İşçilik Alacaklarında Zamanaşımının Genel Çerçevesi
İşçilik alacaklarında zamanaşımı süresi, alacağın türüne göre farklılık gösterir. 4857 sayılı İş Kanunu m. 32 uyarınca ücret alacaklarında bu süre beş yıldır. Aynı madde, iş sözleşmesinin sona ermesi hâlinde işçinin ücreti ile sözleşme ve Kanundan doğan para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunluluğunu da düzenlemektedir; bu fıkra bir ödeme yükümlülüğü öngörmekte olup kendi başına zamanaşımı süresi belirlememektedir. Kanunda özel bir süre öngörülmemiş alacaklar için ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146 devreye girer; söz konusu madde, aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirlemektedir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 146Kaynağı aç
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Ücret ve Ücret Niteliğindeki Alacaklarda Beş Yıllık Süre
Fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti gibi ücret kapsamında değerlendirilen alacaklar bakımından uygulamada beş yıllık zamanaşımı süresi esas alınmaktadır. Bu alacaklarda dikkat edilmesi gereken husus, zamanaşımının iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten değil, her bir alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren ayrı ayrı işlemeye başlamasıdır. İş sözleşmesi hâlâ sürerken muaccel hale gelen her aylık ya da dönemsel ücret alacağı için süre, o alacağın talep edilebilir olduğu andan itibaren akmaya başlar.
Hizmet İlişkisi Süresince Zamanaşımının Durması
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 153/4, hizmet ilişkisi süresince ev hizmetlilerinin onları çalıştıranlardan olan alacakları için zamanaşımının işlemeyeceğini ya da başlamışsa duracağını düzenlemektedir. Bu hükmün 4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki işçilere uygulanıp uygulanamayacağı madde metninden çıkarılamamaktadır; zira mevzuat metni yalnızca ev hizmetlilerini kapsamaktadır. Ayrıca TBK m. 153/6 uyarınca alacağın Türk mahkemelerinde ileri sürülme imkânının bulunmadığı sürece zamanaşımı işlemez.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 153Kaynağı aç
Zamanaşımını durduran bir sebebin varlığı hâlinde, önceden işlemiş olan süreler geçerliliğini korur ve sıfırlanmaz. TBK m. 153 uyarınca durma sebebinin ortadan kalktığı günün bitiminde zamanaşımı ya işlemeye başlar ya da durmadan önce başlamış olan işlemesini sürdürür.
Zorunlu Arabuluculuk Dava Şartı ve Kapsamı
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/1 uyarınca, kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılacak davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu kapsamda itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da zorunlu arabuluculuk şartına tabidir; ancak bu dava türlerinin kapsama alınmasına ilişkin düzenleme 28 Mart 2023 tarihli değişiklikle yürürlüğe girmiş olup yalnızca bu tarihten sonraki uyuşmazlıklar için uygulanır. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları ise 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/3 uyarınca zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır.
Arabuluculuğun Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreye Etkisi
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/17 uyarınca arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Bu kural hem zamanaşımını hem de hak düşürücü süreyi kapsamaktadır. Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren kural olarak üç hafta içinde süreci sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süreyi en fazla bir hafta uzatabilir.
Arabuluculuk Sürecinde Uyulması Gereken Usul Kuralları
Arabuluculuk başvurusu, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır; birden fazla karşı taraf varsa bunlardan birinin bulunduğu yer esas alınabilir. Arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde başvuru görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır.
Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilir. İşverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da görüşmelerde işvereni temsil edebilir ve son tutanağı imzalayabilir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/20 uyarınca 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun kapsamındaki gazeteciler ile 854 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamındaki gemiadamları, zorunlu arabuluculuk bakımından işçi sayılır.
Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması hâlinde, toplantıya katılmayan taraf son tutanakta belirtilir. Bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. Söz konusu hükmün vekâlet ücretine ilişkin ikinci cümlesi 7 Kasım 2024 tarihli değişiklikle güncellenmiş olup değişiklik öncesi dönem için önceki metin geçerlidir.
İşe İade Davalarında Başvuru ve Dava Açma Süreleri
4857 sayılı İş Kanunu m. 20/1 uyarınca, iş sözleşmesi feshedilen işçinin fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurması gerekmektedir. Arabuluculuk sonucunda anlaşmaya varılamaması hâlinde son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir; taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı süre içinde özel hakeme de götürülebilir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 20Kaynağı aç
Arabulucuya başvurulmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddi hâlinde ret kararı taraflara resen tebliğ edilir. Kesinleşen ret kararının da resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir.
İşe iade davasında feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını ileri sürüyorsa bu iddiasını kendisi ispat etmekle yükümlüdür. Dava ivedilikle sonuçlandırılır; mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi de ivedilikle ve kesin olarak karar verir.
İş Kazası ve Meslek Hastalığından Doğan Tazminat Alacaklarında Zamanaşımı
İş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat alacaklarında zamanaşımı süresinin kural olarak zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başladığı ifade edilmektedir. Özellikle sürekli iş göremezlik, maluliyet veya ölümle sonuçlanan olaylarda zararın kapsamı zaman içinde ortaya çıkabileceğinden zamanaşımı başlangıcı somut olaya göre farklılık gösterebilir. Bu başlangıç kuralının yasal dayanağını oluşturan özel hükmün içeriği ve uygulanma koşulları ayrıca ele alınması gereken bir konudur.
25 Ekim 2017 Öncesi ve Sonrasındaki Dönem Farkı
25 Ekim 2017 tarihinden önce sona eren iş sözleşmelerinde bazı tazminat alacakları için eski on yıllık zamanaşımı sürelerinin geçerli olabileceği belirtilmektedir; bu tarihten sonraki fesihlerde ise beş yıllık süreler esas alınmaktadır. Bu geçiş kuralının hangi alacak kalemleri için uygulandığı ve yasal dayanağı, her somut uyuşmazlıkta ayrıca incelenmesi gereken bir husustur.
Zamanaşımına Uğramış Borcun Ödenmesi
Zamanaşımına uğramış bir borcu borçlunun kendi iradesiyle ödemesi geçerli kabul edilir; borçlu ödediği tutarın iadesini talep edemez.
Sık Sorulan Sorular
Fazla çalışma ücretinde zamanaşımı ne zaman başlar?
Fazla çalışma ücreti ücret kapsamında değerlendirildiğinden uygulamada beş yıllık zamanaşımı esas alınmaktadır. Süre, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten değil, her fazla çalışma alacağının muaccel olduğu, yani talep edilebilir hale geldiği tarihten ayrı ayrı işlemeye başlar.
Arabuluculuğa başvurmak zamanaşımını durdurur mu?
Evet. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/17 uyarınca arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede hem zamanaşımı durur hem de hak düşürücü süre işlemez. Duran süre, durma sebebi ortadan kalkınca kaldığı yerden işlemeye devam eder.
Arabulucuya gitmeden dava açılırsa ne olur?
Zorunlu arabuluculuk kapsamındaki bir işçilik alacağı davasında arabulucuya başvurulmadan dava açılırsa mahkeme herhangi bir işlem yapmaksızın davayı dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddeder.
İş kazasından doğan tazminat davalarında arabuluculuk zorunlu mudur?
Hayır. İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/3 uyarınca zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır.
İşe iade talebi için başvuru süresi ne kadardır?
4857 sayılı İş Kanunu m. 20/1 uyarınca işçi, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk anlaşmazlıkla sonuçlanırsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir.
Hizmet ilişkisi devam ederken işçilik alacaklarında zamanaşımı işler mi?
Türk Borçlar Kanunu m. 153/4, hizmet ilişkisi süresince ev hizmetlilerinin alacakları için zamanaşımının işlemeyeceğini düzenlemektedir. Bu hükmün 4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki tüm işçilere uygulanıp uygulanamayacağı mevzuat metninden çıkarılamamaktadır; zira ilgili madde yalnızca ev hizmetlilerinden söz etmektedir.
Kıdem ve ihbar tazminatında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı için 4857 sayılı İş Kanunu m. 32'deki beş yıllık özel süre yalnızca ücret alacaklarını kapsamaktadır. Kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin özel bir süre bulunmadığında Türk Borçlar Kanunu m. 146'daki on yıllık genel zamanaşımının uygulanabileceği öğretide ve uygulamada kabul görmüştür; ancak bu alacaklar için hangi sürenin geçerli olduğu her somut uyuşmazlıkta ayrıca değerlendirilmelidir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2012/15332, K. 2014/19278Kaynağı aç
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

