Belirli Süreli İş Sözleşmesi ve Objektif Koşul Ölçütü
4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, iş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı hallerde sözleşme kural olarak belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli iş sözleşmesi ise belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması yahut belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işçi ile işveren arasında yazılı şekilde kurulan sözleşmedir. İşin niteliği gereği belirli bir süreyle sınırlı olması ya da işin ne zaman biteceğinin öngörülebilirliği bu objektif çerçevenin temelini oluşturur.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Sözleşmenin taraflarca nasıl adlandırıldığı veya metinde bir süre belirlenip belirlenmediği gözetilmeksizin, kanunda aranan objektif koşulları sağlamayan sözleşmeler belirsiz süreli kabul edilir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince, belirli süreli iş sözleşmesi esaslı bir neden olmadıkça birden fazla üst üste zincirleme yapılamaz. Esaslı bir nedene dayanmaksızın zincirleme yapılan sözleşmeler başlangıçtan itibaren belirsiz süreli sayılır; buna karşılık esaslı bir nedene dayanılarak akdedilen zincirleme sözleşmeler belirli süreli niteliğini korur.
Cezai Şartın Şartları, Karşılıklılık ve İşverenin Talimat Yetkisi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesinin birinci fıkrası doğrultusunda, hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir. Süreli feshi sınırlayan cezai şart hükümlerinin geçerliliği ise sözleşmenin feshinde haklı bir nedenin bulunmamasına ve öncelikle karşılıklılık ilkesine dayanmasına bağlıdır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 420Kaynağı aç
İş ilişkisinin işleyişinde işveren, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 399. maddesi gereğince işin görülmesi ve işçilerin işyerindeki davranışlarıyla ilgili genel düzenlemeler yapabilir ve özel talimatlar verebilir. İşçiler ise bu düzenleme ve talimatlara dürüstlük kurallarının gerektirdiği ölçüde uymakla yükümlüdür.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 399Kaynağı aç
Kısmi Hükümsüzlük ve Belirlenen Süreyle Sınırlı Geçerlilik
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine, kişilik haklarına veya ahlaka aykırı olan yahut konusu imkânsız bulunan sözleşmeler kesin hükümsüzlük yaptırımına tabidir. Bir sözleşmedeki bazı hükümlerin hükümsüz sayılması kural olarak diğer maddelerin geçerliliğini ortadan kaldırmaz; meğerki geçersiz kılınan maddeler olmaksızın sözleşmenin hiç kurulmayacağı açıkça anlaşılsın.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 27Kaynağı aç
Belirli süreli olarak yapılmasına karşın kanunun aradığı objektif koşulları taşımadığı için belirsiz süreli sayılan iş sözleşmelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 27. maddesinin ikinci fıkrasındaki kısmi hükümsüzlük kuralı işletilerek taraf iradelerinin korunması amaçlanır. Bu çerçevede, sözleşmede kararlaştırılan süreden önce haklı bir neden olmaksızın feshe bağlanan cezai şart düzenlemesinin, sözleşmede belirlenmiş olan süre ile sınırlı şekilde geçerliliğini koruduğu kabul edilir.
Yargıtay Kararında Üst Sınır ve İndirim Değerlendirmesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2015/18939 Esas ve 2016/26066 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, objektif şartların bulunmaması yalnızca süreye ilişkin belirlemeyi geçersiz kılarak sözleşmeyi belirsiz süreliye dönüştürür; sözleşmenin belirsiz süreli sayılması cezai şart kararlaştırılmasına engel değildir. Kararlaştırılan süre dolmadan haksız fesih yapılması halinde diğer tarafın cezai şart talep hakkı korunur. Daire, somut uyuşmazlıkta cezai şart miktarının üst sınırını, davacının iş güvencesi kapsamında olsaydı hükmedilebilecek işe başlatmama tazminatı tutarı olarak değerlendirmiş ve bu üst sınır aşılmamak kaydıyla indirim yapılabileceğini gözetmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/18939, K. 2016/26066Kaynağı aç
Belirli süreli sayılmayan sözleşmede feshe bağlı cezai şart geçerli midir?
Objektif koşulları taşımadığı için belirsiz süreli sayılan iş sözleşmelerinde, kısmi hükümsüzlük kuralı uyarınca taraf iradeleri korunarak süreden önce haksız feshe bağlı cezai şartın sözleşmede öngörülen süre ile sınırlı olarak geçerliliğini koruduğu kabul edilir.
Sadece işçi aleyhine düzenlenen cezai şart geçerli midir?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesi gereğince yalnızca işçi aleyhine kararlaştırılan ceza koşulu geçersizdir; süreli feshi sınırlayan cezai şartların geçerliliği ise fesihte haklı neden bulunmamasına ve karşılıklılık ilkesine dayanmasına bağlıdır.
Belirsiz süreliye dönüşen sözleşmede cezai şart üst sınırı nasıl değerlendirilir?
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2015/18939 Esas ve 2016/26066 Karar sayılı kararında cezai şartın üst sınırı, davacının iş güvencesi kapsamında olsaydı hükmedilebilecek işe başlatmama tazminatı miktarı olarak belirlenmiş ve bu sınır aşılmaksızın indirim değerlendirmesi yapılmıştır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

