Fesih Usulü ve Savunma Alma Zorunluluğunun Kapsamı
4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrası uyarınca işveren, fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih gerekçesini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan bir işçinin sözleşmesi, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle hakkındaki iddialara karşı savunması alınmadan feshedilemez. Bu çerçevede işçinin davranışı ya da yetersizliği iddiasına dayanılarak yapılacak fesihlerde savunma imkânı tanınması kanuni bir geçerlilik koşuludur. Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi bulunan işçilerin belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinde işçinin yeterliliğinden, davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebin varlığı aranmakta olup yer altı işlerinde çalışan işçilerde kıdem koşulu aranmaz. İş sözleşmesini geçerli nedenle sona erdirmek isteyen işverenin yazılı bildiriminde fesih nedenini açık ve kesin göstermemesi, feshin geçersizliği sonucunu doğurur.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 19Kaynağı aç
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 18Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/24530, K. 2018/7670Kaynağı aç
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/13829, K. 2016/19129Kaynağı aç
İş Kanunu'nun 18. maddesinin son fıkrası gereğince işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden, aynı zamanda işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri hakkında fesihte geçerli sebep arayan 18. madde, feshin usulü ile savunma alma yükümlülüğünü düzenleyen 19. madde, geçersiz feshin sonuçlarını içeren 21. madde ve 25. maddenin son fıkrası uygulanmamaktadır. Bu yetkilere sahip işveren vekilleri söz konusu kanuni güvencelerin kapsamı dışındadır.
Haklı Nedenle Fesih Ayrımı ve Hak Düşürücü Süreler
İş Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde, işverenin 25. maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklı tutulmuştur. Buna göre ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanılarak gerçekleştirilen haklı fesihlerde işçiden savunma alınması şartı aranmaz; işveren sözleşmeyi sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin derhal feshedebilir. Bununla birlikte İş Kanunu'nun 25. maddesinin son fıkrası uyarınca işçi, yapılan feshin anılan maddede öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiasıyla kanunun 18, 20 ve 21. maddeleri hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir. Dolayısıyla işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık iddiası, işçinin feshin geçersizliği iddiasıyla yargı yolunu işletmesini kendiliğinden engellemez.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
İş Kanunu'nun 26. maddesinin birinci fıkrasına göre, iş sözleşmesinde ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanılarak tanınan fesih yetkisi, taraflardan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz. Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlaması hâlinde bir yıllık süre uygulanmamaktadır. Feshin haklı nedene değil geçerli nedene dayandığı durumlarda ise 26. maddedeki hak düşürücü süreler uygulanmaz.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 26Kaynağı aç
Savunmaya Davet Usulü ve Tebligat Koşulları
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/24530 Esas ve 2018/7670 Karar sayılı ilamına göre, savunma alma prosedürünün hukuka uygun kabul edilebilmesi için işçi sözleşme feshedilmeden önce savunma vermeye davet edilmelidir. Gönderilecek davet yazısında işten çıkarma gerekçesi açık ve kesin olarak bildirilmeli; işçiye belirlenen yer, gün ve saatte hazır bulunması gerektiği makul bir süre önceden iletilmelidir. Ayrıca davet yazısında bildirilen yerde ve zamanda hazır bulunmadığı takdirde yazılı savunma sunabileceği, buna rağmen mazeretsiz olarak savunma vermemesi hâlinde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı hatırlatılmalıdır.
İş Kanunu'nun 109. maddesi doğrultusunda, kanunda öngörülen bildirimlerin ilgiliye yazılı olarak ve imza karşılığında veya işçinin yazılı kabulü koşuluyla kayıtlı elektronik posta (KEP) hesabı üzerinden yapılması gerekir. KEP sisteminin kullanılmasına ilişkin maliyetler işveren tarafından karşılanır. Buna karşılık iş sözleşmesinin feshi sonucunu doğuracak bildirimlerin her hâlde yazılı yapılması zorunludur; 7201 sayılı Tebligat Kanunu kapsamına giren tebligatlar ise anılan Kanun hükümlerine göre yerine getirilir. Yazılı bildirim yapılan kişinin evrakı imzalamaktan imtina etmesi durumunda ise bu tespit o yerde düzenlenecek tutanakla kayıt altına alınır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 109Kaynağı aç
Savunmanın Alınma Zamanı ve Usulsüz Feshin Sonuçları
İşçinin savunması fesih bildiriminden önce alınmalıdır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/24530 Esas ve 2018/7670 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere, fesih bildirimiyle birlikte veya fesihten sonra savunma istenmesi feshi geçersiz kılacağı gibi ihbar önel süreleri içinde savunma alınması da feshin geçersizliği sonucunu doğurur. İşverenin fesih bildiriminde bulunduğu tarihten sonra ihbar önelleri içinde savunma toplaması usulü düzeltmez. İşçinin davranışı veya verimi gerekçesiyle yapılan süreli fesihlerde savunma alınmaması, ileri sürülen fesih sebebi kanuna uygun olsa dahi feshi geçersiz hale getirir.
Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/24530 Esas ve 2018/7670 Karar sayılı kararına konu olan olayda, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek iş sözleşmesi davranışı nedeniyle feshedilen işçinin fesih öncesinde usulüne uygun savunması alınmadığından feshin salt bu nedenle geçersiz olduğuna karar verilmiştir. İş Kanunu'nun 19. maddesindeki savunma usulüne aykırı davranılması feshin geçersizliği sonucunu doğurmaktadır.
Savunma Verme Usulü, Tutanak Düzeni ve İspat Yükü
İşçinin savunmasının kural olarak yazılı alınması ispat açısından önem taşır; ancak işçinin kendi isteğiyle sözlü savunma vermesi de mümkündür. Sözlü savunma yolunun seçilmesi durumunda beyanlar bir tutanakla kayda geçirilmeli ve tutanak hazır bulunan taraflarca imza altına alınmalıdır. İş sözleşmesinin feshinde işçiden usulüne uygun şekilde savunma talep edildiğini ispat yükü işverene aittir.
İşverenin kanuni yükümlülüğü işçiden fiilen bir savunma belgesi temin etmek değil, savunma yapması için işçiye usulünce imkân tanındığını ve davette bulunulduğunu ispatlamaktır. İşçi kendisine süre verilmesine rağmen savunma vermekten imtina ederse bu durum tutanakla belgelenebilir; işçiye savunma vermesi yönünde bildirim yapıldığının ispatlanması fesih usulünün işletilmesi için yeterlidir. İş Kanunu'nda savunmadan imtina tutanağının düzenlenmesine dair zorunlu bir sayfa adedi ya da asgari tutanak sayısı yer almamaktadır; tutanağın tanıklar huzurunda tanzim edilmesi ispat gücünü kuvvetlendirir. Öte yandan işçinin savunma vermekten kaçınması, hakkındaki iddiaları veya tutanak içeriğini kabul ettiği anlamına gelmez; ileri sürülen fiilin ve tutanak içeriğinin doğruluğunu ispat etme yükümlülüğü işverendedir. Fiillere ve savunma sürecine ilişkin tespitlerin olayların gerçekleştiği anda düzenlenmesi gerekmektedir.
Fesih Bildiriminde Sebeple Bağlılık ve Yargılama Süreci
İş sözleşmesini fesheden işveren bildiriminde gösterdiği fesih sebebiyle bağlıdır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2016/13829 Esas ve 2016/19129 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, işveren yargılama aşamasındaki savunmasında fesih bildiriminde yer almayan yeni sebepler ileri süremeyeceği gibi bildirdiği sebepten farklı bir gerekçeye de dayanamaz. İş Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükü davalı işverene aittir; işçi feshin bildirimde gösterilenden farklı bir nedene dayandığını ileri sürerse bu iddiasını ispatlamakla yükümlü olur.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 20Kaynağı aç
İş Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasıyla feshin tebliğinden itibaren bir ay içinde işe iade istemiyle arabuluculuk sürecine başvurmalıdır. Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması durumunda, son tutanağın tanzim edildiği tarihten itibaren iki haftalık süre içinde iş mahkemesinde dava açılabilir ya da taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme götürülebilir. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açılması nedeniyle davanın usulden reddedilmesi halinde ret kararı taraflara resen bildirilir ve kesinleşen bu kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabuluculuk yoluna gidilebilir. Kanunun 20. maddesinin üçüncü fıkrasına göre feshe itiraz davaları ivedilikle sonuçlandırılmakta olup ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinafa başvurulması durumunda bölge adliye mahkemesi uyuşmazlığı ivedilikle inceleyerek kesin karara bağlar.
İşçiye ihtar verilirken savunmasının alınması şart mıdır?
İşçiye davranışı sebebiyle ihtar verilirken savunmasının alınması zorunlu değildir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/24530 Esas ve 2018/7670 Karar sayılı ilamına göre savunma alma yükümlülüğü fesihten önce geçerli olup ihtar sürecinde savunma alınmaması verilen ihtarı geçersiz kılmaz.
Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık gerekçesiyle fesihte savunma zorunlu mudur?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 25. maddenin (II) numaralı bendinde düzenlenen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanan haklı fesihlerde işverenin savunma alma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak işçi kanunun 25. maddesinin son fıkrası uyarınca feshin haklı nedene dayanmadığını ileri sürerek yargı yoluna başvurabilir.
Fesih bildirimi yapıldıktan veya ihbar süresi başladıktan sonra savunma alınabilir mi?
Fesih bildirimi yapıldıktan sonra veya ihbar önel süreleri içinde savunma alınması geçerli değildir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/24530 Esas ve 2018/7670 Karar sayılı ilamına göre savunma isteminin fesih bildiriminden önce tamamlanması gerekir; bildirimin ardından alınan savunma feshin geçersizliğini gidermez.
İşçi savunma vermekten imtina ederse ne yapılır?
İşçinin savunma vermekten kaçınması fesih sürecini kendiliğinden durdurmaz. İşverenin işçiye usulüne uygun savunma imkânı tanıdığını belgelemesi yeterli olup durum tutanakla tespit edilebilir; ancak işçinin imtinası iddiaları kabul ettiği anlamına gelmeyeceğinden iddia edilen fiili ispat yükü işverendedir.
Savunma sözlü olarak verilebilir mi?
İşçinin talebi üzerine sözlü savunma alınması mümkündür. Ancak sözlü beyanların geçerliliği için savunmanın tutanağa geçirilmesi ve tutanağın hazır bulunan taraflarca imzalanması şarttır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

