6552 Sayılı Kanunla İş Hukukunda Yapılan Değişiklikler

by Avukat Erdal Ersoy
6552 Sayılı Kanunla İş Hukukunda Yapılan Değişiklikler

Kanunun kapsamı

6552 sayılı Kanun, 11 Eylül 2014 tarihli ve 29116 sayılı Mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Düzenleme 145 madde ve 3 geçici maddeden kuruludur. Birden çok kanunu aynı metinde değiştirdiği için torba kanun diye de anılır. İş hukukuna ilişkin etkisi alt işverenlik, yer altında çalışan işçiler, iş sağlığı ve güvenliği ile sendikal kurallar üzerinde toplanır.

Alt işverenlikte itiraz, ücret ve izin

4857 sayılı İş Kanunu’nun 3. maddesine göre muvazaalı işlem tespit edilirse gerekçeli müfettiş raporu işverenlere tebliğ edilir. İşveren, tebliğ tarihinden itibaren otuz iş günü içinde yetkili iş mahkemesine itiraz edebilir. 16 Eylül 2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değişen hükme göre itiraz üzerine görülen dava basit yargılama usulüne göre dört ay içinde sonuçlandırılır. Mahkeme kararının temyizi hâlinde Yargıtay altı ay içinde kesin karar verir. Rapora otuz iş günü içinde itiraz edilmemesi veya mahkemenin muvazaalı işlemin tespitini onaması hâlinde tescil iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Madde 3 – Bu Kanunun kapsamına giren nitelikte bir işyerini kuran, her ne suretle olursa olsun devralan, çalışma konusunu kısmen veya tamamen değiştiren veya herhangi bir sebeple faaliyetine son veren ve işyerini kapatan işveren, işyerinin unvan ve adresini, çalıştırılan işçi sayısını, çalışma konusunu, işin başlama veya bitme gününü, kendi adını ve soyadını yahut unvanını, adresini, varsa işveren vekili veya vekillerinin adı, soyadı ve adreslerini bir ay içinde bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadır. (Değişik ikinci fıkra: 15/5/2008-5763/1 md.) Bu Kanunun 2 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre iş alan alt işveren; kendi işyerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte, birinci fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür. Bölge müdürlüğünce tescili yapılan bu işyerine ait belgeler gerektiğinde iş müfettişlerince incelenir. İnceleme sonucunda muvazaalı işlemin tespiti halinde, bu tespite ilişkin gerekçeli müfettiş raporu işverenlere tebliğ edilir. Bu rapora karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz iş günü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. (Değişik beşinci cümle: 16/9/2014-6552/1 md.) İtiraz üzerine görülecek olan dava basit yargılama usulüne göre dört ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararın temyizi hâlinde Yargıtay altı ay içinde kesin olarak karar verir. Kamu idarelerince bu raporlara karşı yetkili iş mahkemelerine itiraz edilmesi ve mahkeme kararlarına karşı diğer kanun yollarına başvurulması zorunludur. Rapora otuz iş günü içinde itiraz edilmemiş veya mahkeme muvazaalı işlemin tespitini onamış ise tescil işlemi iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.[2][3] (Ek fıkra:11/6/2003-4884/10 md.) Ancak, şirketlerin tescil kayıtları ise ticaret sicili memurluklarının gönderdiği belgeler üzerinden yapılır ve bu belgeler ilgili ticaret sicili memurluğunca bir ay içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ilgili bölge müdürlüklerine gönderilir. (Ek fıkra: 15/5/2008-5763/1 md.) Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulması, bildirimi ve işyerinin tescili ile yapılacak sözleşmede bulunması gerekli diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. İstisnalar

4857 sayılı İş Kanunu’nun 36. maddesinin beşinci fıkrası, 10 Eylül 2014 tarihli 6552 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle değiştirilmiştir. Alt işverene iş veren işveren, alt işveren işçisinin ücretinin ödenip ödenmediğini işçinin başvurusu üzerine veya her ay resen denetler. Ödenmeyen ücret varsa, bu tutar hak edişten kesilerek işçinin banka hesabına yatırılır. Yükümlülük fıkrada gösterilen bu hâl ile sınırlıdır.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 36Kaynağı aç
Madde 36 – Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idareler veya kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesine dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar; asıl işverenler müteahhide verdikleri her türlü bina, köprü, hat ve yol inşası gibi yapım ve onarım işlerinde çalışan işçilerden müteahhit veya taşeronlarca ücretleri ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığının kontrolü, ya da ücreti ödenmeyen işçinin başvurusu üzerine, ücretleri ödenmeyen varsa müteahhitten veya taşeronlardan istenecek bordrolara göre bu ücretleri bunların hakedişlerinden öderler.[14] Bunun için hakediş ödeneceği ilgili idare tarafından işyerinde şantiye şefliği işyeri ilân tahtası veya işçilerin toplu bulunduğu yerler gibi işçilerin görebileceği yerlere yazılı ilân asılmak suretiyle duyurulur. Ücret alacağı olan işçilerin her hakediş dönemi için olan ücret alacaklarının üç aylık tutarından fazlası hakkında adı geçen idarelere herhangi bir sorumluluk düşmez. Anılan müteahhitlerin bu işverenlerdeki her çeşit teminat ve hakedişleri üzerinde yapılacak her türlü devir ve el değiştirme işlemleri veya haciz ve icra takibi bu işte çalışan işçilerin ücret alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra, kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder. Bir işverenin üçüncü kişiye karşı olan borçlarından dolayı işyerinde bulunan tesisat, malzeme, ham, yarı işlenmiş ve tam işlenmiş mallar ve başka kıymetler üzerinde yapılacak haciz ve icra takibi, bu işyerinde çalışan işçilerin icra kararının alındığı tarihten önceki üç aylık dönem içindeki ücret alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra, kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder. (Değişik beşinci fıkra: 10/9/2014-6552/3 md.) İşverenler, alt işverene iş vermeleri hâlinde, bunların işçilerinin ücretlerinin ödenip ödenmediğini işçinin başvurusu üzerine veya aylık olarak resen kontrol etmekle ve varsa ödenmeyen ücretleri hak edişlerinden keserek işçilerin banka hesabına yatırmakla yükümlüdür. Ücret hesap pusulası

Alt işveren değişmesine rağmen aynı işyerinde çalışmayı sürdüren alt işveren işçileri bakımından asıl işverene ayrı bir ödev yüklenmiştir. Asıl işveren, bu işçilerin yıllık ücretli izinlerini kullanmasını sağlar ve izin kullanımını kontrol eder.

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu çerçevesinde kamu kurumlarında çalışan alt işveren işçilerinin kıdem tazminatları için yeni düzenlemeler getirilmiştir.

Yer altı işinde kıdem şartı

4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesindeki genel ölçü, otuz veya daha fazla işçinin çalıştığı işyerinde belirsiz süreli sözleşmesi feshedilen ve en az altı aylık kıdemi bulunan işçiyi kapsar. İşveren, feshi işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden doğan geçerli bir sebebe dayandırmak zorundadır. Aynı maddeye 10 Eylül 2014 tarihli 6552 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle eklenen cümle, yer altında çalışan işçilerde kıdem şartının aranmayacağını belirtir. Ek cümle kıdem şartına ilişkindir; işçi sayısı eşiğini kaldırdığı bu hükümden anlaşılmaz ve yer altı maden işiyle sınırlı bir ifade de taşımaz.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 18Kaynağı aç
Madde 18 – Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/2 md.) Yer altı işlerinde çalışan işçilerde kıdem şartı aranmaz. Altı aylık kıdem hesabında bu Kanunun 66 ncı maddesindeki süreler dikkate alınır. Özellikle aşağıdaki hususlar fesih için geçerli bir sebep oluşturmaz: a) Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak. b) İşyeri sendika temsilciliği yapmak. c) Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip veya yükümlülüklerini yerine getirmek için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmak.[6] d) Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler. e) 74 üncü maddede öngörülen ve kadın işçilerin çalıştırılmasının yasak olduğu sürelerde işe gelmemek. f) Hastalık veya kaza nedeniyle 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen bekleme süresinde işe geçici devamsızlık. İşçinin altı aylık kıdemi, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesap edilir. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri hakkında bu madde, 19 ve 21 inci maddeler ile 25 inci maddenin son fıkrası uygulanmaz. Sözleşmenin feshinde usul

Yer altı maden işinde çalışma süresi

4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesindeki cümle, 6552 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle eklenmiş ve 4 Nisan 2015 tarihli 6645 sayılı Kanun’un 36. maddesiyle değiştirilmiştir. Bu metne göre yer altı maden işlerinde çalışan işçilerin çalışma süresi günde en çok yedi buçuk, haftada en çok otuz yedi buçuk saattir. Görünen süre 6645 değişikliğinden sonraki madde metnidir; 6552 sayılı Kanun’un ilk eklediği sürenin bu sürelerle aynı olduğu sonucu çıkmaz.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 63Kaynağı aç
Madde 63 – Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/7 md.; Değişik cümle: 4/4/2015-6645/36 md.) Yer altı maden işlerinde çalışan işçilerin çalışma süresi; günde en çok yedi buçuk, haftada en çok otuz yedi buçuk saattir. Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir. (Ek cümle: 6/5/2016-6715/3 md.) Turizm sektöründe dört aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz; denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile altı aya kadar artırılabilir. Çalışma sürelerinin yukarıdaki esaslar çerçevesinde uygulama şekilleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir. (Mülga dördüncü fıkra: 20/6/2012-6331/37 md.) Telafi çalışması

Yıllık izin ve kömür işçisinin ücreti

4857 sayılı İş Kanunu’nun 53. maddesine 10 Eylül 2014 tarihli 6552 sayılı Kanun’un 5. maddesiyle eklenen cümleye göre yer altında çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün artırılarak uygulanır. Maddede bir yıldan beş yıla kadar, beş yıl dâhil, olanlara ondört günden; beş yıldan fazla ve onbeş yıldan az olanlara yirmi günden; onbeş yıl dâhil ve daha fazla olanlara yirmialtı günden az izin verilemez.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 53Kaynağı aç
Madde 53 – İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir. Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez. Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara bu Kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz. İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi; a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden, b) Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden, c) Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden, Az olamaz. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/5 md.) Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanır. Ancak onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz. Yıllık izin süreleri iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilir. Yıllık ücretli izne hak kazanma ve izni kullanma dönemi

3213 sayılı Maden Kanunu’nun Ek Madde 9’u, 10 Eylül 2014 tarihli 6552 sayılı Kanun’un 9. maddesiyle eklenmiştir. Linyit ve taşkömürü çıkarılan işyerlerinde yer altında çalışan işçiye ödenecek ücret, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 39. maddesine göre belirlenen asgari ücretin iki katından az olamaz. Hüküm bu işyerlerindeki yer altı işçilerine özgüdür.

3213 sayılı MADEN KANUNU m. Ek 9Kaynağı aç
Ek Madde 9 – (Ek: 10/9/2014-6552/9 md.) Bu Kanunun 2 nci maddesinde sayılan 4. Grup madenlerden “Linyit” ve “Taşkömürü” çıkarılan işyerlerinde, yer altında çalışan işçilere ödenecek ücret miktarı 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesi uyarınca belirlenen asgari ücretin iki katından az olamaz. Yönetmelik:

İş sağlığı ve güvenliğinde istisnalar

Denizyolu taşımacılığı yapan araçların uluslararası seyrüsefer hâlleri, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun kapsamı dışına çıkarılmıştır. Ayrıca işyeri hekimi dışında çalıştırılması gereken diğer sağlık personeli, on ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli sınıftaki işyerleri bakımından düzenlenmiştir.

6331 sayılı Kanun’un 6. maddesine 6552 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle eklenen cümle, gerekli nitelik ve belgeye sahip olmayan işveren veya işveren vekiline sınırlı bir imkân tanır. Elliden az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerinde, Bakanlıkça ilan edilen eğitimler tamamlanırsa iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri yürütülebilir. İşe giriş ve periyodik muayeneler ile tetkikler bu imkânın dışındadır.

6331 sayılı İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
MADDE 6 – (1) Mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik çalışmaları da kapsayacak, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için işveren; a) Çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve on ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde diğer sağlık personeli görevlendirir. Çalışanları arasında belirlenen niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde, bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden veya ÇASMER’lerden hizmet alarak yerine getirebilir. Ancak belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olması hâlinde, tehlike sınıfı ve çalışan sayısı dikkate alınarak, bu hizmetin yerine getirilmesini kendisi üstlenebilir. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/16 md.) Belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olmayan ancak 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyeri işverenleri veya işveren vekili tarafından Bakanlıkça ilan edilen eğitimleri tamamlamak şartıyla işe giriş ve periyodik muayeneler ve tetkikler hariç iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütebilirler.[2][3][4] b) Görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşların görevlerini yerine getirmeleri amacıyla araç, gereç, mekân ve zaman gibi gerekli bütün ihtiyaçlarını karşılar. c) İşyerinde sağlık ve güvenlik hizmetlerini yürütenler arasında iş birliği ve koordinasyonu sağlar. ç) Görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşlar tarafından iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili mevzuata uygun olan ve yazılı olarak bildirilen tedbirleri yerine getirir. d) Çalışanların sağlık ve güvenliğini etkilediği bilinen veya etkilemesi muhtemel konular hakkında; görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşları, başka işyerlerinden çalışmak üzere kendi işyerine gelen çalışanları ve bunların işverenlerini bilgilendirir. (2) 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşları; iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini, Sağlık Bakanlığına ait döner sermayeli kuruluşlardan doğrudan alabileceği gibi 4734 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde de alabilir. (3) Tam süreli işyeri hekimi görevlendirilen işyerlerinde, diğer sağlık personeli görevlendirilmesi zorunlu değildir. (4) (Ek: 10/9/2014-6552/16 md.) Birinci fıkranın (a) bendine göre yapılacak görevlendirme süresinin belirlenmesinde 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu ile 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamındaki öğrenci statüsünde olan çırak ve stajyerler, çalışan sayısının toplamına dâhil edilmez. (5) (Ek:9/1/2025-7538/19 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir. İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin desteklenmesi

Aynı maddenin 6552 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle eklenen dördüncü fıkrası, çalışan sayısının her iş hukuku hesabında değil, birinci fıkranın (a) bendine göre görevlendirme süresinin belirlenmesinde nasıl hesaplanacağını düzenler. 5 Haziran 1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu ile 4 Kasım 1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamındaki öğrenci statüsündeki çırak ve stajyerler bu toplama dâhil edilmez.

Sendika fonu ve yetki barajı

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 26. maddesine eklenen fıkraya göre işveren sendikası, tüzüğünde hüküm bulunması ve şartların genel kurul kararıyla belirlenmesi kaydıyla karşılıksız yardıma dayalı dayanışma ve yardım fonu oluşturabilir. Toplu sözleşme yetkisi bakımından aynı Kanun’un 41 ve 43. maddelerinde aranan, kurulu bulunulan işkolunda en az yüzde üç üye şartı yüzde bire indirilmiştir.

Yer altı işçisinde altı aylık kıdem aranır mı?

4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine eklenen cümleye göre yer altı işlerinde çalışan işçilerde kıdem şartı aranmaz. Otuz işçi eşiği ve geçerli sebebe dayanma ölçüsü bu cümleyle kaldırılmış değildir.

Asıl işveren alt işveren ücretini nasıl kontrol eder?

4857 sayılı İş Kanunu’nun 36. maddesinin beşinci fıkrasına göre asıl işveren, alt işveren işçisinin ücretinin ödenip ödenmediğini başvuruda veya aylık olarak resen kontrol eder; ödenmeyen ücreti hak edişten kesip işçinin banka hesabına yatırır.

Muvazaa raporuna itiraz süresi kaç işgünüdür?

Müfettişin muvazaa tespit raporuna karşı işverenin itiraz süresi 30 işgünüdür. Yerel mahkeme kararına karşı temyiz yolu öngörülmüştür.

Az tehlikeli işyerinde işveren İSG hizmetini üstlenebilir mi?

Gerekli nitelik ve belgeye sahip olmayan işveren veya işveren vekili, elliden az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerinde ilan edilen eğitimi tamamlamak şartıyla bu hizmeti yürütebilir. İşe giriş ve periyodik muayene ile tetkikler kapsam dışındadır.

Linyit ve taşkömürü yer altı işçisinin ücreti neye bağlanır?

3213 sayılı Maden Kanunu’nun Ek Madde 9’una göre bu işyerlerinde yer altında çalışan işçiye ödenecek ücret, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 39. maddesi uyarınca belirlenen asgari ücretin iki katından az olamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu