İş Kazası Tutanağı Nedir ve Nasıl Düzenlenir?

by Avukat Erdal Ersoy
İş Kazası Tutanağı Nedir ve Nasıl Düzenlenir?

İş kazası tutanağı, işyerinde meydana gelen iş kazasının detaylarını, sebeplerini ve sonuçlarını belgeleyen ve işveren tarafından düzenlenmesi gereken resmi bir rapordur. İşyerinde meydana gelen iş kazalarında işverence tutulan bu belge, ilerleyen süreçte açılabilecek davalar bakımından ispat niteliği taşır.

İş Kazası Kapsamında Değerlendirilen Durumlar

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 13/a uyarınca, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada maruz kaldığı olay, yapılan işle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın iş kazası sayılır.

İş Kazası Tutanağında Yer Alması Gereken Unsurlar

İş kazası tutanağı düzenlenirken çalışan ile ilgili bilgilerin tutanakta eksiksiz yer alması ve kazanın tam olarak nasıl meydana geldiğinin ayrıntılı biçimde anlatılması gerekir.

Kazayı gören işçilerin tanık olarak gösterilmesi, kazaya uğrayan işçiye olay yerinde işyeri doktoru tarafından tıbbi müdahale yapılıp yapılmadığına dair kayıtların bulunması, kaza sonucunda işçide uzuv kaybı olup olmadığının ve kazaya sebebiyet veren araç gereçlerin belirtilmesi zorunludur. Ayrıca kazanın meydana geldiği yere ait fotoğrafların tutanağa eklenmesi gerekir.

İşverenin Kayıt Tutma ve İnceleme Yükümlülüğü

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 14/1-a uyarınca işveren, bütün iş kazalarının ve meslek hastalıklarının kaydını tutmak, gerekli incelemeleri yaparak bunlara ilişkin raporları düzenlemekle yükümlüdür.

6331 sayılı İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU m. 14Kaynağı aç
MADDE 14 – (1) İşveren; a) Bütün iş kazalarının ve meslek hastalıklarının kaydını tutar, gerekli incelemeleri yaparak bunlar ile ilgili raporları düzenler. b) İşyerinde meydana gelen ancak yaralanma veya ölüme neden olmadığı halde işyeri ya da iş ekipmanının zarara uğramasına yol açan veya çalışan, işyeri ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeli olan olayları inceleyerek bunlar ile ilgili raporları düzenler. (2) İşveren, aşağıdaki hallerde belirtilen sürede Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunur: a) İş kazalarını kazadan sonraki üç iş günü içinde. b) Sağlık hizmeti sunucuları veya işyeri hekimi tarafından kendisine bildirilen meslek hastalıklarını, öğrendiği tarihten itibaren üç iş günü içinde. (3) İşyeri hekimi veya sağlık hizmeti sunucuları; meslek hastalığı ön tanısı koydukları vakaları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularına sevk eder. (4) Sağlık hizmeti sunucuları kendilerine intikal eden iş kazalarını, yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucuları ise meslek hastalığı tanısı koydukları vakaları en geç on gün içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir. (5) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça belirlenir. Sağlık gözetimi

6331 sayılı Kanun m. 14/1-b gereğince işveren, işyerinde meydana gelen ancak yaralanma veya ölüme yol açmayan; bununla birlikte işyeri ya da iş ekipmanının zarara uğramasına neden olan veya çalışan, işyeri ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeli taşıyan olayları inceleyerek bunlara dair raporları düzenlemek zorundadır.

Sosyal Güvenlik Kurumuna Bildirim Süreleri

6331 sayılı Kanun m. 14/2-a uyarınca işveren, iş kazalarını kazadan sonraki üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmekle yükümlüdür. İşveren tarafından tutulan tutanağın da bu süre aşılmaksızın kuruma bildirilmesi gerekir.

6331 sayılı Kanun m. 14/2-b uyarınca işveren, işyeri hekimi veya sağlık sunucularınca bildirilen meslek hastalıklarını öğrenmesinden itibaren üç iş günü içinde kuruma bildirmekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 14/4 maddesi uyarınca ise sağlık hizmeti sunucularına intikal eden vakaların ve yetkili kuruluşlarca tespit edilen meslek hastalıklarının en geç on gün içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna iletilmesi zorunludur.

İşverenin Tutanak Düzenlememesi ve Bildirim Yapmaması

İşverenin iş kazası tutanağı düzenlememesi halinde işçi, hastaneye başvurarak hasarların iş kazası sebebiyle gerçekleştiğine dair rapor temin edip durumu ispatlayabilir. İşveren tutanak düzenlemeden de Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunabilir; bu halde hastaneden alınan rapor da ispat için yeterlidir. İşveren hem tutanak tutmaz hem de kuruma bildirimde bulunmazsa idari yaptırım uygulanır.

İş Kazası Uyuşmazlıklarında Usul Ekonomisi ve Tefrik

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 30 uyarınca hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 30Kaynağı aç
MADDE 30- (1) Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür. Hâkimin davayı aydınlatma ödevi

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2016/2601 Esas ve 2017/6809 Karar sayılı ilamına göre, farklı tarihlerde gerçekleştiği ileri sürülen birden fazla iş kazasına ilişkin davaların tek dosya altında birleştirilerek yürütülmesi usul ekonomisi ilkesine aykırıdır; bu nitelikteki uyuşmazlıklarda dava dosyalarının tefrik edilerek ayrı ayrı görülmesi gerekir.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/2601, K. 2017/6809Kaynağı aç
21. Hukuk Dairesi         2016/2601 E.  ,  2017/6809 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, Asıl ve Birleşen dava bakımından; Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, asıl ve birleşen davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. K A R A R Dava, zararlandırıcı sigorta olaylarıı sonucu sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia eden sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının asıl dava ve birleşen davalarda muhtelif tarihlerde iş kazası geçirip maddi kayba uğradığını belirtmesine karşın geçirdiği kazalar nedeni ile bedensel bütünlüğünün bozulduğuna ilişkin ya da iş gücüne engel olduğuna dair herhangi bir rapor düzenlenmediği, davacının maddi ya da manevi zararını gerektirir bir kazaya maruz kalmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından, davacının 10/07/2009 tarihinde asıl ve 09/08/2010 tarihinde birinci birleşen davayı açarak davalı işyerinde çalışmakta iken 08/10/2001 tarihinde iş kazası geçirdiğini iddia edip 100,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminat istediği, 18/07/2011 tarihinde ikinci birleşen davayı açarak 13/04/2005 tarihinde iş kazası geçirdiğini ileri sürüp 100,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminat istediği, 22/07/2011 tarihinde üçüncü birleşen davayı açarak 29/12/2003 tarihinde iş kazası geçirdiği iddiasıyla 100,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi istediği, son olarak yine 22/07/2011 tarihinde dördüncü birleşen davayı açıp 26/07/2008 tarihinde iş kazası geçirdiğini ileri sürüp 100,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminat istediği, asıl ve birinci birleşen davanın aynı iş kazasına ilişkin oldukları halde diğer birleşen dava dosyalarının farklı tarihlerde geçirildiği iddia olunan iş kazalarına ilişkin oldukları, mahkemece kusur raporu aldırılmadığı, 08/10/2001 tarihinde geçirildiği iddia olunan ilk iş kazasına ilişkin olarak kazanın nasıl cereyan ettiğine dair davalının cevap dilekçesinde açıklamalar bulunduğu gibi yine davalı tarafından ibraz edilen belgeler arasında iş kazası tutanağının bulunduğu, davacıya 08/10/2001 tarihli olayla ilgili olarak 92,16 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği, davacının bu 2001 tarihli iş kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik oranının Kurum tarafından %0 olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 30. maddesinde “Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” şeklinde usul ekonomisi ilkesi getirilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalara göre davacı tarafından ayrı ayrı açılan toplamda beş adet dava dosyasının dört farklı tarihte gerçekleştiği iddia olunan birbirinden farklı iş kazalarına ilişkin olması nedeniyle bunların birleştirilmesi suretiyle yargılamaya tek dosya üzerinden devam edilmesi usul ekonomisine uygun olmayıp tam aksine bu ilkeye aykırıdır. Buna göre yapılacak iş, asıl ve birinci birleşen dava dosyasına temyiz incelemesine konu bu dosya üzerinden birlikte devam edip; ikinci, üçüncü ve dördüncü birleşen dava dosyalarınının her birini ayrı ayrı bu dosyadan tefrik etmek, elde kalan asıl ve birinci birleşen dava dosyası açısından davaya konu 08/10/2001 tarihli kazanın iş kazası olduğunu, kurum tarafından bu kazaya ilişkin olarak davacının sürekli iş göremezlik oranının %0 olarak tespit edildiğini göz önüne alıp İş Kanunu'nun 77. maddesi ile İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Yönetmeliği hükümleri gereğince üç iş güvenliği uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden bu 08/10/2001 tarihli olayla ilgili bilirkişi kusur raporu alarak çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İş kazası en geç ne zaman Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmelidir?

İşveren, iş kazasını kazadan sonraki üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmekle yükümlüdür.

İşveren iş kazası tutanağı tutmazsa işçi olayı nasıl ispatlar?

İşçi, hastaneden alacağı ve oluşan bedensel zararların iş kazasından kaynaklandığını gösteren sağlık raporu ile durumu ispatlayabilir.

İşyerinde gerçekleşen her olay iş kazası kabul edilir mi?

5510 sayılı Kanun m. 13/1-(a) uyarınca sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen ve sigortalıyı bedenen veya ruhen engelli hâle getiren olaylar, yapılan işle bağlantılı olup olmadığına bakılmaksızın iş kazası sayılır.

5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 13Kaynağı aç
MADDE 13- İş kazası; a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.[25] İş kazasının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde, b) (b) bendi kapsamında bulunan sigortalı bakımından kendisi tarafından, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra üç işgünü içinde, c) (Mülga: 17/4/2008-5754/8 md.) (Değişik paragraf: 17/4/2008-5754/8 md.) iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu fıkranın (a) bendinde belirtilen süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabilir. Bu soruşturma sonunda yazılı olarak bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan, 96 ncı madde hükmüne göre tahsil edilir. İş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Meslek hastalığının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması
Ramak kala olaylar veya maddi hasarlı işyeri kazaları raporlanmalı mıdır?

6331 sayılı Kanun m. 14/1-b uyarınca işveren, yaralanma veya ölüme yol açmasa dahi işyeri veya ekipmanı zarara uğratan ya da zarara uğratma potansiyeli taşıyan olayları inceleyerek raporlamak zorundadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu