İşçinin vefatı halinde hizmet sözleşmesi kendiliğinden sona erer. Bu sona erme hali bir fesih işlemi niteliğinde bulunmadığından, herhangi bir bildirim süresi ihlali oluşmaz ve mirasçılara ihbar tazminatı ödenmez. Kanun koyucu, işçinin ölümü üzerine geride kalan kişilerin maddi olarak korunabilmesi amacıyla ölüm tazminatı, kıdem tazminatı ve ödenmemiş işçilik haklarına ilişkin özel hukuki düzenlemeler getirmiştir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 440Kaynağı aç
Türk Borçlar Kanunu Kapsamında Ölüm Tazminatı
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 440 uyarınca hizmet sözleşmesinin işçinin vefatıyla son bulması durumunda işveren; işçinin sağ kalan eşine ve ergin olmayan çocuklarına, bu kişilerin bulunmaması halinde ise bakmakla yükümlü olduğu kişilere ölüm tazminatı ödemekle yükümlüdür. Ödenecek tutar ölüm gününden başlayarak kural olarak bir aylık ücrettir. Hizmet ilişkisinin beş yıldan uzun bir süre devam etmiş olması halinde ise bu ödeme iki aylık ücret tutarında yapılır.
Bir aylık ölüm tazminatına hak kazanılabilmesi bakımından işçinin belirli bir kıdem süresine sahip olması şart değildir; iş yerinde bir gün çalışan işçinin hak sahipleri de bu tazminattan faydalanabilir. Tazminat hakkının doğması için ölümün iş sözleşmesi sürerken gerçekleşmiş olması aranır. İş sözleşmesinin belirli, belirsiz süreli ya da kısmi süreli olarak akdedilmiş olması hak kazanma koşullarını değiştirmez. Tazminat miktarının tespitinde işçinin son çıplak brüt ücreti esas alınır.
1475 Sayılı Kanun Uyarınca Kıdem Tazminatı Koşulları
1475 sayılı Kanun m. 14 hükmü gereğince, iş yerinde en az bir yıl çalışan işçinin ölümü halinde kıdem tazminatı hakkı doğar. İşçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir ve bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden hesaplama yapılır. Yasada yer alan 30 günlük bu süre, hizmet akitleri veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine artırılabilir.
1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin aralıksız devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler birleştirilerek tespit edilir. İşyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından devreden ve devralan işverenler birlikte sorumludur; ancak devreden işverenin sorumluluğu işçiyi çalıştırdığı süre ve devir anındaki ücret seviyesiyle sınırlı kalır.
Kıdem tazminatı hesabında işçinin giydirilmiş brüt ücreti esas alınır. Bu ücretin belirlenmesinde asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanuni menfaatler hesaba katılır. Toplu iş sözleşmeleri veya hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını aşamaz. Ayrıca işveren, kıdem tazminatından doğan hukuki sorumluluğunu şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez.
Kıdem tazminatı hesabında işçinin ölüm tarihi esas alınır ve işçi intihar etmiş olsa dahi mirasçılar tazminata hak kazanabilir. Bununla birlikte, ölüme sebebiyet veren davranışın işveren açısından haklı fesih sebebi oluşturduğu durumlarda bu hakkın doğmayabileceği değerlendirilmektedir. Öte yandan, işçinin bağlı olduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik, malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla işten ayrılması halinde aranan kuruma başvuru yapmış olduğunu belgeleme şartı işçinin ölümü halinde uygulanmaz.
Mirasçıların Hak Sahipliği, Mirasın Reddi ve Zamanaşımı
1475 sayılı Kanun m. 14 uyarınca doğan kıdem tazminatı tutarı kanuni mirasçılara veraset ilamındaki payları oranında ödenir; iradi (atanmış) mirasçılar kural olarak bu alacağı talep edemez. Kıdem tazminatı terekeye dahil olup mirasçılık sıfatına bağlı bulunduğundan, mirası reddeden mirasçı kıdem tazminatı hakkını kaybeder. Buna karşılık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 440 kapsamında düzenlenen ölüm tazminatı mirastan bağımsız olarak doğrudan kanundan doğar; bu nedenle hak sahipleri mirası reddetmiş olsalar dahi ölüm tazminatını talep edebilirler.
Mirasçılar, işçinin vefat tarihinden itibaren işlemeye başlayan 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde kıdem tazminatı talebinde bulunabilirler. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda gecikme süresi için ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine karar verilir.
Ödenmemiş Ücretler, Yıllık İzin ve Cenaze Ödeneği
İşçinin vefatından önce hak kazandığı ancak kendisine ödenmemiş bulunan aylık temel ücretleri, fazla mesai alacakları, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri mirasçılara intikal eder. Benzer şekilde işçinin hak edip de kullanmadığı yıllık ücretli izin günlerine ait ücret alacakları da iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden hesaplanarak mirasçılara ödenir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 37 uyarınca; iş kazası veya meslek hastalığı sonucu, sürekli iş göremezlik geliri, malullük ya da yaşlılık aylığı almakta iken veya kendisi için en az 360 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi bildirilmişken vefat eden sigortalının hak sahiplerine cenaze ödeneği verilir. Bu ödeme sırasıyla sigortalının eşine, çocuklarına, ana babasına veya kardeşlerine yapılır. Cenazenin bu kişiler dışında gerçek veya tüzel kişiler tarafından kaldırıldığının belgelenmesi halinde ise masraflar bu kişilere ödenir.
Uyuşmazlık Halinde Arabuluculuk ve Yargı Yolu
İşverenin kıdem tazminatı veya ölüm tazminatını ödememesi durumunda, 7036 sayılı Kanun uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması halinde alacak talepleri için iş mahkemesinde dava açılır.
İşçinin vefatı halinde işverenden ihbar tazminatı talep edilebilir mi?
Hayır, işçinin ölümü bir fesih hali olmayıp iş sözleşmesini kendiliğinden sona erdirdiğinden bildirim süresi ihlali oluşmaz ve ihbar tazminatı ödenmez.
Mirası reddeden hak sahipleri ölüm tazminatı alabilir mi?
Evet, Türk Borçlar Kanunu m. 440 kapsamındaki ölüm tazminatı terekeye dahil olmayıp doğrudan kanundan doğduğu için mirası reddeden hak sahiplerine de ödenir.
Kıdem tazminatı talebinde zamanaşımı süresi ne kadardır?
Mirasçılar işçinin vefat tarihinden itibaren 5 yıllık süre içerisinde kıdem tazminatı talebinde bulunabilirler.
Bir aylık ölüm tazminatı için çalışma süresi şartı var mıdır?
Hayır, bir aylık ölüm tazminatına hak kazanılabilmesi için belirli bir kıdem süresi aranmaz; iş yerinde bir gün çalışan işçinin hak sahipleri de bu ödemeyi alabilir.
Vefat eden işçinin kullanılmayan yıllık izin hakkı nasıl ödenir?
İşçinin hak edip kullanmadığı tüm izin günlerine ilişkin yıllık izin ücreti, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden hesaplanarak mirasçılara intikal eder.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

