İş kazasının tespiti davası, meydana gelen zararlandırıcı bir olayın mevzuat kapsamında iş kazası niteliğinde olduğunun mahkeme kararıyla hüküm altına alınmasını amaçlayan bir tespit davasıdır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. maddesinin birinci fıkrasına göre iş kazası; sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, bir işverene bağlı çalışan sigortalının görevli olarak işyeri dışına gönderilmesi sonucu asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının mevzuat uyarınca çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarında ve işverence sağlanan taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelip sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2016/4338 Esas ve 2017/6144 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, bir olayın iş kazası sayılabilmesi için kazaya uğrayan kişinin sigortalı olması ve olayın kanunda sınırlı olarak sayılan hâl ve durumlardan birinde gerçekleşmesi koşullarının birlikte bulunması zorunludur. Bu davalarda özel bir ispat yöntemi öngörülmemiş olup her türlü delille ispat mümkündür.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/4338, K. 2017/6144Kaynağı aç
Uygun İlliyet Bağı ve İşyerinde Kalp Krizi Geçirilmesi
Sosyal güvenlik mevzuatı ilkeleri doğrultusunda iş kazasının varlığında aranan uygun illiyet bağı, kanunun aradığı hâl ve durumlardan herhangi birinde gerçekleşme olgusu ile meydana gelen sonucun birbiriyle örtüşmesidir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2013/3429 Esas ve 2013/26001 Karar sayılı ilamına göre, kanunda yer alan durumlardan birine uygunluk mevcut olduğu takdirde, zararlandırıcı sigorta olayının kaynağının işçi olup olmadığı ya da olayın ortaya çıkmasındaki diğer etkenler değerlendirilirken dar ve kısıtlayıcı bir yoruma gidilmemelidir. Bu kapsamda, sigortalının hizmet sözleşmesine dayalı olarak işyerinde çalıştığı esnada kalp krizi geçirmesi ve bunun sonucunda bedence arızaya uğrayarak yaşamını yitirmesi hâlinde olay iş kazası olarak kabul edilir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/3429, K. 2013/26001Kaynağı aç
Kuruma Bildirim, İdari İnceleme ve Tespit Davası Açılması
İşverenin, iş kazası vasfı taşıyan olayları 3 iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna doğrudan veya taahhütlü posta yoluyla bildirmesi gerekir; kazanın işverenin kontrolü dışındaki yerlerde yaşanması durumunda bu süre olayın öğrenildiği tarihten itibaren başlar. İşverence bildirim yapılmadığı takdirde, işçi de olaya ilişkin belgeleri Sosyal Güvenlik Kurumuna ileterek olayın iş kazası olarak tanınmasını talep edebilir. 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı konusunda bir karara varılabilmesi amacıyla gerektiğinde Sosyal Güvenlik Kurumunun denetim ve kontrolle yetkilendirilen memurları veya Bakanlık iş müfettişleri aracılığıyla soruşturma yürütülebilir.
5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 13Kaynağı aç
İş kazasına dayalı tazminat davalarında olayın öncelikle Kurum tarafından iş kazası olarak nitelendirilip nitelendirilmediği araştırılır. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2015/2558 Esas ve 2015/5241 Karar sayılı kararı uyarınca, Kurumca iş kazası kabul edilmeyen durumlarda davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu ile hak alanını etkileyecek olması sebebiyle işveren aleyhine iş kazasının tespiti davası açması için önel verilmeli ve açılan tespit davası bekletici sorun yapılmalıdır. Ayrıca Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2016/11397 Esas ve 2016/13826 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, Kuruma yapılan tespit başvurusuna bir yılı aşkın süre boyunca olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmemesi durumunda davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmaktadır; dava hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle usulden reddedilemez.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/2558, K. 2015/5241Kaynağı aç
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/11397, K. 2016/13826Kaynağı aç
Husumet ve Davacı Taraf Sıfatı
Sosyal Güvenlik Kurumunun olayı iş kazası kabul etmemesi hâlinde ilgililer, işveren ile birlikte Kurumu da hasım göstererek iş kazasının tespiti davası açabilirler. Buna karşın, Kurumun olayı iş kazası olarak kabul ettiği hâllerde ilgililer yine Kurumu hasım göstererek olayın iş kazası olmadığının tespitini talep edebilirler. Kazanın ölümle sonuçlanması durumunda ise vefat eden işçinin yakınları da olayın iş kazası olduğunun tespitini dava yoluyla isteme hakkına sahiptir.
Hizmet Tespiti İstenmeksizin İş Kazasının Tespiti
Davacının, sigortalılık süresinin tespitini talep etmeksizin yalnızca kısa vadeli sigorta kollarından sağlanacak hak ve yardımlardan yararlanabilmek için olayın iş kazası olduğunun tespitini istemesinde hukuki yararı mevcuttur. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2013/15990 Esas ve 2013/19778 Karar sayılı kararına göre, anılan yardımlara ulaşabilmek için sigortalılık süresinin tespiti davası açmaya zorlama yapılamaz. Mahkemece işin esasına girilerek çalışmaların hizmet sözleşmesinin unsurlarını taşıyıp taşımadığı, davacının bu çalışmalar dolayısıyla sigortalı sayılıp sayılmayacağı ve kazanın sigortalı olarak çalışırken gerçekleşip gerçekleşmediği incelenerek hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/15990, K. 2013/19778Kaynağı aç
Yargılama Usulü ve Re'sen Araştırma İlkesi
İş kazasının tespiti davaları niteliği itibarıyla kamu düzenini ilgilendirdiğinden mahkemece re'sen araştırma ilkesi uygulanır. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2016/4338 Esas ve 2017/6144 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, uyuşmazlık dönemini kapsayacak biçimde Sosyal Güvenlik Kurumundan dönem bordrolarının celbedilmesi, bordrolarda yer alan tanıkların re'sen belirlenerek beyanlarının alınması ve araştırma genişletilerek tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi zorunludur. Bu davalarda tarafların delil sunumu özel bir ispat vasıtasıyla sınırlandırılmamıştır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme Kuralları
İş kazasının tespiti davalarında görevli mahkeme İş Mahkemeleridir; İş Mahkemesi bulunmayan yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemeleri davaya İş Mahkemesi sıfatıyla bakar. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 6. maddesi gereğince yetkili mahkeme; davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi, işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi ya da davalının birden fazla olması durumunda bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir. İş kazasından kaynaklanan tazminat taleplerinde ise zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. 7036 sayılı Kanun'un 6. maddesinin beşinci fıkrası doğrultusunda bu yetki kurallarına aykırı olarak yapılan yetki sözleşmeleri geçersizdir.
7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
Dava Şartı Arabuluculuk İstisnası
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında arabuluculuk bir dava şartı olarak uygulanmaz. Dolayısıyla iş kazasının tespiti davası açılmadan önce arabuluculuk bürosuna başvurulması zorunlu değildir. Bununla birlikte taraflar kendi iradeleriyle ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurma hakkına sahiptir.
7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
İş Kazası Sonucu Bağlanan Gelir ve Genel Maluliyet
İş kazası neticesinde meslekte kazanma gücünün en az %10 oranında azaldığı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetkilendirilen sağlık kurulları raporlarıyla saptanan işçilere sürekli iş göremezlik geliri bağlanır. İş kazası sonucunda çalışma veya meslekte kazanma gücünün en az %60'ının yitirilmesi hâlinde ise genel maluliyet aylığı koşulları kapsamında 10 yıllık sigortalılık süresi ve 1800 prim gününün tamamlanmış olması aranmaktadır.
İş kazasının tespiti davası açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mudur?
Hayır, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca iş kazasından kaynaklanan tespit davalarında arabuluculuk bir dava şartı değildir; taraflar yalnızca dilerlerse ihtiyari arabuluculuğa başvurabilirler.
İşyerinde geçirilen kalp krizi iş kazası niteliğinde midir?
Evet, sigortalının hizmet sözleşmesine dayalı olarak işyerinde bulunduğu ve çalıştığı sırada geçirdiği kalp krizi sonucunda bedence zarara uğraması veya yaşamını yitirmesi iş kazası olarak kabul edilmektedir.
İş kazası tespiti davasında deliller nasıl değerlendirilir?
İş kazasının tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden mahkemece re'sen araştırma yapılır; Kurumdan dönem bordroları getirtilir, bordro tanıkları re'sen tespit edilip dinlenir ve taraflar her türlü hukuki delile dayanabilir.
Hizmet süresi tespit edilmeden iş kazasının tespiti istenebilir mi?
Evet, sigortalılık süresinin tespiti talep edilmeksizin, kısa vadeli sigorta kollarından sağlanacak sigorta yardımlarına ilişkin olarak olayın iş kazası olduğunun tespitini istemekte hukuki yarar bulunmaktadır; davacı sigortalılık süresinin tespiti davası açmaya zorlanamaz.
Sosyal Güvenlik Kurumu başvuruya cevap vermezse dava açılabilir mi?
Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan iş kazası bildirimi ve tespit başvurusuna bir yılı aşkın süre boyunca olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmediği durumlarda, ilgilinin tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğu kabul edilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

