Maaşın Bankadan Ödenme Zorunluluğu ve Yasal Çerçeve
4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesinde ücret genel olarak, işçinin gördüğü iş karşılığında işverence veya üçüncü kişilerce para olarak sağlanan maddi menfaat şeklinde tanımlanmıştır. Ücret dönemsel bir edim olup sözleşmeyle kararlaştırılan sabit aralıklara uyularak en geç ayda bir ödenmelidir. Kanunun 32. maddesinin ikinci fıkrası gereğince ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki tüm hak edişlerin kural olarak Türk parasıyla işyerinde veya açılan özel bir banka hesabına yatırılması şarttır. Beşinci fıkra uyarınca bono, kupon veya parayı temsil ettiği ileri sürülen senetlerle ücret ödemesi yapılamaz. Perakende mağazaları, dükkanlar ve eğlence yerlerinde çalışanlar haricinde, bu yerlerde diğer işçilere ücret ödenmesi yasaklanmıştır. İş Kanunu'nun 32. maddesinin son fıkrasına göre ücret alacakları beş yıllık zamanaşımına tabidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/16662, K. 2015/20198Kaynağı aç
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/1774, K. 2018/794Kaynağı aç
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/17759, K. 2015/14529Kaynağı aç
İş Kanunu'nun 32. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, işçi sayısı ve işletme özellikleri gözetilerek ödemelerin banka hesabı vasıtasıyla yapılmasına dair usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceğini öngörmüştür. Ücret, Prim, İkramiye ve Bu Nitelikteki Her Türlü İstihkakın Bankalar Aracılığıyla Ödenmesine Dair Yönetmelik'in 10. maddesi uyarınca, Türkiye genelinde en az 5 işçi çalıştıran işverenler, işçilerine yapacakları her türlü ödemenin kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net tutarını bankalar aracılığıyla ödemekle yükümlüdür. Bu zorunluluğa tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, çalışanların ücret ve benzeri hak edişlerini elden veya banka hesabı haricinde başka bir kanaldan ödeyemezler. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 102. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, zorunlu tutulduğu halde istihkakı özel olarak açılan banka hesabına ödemeyen işverene, bu durumdaki her işçi ve her ay için idari para cezası uygulanır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 102Kaynağı aç
Maaşın Elden Ödenmesinin Haklı Fesih ve Tazminat Boyutu
Uygulamada ücretin bir bölümünün resmi kayıtlarda ve banka kanalıyla asgari düzeyde gösterilip, kalan tutarın elden kayıt dışı biçimde verilmesine rastlanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi kapsamında, işçinin ücreti kanun hükümlerine veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse işçi iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebilir. Buradaki ücret kavramı ikramiye, prim, fazla mesai, hafta tatili ve bayram alacakları gibi geniş anlamdaki tüm menfaatleri kapsar. Maaşının bir kısmı elden ödenerek bordroya yansıtılmayan işçi, sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatı ile birlikte diğer işçilik alacaklarını talep etme hakkı kazanır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/14229, K. 2015/17Kaynağı aç
İş Kanunu'nun 32. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca iş sözleşmesi sona erdiğinde, işçinin ücreti ile kanundan ve sözleşmeden doğan para ile ölçülebilir tüm menfaatlerinin eksiksiz ödenmesi zorunludur. Kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücret belirlenirken çıplak ücrete ek olarak devamlılık gösteren primler ve para ile ölçülen diğer menfaatler hesaba katılır. İş Kanunu'nun 59. maddesi gereğince fesih sebebi veya haklılığı fark etmeksizin kullanılmayan yıllık izinler son ücret üzerinden paraya dönüşür; izinlerin kullandırıldığını ispat yükü işverene aittir. İş Kanunu'nun 46. maddesine göre hafta tatili kesintisiz en az yirmidört saat olarak kullandırılmalı, bölünmemelidir; yirmidört saatten az verilen hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/11496, K. 2019/15378Kaynağı aç
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/14187, K. 2018/23680Kaynağı aç
Gerçek Ücretin Tespiti ve İspat İlkeleri
Ücret miktarı ve ekleri konusunda kural olarak ispat yükü işçidedir. Ancak işverenin İş Kanunu'nun 8. maddesi gereğince yazılı sözleşme bulunmayan hallerde iki ay içinde çalışma koşullarını gösteren belge verme ve 37. maddesi uyarınca ücret hesap pusulası düzenleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Kanunun 102. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince ücret hesap pusulası düzenlemeyen işveren aleyhine idari para cezası verilir. Bu belgeler işverenden sadır yazılı delil sayıldığından işveren kendi düzenlediği evrakın muvazaalı olduğunu ileri süremez; muvazaa hususu ileri sürülmese dahi mahkemece resen değerlendirilir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 8Kaynağı aç
Bordroda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı yönündeki iddialarda gerçek ücret her türlü delille kanıtlanabilir. İmzalı bordrolarda yazılı ücretin aksini ispatlamak amacıyla para makbuzları, banka kayıtları, işyeri belgeleri ve tanık beyanları ileri sürülebilir. Tazminat ve alacak hesaplamalarında esas alınacak gerçek ücretin belirlenmesinde işçinin imzasını taşımayan tek taraflı işyeri ve sigorta kayıtları dikkate alınmaz; işçinin imzasının yer aldığı bordroların gerçek durumu yansıtmadığı şüphesi doğduğunda emsal araştırması gerekir. Usuli kazanılmış hak kamu düzenine ilişkin konularda oluşmayacağı gibi, yasal asgari ücretin uygulanması kamu düzeninden olup talep bulunmasa bile resen gözetilir.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/4393, K. 2019/2612Kaynağı aç
Ücretin sözleşmede açıkça kararlaştırılmadığı veya bordronun gerçeğe aykırı düzenlendiği hallerde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 401. maddesi gereğince emsal ücrete göre işlem yapılır. Dava dilekçesinde açıkça talep edilmemiş olsa dahi mahkeme emsal ücret araştırmasını kendiliğinden yürütür. Bu araştırmada işçinin yaşı, mesleki kıdemi, eğitim durumu, işyerinin niteliği ve fiilen yapılan iş bildirilerek ilgili meslek odası, ticaret odası ve sendikalardan bilgi istenir. Ayrıca Türkiye İstatistik Kurumu'nun resmi internet sitesinde yer alan kazanç bilgisi sorgulama verileri değerlendirilir ve gerekirse aynı pozisyondaki çalışma arkadaşları dinlenir. Bilirkişilerce asgari ücrete kıdeme göre maktu ekleme yapılarak ücret belirlenmesi hukuka aykırıdır; sendikal durum ve fiili çalışma süreleri doğru yansıtılarak gerçek kazanç ortaya konmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/5374, K. 2015/7023Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 401Kaynağı aç
İşverenin Ödeme İspatı ve İbranamelerin Geçerliliği
Ücretin ödendiğini ispat yükü işverendedir. İşveren ödeme borcunu işçinin imzasını içeren bordro, makbuz, hesap pusulası veya banka kayıtları ile kanıtlamak zorundadır; ücret ödemesi tanık anlatımıyla ispatlanamaz. Yazılı delili bulunmayan ancak yasal delil listesinde yemin deliline dayanmış olan işverene mahkemece karşı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılır. Yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı defter veya eşdeğer belgeyle kanıtlayamayan işveren de aynı şekilde işçiye yemin teklifinde bulunabilir. İş sözleşmelerindeki fazla mesai ücretinin temel ücrete dahil olduğuna ilişkin kurallar ise yılda en çok 270 saatlik fazla çalışma için geçerli kabul edilir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesi uyarınca işçinin alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren en az bir ay geçtikten sonra yapılması, alacağın türü ile miktarının açıkça yazılması ve ödemenin noksansız olarak banka kanalıyla gerçekleştirilmesi zorunludur; aksi halde ibraname kesin hükümsüzdür. Bu düzenleme destekten yoksun kalanlar ile işçinin diğer yakınlarının talep edebileceği tazminatlar dahil olmak üzere hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tüm tazminatlara uygulanır. Elden ödeme yapılması ibranameyi geçersiz kılsa da borcu ibra yerine ifa yoluyla kısmen veya tamamen sona erdirir. Gerçek tutarı içermeyen veya miktar taşıyan ibranameler miktar ile sınırlı olarak makbuz hükmünde sayılır ve işçinin hak ettiği alacaktan mahsup edilir. Yargılama sonunda hüküm altına alınan alacak kalemlerinin net veya brüt olduğunun kararda açıkça gösterilmesi infaz açısından zorunludur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/18519, K. 2016/17445Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2013/3987, K. 2014/37576Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 420Kaynağı aç
Maaşın bir kısmının elden verilmesi haklı fesih sebebi midir?
Evet, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ücretin eksik ödenmesi veya kayıtlara uygun yansıtılmaması işçiye haklı nedenle derhal fesih hakkı tanır ve işçi kıdem tazminatına hak kazanır.
İşveren ücretin ödendiğini tanıkla kanıtlayabilir mi?
Hayır, ücret ödeme borcunun yerine getirildiğini ispat yükü işverendedir ve işveren bu durumu işçinin imzasını taşıyan yazılı ödeme belgesi veya banka kaydıyla kanıtlamak zorundadır; tanık beyanıyla ücretin ödendiği ispatlanamaz.
Bordroda ücreti düşük gösterilen işçi gerçek maaşını nasıl ispatlar?
İşçi gerçek ücretini banka kayıtları, yazışmalar, para makbuzları, şirket kayıtları ve tanık beyanlarıyla ispatlayabilir; delillerin yetersiz kaldığı hallerde ise mahkeme ilgili meslek kuruluşları ve resmi kurumlardan resen emsal ücret araştırması yapar.
Elden ödeme karşılığında imzalatılan ibraname geçerli olur mu?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesi uyarınca ibranamenin geçerli olabilmesi için ödemenin banka üzerinden yapılması şarttır; elden ödeme yapılan belgeler ibra niteliği taşımayıp imzalı olması halinde yalnızca makbuz hükmünde kabul edilerek alacaktan mahsup edilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

