İstihkak Davası Nedir, Şartları ve Süreleri Nelerdir?

by Avukat Erdal Ersoy
İstihkak Davası Nedir, Şartları ve Süreleri Nelerdir?

Türk Medeni Kanunu m. 683/2 uyarınca malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız elatmanın önlenmesini de talep edebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 683Kaynağı aç
Madde 683- Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir. B. Mülkiyet hakkının kapsamı I. Bütünleyici parça

Mülkiyet Hakkına Dayalı Adi İstihkak Davası

Eşya hukukunda malikin açtığı adi istihkak davası mülkiyet hakkına dayalı ayni bir talep niteliğindedir. Bu ayni talep özelliği sebebiyle dava kural olarak zamanaşımına tabi tutulmamıştır ve koşulları sağlandığı sürece her zaman açılabilir.

Adi istihkak davasında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Davanın konusu taşınmaz ise, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Taşınırlar bakımından ise genel yetki kuralı çerçevesinde davalının son yerleşim yeri mahkemesi yetkili kabul edilir.

Taşınır Mallarda Zilyetlik ve İyiniyetle Edinim

Bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden o şey üzerinde iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı ayni hak edinen kimsenin edinimi, zilyedin bu tasarrufta bulunma yetkisi olmasa dahi korunur.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 988Kaynağı aç
Madde 988- Bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden o şey üzerinde iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı aynî hak edinen kimsenin edinimi, zilyedin bu tür tasarruflarda bulunma yetkisi olmasa bile korunur. b. Kaybedilen veya çalınan eşya bakımından

Buna karşın taşınırı elinden rızası dışında çıkan, çalınan veya kaybolan zilyet, eşyayı elinde bulunduran herkese karşı beş yıllık süre içinde taşınır davası açabilir. Taşınır mal pazardan, açık artırmadan ya da benzer nitelikte eşya satan bir kimseden iyiniyetle kazanılmışsa, iyiniyetli edinenlere karşı dava ancak ödenen bedelin geri verilmesi şartıyla ikame edilebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 989Kaynağı aç
Madde 989- Taşınırı çalınan, kaybolan ya da iradesi dışında başka herhangi bir şekilde elinden çıkan zilyet, o şeyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açabilir. Bu taşınır, açık artırmadan veya pazardan ya da benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmiş ise; iyiniyetli birinci ve sonraki edinenlere karşı taşınır davası, ancak ödenen bedelin geri verilmesi koşuluyla açılabilir. Diğer konularda iyiniyetli zilyedin haklarına ilişkin hükümler uygulanır. c. Para ve hamile yazılı senetlerde

Taşınır Teslimine Dair İlamların İcrası

Bir taşınır malın teslimine ilişkin ilam icra dairesine ibraz edildiğinde borçluya yedi gün içinde teslimi emreden bir icra emri gönderilir. Borçlunun bu emre uymaması veya eksik bırakması halinde, hükmolunan taşınır mal ya da misli borçlunun yedinde bulunduğu takdirde elinden zorla alınıp alacaklıya teslim olunur.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde 24 – (Değişik: 18/2/1965-538/14 md.) Bir taşınırın teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde o şeyin teslimini emreder. İcra emrinde; alacaklı ve borçlunun ve varsa mümesillerinin adları ve soyadları ile şöhret ve yerleşim yerleri hükmü veren mahkemenin ismi ve hükmolunun şeyin neden ibaret olduğu, ilamın tarih ve numarası ve icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yoliyle ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılması hakkında bir karar getirilmedikçe cebri icraya devam olunacağı yazılır.[13] Borçlu, bu emri hiç tutmaz veya eksik bırakır ve hükmolunan taşınır veya misli yedinde bulunursa elinden zorla alınıp alacaklıya verilir. Yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değeri alınır. Vermezse ayrıca icra emri tebliğine hacet kalmaksızın haciz yoliyle tahsil olunur. Taşınır malın değeri, ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu takdirde, icra memuru tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olunur.[14] Hükmolunan taşınırın değeri, borsa veya ticaret odalarından, olmıyan yerlerde icra memuru tarafından seçilecek bilirkişiden sorulup alınacak cevaba göre tayin edilir. İlgililerin bu hususta icra mahkemesine şikayet hakları vardır. (Mülga yedinci fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) Çocuk teslimi:

Hüküm altına alınan taşınır borçlunun elinde bulunmadığında ilamda gösterilen değeri haciz suretiyle tahsil edilir. Taşınırın değeri ilamda belirtilmemişse veya bu değer ihtilaflıysa, icra memuru haciz günündeki rayice göre borsa, ticaret odası veya bilirkişiden bilgi alarak takdir yapar.

Miras Sebebiyle İstihkak Davası ve Zamanaşımı

Tereke mallarının zilyetliğine ilişkin miras sebebiyle istihkak davası zamanaşımı sürelerine bağlanmıştır. Bu dava, mirasçının kendi sıfatını ve iyiniyetli davalının tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl, her hâlde mirasbırakanın ölümünden veya vasiyetnamenin açılmasından başlayarak on yıl içinde açılmalıdır. İyiniyetli bulunmayan davalılara karşı ise zamanaşımı süresi yirmi yıl olarak öngörülmüştür.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 639Kaynağı aç
Madde 639- Miras sebebiyle istihkak davası, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İyiniyetli olmayanlara karşı zamanaşımı süresi yirmi yıldır. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM MİRASIN PAYLAŞILMASI BİRİNCİ AYIRIM PAYLAŞIMDAN ÖNCE MİRAS ORTAKLIĞI A. Mirasın geçmesinin sonucu I. Miras ortaklığı

Miras sebebiyle istihkak davasında görev asliye hukuk mahkemesine, yetki ise mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesine aittir.

Haczedilen Mal Borçlunun Elindeyken İstihkak Yolu

Borçlu kendi zilyetliğindeki malın bir başkasına ait olduğunu ya da rehinli bulunduğunu bildirirse veya üçüncü bir şahıs o mal üzerinde mülkiyet ya da rehin hakkı iddia ederse icra dairesi durumu tutanağa bağlayarak taraflara bildirir. İcra dairesi itirazlarını iletmeleri için alacaklı ile borçluya üç günlük mühlet tanır; itiraz edilmemesi halinde istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 96Kaynağı aç
Madde 96 – (Değişik: 18/2/1965-538/53 md.) Borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, icra dairesi bunu haciz ve icra tutanaklarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir. İcra dairesi aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir. Sükütları halinde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar. Malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde, aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. İstihkak iddiasının yapıldığı veya istihkak davasının açıldığı tarihte istihkak müddeisi ile birlikte oturan kimseler yahut bu şahısların iş ortakları, iddianın yapıldığı tarihte veya istihkak davası 97 nci maddenin 9 uncu fıkrası gereğince açılmışsa davanın açıldığı tarihte malın haczine ıttıla kesbetmiş sayılırlar. 2 – Üçüncü şahsın istihkak iddiası:

Hacizden haberdar olan borçlu veya hak iddia eden üçüncü kişi, öğrenme gününden başlayarak yedi gün içinde istihkak iddiasını sunmalıdır. Belirtilen bu yedi günlük süre geçirilirse aynı takip dosyasında iddia ileri sürme hakkı kaybedilir.

Öğrenme zamanı bakımından, hak iddiasında bulunan kimseyle birlikte oturan şahıslar ya da bu kişilerin iş ortakları, istihkak iddiasının yapıldığı tarihte haczi öğrenmiş sayılır. İcra ve İflas Kanunu m. 97/9 uyarınca istihkak davası açılması halinde ise bu kişiler davanın açıldığı tarihte hacze ıttıla kesbetmiş kabul edilir.

İcra Mahkemesinde Dava Açılması ve Dava Süreleri

İstihkak iddiasına itiraz vuku bulduğunda icra mahkemesince takibin devamı ya da ertelenmesi yönünde verilen kararın tefhim veya tebliğinden itibaren üçüncü kişi yedi gün içinde icra mahkemesinde dava açmakla yükümlüdür. Bu süre içinde dava açılmadığı takdirde üçüncü kişi alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 97Kaynağı aç
Madde 97 – (Değişik: 18/2/1965-538/54 md.) İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, icra memuru dosyayı hemen icra mahkemesine verir. İcra mahkemesi, dosya üzerinde veya lüzum görürse ilgilileri davet ederek mürafaa ile yapacağı inceleme neticesinde varacağı kanaate göre takibin devamına veya talikıne karar verir. İstihkak davasının sırf satışı geri bırakmak gayesiyle kötüye kullanıldığını kabul etmek için ciddi sebepler bulunduğu takdirde icra mahkemesi takibin talikı talebini reddeder. Takibin talikıne karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşı davacıdan 36 ncı maddede gösterilen teminat alınır. Teminatın cins ve miktarı mevcut delillerin mahiyetine göre takdir olunur. (Değişik beşinci fıkra: 2/3/2005-5311/9 md.) Takibin devamına dair verilen icra mahkemesi kararı kesindir. Üçüncü şahıs, icra mahkemesi kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açmaya mecburdur. Bu müddet zarfında dava edilmediği takdirde üçüncü şahıs alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır. Kiralanan taşınmaz veya gemilerdeki hapis hakkına tabi eşya ile ilgili istihkak davaları Borçlar Kanununun 268 inci maddesinin 1 inci fıkrasında yazılı hükümlere uygun olmadıkça talik emri verilemez.[42] Dava esnasında 106 ncı maddedeki müddetler cereyan etmez. Yukardaki hükümler dairesinde kendisine istihkak talebinde bulunmak imkanı verilmemiş olan üçüncü şahıs, haczedilen şey hakkında veya satılıp da bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bedeli hakkında, hacze ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde, icra mahkemesinde istihkak davası açabilir. Aksi takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. Bu halde davacının talebi üzerine icra hakimi takibin talik edilip edilmemesi hakkında yukardaki hükümler dairesinde acele karar vermeye mecburdur. Bu karar diğer taraf dinlenmeksizin de verilebilir. İstihkak davası neticelenmeden mahcuz mal paraya çevrilmiş bulunursa icra hakimi işbu bedelin yargılama neticesine kadar ödenmemesi veya teminat karşılığında veya halin icabına göre teminatsız derhal alacaklıya verilmesi hususunda ayrıca karar verir. İstihkak davasına umumi hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır. Mahcuz eşya ile ilgili olarak icra memuruna dermeyan edilen iddiada üçüncü şahıs ve borçlunun birleşmeleri alacaklıya müessir değildir. Üçüncü şahsın bu iddiasını ispat etmesi lazımdır. Ancak üçüncü şahsın mahcuz eşyanın kendisinin mülkü veya kendisine merhun olduğu hakkındaki iddiasının borçlu tarafından kabulü kendi aleyhine delil teşkil eder ve ileride bu ikrara aykırı hiçbir iddiada bulunamaz. (Değişik: 9/11/1988-3494/11 md.) İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur.[43] (Değişik ondördüncü fıkra: 2/3/2005-5311/9 md.) Davanın reddi hakkındaki karara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran istihkak davacısı icra dairesinden 36 ncı maddeye göre mühlet isteyebilir. İstihkak davası sabit olur ve birinci fıkra gereğince istihkak iddiasına karşı itiraz eden alacaklı veya borçlunun kötü niyeti tahakkuk ederse haczolunan malın değerinin yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına asıl dava ile birlikte hükmolunur. Koca aleyhine yapılmış bir hacizde karı şahsi malları üzerindeki haklarını Medeni Kanunun 160 ıncı maddesi hükmüne tabi olmaksızın kendisi takip edebilir. İstihkak davasına karşı haczi yaptıran alacaklı bu kanunun 11 inci babı hükümlerine dayanarak ve muvakkat veya kati aciz belgesi ibrazına mecbur olmaksızın mütekabilen iptal davası açabilir. Dava ve mütekabil davada tarafların gösterecekleri bütün delilleri hakim serbestce takdir eder. İstihkak davaları süratle ve diğer davalardan önce görülerek karara bağlanır. İstihkak davalarında mülkiyet karinesi:

Kendisine usulünce istihkak talebinde bulunma imkanı verilmemiş olan üçüncü kişi, haczedilen eşya hakkında veya satılmış olup bedeli henüz alacaklıya ödenmemişse bu satış bedeli hakkında haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde dava ikame edebilir. Bu hak düşürücü süre geçirildiği takdirde aynı takip kapsamında bu iddiayı ileri sürme hakkı kaybedilir.

Haciz işlemine dayalı olarak açılacak istihkak davalarında görev icra mahkemesindedir. Yetkili yargı mercii ise icra takibinin yürütüldüğü yer ya da davalının yerleşim yeri mahkemesidir.

İspat Kuralları ve Borçlunun İkrarı

Hacizli mala dair borçlu ile üçüncü kişinin aynı doğrultuda iddiada bulunması alacaklı bakımından sonuç doğurmaz. İddia sahibi üçüncü kişi iddiasını ispatla yükümlüdür. Borçlunun, malın üçüncü kişiye ait olduğu veya üzerinde rehin bulunduğu yönündeki kabulü kendi aleyhine delil teşkil eder ve borçlu ileride bu ikrarına aykırı bir iddiada bulunamaz.

Malın Üçüncü Kişinin Elinde Bulunması Hali

Haczedilen şey borçlunun zilyetliğinde olmayıp mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, üçüncü kişinin yedieminliği kabul etmesi şartıyla mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü alacaklıya üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için yedi günlük süre verir. Haczin üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu usul uygulanır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 99Kaynağı aç
Madde 99 – (Değişik: 2/7/2012-6352/20 md.) Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz. Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu fıkra hükmü uygulanır. Hacze iştirak derecelerinin teşkili:

Alacaklı tanınan yedi günlük mühlet içerisinde icra mahkemesinde dava açmazsa üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar haczedilen malın satışı yapılamaz.

İstihkak Yargılamasında İcra İnkar ve Kötüniyet Tazminatı

İstihkak davasında takibin ertelenmesine hükmedilip de yargılama sonunda davanın reddine karar verilirse, alacaklının alacağından geciken tutarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine tazminata karar verilir.

İstihkak davası sabit görüldüğünde, istihkak iddiasına itiraz eden alacaklı veya borçlunun kötüniyetli olduğu belirlenirse, haczedilen eşyanın değerinin yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat tahsiline asıl dava ile birlikte hükmedilir.

Adi istihkak davasında zamanaşımı süresi var mıdır?

Adi istihkak davası mülkiyet hakkından doğan ayni bir talep niteliğinde olduğundan zamanaşımına tabi değildir; yasal koşullar sağlandığı müddetçe her zaman açılabilir.

Hacizli mal üçüncü kişinin elindeyken dava açma süresi nedir?

Haczedilen mal mülkiyet veya bir ayni hak iddia eden üçüncü kişinin elindeyse, icra müdürü alacaklıya dava açması için yedi günlük süre verir; alacaklı süresi içinde dava açmazsa üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır.

Miras sebebiyle istihkak davasında zamanaşımı ne kadardır?

Miras sebebiyle istihkak davası, davacının mirasçılık sıfatını ve tereke malını iyiniyetli davalının elinde bulundurduğunu öğrendiği andan itibaren bir yıl ve her hâlde ölüm veya vasiyetnamenin açılmasından itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; iyiniyetli olmayan davalılara karşı bu süre yirmi yıldır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu