Belirli süreli iş sözleşmesi, iş ilişkisinin kuralı değil istisnasıdır. İş ilişkisi bir süreye bağlı olarak yapılmamışsa sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süre; belirli süreli iş, belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlıdır ve sözleşme yazılı yapılır. Esaslı bir neden olmadıkça belirli süreli sözleşme birden fazla üst üste yapılamaz. Aksi halde sözleşme başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayanan zincirleme ise belirli süreli niteliğini korur.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Belirsiz sürenin esas, belirli sürenin istisna olması
Belirsiz süreli sözleşme, iş ilişkisinin olağan biçimidir. 4857 sayılı İş Kanunu m. 11, süre belirlenmeden kurulan iş ilişkisini belirsiz süreli sözleşme sayar. Belirli süre ise ancak işin niteliği, belirli bir işin bitirilmesi, belirli bir olgunun gerçekleşmesi veya geçici ikame yönünden objektif bir sebebe dayanabilir.
Belirli süreli iş sözleşmesinden söz edilebilmesi için sözleşmenin açık veya örtülü olarak süreye bağlanması yetmez; bunun yanında objektif nedenlerin varlığı gerekir. İşçinin niteliğine göre sözleşmenin belirli ya da belirsiz süreli değerlendirilmesi imkânı ortadan kalkmıştır. Buna karşılık yapılan işin niteliği, belirli süreli sözleşme yapılabilmesi bakımından önem taşır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2012/3721, K. 2014/9071Kaynağı aç
Yazılı şekil ve objektif koşullar
Belirli süreli iş sözleşmesi esas olarak yazılı yapılmalıdır. Yazılı şekil, sözleşmenin belirli süreli niteliğinin ortaya konması yanında sürenin veya bitirici olayın ve esaslı nedenin metinde gösterilmesi bakımından önemlidir.
İş Kanunu m. 11, belirli süreli işi, bir işin tamamlanmasını veya belirli bir olgunun ortaya çıkmasını örnekleyen objektif koşullara bağlı ve taraflar arasında yazılı yapılan sözleşmeyi belirli süreli iş sözleşmesi kabul eder. Maddede bu örneklerin her birinin ayrı tanımı yer almaz.
Zincirleme sözleşme ve esaslı neden
Zincirleme, aynı taraflar arasında belirli süreli bir sözleşmenin süre sonunda yeniden belirli süreli yapılması veya araya kısa aralıklar konularak ardışık sürdürülmesidir. Sözleşmeler arasına çok kısa ara koymak bu sonucu ortadan kaldırmaz. Denetimde iş ilişkisinin ekonomik ve fiilî sürekliliğine bakılır.
4857 sayılı İş Kanunu m. 11, esaslı neden bulunmadıkça belirli süreli sözleşmenin birden çok kez ardışık kurulmasını kabul etmez. Bu sınır aşılırsa sözleşme kuruluşundan itibaren belirsiz süreli sayılır. Esaslı nedene dayanan ardışık sözleşmeler belirli süreli niteliğini sürdürür. Madde, esaslı nedeni oluşturan olguları ayrıca listelemez.
İş Kanunu kesidinde zincirleme sözleşmenin azami sayısı veya toplam süresi için ayrı bir sınır yer almaz. Tüm sektörlere tek tip bir azami süre öngören genel bir üst sınır da bu çerçevede gösterilmemektedir. Belirli sürenin dayanağı, esaslı neden ile belirli süreye veya belirli bir olaya bağlanmadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 430, esaslı sebeplerin varlığını üst üste belirli süreli hizmet sözleşmesi kurulabilmesi bakımından düzenler. Aynı maddenin ilk sözleşmede objektif neden öngörmemesi, İş Kanunu m. 11’deki objektif neden şartını ortadan kaldırmaz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu ölçüyü E. 2012/3721, K. 2014/9071 sayılı kararında açıklamıştır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 430Kaynağı aç
1475 sayılı Kanun dönemine ilişkin olarak, sürekli yenilenen sözleşmeler bakımından ikiden fazla yenilenmenin sözleşmeyi belirsiz süreli hale dönüştürdüğünün kabul edildiği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin E. 2012/3721, K. 2014/9071 sayılı kararında eski dönem uygulaması olarak anlatılmıştır. Güncel sonuç, bu sayı ölçüsünden değil, esaslı neden yoksa sözleşmenin başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilmesini öngören İş Kanunu m. 11’den kurulur.
Yinelenen belirli süreli sözleşmeler bakımından Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin E. 2016/34088, K. 2017/928 sayılı kararının gerekçesinde, Konsey direktifi çerçevesinde üç tedbir aktarılmıştır: yenilemeyi haklı kılacak nesnel gerekçelerin belirlenmesi, yinelenen sözleşmelerin azami toplam süresinin belirlenmesi ve bu ilişkilerin kaç kez yenilenebileceğinin saptanması.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/34088, K. 2017/928Kaynağı aç
Sürenin bitimi ve örtülü sürdürme
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 430, aksi kararlaştırılmamış belirli süreli hizmet sözleşmesinin bildirim yapılmaksızın süre sonunda kendiliğinden sona ereceğini düzenler. Süre dolduktan sonra ilişki örtülü biçimde devam ederse sözleşme belirsiz süreli hale gelir. Esaslı sebep bulunması, üst üste belirli süreli hizmet sözleşmesi kurulmasına imkân verir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/13562, K. 2016/19171Kaynağı aç
Fesih bildirimiyle sona erme kararlaştırılmış olmasına rağmen taraflardan hiçbiri bildirimde bulunmazsa, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 430 sözleşmeyi belirsiz süreli hale getirir. Bu dönüşümün, süre sonunda kendiliğinden sona erme düzeniyle hangi durumda birlikte işleyeceği maddede ayrıca gösterilmemiştir.
On yılı aşan hizmet sözleşmesinde fesih bildirimi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 430, on yıldan uzun süreli hizmet sözleşmesinde her iki tarafa, on yıl geçtikten sonra altı aylık bildirim süresine uyarak fesih imkânı tanır. Bildirimin sonucu, bu süreyi izleyen ayın başında doğar. Madde, on yıldan uzun sözleşme kurulmasını ayrıca yasaklamaz.
Deneme süresi
Belirli süreli iş sözleşmelerinde, 4857 sayılı İş Kanunu m. 15’te değinilen süre aşılmamak koşuluyla deneme süresi konulabilir. İş sözleşmesine deneme kaydı konulduğunda bu süre en çok iki ay olabilir. Deneme süresi toplu iş sözleşmeleriyle dört aya kadar uzatılabilir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 15Kaynağı aç
Deneme süresi içinde her iki taraf, bildirim süresi beklemeden ve tazminat ödemeden sözleşmeyi sona erdirebilir. İşçinin fiilen çalıştığı günlere ait ücret ile diğer hakları korunur.
İşin niteliğine göre belirsiz süre kabulü
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, sürekli nitelikteki doktorluk işinde belirli süreli sözleşmeyi gerektiren objektif neden bulunmadığı için sözleşmeyi belirsiz süreli kabul etmiştir. Belirsiz süreli iş akdinde süreden önce feshe bağlı cezai şartın geçerli olmayacağını belirterek bu cezai şart alacağının kabulünü hatalı görmüş ve E. 2012/3721, K. 2014/9071 sayılı kararla 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle bozma kararı vermiştir. Sonuç, bu dosyadaki cezai şart alacağına ilişkindir.
Aynı daire, 23.01.2015 ile 23.12.2015 tarihlerini taşıyan sözleşmede belirli süreli yapılmasını gerektiren objektif esaslı neden bulunmadığını ve sözleşmenin belirsiz süreli kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Yerel mahkemenin sözleşmeyi belirli süreli sayarak davayı kabul etmesini hatalı bularak E. 2016/34088, K. 2017/928 sayılı kararla 26.01.2017 tarihinde oybirliğiyle bozmuştur. Bu bozma, ihbar tazminatının doğduğuna dair yeni bir hüküm kurmaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, formen işinin belirli süreli bir iş olmadığını, belirli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı kurulmadığını ve esaslı neden bulunmadığını kabul etmiştir. Davalı işverence nedenleri açık ve kesin biçimde belirtilmiş yazılı fesih bildirimi bulunmadığından, 4857 sayılı İş Kanunu m. 19 uyarınca feshin geçerli nedene dayanmadığı sonucuna varmıştır.
Bu dosyada daire, yerel ret kararını kaldırarak feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine E. 2016/13562, K. 2016/19171 sayılı kararla 09.11.2016 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar vermiştir. İşe başlatılmama hâlinde ödenecek tutarı, davacının kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak dört aylık brüt ücreti tutarında belirlemiş; süresi içinde başvuruda, kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakların tahsilini öngörmüştür. Bu sonuçlar bu karara özgüdür.
Kıdem süresinin hesabı
1475 sayılı İş Kanunu m. 14’e göre işçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya aralarla yeniden kurulmuş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır. Bu hüküm, zincirleme belirli süreli sözleşmeyi belirsiz süreli sözleşmeye dönüştürmez; kıdem süresinin hesabına ilişkindir.
1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Aynı maddede kıdem tazminatı, maddede düzenlenen fesih hâlleri, kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi arzusuyla sözleşmeyi sona erdirmesi veya işçinin ölümü üzerine, işe başladığı tarihten itibaren her geçen tam yıl için 30 günlük ücreti tutarında ödenir. Süre bitimi bu cümlede ayrıca anılmaz.
Birikimli çalışma, izin ve eşit işlem
Zincirleme sözleşmelerde aralıksız veya fiilî çalışma varsa hizmet süresi birikimli değerlendirilir ve yıllık izin hakları kademeli artar.
Belirli süreli ve belirsiz süreli ayrımı, ücret ve sosyal haklara ayrımcı biçimde yansıtılamaz. İşverenin eşit işlem yükümlülüğü, özellikle kıdem dışındaki yan haklar bakımından devam eder.
İşçinin haklı nedenle feshi
İşçi, ücretin ödenmemesi veya sağlık ve ahlak kurallarına aykırılık gibi haklı bir nedenle sözleşmeyi feshederse bakiye süre ücreti isteme imkânı gündeme gelebilir. Bu imkân, her olayda kendiliğinden doğan kesin bir alacak olarak kurulmamıştır.
Belirli süreli sözleşme hangi koşulla kurulur?
Sözleşmenin açık veya örtülü süreye bağlanması yanında objektif neden bulunmalı ve sözleşme yazılı yapılmalıdır. Objektif koşullar; belirli süreli iş, belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkmasıdır. İşin niteliği, belirli bir işin tamamlanması, belirli bir olgunun gerçekleşmesi ve geçici ikame de objektif sebep örnekleri arasında sayılır.
Esaslı neden yoksa zincirleme sözleşme ne olur?
Esaslı neden olmadıkça belirli süreli sözleşme birden fazla üst üste yapılamaz ve sözleşme başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayalı zincirleme belirli süreli niteliğini korur.
Sözleşmeler arasına kısa ara koymak yeterli midir?
Hayır. Çok kısa aralar zincirleme sonucunu ortadan kaldırmaz; ilişkinin ekonomik ve fiilî sürekliliğine bakılır.
Süre bitince sözleşme nasıl sona erer?
Türk Borçlar Kanunu m. 430’a göre belirli süreli hizmet sözleşmesi, aksi kararlaştırılmadıkça fesih bildirimi olmadan süre bitiminde kendiliğinden sona erer. Süre bitiminden sonra örtülü sürdürme belirsiz süreye dönüştürür. Esaslı sebep varsa üst üste belirli süreli hizmet sözleşmesi kurulabilir.
On yılı aşan sözleşmede fesih nasıl olur?
On yılı aşan hizmet sözleşmesinde taraflar, on yıl dolduktan sonra altı ay önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir. Feshin hükmü, bildirim süresinden sonraki ayın ilk gününde başlar.
Deneme süresi en çok ne kadardır?
Deneme kaydı konulmuşsa süre en çok iki aydır. Toplu iş sözleşmesiyle dört aya kadar uzatılabilir. Bu süre içinde sözleşme bildirim süresine gerek olmaksızın ve tazminatsız feshedilebilir; çalışılan günlerin ücreti ve diğer haklar saklıdır.
Kıdem hangi hâllerde düzenlenmiştir?
1475 sayılı Kanun m. 14, maddede düzenlenen fesih hâllerini, kadının evlenme tarihinden itibaren bir yıl içinde kendi arzusuyla sona erdirmesini ve işçinin ölümünü esas alır. Her geçen tam yıl için 30 günlük ücret öngörülür. Kıdem, aralıklı çalışmalar dâhil aynı işverenin işyerlerindeki süreler göz önüne alınarak hesaplanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

