İş Kazası ve Meslek Hastalığında İşverenin Sorumlulukları

by Avukat Erdal Ersoy
İş Kazası ve Meslek Hastalığında İşverenin Sorumlulukları

İş kazası ve meslek hastalığı hallerinde işverenin iş hukuku kapsamındaki sorumluluğu, çalışanların sağlığını ve güvenliğini sağlama yükümlülüğü ile işçiyi gözetme borcuna dayanır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 417 ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 4 uyarınca işveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğini temin etmek, mesleki risklerin önlenmesi ve eğitim verilmesi dahil gerekli her türlü tedbiri almak, organizasyonu kurmak ve gerekli araç gereçleri temin etmekle yükümlüdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 417Kaynağı aç
MADDE 417- İşveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür. İşverenin yukarıdaki hükümler dâhil, kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir. 2. Ev düzeni içinde çalışmada
6331 sayılı İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU m. 4Kaynağı aç
MADDE 4 – (1) İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede; a) Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar. b) İşyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar. c) Risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır. ç) Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alır. d) Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır. (2) İşyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması, işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. (3) Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri, işverenin sorumluluklarını etkilemez. (4) İşveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz. Risklerden korunma ilkeleri

İş Kazası ve Meslek Hastalığının Kanuni Çerçevesi

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 13/1 uyarınca iş kazası; sigortalının işyerinde bulunduğu esnada, işverenin yürüttüğü iş dolayısıyla yahut görevlendirme sebebiyle asıl işini yapmaksızın işyeri haricinde geçirdiği sürelerde vuku bulan ve sigortalıyı derhal veya sonradan bedensel veya ruhsal engelli kılan olaydır. Benzer şekilde, emziren kadın çalışanın mevzuat gereği çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarında veya personelin işverence tahsis edilen araçla iş yerine geliş gidişi esnasında yaşanan kazalar da bu kapsamdadır. Bu çerçevede işverence başka bir tesise, müşteriye, şantiyeye veya göreve sevk edilen personelin yürüttüğü faaliyet esnasındaki hadiseler de somut duruma göre iş kazası vasfı taşıyabilir.

5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 13Kaynağı aç
MADDE 13- İş kazası; a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.[25] İş kazasının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde, b) (b) bendi kapsamında bulunan sigortalı bakımından kendisi tarafından, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra üç işgünü içinde, c) (Mülga: 17/4/2008-5754/8 md.) (Değişik paragraf: 17/4/2008-5754/8 md.) iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu fıkranın (a) bendinde belirtilen süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabilir. Bu soruşturma sonunda yazılı olarak bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan, 96 ncı madde hükmüne göre tahsil edilir. İş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Meslek hastalığının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması

5510 sayılı Kanun m. 14/1 gereğince meslek hastalığı; sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple yahut işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir. Bir rahatsızlığın meslek hastalığı sayılabilmesi için yetkili sağlık hizmet sunucularınca düzenlenen sağlık kurulu raporu ve tıbbi belgeler ile gerektiğinde işyeri denetim raporlarının incelenmesi neticesinde Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu tarafından tespit yapılması zorunludur. Yönetmelikte belirlenmiş hastalıklar dışındaki uyuşmazlıklarda ise karar mercii Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruludur.

5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 14Kaynağı aç
MADDE 14- Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir.[26] Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun; a) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından usûlüne uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi, b) Kurumca gerekli görüldüğü hallerde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbî sonuçlarını ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi, sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur. Meslek hastalığı, işten ayrıldıktan sonra meydana çıkmış ve sigortalı olarak çalıştığı işten kaynaklanmış ise, sigortalının bu Kanunla sağlanan haklardan yararlanabilmesi için, eski işinden fiilen ayrılmasıyla hastalığın meydana çıkması arasında bu hastalık için Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirtilen süreden daha uzun bir zamanın geçmemiş olması şarttır. Bu durumdaki kişiler, gerekli belgelerle Kuruma müracaat edebilirler. Herhangi bir meslek hastalığının klinik ve laboratuvar bulgularıyla belirlendiği ve meslek hastalığına yol açan etkenin işyerindeki inceleme sonunda tespit edildiği hallerde, meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olsa bile, söz konusu hastalık Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ile meslek hastalığı sayılabilir. Meslek hastalığının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından, sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen veya bu durum kendisine bildirilen işveren tarafından,[27] b) (b) bendi kapsamındaki sigortalı bakımından ise kendisi tarafından, bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç işgünü içinde, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen hususları kasten eksik ya da yanlış bildiren işverene veya 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıya, Kurumca bu durum için yapılmış bulunan masraflar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri rücû edilir. Meslek hastalığı ile ilgili bildirimler üzerine gerekli soruşturmalar, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla yaptırılabilir. Hangi hallerin meslek hastalığı sayılacağı, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir. Yönetmelikte belirlenmiş hastalıklar dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması hususunda çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır. Hastalık ve analık hali

Meslek hastalığının işten ayrıldıktan sonra ortaya çıkması durumunda kanuni haklardan yararlanılabilmesi, eski işten fiilen ayrılma ile hastalığın meydana çıkması arasında yönetmelikte öngörülen yükümlülük süresinin aşılmamış olmasına bağlıdır. Bununla birlikte hastalığın klinik ve laboratuvar bulgularıyla belirlendiği ve etkileyen nedenin işyeri incelemesiyle tespit edildiği hallerde, yükümlülük süresi aşılmış olsa dahi Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayıyla rahatsızlık meslek hastalığı kabul edilebilir.

İşverenin Koruma ve Gözetme Borcunun Kapsamı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 417 hükmüne göre işveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak, saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzen tesis etmekle yükümlüdür. İşveren özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür fiillere maruz kalanların daha fazla zarar görmemesi için gerekli önlemleri almak zorundadır.

6331 sayılı Kanun m. 4 çerçevesinde işveren; sağlık ve güvenlik tedbirlerini değişen şartlara uygun hale getirmek, mevcut durumu iyileştirmek, işyerinde risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla mükelleftir. İşveren çalışanlara görev verirken, çalışanların sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alır ve yeterli bilgi ile talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için tedbir alır. İşveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin getirdiği maliyetleri çalışanlara yansıtamaz.

Önlemlerin İzlenmesi, Denetim ve Eğitim Sorumluluğu

6331 sayılı Kanun m. 4/1-b gereğince işveren, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izlemek, denetlemek ve tespit edilen uygunsuzlukların giderilmesini sağlamak zorundadır. Yalnızca yazılı talimatlar veya belgeler oluşturulması yeterli olmayıp alınan güvenlik önlemlerinin fiilen uygulanması ve denetlenmesi aranmaktadır. Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülüklerine tabi bulunması da işverenin sorumluluklarını etkilemez.

İşyerindeki risk değerlendirmesi tek seferlik bir belge niteliğinde görülmemeli; makine ve teçhizatların değişmesi, üretim yönteminin farklılaşması, yeni bir kimyasal maddenin kullanıma girmesi, organizasyonel değişiklikler veya meydana gelen bir kazanın yeni bir risk doğurması durumunda güncellenmesi gerekebilmektedir. Bunun yanında işyerine ve yürütülen faaliyete özgü tehlikelere karşı çalışanların fiilen çalışmaya başlamasından önce eğitim alması korunma gereklilikleri arasında değerlendirilir.

Kişisel koruyucu donanım temin edilmesi, işverenin diğer güvenlik tedbirlerini alma yükümlülüğünün yerine geçtiği anlamına gelmez. Koruyucu donanımların çalışanlar tarafından kullanılmadığının bilinmesine rağmen önlem alınmaması durumunda, sırf yazılı talimat verilmiş olması her durumda yeterli görülmeyebilir. İş sağlığı ve güvenliği kurallarına işçilerin de uyması kanuni bir zorunluluk teşkil etse de bu durum işverenin denetim borcunu etkilemez.

Bildirim Usulü ve Süresinde Bildirmemenin Sonuçları

5510 sayılı Kanun m. 13/2 uyarınca 4/1-a ve 5 inci madde kapsamındaki sigortalıların iş kazası geçirmesi halinde işveren, durumu o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Sosyal Güvenlik Kurumuna en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde bildirmekle yükümlüdür. İş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde yaşanması durumunda bu üç işgünlük süre, kazanın öğrenildiği tarihten itibaren başlar. İş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin doğrudan ya da taahhütlü posta yoluyla Kuruma verilmesi zorunludur.

5510 sayılı Kanun m. 14/4-a hükmü gereğince, 4/1-a ve 5 inci madde kapsamındaki sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen veya bu durum kendisine bildirilen işveren, bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile Kuruma bildirimde bulunmak zorundadır.

İş kazasının kanuni süresinde Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği 5510 sayılı Kanun m. 21 uyarınca Kurumca işverenden tahsil edilir. Meslek hastalığı bildirimini yerine getirmeyen veya hususları kasten eksik ya da yanlış bildiren işverenden ise Kurumca bu durum için yapılan masraflar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri rücu edilir. Yapılan soruşturma neticesinde olayın iş kazası olmadığı ve bildirimin gerçeği yansıtmadığı anlaşılırsa yersiz ödemeler 5510 sayılı Kanun m. 96 hükmüne göre gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan geri alınır.

5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 21Kaynağı aç
MADDE 21- İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. İş kazasının, 13 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sürede işveren tarafından Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, Kurumca işverenden tahsil edilir. Çalışma mevzuatında sağlık raporu alınması gerektiği belirtilen işlerde, böyle bir rapora dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılan sigortalının, bu işe girmeden önce var olduğu tespit edilen veya bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılması sonucu meydana gelen hastalığı nedeniyle, Kurumca sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverene ödettirilir. İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir. İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücû edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücû edilmez. Sigortalının kendisinden kaynaklanan sebeplerle tedavi süresinin uzaması, iş göremezliğinin artması
5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 96Kaynağı aç
MADDE 96- Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan,[176] itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır. Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır. Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır. Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Zamanaşımı, hakkın düşmesi ve avans

İşverenin Hukuki Tazminat Sorumluluğu

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 417/3 uyarınca; işverenin mevzuata ve iş sözleşmesine aykırı davranışı sebebiyle işçinin yaşamını yitirmesi, bedensel bütünlüğünün zarar görmesi veya kişilik haklarının zedelenmesinden kaynaklanan zararlar borçlar hukukundaki sözleşmeye aykırılık hükümlerine göre tazmin edilir. Bu çerçevede iş kazası ya da meslek hastalığı neticesinde bedensel zarar vuku bulduğunda maddi ve manevi tazminat istemleri doğabileceği gibi; geçici veya sürekli iş göremezlik ile sağlık yardımları gibi sosyal güvenlik yardımları ise ilgili mevzuat koşullarına göre ayrıca gündeme gelmektedir.

İş kazası veya meslek hastalığının ölümle sonuçlanması halinde ölenin yakınları bakımından da tazminat talepleri söz konusu olabilir. Bir kazanın gerçekleşmesi işveren bakımından kendiliğinden her durumda sınırsız bir sorumluluk teşkil etmez; tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde kusur durumu, zarar miktarı, illiyet bağı ve olayın bütün şartları teknik ve hukuki incelemeye konu edilir.

Sosyal Güvenlik Kurumunun Rücu Talepleri ve İstisnalar

5510 sayılı Kanun m. 21 uyarınca iş kazası veya meslek hastalığının işverenin kasti bir davranışı ya da işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına aykırı fiili neticesinde vuku bulması halinde, Kurum tarafından sigortalıya veya hak sahiplerine gerçekleştirilen veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin tutarı işverene rücu edilir. Rücu edilecek miktar, sigortalı veya hak sahiplerinin doğrudan işverenden talep edebileceği tazminat sınırını aşamaz. Bu kapsamdaki sorumluluğun tayininde kaçınılmazlık unsuru da dikkate alınır.

Çalışma mevzuatında sağlık raporu alınması gerektiği belirtilen işlerde, rapora dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı biçimde bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılan sigortalının, işe girmeden önce var olduğu tespit edilen veya bu çalıştırma sonucu meydana gelen hastalığı nedeniyle Kurumca ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverene ödettirilir.

İş kazası, meslek hastalığı veya hastalık üçüncü bir kişinin kusuru neticesinde doğmuşsa, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başlangıç tarihindeki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve kusurları bulunuyorsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.

5510 sayılı Kanun m. 21 rücu mekanizması için belirli istisnalar tanımıştır. Kaza, meslek hastalığı veya hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idarelerince görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği fiillerinden doğmuşsa, haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere kurumlarına veya ilgililere rücu edilmez. Ayrıca ölüm durumunda hak sahiplerine bağlanacak gelir ve ödenekler için, olayın meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine Kurumca rücu uygulanmaz.

Hizmet Alımı ve Farklı İstihdam Modellerinde Sorumluluk

6331 sayılı Kanun m. 4/2 gereğince, iş sağlığı ve güvenliği alanında işyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması işverenin kanuni sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Birden fazla işverenin yer aldığı çalışma alanlarında tedbirlerin koordinasyonu önem taşır; asıl işveren ve alt işveren ilişkisinin kurulduğu durumlarda ise somut olaya göre sorumluluklar birlikte doğabilir.

Çalışanın yabancı uyruklu olması veya geçerli bir çalışma izninin bulunmaması, işverenin iş sağlığı ve güvenliğine dair temel gözetim ve önlem alma borcunu ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte izin durumu, fiilen ifa edilen iş ve sigortalılık statüsü somut olaya göre değerlendirilir. İşyerinde dil engeli mevcutsa hayati güvenlik talimatlarının işçinin bilmediği bir dilde verilmesi, kayden eğitim düzenlenmiş olsa dahi fiili güvenlik yönünden yeterli görülmeyebilir. Şirket merkezinin yurt dışında yer alması da Türkiye'deki işyerinde Türk iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının uygulanmasını ve bildirim yükümlülüklerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Dışarıdan iş sağlığı hizmeti alınması işvereni sorumluluktan kurtarır mı?

Hayır, 6331 sayılı Kanun m. 4/2 uyarınca işyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.

4/a sigortalıları için iş kazası bildirim süresi ne kadardır?

5510 sayılı Kanun m. 13/2 uyarınca işveren, iş kazasını yetkili kolluğa derhal, Sosyal Güvenlik Kurumuna ise en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde bildirmekle yükümlüdür; kazanın işverenin kontrolü dışındaki yerlerde gerçekleşmesi halinde bu süre kazanın öğrenildiği tarihten itibaren başlar.

Meslek hastalığı Sosyal Güvenlik Kurumuna ne zaman bildirilir?

5510 sayılı Kanun m. 14/4-a gereğince işveren, 4/1-a ve 5 inci madde kapsamındaki sigortalının meslek hastalığına yakalandığını öğrendiği veya bu durumun kendisine bildirildiği günden başlayarak üç işgünü içinde bildirim yapmakla yükümlüdür.

İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin masrafı işçiye yansıtılabilir mi?

Hayır, 6331 sayılı Kanun m. 4/4 uyarınca işveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz.

SGK rücu davalarında kaçınılmazlık ilkesi uygulanır mı?

Evet, 5510 sayılı Kanun m. 21 uyarınca Kurumun işverene rücu taleplerinde işverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu