7578 sayılı Kanunla 1 Mayıs 2026’da yürürlüğe giren düzenlemeye göre işçilerin ve 657 sayılı Kanun kapsamındaki memurların analık izni, doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 haftadır; çoğul gebelikte toplam 26 hafta olur. Hekim onayı ve çalışanın isteğiyle doğuma 2 hafta kalıncaya kadar çalışılabilir; fiilen çalışılan doğum öncesi süreler doğum sonrasına eklenir. Evlat edinmede öngörülen 8 haftalık izin bu değişiklikle 16 haftaya çıkmamıştır. Eski izin dönemleri ile 7578 sayılı Kanunun geçici 1. maddesindeki ilave izin koşulları ayrıca değerlendirilir.
7578 sayılı Kanun, Madde 2Kaynağı aç
İş hukukunda eşitlik ilkesi, işverenin işyerindeki işçiler arasında haklı ve nesnel bir neden olmadıkça farklı davranmamasını zorunlu kılar. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi bu yükümlülüğü ayrıntılı biçimde düzenlemekte; ayrım yapılamayacak halleri saymakta, yaptırımı belirlemekte ve ispat yükünü dağıtmaktadır. Eşit davranma borcu, tüm işçilerin aynı koşullara getirilmesini değil, eşit durumdaki işçilerin farklı işleme tabi tutulmasının önlenmesini amaçlar.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/33263, K. 2016/665Kaynağı aç
Ayrım Yasağının Kapsamı
İş Kanunu m. 5/1 uyarınca iş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ile benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz. Bu haller mutlak ayrım yasağı kapsamında değerlendirilir. Yasada sayılan haller sınırlı sayıda değildir; işçinin işyerinde olumsuzluklara yol açmayan cinsel tercihi de ayrım yasağı kapsamına eklenebilir. Siyasi sebepler ve dünya görüşüne dayalı farklı muameleye ilişkin değerlendirmeler de bu genel çerçeveden hareketle ele alınabilir; ancak söz konusu hallerin her birinin hukuki niteliği uyuşmazlık özelinde ayrıca değerlendirilmelidir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 5Kaynağı aç
İş Kanunu m. 5/2, sözleşme türüne göre ayrım yasağını düzenler: işveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmi süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz. Bu düzenlemede yasak mutlak olmayıp esaslı bir sebebin varlığı farklı uygulamayı meşrulaştırabilir.
Cinsiyet ve gebelik sebebiyle ayrım m. 5/3'te ayrıca ele alınmıştır. İşveren, biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, iş sözleşmesinin kurulmasından sona ermesine kadar her aşamada cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan ya da dolaylı farklı işlem yapamaz. İşin niteliği veya biyolojik nedenler, sınırlı ölçüde bu yasağa istisna oluşturabilir.
Ücret Eşitliği ve Özel Koruyucu Hükümler
İş Kanunu m. 5/4 uyarınca aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz. Bu yasağın ücret dışında ikramiye, prim ve benzeri ödemeleri de kapsadığı yönünde yargısal değerlendirmeler mevcuttur; ancak bu kapsam mevzuat metninin kendisinde değil, yargısal yorumda yer almaktadır.
İş Kanunu m. 5/5, gebelik veya emzirme gibi nedenlerle uygulanan özel koruyucu hükümlerin ücret düşürme gerekçesi olamayacağını açıkça hükme bağlar. Yani işçiyi korumak amacıyla getirilen bir düzenlemeye dayanılarak o işçiye daha az ücret ödenmesi m. 5/5'e aykırıdır.
Eşit Davranma Borcunun Uygulanma Koşulları
Eşit davranma ilkesinin devreye girebilmesi için belirli koşulların bir arada bulunması gerekir: karşılaştırılan işçilerin aynı işyerinde çalışması, işyerinde bir çalışan topluluğunun mevcut olması, söz konusu uygulamanın kolektif nitelik taşıması, uygulamada zamanda birlik bulunması ve her iki işçinin de iş sözleşmesiyle çalışıyor olması. Bu koşullar sağlanmaksızın eşit davranma borcuna aykırılıktan söz edilemez. Eşitlik ilkesi yalnızca aynı durumda olan işçiler bakımından geçerlidir; farklı konumdaki işçiler söz konusu olduğunda işveren, yönetim hakkı kapsamında farklı davranma serbestisine sahiptir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/305, K. 2017/323Kaynağı aç
Eşitlik ilkesinin uygulanıp uygulanmadığının tespitinde, iddiayı ileri süren işçiyle aynı işverene bağlı olarak aynı ya da benzer işte, aynı ya da benzer verimle, benzer eğitim ve kıdemle çalışan; yani nesnel ve öznel nitelikleri bakımından karşılaştırılabilir en az iki işçinin varlığı aranır. İşverence işçiler arasında farklı uygulamaya gidilmesini haklı kılan nesnel nedenlerin bulunması hâlinde eşit işlem borcuna aykırılıktan söz edilemez.
İspat Yükü
Eşit davranma borcuna aykırılık iddiasında kural olarak ispat yükü işçiye aittir; bu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun m. 190/1'deki genel ispat ilkesiyle de örtüşür. Ancak İş Kanunu m. 5'in son fıkrası, eşitlik uyuşmazlıklarında bu genel kuralı önemli ölçüde değiştirir: işçi, ihlalin varlığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda ispat yükü tersine döner ve işverenin böyle bir ihlalin mevcut olmadığını ispat etmesi gerekir. Aynı fıkra bu düzenlemeyi, İş Kanunu m. 20 hükümleri saklı kalmak üzere öngörmüştür.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 190Kaynağı aç
Ayrımcılık Tazminatı
İş Kanunu m. 5/6 uyarınca eşit davranma borcunun ihlali hâlinde işçi, dört aya kadar ücreti tutarında uygun bir tazminat talep edebilir. İşçi bunun yanı sıra yoksun bırakıldığı diğer hakları da ayrıca isteyebilir. Bu fıkra emredici niteliktedir; hükme aykırı sözleşme kuralları geçersizdir. Öte yandan sendikal ayrımcılık söz konusu olduğunda 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 31. maddesi hükümleri saklı tutulmaktadır. Ancak bu tazminata hükmedilebilmesi için her eşit işlem borcu ihlalinin yeterli olmadığı, ayrımcılığın m. 5/1'deki dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi belirli nedenlere ya da tam süreli–kısmi süreli veya belirli süreli–belirsiz süreli işçi ayrımına dayanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Ayrımcılık tazminatına hükmedilebilmesi için, farklı davranışın dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi m. 5/1'de sayılan nedenlerden birine ya da tam süreli–kısmi süreli veya belirli süreli–belirsiz süreli işçi ayrımına dayanıyor olması gerekir. Farklı uygulamanın bu nedenlerden herhangi birine dayandığı iddia ve ispat edilemediğinde tazminat koşulları oluşmaz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/32478, K. 2020/17741 sayılı kararında, E. 2016/3906, K. 2019/10613 sayılı kararında ve E. 2020/9093, K. 2021/6337 sayılı kararında söz konusu koşulun gerçekleşmemesi nedeniyle ayrımcılık tazminatını reddetmiştir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 21Kaynağı aç
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 66Kaynağı aç
Fesih Geçersizliği ve İş Güvencesi
İş Kanunu m. 18/3(d) uyarınca ırk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler iş sözleşmesinin feshi için geçerli sebep oluşturmaz. İş güvencesi kapsamındaki işçiler bakımından —en az otuz işçi çalıştıran işyerinde, en az altı aylık kıdemi olan ve belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçiler için— bu gerekçelere dayanan fesih geçersizdir. Yer altı işlerinde çalışan işçilerde altı aylık kıdem şartı aranmaz. Aynı işverenin aynı iş kolundaki birden fazla işyeri varsa otuz işçi eşiği, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 18Kaynağı aç
Feshin geçersizliğine karar verilmesi hâlinde işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Bu süre içinde işe başlatılmayan işçiye en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarında tazminat ödenir. Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmayan süre için ise en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklar ödenir. Bu koşullar sözleşmelerle değiştirilemez. İşçinin, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on işgünü içinde işverene başvurmaması hâlinde fesih geçerli sayılır.
7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin tamamını sevk ve idare edip işçi işe alma ve çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri hakkında iş güvencesi hükümleri uygulanmaz.
Analık İzni ve Gebeliğe Özgü Güvenceler
İş Kanunu m. 74 kapsamındaki koruyucu düzenlemeler, iş sözleşmesiyle çalışan ve Kanun kapsamında olan ya da olmayan her türlü işçi için geçerlidir. Doğum öncesi sekiz, doğum sonrası on altı hafta olmak üzere toplam yirmi dört hafta çalıştırılmama esastır. Çoğul gebelikte doğum öncesi süreye iki hafta eklenir. Sağlık durumu uygun olduğu takdirde hekim onayıyla işçi isterse doğumdan önceki iki haftaya kadar çalışabilir; bu durumda çalışılan süreler doğum sonrası sürelere eklenir. Erken doğumda kullanılamayan süreler de aynı şekilde doğum sonrasına aktarılır. Öte yandan bu süreler, işçinin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse artırılabilir; artırılacak süreler hekim raporu ile belirlenir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 74Kaynağı aç
Doğumda veya doğum sonrasında annenin hayatını kaybetmesi hâlinde doğum sonrası kullanılamayan süreler babaya kullandırılır. Üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinenlerde ise çocuğun aileye fiilen teslim edildiği tarihten itibaren sekiz haftalık analık hâli izni uygulanır.
Doğum sonrası analık hâli izninin bitiminden itibaren, çocuğun bakımı ve yetiştirilmesi amacıyla ve çocuğun hayatta olması koşuluyla, kadın işçilere ve üç yaşını doldurmamış çocuk evlat edinen kadın ya da erkek işçilere istek üzerine ücretsiz izin verilir: birinci doğumda altmış gün, ikinci doğumda yüz yirmi gün, sonraki doğumlarda yüz seksen gün. Çoğul doğumda bu sürelere otuzar gün eklenir; çocuğun engelli doğması hâlinde süre üç yüz altmış güne çıkar. Bu ücretsiz iznin kullanıldığı dönemde süt iznine ilişkin hükümler uygulanmaz. Bundan ayrı olarak, yirmi dört haftalık sürenin tamamlanmasından —çoğul gebelikte yirmi altı haftalık süreden— sonra isteği hâlinde kadın işçiye altı aya kadar ayrıca ücretsiz izin verilebilir; üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinme hâlinde bu izin eşlerden birine veya evlat edinene de uygulanır. Bu son ek izin süresi yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate alınmaz.
Hamilelik süresince periyodik kontroller için ücretli izin verilmesi zorunludur. Hekim raporu ile gerekli görüldüğünde hamile işçi daha hafif işlerde çalıştırılır; bu hâlde ücretinde herhangi bir indirim yapılamaz.
Bir yaşından küçük çocuğunu emziren işçiye günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını işçi kendisi belirler; süre günlük çalışma süresinden sayılır. İş Kanunu m. 74/2 uyarınca haftalık çalışma süresinin yarısı kadar ücretsiz iznin kullanıldığı dönemde süt iznine ilişkin hükümler uygulanmaz.
Dava Öncesi Zorunlu Arabuluculuk
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/1 uyarınca kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı, tazminat ve işe iade talepleriyle açılacak davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması hâlinde dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir. İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlara ilişkin tespit, itiraz ve rücu davaları bu zorunluluk kapsamı dışındadır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/29678, K. 2016/2553Kaynağı aç
Arabuluculuk bürosuna başvurulduğu andan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Arabulucu görevi aldığı tarihten itibaren üç hafta içinde süreci sonuçlandırmalıdır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir.
Taraflardan biri geçerli mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmazsa bu taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/12'ye 7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca, toplantıya katılmayan taraf lehine ayrıca Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına da hükmedilir.
Sık Sorulan Sorular
Hamilelik gerekçesiyle yapılan fesih geçersiz sayılır mı?
İş Kanunu m. 18/3(d) hamilelik ve doğumu açıkça geçersiz fesih sebebi olarak düzenler. İş güvencesi koşullarını taşıyan işçiler —en az otuz işçi çalıştırılan işyerinde, en az altı aylık kıdemi olan ve belirsiz süreli sözleşmeli olanlar— bu gerekçeyle yapılan feshe karşı işe iade yoluna başvurabilir. Koşullar sağlanmasa bile İş Kanunu m. 5/3 uyarınca cinsiyet veya gebelik nedeniyle sözleşmenin her aşamasında farklı işlem yasağı geçerliliğini korur.
Ayrımcılık tazminatı her eşitsizlik iddiasında talep edilebilir mi?
Hayır. İş Kanunu m. 5/6 kapsamındaki ayrımcılık tazminatı, yalnızca kanunda mutlak olarak sayılan ayrımcılık nedenlerinin —dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din, mezhep gibi sebepler ya da tam süreli–kısmi süreli veya belirli süreli–belirsiz süreli işçi ayrımı— ihlal edilmesi hâlinde uygulanır. Farklı davranışın bu nedenlerden birine dayandığı iddia ve ispat edilemediğinde tazminat koşulları oluşmaz.
Ayrımcılık tazminatı en fazla ne kadar olabilir?
İş Kanunu m. 5/6 uyarınca ayrımcılık tazminatının üst sınırı dört aylık ücret tutarıdır. Bu tazminata ek olarak işçi, yoksun kaldığı diğer hakları da ayrıca talep edebilir. Söz konusu fıkra emredici niteliktedir; sözleşmeyle daha düşük bir üst sınır belirlenemez.
Ayrımcılık iddiasını kim ispat etmek zorundadır?
Kural olarak ispat yükü işçidedir; bu, HMK m. 190/1'deki genel ilkeden kaynaklanır. Ancak İş Kanunu m. 5'in son fıkrası uyarınca işçi, ihlalin varlığını güçlü biçimde gösteren bir durum ortaya koyarsa yük tersine döner ve işverenin ayrımcılık yapmadığını kanıtlaması gerekir. Aynı fıkra bu kuralı İş Kanunu m. 20 hükümleri saklı kalmak üzere öngörmüştür.
Kısmi süreli çalışan ile tam süreli çalışan arasında ücret farkı uygulanabilir mi?
İş Kanunu m. 5/2 uyarınca bu farklı uygulamaya ancak esaslı bir sebep mevcutsa izin verilir. Esaslı sebep yoksa kısmi süreli çalışana tam süreli çalışandan daha az haklar tanımak eşit davranma borcunu ihlal eder.
Süt iznini işçi mi belirler, işveren mi?
İş Kanunu m. 74/9 uyarınca günde toplam bir buçuk saatlik süt izninin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır.
Arabuluculuk görüşmesine katılmamanın sonucu nedir?
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/12 uyarınca geçerli mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın yargılama giderlerinin yarısını ödemekle yükümlü tutulur. 7/11/2024 tarihli değişiklikle bu tarafa ayrıca Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına da hükmedilir.
İş güvencesi olmayan işçi ayrımcılığa karşı korumasız mıdır?
İş Kanunu m. 5'teki eşit davranma borcu ve ayrımcılık tazminatı hükümleri, iş güvencesi koşullarından bağımsız olarak uygulanır. İş güvencesi kapsamı dışında kalan işçiler işe iade yoluna başvuramasa da m. 5 çerçevesinde yoksun bırakıldıkları hakları ve koşullar oluştuğunda ayrımcılık tazminatını talep edebilirler.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

