Bir ayda üç işgünü işe gelinmemesi, işverenden izin alınmadan veya haklı bir sebebe dayanmadan gerçekleşmişse 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-g bendindeki bildirimsiz fesih ölçülerinden biridir. Aynı bent, ardı ardına iki işgününü ve bir ay içinde iki kez herhangi bir tatil gününden sonraki iş gününü de ayrı ölçüler olarak düzenler. Belirli veya belirsiz süreli sözleşmede işveren, 25. maddede yazılı hâllerde sürenin bitimini veya bildirim süresini beklemeden feshedebilir. İşçi, feshin bentlerdeki sebeplere uygun olmadığını ileri sürerek 18, 20 ve 21. maddeler çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Bildirimsiz fesihte devamsızlık ölçüleri
Bu bent, devamsızlığın işverenden izin alınmadan ya da haklı bir sebebe dayanmadan gerçekleşmesini şart koşar. Ölçülerden birinin gerçekleşmesi aranır. Birincisi peş peşe iki işgünüdür. İkincisi, aynı ay içinde, bir tatil gününün hemen ardından gelen iş gününde iki kez devam edilmemesidir. Üçüncüsü, bir ay içinde toplam üç işgünü işe gelinmemesidir. Peş peşe üç işgünü bu bentte aranan ölçü değildir.
Belirtilen işgünlerinde hiç çalışılmamış olması gerekir. Devamsızlık saatleri toplanarak belli bir gün sayısına ulaşılması, işverene bu bende dayalı haklı fesih imkânı vermez. Ölçülerden biri dolmadıkça da haklı fesih imkânı doğmaz.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/28668, K. 2020/898Kaynağı aç
Üç işgününü aşan her devamsızlık 25/II-g kapsamında değildir. İşçinin kendi kastından, derli toplu olmayan yaşayışından veya içkiye düşkünlüğünden doğan hastalığı ya da bu nedenle engelli hâle gelmesi ayrı bir sağlık hâlidir. Bu sebeple oluşan devamsızlık ardı ardına üç iş gününü veya bir ayda beş iş gününü aşarsa 25/I-a kapsamında bildirimsiz fesih hâli doğabilir. Bu ölçü yalnız bentte yazılı sağlık sebeplerine bağlıdır.
İzin ve haklı sebebin etkisi
Devamsızlık her durumda işverene derhal ve haklı nedenle fesih imkânı vermez. Devamsızlık haklı bir nedene dayanıyorsa bu imkân bulunmaz. Hastalık, aile fertlerinden birinin veya yakınlarının ölümü ya da hastalığı, tanıklık ve bilirkişilik, devamsızlığı haklı kılan nedenler arasında gösterilmiştir. Bunlar örnek niteliğindedir; haklı sebebin ilgili olayda ortaya konulması gerekir.
Mazeretin ispatında, sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadığı sürece özel sağlık kuruluşlarından alınan raporlara da değer verilir.
İşverenin izin verdiği dönemde devamsızlıktan söz edilemez. İşçinin yıllık iznini kullandığını söyleyerek işe gelmemesi, işveren tarafından izinli kabul edilmedikçe devamsızlık oluşturur. İznin verilip verilmediği ilgili olayın belgelerine göre belirlenir.
Hastalık, doğum, gebelik ve gözaltı
25/I-a dışında kalan hastalık, kaza, doğum ve gebelik hâllerinde bildirimsiz fesih hakkı, bu hâllerin işçinin çalışma süresine göre 17. maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelikte süre, 74. maddedeki sürenin bitiminde başlar. Askı süresince ücret işlemez.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 17Kaynağı aç
Gözaltı veya tutukluluk nedeniyle devamsızlık, 17. maddedeki bildirim süresini aşarsa işveren 25/IV kapsamında bildirimsiz feshedebilir. Uygulanacak süre işçinin çalışma süresine bağlıdır ve 25/II-g’deki işgünü ölçülerinden farklıdır.
Haklı sebep ve ispatın tazminat uyuşmazlığındaki yeri
Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2016/28668 E., 2020/898 K. sayılı kararında annenin ölümü nedeniyle yapılan devamsızlığın haklı sebebe dayandığı kabul edilmiştir. İşverence yapılan feshin haklı nedene dayanmadığı sonucuna varılmış, kıdem ve ihbar taleplerinin reddi bozulmuştur. Karar, her üç günlük devamsızlığı aynı sonuca bağlamaz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2010/50057 E., 2013/8205 K. sayılı kararında izin savunmasını belgeleyemeyen işveren, devamsızlığa dayalı haklı feshi ispatlayamamıştır. Kıdem ve ihbar tazminatlarının hüküm altına alınması gerekirken reddedilmesi bozma nedeni sayılmıştır. Karardaki karşı oy, çoğunluk görüşü değildir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/50057, K. 2013/8205Kaynağı aç
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2013/1880 E., 2013/2023 K. sayılı kararında ücret tartışmasından sonra ileri sürülen ve tek taraflı düzenlenebilen devamsızlık tutanağına itibar edilmemiştir. Sözleşmenin işverence haksız feshedildiği kabul edilmiş ve ihbar tazminatının reddi bozulmuştur. Sonuç, dosyadaki tanık ve ihtar delillerine bağlıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/1880, K. 2013/2023Kaynağı aç
İşçinin önce eylemli fesih yaptığı olayda, işverenin daha sonra devamsızlık tutanağı düzenlemesi ve devamsızlığa dayalı fesih yapması önem taşımayabilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2018/10285 E., 2018/23184 K. sayılı kararında, fesih tarihinde ödenmemiş işçilik alacakları bulunan işçinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği kabul edilmiştir. Kıdem tazminatı talebinin reddi hatalı bulunmuştur. Bu sonuç, üç günlük devamsızlığa genel bir kıdem hakkı tanımaz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/10285, K. 2018/23184Kaynağı aç
İhbar tazminatı ve bildirim süreleri
İhbar tazminatı, belirsiz süreli sözleşmenin 24 ve 25. maddelerdeki nedenlere dayanılmadan ve 17. maddedeki ihbar öneli usulüne uygun tanınmadan feshedilmesi hâlinde karşı tarafa ödenir. Sözleşmeyi fesheden taraf, feshi haklı bir nedene dayansa dahi ihbar tazminatına hak kazanamaz. 25. maddedeki hâller gerçekleştiğinde işveren, sürenin bitimini veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir. Bildirim şartına uyulması gereken fesihte şarta uymayan taraf, bildirim süresine ait ücret tutarında tazminat öder; işveren bu ücreti peşin vererek feshedebilir.
Belirsiz süreli sözleşmede bildirim süresi çalışmaya göre değişir. İş altı aydan az sürmüşse fesih, bildirimin yapılmasından iki hafta sonra gerçekleşmiş sayılır. Süre altı aydan bir buçuk yıla kadar ise dört hafta, bir buçuk yıldan üç yıla kadar ise altı hafta, üç yıldan fazla ise sekiz haftadır. Süreler asgaridir ve sözleşmeyle artırılabilir.
Bildirim süresine ait ücretin hesabına, 32. maddenin birinci fıkrasındaki ücret ile para veya parayla ölçülebilen sözleşme ve kanundan doğan menfaatler girer. Bildirim şartına uyulmaması veya ücretin peşin ödenmesi, 18, 19, 20 ve 21. maddelerin uygulanmasına engel olmaz.
24 ve 25. maddelerde gösterilen ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hâllere dayanan fesih yetkisi, davranışın öğrenildiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz. İşçinin olayda maddi çıkar sağlaması hâlinde bir yıllık süre uygulanmaz. Bu hâller sebebiyle birinci fıkradaki süre içinde fesheden tarafın diğer taraftan tazminat hakları saklıdır. Haklı fesih nedeni bulunmasına rağmen 26. maddedeki hak düşürücü süre geçtikten sonra yapılan fesih, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğurabilir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 26Kaynağı aç
18. maddenin birinci fıkrası uyarınca 18, 19, 20 ve 21. maddelerin uygulama alanı dışında kalan işçiler bakımından, fesih hakkının kötüye kullanılması hâlinde bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Bildirim şartına ayrıca uyulmamışsa 17. maddenin dördüncü fıkrasındaki tazminat da gerekir.
Fesih bildiriminin şekli
109. madde, bu Kanunun öngördüğü bildirimlerin yazılı yapılmasını ve ilgilinin imzasıyla teslim alınmasını arar. İşçi yazılı olarak kabul etmişse bildirim, hukuki delil sağlayan nitelikli elektronik posta olan kayıtlı elektronik posta hesabına da gönderilebilir. Fesih sonucunu doğuran bildirim yazılı olmak zorundadır. İlgili imzadan kaçınırsa bu durum yerinde tutanakla saptanır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun uygulama alanına giren tebliğ, o Kanunun kurallarına göre yapılır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 109Kaynağı aç
Kayıtlı elektronik posta sisteminin kullanılmasına ilişkin maliyetler işveren tarafından karşılanır. Bu maddedeki elektronik bildirimler, kayıtlı elektronik posta mevzuatı çerçevesinde yapılır.
Feshin sebebe uygunluğu ve yargı yolu
25. maddenin son fıkrası, işçiye feshin bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığını ileri sürme imkânı tanır. İşçi bu iddiayla 18, 20 ve 21. maddeler çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. 25. maddeye dayanılması, işe iade yolunu kendiliğinden kapatan bir istisna değildir. Hüküm, her başvuru için işe iade sonucu doğacağını da düzenlemez.
Bir ayda üç gün işe gelmemek bildirimsiz fesih ölçüsü müdür?
İzin alınmadan veya haklı sebebe dayanmadan bir ayda üç işgünü işe devam edilmemesi, 25/II-g bendindeki ölçülerden biridir. Haklı sebep veya verilen izin varsa bu bende dayalı derhal fesih imkânı doğmaz.
Eksik çalışma saatleri toplanarak üç gün oluşturulabilir mi?
Hayır. İlgili işgünlerinde hiç çalışılmamış olması gerekir. Devamsızlık saatlerinin toplanmasıyla haklı fesih süresi oluşturulamaz.
Özel sağlık kuruluşunun raporu dikkate alınır mı?
Sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça özel sağlık kuruluşundan alınan rapora mazeretin ispatında değer verilir.
Haber vermeden yıllık izne çıkmak devamsızlık sayılır mı?
İşverence izinli sayılmadığı sürece, yıllık iznini kullandığını belirterek işe gelmeyen işçi devamsız kabul edilebilir. İşverenin izin verdiği dönemde devamsızlıktan söz edilmez.
Haklı nedenle fesheden taraf ihbar tazminatı alır mı?
Hayır. Sözleşmeyi fesheden taraf, feshi haklı nedene dayansa dahi ihbar tazminatına hak kazanamaz. Buna karşılık 24 ve 25. maddelerdeki nedenlere dayanılmadan ve usulüne uygun ihbar öneli tanınmadan yapılan fesihte ihbar tazminatı karşı tarafa ödenir.
25. maddeye göre çıkarılan işçi yargı yoluna başvurabilir mi?
Evet. İşçi, feshin 25. maddedeki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığını ileri sürerek 18, 20 ve 21. maddeler çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Bu imkân, başvurunun işe iadeyle sonuçlanacağını göstermez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

