bedelle denkleştirilmesini isteyebilirler. C. Zamanaşımı I. Kural

Kaçınılmazlık İlkesi ve Sorumluluk Sınırları

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca işverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. Kaçınılmazlık; olayın meydana geldiği tarihte geçerli bilimsel ve teknik kurallar gereğince alınacak tüm önlemlere rağmen iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesi durumudur. İşverenin alınması gerekli herhangi bir önlemi almaması hâlinde olayın kaçınılmazlığından söz edilemez.

5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 21Kaynağı aç
MADDE 21- İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. İş kazasının, 13 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sürede işveren tarafından Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, Kurumca işverenden tahsil edilir. Çalışma mevzuatında sağlık raporu alınması gerektiği belirtilen işlerde, böyle bir rapora dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılan sigortalının, bu işe girmeden önce var olduğu tespit edilen veya bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılması sonucu meydana gelen hastalığı nedeniyle, Kurumca sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverene ödettirilir. İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir. İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücû edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücû edilmez. Sigortalının kendisinden kaynaklanan sebeplerle tedavi süresinin uzaması, iş göremezliğinin artması

Kaçınılmazlığın varlığı; irade dışında meydana gelen olay, davranış kuralının veya sözleşme borcunun ihlali, illiyet bağının bulunması ve olayın önlenemezliği unsurları çerçevesinde değerlendirilir. Alınabilecek tüm tedbirler alınmış olsa dahi olay önlenemezken davranış kuralına veya sözleşmeden doğan borca aykırılık önlenebiliyorsa kaçınılmazlıktan söz edilemez.

Zararların Tazmini ve Sosyal Güvenlik Kurumunun Rücu Hakkı

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu bedensel ya da ruhsal bütünlüğü zedelenen işçi, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan maddi ve manevi zararlarını işverenden isteyebilir. İşçinin vefatı hâlinde ise hak sahipleri destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir.

İş kazası ve meslek hastalığının işverenin kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi neticesinde gerçekleşmesi durumunda 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca Kurumca bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri ile yapılan veya yapılacak ödemeler, sigortalı yahut hak sahiplerinin işverenden isteyebileceği tutarlarla sınırlı olarak işverene rücu edilir. Ölüm durumunda, olayın gerçekleşmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine ya da kazada ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine Kurumca rücu uygulanmaz.

İş kazasının kanunda öngörülen sürede işveren tarafından bildirilmemesi hâlinde, bildirim yapılıncaya kadar geçen dönem için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği işverenden tahsil edilir. Ayrıca sağlık raporu alınması zorunlu işlerde bu kurala uyulmaksızın veya bünyece elverişsiz olunan işte çalıştırılma sebebiyle oluşan rahatsızlıklara ilişkin geçici iş göremezlik ödenekleri de işverene ödettirilir.

İşin Durdurulması ve İdari Yaptırımlar

İş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine aykırı davranılması hâlinde tazminat sorumluluğunun yanı sıra 6331 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca idari para cezası ve işin durdurulması yaptırımları uygulanabilir. Kanunda belirtilen idari para cezaları, bildirim yükümlülüğüne ilişkin istisna saklı kalmak üzere gerekçesi belirtilerek Çalışma ve İş Kurumu il müdürünce verilir. İş yerinde işin durdurulması kararı verildiği takdirde ise durdurmaya sebep olan fiilden dolayı ilgili idari para cezası tatbik edilmez.

6331 sayılı İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU m. 26Kaynağı aç
MADDE 26 – (1) Bu Kanunun; a) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her bir yükümlülük için ayrı ayrı ikibin Türk Lirası, b) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince belirlenen nitelikte iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi görevlendirmeyen işverene görevlendirmediği her bir kişi için beşbin Türk Lirası, aykırılığın devam ettiği her ay için aynı miktar, diğer sağlık personeli görevlendirmeyen işverene ikibinbeşyüz Türk Lirası, aykırılığın devam ettiği her ay için aynı miktar, aynı fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her bir ihlal için ayrı ayrı binbeşyüz Türk Lirası, (ç) bendine aykırı hareket eden işverene yerine getirilmeyen her bir tedbir için ayrı ayrı bin Türk Lirası, c) 8 inci maddesinin birinci ve altıncı fıkralarına aykırı hareket eden işverene her bir ihlal için ayrı ayrı binbeşyüz Türk Lirası, ç) 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre risk değerlendirmesi yapmayan veya yaptırmayan işverene üçbin Türk Lirası, aykırılığın devam ettiği her ay için dörtbinbeşyüz Türk Lirası, dördüncü fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene binbeşyüz Türk Lirası, d) 11 ve 12 nci maddeleri hükümlerine aykırı hareket eden işverene, uyulmayan her bir yükümlülük için bin Türk Lirası, aykırılığın devam ettiği her ay için aynı miktar, e) 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her bir yükümlülük için ayrı ayrı binbeşyüz Türk Lirası, ikinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene ikibin Türk Lirası, dördüncü fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen sağlık hizmeti sunucuları veya yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularına ikibin Türk Lirası, f) 15 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene, sağlık gözetimine tabi tutulmayan veya sağlık raporu alınmayan her çalışan için bin Türk Lirası, g) 16 ncı maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene, bilgilendirilmeyen her bir çalışan için bin Türk Lirası, ğ) (Değişik: 4/4/2015-6645/4 md.) 17 nci maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene, her bir aykırılık için çalışan başına ayrı ayrı beşyüz Türk Lirası, h) 18 inci maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene, her bir aykırılık için ayrı ayrı bin Türk Lirası, ı) 20 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene bin Türk Lirası, üçüncü fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene binbeşyüz Türk Lirası, i) 22 nci maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her bir aykırılık için ayrı ayrı ikibin Türk Lirası, j) 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen bildirim yükümlülüklerini yerine getirmeyen yönetimlere beşbin Türk Lirası, k) 24/A maddesinin birinci fıkrasında belirtilen iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda ölçüm, inceleme ve araştırma yapılmasına, numune alınmasına veya eğitim kurumları ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinin kontrol ve denetiminin yapılmasına engel olan işverene beşbin Türk Lirası,[12] 1) (Değişik: 4/4/2015-6645/4 md.) 25 inci maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene ihlale uğrayan her bir çalışan için bin Türk Lirası, aykırılığın devam ettiği her ay için aynı miktar, m) 29 uncu maddesinde belirtilen; büyük kaza önleme politika belgesi hazırlamayan işverene ellibin Türk Lirası, güvenlik raporunu hazırlayıp Bakanlığın değerlendirmesine sunmadan işyerini faaliyete geçiren, işletilmesine Bakanlıkça izin verilmeyen işyerini açan veya durdurulan işyerinde faaliyete devam eden işverene seksenbin Türk Lirası, n) 30 uncu maddesinde öngörülen yönetmeliklerde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene, uyulmayan her hüküm için tespit edildiği tarihten itibaren aylık olarak bin Türk Lirası, o) (Ek: 4/4/2015-6645/4 md.) Çalışanlarına, standartlara uygun ve CE işaretli kişisel koruyucu donanım temin etmeyen işverenlere çalışan başına beşyüz Türk Lirası, ö) (Ek: 4/4/2015-6645/4 md.) Yer altı maden işletmelerinde çalışanların bulundukları yeri ve giriş çıkışlarını gösteren takip sistemini kurmayan işverenlere çalışan başına beşyüz Türk Lirası, idari para cezası verilir. (2) (Değişik: 4/4/2015-6645/4 md.) Bu Kanunda belirtilen idari para cezaları, 14 üncü maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere uygulanacak idari para cezaları hariç gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve İş Kurumu il müdürünce verilir. 14 üncü maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenler için uygulanan idari para cezaları hariç tahsil edilen idari para cezaları genel bütçeye gelir kaydedilir. 14 üncü maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere uygulanacak idari para cezaları ise doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumunca verilir. Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari para cezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesi hükümleri uygulanır. Verilen diğer idari para cezaları tebliğinden itibaren otuz gün içinde ödenir. İdari para cezaları tüzel kişiliği bulunmayan kamu kurum ve kuruluşları adına da düzenlenebilir. (3) (Ek: 4/4/2015-6645/4 md.) Bu maddede belirtilen idari para cezaları; a) Ondan az çalışanı bulunan işyerlerinden; 1) Az tehlikeli sınıfta yer alanlar için aynı miktarda, 2) Tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde yirmi beş oranında artırılarak, 3) Çok tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde elli oranında artırılarak, b) On ila kırk dokuz çalışanı bulunan işyerlerinden; 1) Az tehlikeli sınıfta yer alanlar için aynı miktarda, 2) Tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde elli oranında artırılarak, 3) Çok tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde yüz oranında artırılarak, c) Elli ve daha fazla çalışanı bulunan işyerlerinden; 1) Az tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde elli oranında artırılarak, 2) Tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde yüz oranında artırılarak, 3) Çok tehlikeli sınıfta yer alanlar için yüzde iki yüz oranında artırılarak, uygulanır. (4) (Ek: 4/4/2015-6645/4 md.) İşin durdurulması hâlinde, durdurmaya sebep olan fiilden dolayı ilgili idari para cezası uygulanmaz. (5) (Ek: 4/4/2015-6645/4 md.) Çalışan sayısıyla çarpılarak verilen idari para cezalarında üçüncü fıkra hükümleri uygulanmaz. (6) (Ek: 4/4/2015-6645/4 md.) 14 üncü maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenler için uygulanan idari para cezaları hariç olmak üzere bu Kanuna göre tahsil edilen idari para cezaları, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eğitim ve araştırma-geliştirme projelerine ilişkin harcamalarda kullanılır. Bu amaçla ihtiyaç duyulan ödenek, Bakanlık bütçesinde öngörülür. Söz konusu ödeneğin kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar, Bakanlık ile Maliye Bakanlığınca müştereken belirlenir. Hüküm bulunmayan haller ve muafiyet

6331 sayılı Kanun'un 14. maddesinde düzenlenen bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi sebebiyle uygulanacak idari para cezaları doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumunca verilir. Bu cezaların tebliği, itirazı ve tahsilinde 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi hükümleri uygulanır.

Şirket İçi Görevlendirmeler ve Cezai Sorumluluk

İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almakla yükümlü kişi şirket iç yönergesiyle belirlenebilir. Yetkili kişilerin gerekli eğitimleri vermeleri, kişisel koruyucu donanımı teslim etmeleri, işin yapıldığı sırada bu ekipmanların kullanılmasını hatırlatmaları ve önlemlerin alındığına dair yazılı delil sunabilmeleri hâlinde cezai sorumlulukları doğmaz; ancak yetkili kişilerin mevzuata aykırı davranışları tespit edilirse hürriyeti bağlayıcı cezalarla karşılaşmaları mümkündür.

İş kazasında SGK ödeme yaparsa işçinin işverene dava açma hakkı biter mi?

Hayır. İşçi, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan bakiye maddi zararları ile manevi tazminat talepleri için işverene başvurabilir; Kurum da yaptığı ödemeleri mevzuat şartları dahilinde işverene rücu edebilir.

OSGB ile anlaşma yapılması işvereni sorumluluktan kurtarır mı?

Hayır. İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütmek üzere yetkilerin ortak sağlık ve güvenlik birimlerine devredilmesi veya bu amaçla personel görevlendirilmesi, işvereni bu hizmetlere ilişkin yükümlülüklerinden kurtarmaz.

Hukuken izin verilen tehlikeli bir işletmede zarar doğarsa tazminat istenir mi?

Evet. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 71. maddesi gereğince, izinli olsa dahi önemli ölçüde tehlike arz eden işletmelerin sebep olduğu zararlar için denkleştirme istenebilir ve işletme sahibi ile işleten müteselsilen sorumlu tutulur.

İş kazasının geç bildirilmesinin yaptırımı nedir?

İş kazasının kanunda belirtilen sürede Kuruma bildirilmemesi hâlinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Kurumca işverenden tahsil edilir.

İş yerinde işin durdurulması hâlinde ayrıca idari para cezası kesilir mi?

Hayır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 26. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, işin durdurulması hâlinde durdurmaya sebep olan fiilden dolayı ayrıca ilgili idari para cezası uygulanmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu