İşçinin Ölümünde Kıdem Tazminatı ve Kanuni Mirasçılar

by Avukat Erdal Ersoy
İşçinin Ölümünde Kıdem Tazminatı ve Kanuni Mirasçılar

Hizmet akdi işçinin ölümü sebebiyle sona ererse, 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre doğan kıdem tazminatı kanuni mirasçılara ödenir. Madde, ölümün hangi biçimde gerçekleştiğini ayrıca düzenlemez. Kıdem tazminatı bu maddede yer alır. Meslek hastalığının tanımı ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 14. maddesindedir. Tanıma göre meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple ya da işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hâlidir.

1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Madde 14 – (Değişik birinci fıkra: 29/7/1983 – 2869/3 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin: 1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;[2] 5. (Ek: 25/8/1999 – 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır. (Değişik fıkralar: 17/10/1980 – 2320/1 md.): İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden, itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 12/7/1975 tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.[3] [4] İşçinin birinci bendin 4 üncü fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi şarttır. İşçinin ölümü halinde bu şart aranmaz. T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir. Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz. Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz. Bu maddede geçen kamu kuruluşları deyimi, genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kurumları kapsar. Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez. Kıdem tazminatının hesaplanması, son ücret üzerinden yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına esas tutulur. Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, tazminata esas ücret, işçinin işten ayrılma tarihi ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır. (Değişik: 29/7/1983 – 2869/3 md.) 13 üncü maddesinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında 26 ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de gözönünde tutulur. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır.[5] (Değişik: 17/10/1980 – 2320/1 md.) Bu maddede belirtilen kıdem tazminatı ile ilgili 30 günlük süre hizmet akidleri veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine değiştirilebilir. (Değişik: 10/12/1982 – 2762/1 md.) Ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez. (Değişik fıkralar: 17/10/1980 – 2320/1 md.): İşçinin ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı, kanuni mirasçılarına ödenir. Kıdem tazminatından doğan sorumluluğu işveren şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez. İşveren sorumluluğu altında ve sadece yaşlılık, emeklilik, malullük, ölüm ve toptan ödeme hallerine mahsus olmak kaydiyle Devlet veya kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurumlarda veya % 50 hisseden fazlası Devlete ait bir bankada veya bir kurumda işveren tarafından kıdem tazminatı ile ilgili bir fon tesis edilir.[6] Fon tesisi ile ilgili hususlar kanunla düzenlenir.
5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 14Kaynağı aç
MADDE 14- Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir.[26] Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun; a) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından usûlüne uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi, b) Kurumca gerekli görüldüğü hallerde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbî sonuçlarını ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi, sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur. Meslek hastalığı, işten ayrıldıktan sonra meydana çıkmış ve sigortalı olarak çalıştığı işten kaynaklanmış ise, sigortalının bu Kanunla sağlanan haklardan yararlanabilmesi için, eski işinden fiilen ayrılmasıyla hastalığın meydana çıkması arasında bu hastalık için Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirtilen süreden daha uzun bir zamanın geçmemiş olması şarttır. Bu durumdaki kişiler, gerekli belgelerle Kuruma müracaat edebilirler. Herhangi bir meslek hastalığının klinik ve laboratuvar bulgularıyla belirlendiği ve meslek hastalığına yol açan etkenin işyerindeki inceleme sonunda tespit edildiği hallerde, meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olsa bile, söz konusu hastalık Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ile meslek hastalığı sayılabilir. Meslek hastalığının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından, sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen veya bu durum kendisine bildirilen işveren tarafından,[27] b) (b) bendi kapsamındaki sigortalı bakımından ise kendisi tarafından, bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç işgünü içinde, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen hususları kasten eksik ya da yanlış bildiren işverene veya 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıya, Kurumca bu durum için yapılmış bulunan masraflar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri rücû edilir. Meslek hastalığı ile ilgili bildirimler üzerine gerekli soruşturmalar, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla yaptırılabilir. Hangi hallerin meslek hastalığı sayılacağı, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir. Yönetmelikte belirlenmiş hastalıklar dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması hususunda çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır. Hastalık ve analık hali

Ölüm sebebiyle doğan kıdem tazminatı

1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi, hizmet akdinin işçinin ölümü sebebiyle son bulmasını kıdem tazminatı ödenen hâller arasında düzenler. Süre, işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devam ettiği dönem üzerinden değerlendirilir. Her geçen tam yıl için işverence 30 günlük ücret tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de ödeme aynı oran üzerinden yapılır. İşçinin ölümü hâlinde, bu hükümlere göre oluşan tazminat tutarı kanuni mirasçılarına ödenir.

Kıdem süresi, hizmet akdinin ara vermeden sürmüş olmasına veya aralıklarla yeniden kurulmasına bakılmaksızın hesaplanır. Aynı işverenin bir işyerinde geçen çalışma ile değişik işyerlerinde geçen çalışma birlikte göz önüne alınır. Mirasçılara ödenecek tutar, maddenin bu hükümlere göre doğan tutarıdır. Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez.

Tazminata esas ücret

Kıdem tazminatının hesabı son ücret üzerinden yapılır. Ücret parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi sabit bir tutar değilse, son bir yıllık süre içinde ödenen ücret esas alınır. Bu ücret, aynı süre içinde çalışılan günlere bölünür. Çıkan ortalama ücret tazminatın hesabına esas tutulur. Ölüm hâli için ayrıca bir ücret formülü yazılmamıştır.

Son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapılmışsa hesabın aralığı daralır. Zam tarihinden işten ayrılma tarihine kadar alınan ücret, bu aralıkta çalışılan gün sayısına bölünerek esas ücret bulunur. Hüküm bu hesabı ölüm tarihi adıyla ayrıca kurmaz; işten ayrılma tarihini kullanır.

Kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında, maddenin yollama yaptığı 26. maddenin birinci fıkrasında yazılı ücretle yetinilmez. İşçiye sağlanmış para ve para ile ölçülmesi mümkün menfaatler de göz önünde tutulur. Bu menfaatler sözleşmeden doğabilir veya kanundan doğabilir.

Sürenin işçi lehine değişmesi ve yıllık üst sınır

Kıdem tazminatına ilişkin 30 günlük süre, hizmet akitleri veya toplu iş sözleşmeleriyle işçi lehine değiştirilebilir. Hüküm bu değişikliği zorunlu kılmaz; işçi lehine değiştirilebileceğini belirtir.

Toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı sınıra bağlıdır. Sınır, en yüksek devlet memuruna bir hizmet yılında ödenecek azami emeklilik ikramiyesidir. Memur Devlet Memurları Kanununa tabidir. İkramiye 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre hesaplanır.

Ölümde belgeleme şartı

İşçinin birinci bendin dördüncü fıkrası hükmünden yararlanabilmesi iki belgeleme noktasına bağlanmıştır. İşçi, aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış olduğunu belgeler. Ayrıca kendisine aylık bağlanması ya da toptan ödeme yapılması için, yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa başvurmuş olduğunu belgeler. İşçinin ölümü hâlinde aranmayacağı belirtilen şart bu belgeleme şartıdır. Hüküm, diğer şartların ölüm hâlinde kalktığını söylemez.

Geç ödeme ve sigorta ettirme yasağı

Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hâkim, gecikme süresi için faiz ödenmesine hükmeder. Uygulanacak faiz, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizdir. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır. İşveren, kıdem tazminatından doğan sorumluluğunu kişilere veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez.

Meslek hastalığının tespiti

Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun tespit edilmesi zorunludur. Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından usulüne uygun düzenlenen sağlık kurulu raporu incelenir. Raporun dayanağı tıbbi belgeler de bu incelemeye dahildir. Kurum gerekli gördüğünde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbi sonuçlarını ortaya koyan denetim raporları ile gerekli diğer belgeler incelenir. Tespit, Kurum Sağlık Kurulu tarafından yapılır.

Yönetmelikte belirlenmiş hastalıklar dışındaki uyuşmazlık

Yönetmelikte belirlenmiş hastalıklar dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması konusunda uyuşmazlık çıkabilir. Bu uyuşmazlığı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu karara bağlar. Hüküm, belirli bir hastalığın meslek hastalığı olduğu sonucunu vermez. Uyuşmazlığın çözüleceği mercii düzenler.

İşten ayrıldıktan sonra ortaya çıkan hastalık

Meslek hastalığı işten ayrıldıktan sonra meydana çıkmış ve sigortalının çalıştığı işten kaynaklanmışsa, bu kanunla sağlanan haklardan yararlanmak süre şartına bağlıdır. Eski işten fiilen ayrılma ile hastalığın meydana çıkması arasında, o hastalık için yönetmelikte belirtilen süreden daha uzun bir zaman geçmemiş olmalıdır.

Süre şartının yanında ikinci bir imkân vardır. Herhangi bir meslek hastalığı klinik ve laboratuvar bulgularıyla belirlenmişse ve hastalığa yol açan etken işyerindeki inceleme sonunda tespit edilmişse, meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olsa bile hastalık meslek hastalığı sayılabilir. Bu sonuç zorunlu değildir. Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı aranır.

Üç işgünlük bildirim ve rücunun kapsamı

Meslek hastalığının, durumun öğrenildiği günden başlayarak üç işgünü içinde Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bildirim, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesiyle yapılır. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen hususları kasten eksik ya da yanlış bildiren işverene rücu uygulanır. Aynı sonuç, 14. maddenin andığı dördüncü madde birinci fıkra (b) bendi kapsamındaki sigortalı bakımından da uygulanır. Rücu, Kurumca bu durum için yapılmış masrafları kapsar. Geçici iş göremezlik ödeneği ödenmişse o ödenek de rücu kapsamındadır.

Kıdem tazminatı ile meslek hastalığı hükümlerinin ayrımı

1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi, hizmet akdinin işçinin ölümü sebebiyle son bulmasına bağlanan kıdem tazminatının kanuni mirasçılara ödenmesini düzenler. 5510 sayılı Kanun'un 14. maddesi meslek hastalığının tanımını, Kurum Sağlık Kurulunca yapılacak tespiti ve yönetmelikte belirlenmiş hastalıklar dışındaki uyuşmazlığın Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanmasını düzenler. Ölüm sebebiyle mirasçılara ödenen kıdem tazminatı ile meslek hastalığı uyuşmazlığı ayrı hükümlerde kalır.

Sık sorulan sorular

İşçi ölünce kıdem tazminatı kime ödenir?

Kanuni mirasçılara ödenir. 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre ölüm hâlinde, madde hükümlerine göre doğan tazminat tutarı kanuni mirasçılara verilir.

Ölümün biçimi kıdem tazminatında ayrıca düzenlenir mi?

Hayır. Hüküm, hizmet akdinin işçinin ölümü sebebiyle son bulmasını kıdem tazminatına bağlar. Ölümün biçimini ayrıca düzenlemez.

Kıdem tazminatı hangi süreyle hesaplanır?

Her geçen tam yıl için 30 günlük ücret tutarında ödeme yapılır. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran uygulanır.

Aralıklı çalışma kıdeme katılır mı?

Evet. Aynı işverenin bir veya değişik işyerlerindeki çalışmalar, akdin kesintisiz sürmesine ya da aralıklarla yeniden kurulmasına bakılmaksızın hesaba katılır.

Tazminata hangi ücret esas alınır?

Son ücret esas alınır. Ücret sabit değilse, son bir yılda ödenen ücretin o sürede çalışılan günlere bölünmesiyle bulunan ortalama ücret kullanılır.

Son yıl içinde zam varsa ücret nasıl bulunur?

İşten ayrılma tarihi ile zam tarihi arasında alınan ücret, aynı sürede çalışılan günlere bölünür. Bu hesap, son bir yıl içinde ücret zammı yapılmışsa uygulanır ve ölüm tarihi diye ayrıca kurulmaz.

Para ile ölçülen menfaatler ücrete katılır mı?

Evet. Para ve para ile ölçülmesi mümkün, sözleşmeden veya kanundan doğan menfaatler de kıdem tazminatına esas ücretin hesabında göz önünde tutulur.

30 günlük süre değiştirilebilir mi?

İşçi lehine değiştirilebilir. Hizmet akdi veya toplu iş sözleşmesi 30 günlük süreyi işçi lehine değiştirebilir. Hüküm değiştirmeyi zorunlu kılmaz.

Sözleşmeyle belirlenen yıllık miktarın sınırı nedir?

En yüksek devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez. Sınır, toplu sözleşme ve hizmet akdiyle belirlenen kıdem tazminatının yıllık miktarına ilişkindir ve 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre belirlenir.

Aynı kıdem için ikinci ödeme yapılır mı?

Hayır. Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez.

Kıdem borcu sigortalanabilir mi?

Hayır. İşveren, kıdem tazminatından doğan sorumluluğunu kişilere veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez.

Ölümde kuruma başvuru belgesi aranır mı?

Birinci bendin dördüncü fıkrasına ilişkin belgeleme şartı aranmaz. Aylık veya toptan ödemeye hak kazanıldığının ve yaşlılık sigortası bakımından kuruma ya da sandığa başvurulduğunun belgelenmesi, ölüm hâlinde aranmaz. Diğer şartların kalktığı yazılmaz.

Geç ödenen kıdem tazminatında neye hükmedilir?

Davanın sonunda gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedilir. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır.

Meslek hastalığı nedir?

Sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple ya da işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hâlidir. Tanım 5510 sayılı Kanun'un 14. maddesindedir.

Meslek hastalığını hangi kurul tespit eder?

Kurum Sağlık Kurulu tespit eder. İnceleme, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucusunun usulüne uygun sağlık kurulu raporuna ve dayanağı tıbbi belgelere, gerektiğinde denetim raporları ile diğer belgelere dayanır.

Yönetmelikte belirlenmemiş hastalığı kim karara bağlar?

Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu karara bağlar. Konu, yönetmelikte belirlenmiş hastalıklar dışında bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması uyuşmazlığıdır. Hüküm belirli bir hastalığı meslek hastalığı saymaz.

İşten ayrıldıktan sonra süre aşılırsa hastalık hiç değerlendirilemez mi?

Hayır. İşten ayrıldıktan sonra çıkan ve çalışılan işten kaynaklanan hastalıkta, fiilen ayrılma ile hastalığın ortaya çıkması arasında yönetmelikte o hastalık için belirtilen süreden daha uzun zaman geçmemiş olmalıdır. Klinik ve laboratuvar bulguları hastalığı gösteriyor ve etken işyerindeki incelemede tespit edilmişse, listedeki yükümlülük süresi aşılmış olsa bile hastalık, Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ile meslek hastalığı sayılabilir.

Meslek hastalığı kaç işgünü içinde bildirilir?

Üç işgünü içinde bildirilir. Süre, durumun öğrenildiği günden başlar. Bildirim, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesiyle Kuruma yapılır.

Bildirim yapılmazsa rücu neyi kapsar?

Kurumun bu durum için yaptığı masrafları ve ödenmişse geçici iş göremezlik ödeneklerini kapsar. Rücu, yükümlülüğü yerine getirmeyen veya yazılı bildirimi kasten eksik ya da yanlış yapan işverene ve 14. maddenin andığı dördüncü madde birinci fıkra (b) bendi kapsamındaki sigortalıya yönelir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu