Engelli Çalışanların İş Hukuku Kapsamındaki Hakları

by Avukat Erdal Ersoy
Engelli Çalışanların İş Hukuku Kapsamındaki Hakları

Anayasal Çerçeve ve Engellilik Statüsünün Tespiti

Engelli çalışanların çalışma hayatında korunması ve desteklenmesi sosyal hukuk devletinin temel gereğidir. Anayasa'nın 61. maddesinin ikinci fıkrası gereğince devlet, engellilerin korunmalarını ve toplum hayatına uyum sağlamalarını temin edecek önlemleri almakla yükümlüdür. Bu ilke, iş mevzuatında yer alan koruyucu düzenlemelerin temel dayanağını oluşturur.

İş hukuku ve istihdam uygulamalarında bir kişinin engelli sayılması mevzuatta belirlenen ölçütlere tabidir. Yurtiçinde İşe Yerleştirme Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in 3. maddesinde engelli; doğuştan ya da sonradan karşılaşılan bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal veya sosyal yetenek kayıpları sebebiyle toplumsal yaşama katılımda ve günlük ihtiyaçlarını gidermede güçlük yaşayan kişi şeklinde tanımlanır. Bu kapsamdaki haklardan faydalanabilmek için durumun yetkili sağlık kurulu raporuyla belgelenmesi ve vücut fonksiyon kaybının en az yüzde kırk düzeyinde bulunması gerekir.

İstihdam kotaları ve engelli statüsü bakımından belirli sınırlamalar mevcuttur. Vücut fonksiyon kaybı yüzde kırkın altında kalanlar veya engel durumunu yalnızca tek hekim raporuyla belgeleyenler engelli kontenjanına dahil edilmez. Bununla birlikte on dört yaşını doldurmamış bireyler de engelli kontenjanı kapsamında değerlendirilmemektedir.

Engelli İşçi İstihdam Zorunluluğu ve Kontenjan Hesabı

4857 sayılı İş Kanunu'nun 30. maddesi kapsamında elli veya daha fazla işçi çalıştıran özel sektör işyerlerinde en az yüzde üç, kamu işyerlerinde ise en az yüzde dört oranında engelli işçi istihdam edilmesi zorunludur. İşverenler, engelli çalışanları mesleklerine, beden ve ruhsal durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdür.

Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin çalıştırmakla yükümlü olduğu engelli işçi sayısı, bu işyerlerindeki toplam işçi sayısına göre hesaplanır.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 30Kaynağı aç
Madde 30 – (Değişik : 15/5/2008-5763/2 md.) İşverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde üç engelli, kamu işyerlerinde ise yüzde dört engelli ve yüzde iki eski hükümlü işçiyi veya 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu veya 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu kapsamına giren ve askerlik hizmetini yaparken 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinde sayılan terör olaylarının sebep ve tesiri sonucu malul sayılmayacak şekilde yaralananları meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır.[11] Bu kapsamda çalıştırılacak işçi sayısının tespitinde belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçiler esas alınır. Kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür. Oranın hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmaz, yarım ve daha fazla olanlar tama dönüştürülür. İşyerinin işçisi iken engelli hâle gelenlere öncelik tanınır. İşverenler çalıştırmakla yükümlü oldukları işçileri Türkiye İş Kurumu aracılığı ile sağlarlar. Bu kapsamda çalıştırılacak işçilerin nitelikleri, hangi işlerde çalıştırılabilecekleri, bunların işyerlerinde genel hükümler dışında bağlı olacakları özel çalışma ile mesleğe yöneltilmeleri, mesleki yönden işverence nasıl işe alınacakları, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.[12] Yer altı ve su altı işlerinde engelli işçi çalıştırılamaz ve yukarıdaki hükümler uyarınca işyerlerindeki işçi sayısının tespitinde yer altı ve su altı işlerinde çalışanlar hesaba katılmaz. Bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan kalkan işçiler eski işyerlerinde tekrar işe alınmalarını istedikleri takdirde, işveren bunları eski işleri veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki şartlarla işe almak zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye altı aylık ücret tutarında tazminat öder. Özel sektör işverenlerince bu madde kapsamında çalıştırılan 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi engelli sigortalılar ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen korumalı işyerlerinde çalıştırılan engelli sigortalıların, aynı Kanunun 72 nci ve 73 üncü maddelerinde sayılan ve 78 inci maddesiyle belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı, kontenjan fazlası engelli çalıştıran, yükümlü olmadıkları halde engelli çalıştıran işverenlerin bu şekilde çalıştırdıkları her bir engelli için prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak 506 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi ve sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarın ödenmiş olması şarttır. Bu fıkraya göre işveren tarafından ödenmesi gereken primlerin geç ödenmesi halinde, Hazinece Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemenin gecikmesinden kaynaklanan gecikme zammı, işverenden tahsil edilir. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. (Ek cümle: 31/7/2008-5797/10 md.) Bu fıkrada düzenlenen teşvik, kamu idareleri hariç 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılara ilişkin matrah ve oranlar üzerinden olmak üzere, 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıkların statülerine tabi personeli için de uygulanır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı tarafından müştereken belirlenir.[13] (Değişik yedinci fıkra: 11/10/2011-KHK-665/28 md.) Bu maddeye aykırılık hallerinde 101 inci madde uyarınca tahsil edilecek cezalar, engellilerin ve eski hükümlülerin kendi işini kurmaları, engellinin iş bulmasını sağlayacak destek teknolojileri, engellinin işe yerleştirilmesi, işe ve işyerine uyumunun sağlanması ve bu gibi projelerde kullanılır. Tahsil edilen cezaların kullanımına ilişkin hususlar, Türkiye İş Kurumunun koordinatörlüğünde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü ile İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü, en çok işçi ve işvereni temsil eden üst kuruluşların ve en çok engelliyi temsil eden üst kuruluşun birer temsilcisinden oluşan komisyon tarafından karara bağlanır. Komisyonun çalışma usul ve esasları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. Eski hükümlü çalıştırılmasında, kanunlardaki kamu güvenliği ile ilgili hizmetlere ilişkin özel hükümler saklıdır. Askerlik ve kanundan doğan çalışma

İşyerinde çalıştırılacak engelli işçi sayısının tespitinde belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçiler esas alınır. Kısmi süreli çalışanlar çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür. Oranın belirlenmesinde yarıma kadar kesirler dikkate alınmazken yarım ve daha fazla olan kesirler tama dönüştürülür. İşyerinin işçisi iken sonradan engelli hâle gelen çalışanlara kontenjan uygulamasında öncelik tanınır.

Tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesi gereğince elli ve daha az işçi çalıştırılması durumunda bu işyerleri kanun kapsamı dışında kalır. Ancak tarım ve orman işyerlerinde çalışan sayısı elli bire ulaştığında kanun hükümleri uygulanır ve engelli işçi istihdam etme yükümlülüğü doğar.

Kamu sektöründe elli veya daha fazla işçi çalıştıran işverenler, yüzde dört oranındaki engelli işçi kotasının yanında ayrıca yüzde iki oranında eski hükümlü veya terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralanan işçi çalıştırmak zorundadır.

İşverenler, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca çalıştırmakla yükümlü oldukları engelli işçileri Türkiye İş Kurumu aracılığıyla temin etmekle yükümlüdür.

Çalışma Koşulları, Çalışma Süreleri ve Sağlığın Korunması

4857 sayılı İş Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca engelli çalışanların yer altı ve su altı işlerinde çalıştırılması kesin olarak yasaktır. Kanuni kontenjan hesabında işyerindeki toplam işçi sayısı belirlenirken yer altı ve su altı işlerinde çalışan işçiler hesaba katılmaz.

4857 sayılı İş Kanunu'nda engelli personele özgü ayrı bir yasal haftalık çalışma süresi belirlenmemiştir. Engelli çalışanlar da diğer çalışanlar gibi haftalık azami kırk beş saat ve günlük on bir saati aşmayacak yasal çalışma süreleri sınırları dahilinde çalıştırılabilir.

Mevzuatta engelli çalışanlar için mutlak bir gece çalışması yasağı öngörülmemiştir. Engelli personelin gece çalışması yapıp yapamayacağı sağlık durumuna ve bu doğrultuda düzenlenen doktor raporuna göre belirlenmektedir.

Sağlık koşulları fazla çalışma yapmaya elverişli olmayan engelli çalışan, sağlık raporu sunarak fazla mesai yapmaktan muaf tutulabilir. İşverenin engelli çalışanın sağlığını koruyacak düzenlemeleri yapması yasal bir gerekliliktir.

Eşit Davranma İlkesi ve Ayrımcılık Yasağının Hukuki Sonuçları

4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesinde eşit davranma ilkesi düzenlenmiştir. Bu kapsamda iş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılması yasaktır.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 5Kaynağı aç
Madde 5 – (Ek: 6/2/2014-6518/57 md.) İş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz. İşveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmî süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz. İşveren, biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir işçiye, iş sözleşmesinin yapılmasında, şartlarının oluşturulmasında, uygulanmasında ve sona ermesinde, cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapamaz. Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz. İşçinin cinsiyeti nedeniyle özel koruyucu hükümlerin uygulanması, daha düşük bir ücretin uygulanmasını haklı kılmaz. İş ilişkisinde veya sona ermesinde yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı davranıldığında işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep edebilir. 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesi hükümleri saklıdır. 20 nci madde hükümleri saklı kalmak üzere işverenin yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı davrandığını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak, işçi bir ihlalin varlığı ihtimalini güçlü bir biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren böyle bir ihlalin mevcut olmadığını ispat etmekle yükümlü olur. İşyerinin veya bir bölümünün devri

Eşit davranma ilkesi ücret uygulamasında da geçerlidir. Aynı işi yapan engelli bir çalışana, sırf engeli nedeniyle engeli bulunmayan bir çalışandan daha düşük ücret verilmesi kanunen yasaktır.

İş ilişkisinde veya iş ilişkisinin sona ermesinde engellilik nedeniyle ayrımcılık yasağının ihlal edilmesi durumunda çalışan, dört aya kadar ücreti tutarında uygun bir ayrımcılık tazminatı ile yoksun bırakıldığı diğer haklarını talep edebilir.

Ayrımcılık yasağının ihlal edildiğini ispat yükü kural olarak çalışandadır. Ancak çalışan, bir ihlalin varlığı ihtimalini güçlü bir biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, böyle bir ihlalin mevcut olmadığını ispat etme yükümlülüğü işverene geçer.

Eski İşyerine Yeniden Alınma Hakkı ve Yaptırımlar

4857 sayılı İş Kanunu'nun 30. maddesi gereğince, bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan kalkan çalışanlar, eski işyerlerinde tekrar işe alınmayı talep edebilir. İşveren bu çalışanları eski işlerinde veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe diğer isteklilere tercih ederek o andaki şartlarla işe almak zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu hâlde sözleşme yapma yükümlülüğünü yerine getirmeyen işveren, eski çalışanına altı aylık ücret tutarında tazminat öder.

Engelli çalışan istihdam etme kotasına uymayan işverenler hakkında, istihdam edilmeyen her engelli çalışan için idari para cezası uygulanır.

Engelli çalıştırma yükümlülüğüne aykırılık sebebiyle tahsil edilen idari para cezaları; engellilerin ve eski hükümlülerin kendi işini kurması, engellinin iş bulmasını sağlayacak destek teknolojileri temini, işe yerleştirilmesi ile işe ve işyerine uyumunun sağlanması gibi projelerde kullanılmak üzere tahsis edilir.

Vergi İndirimi, Prim Desteği ve Emeklilik Hakları

Özel sektör işverenlerince çalıştırılan engelli sigortalılar ile korumalı işyerlerinde çalıştırılan engelli sigortalıların, prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı; prim ve hizmet belgelerinin süresinde verilmesi ve işçi payının ödenmesi koşuluyla Hazinece karşılanır. Kontenjan fazlası engelli çalıştıran veya yükümlü olmadığı hâlde engelli istihdam eden özel sektör işverenleri de bu prim teşvikinden yararlanır.

4857 sayılı İş Kanunu kapsamında yıllık ücretli izin hakkı en az on dört gün olarak düzenlenmiştir. Kanunda engelli işçiler için zorunlu bir ek izin süresi öngörülmemiştir; bununla birlikte işveren sağlık durumuna göre bu süreyi artırabilir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 31. maddesine göre çalışma gücünün en az yüzde seksenini kaybedenler birinci derece, en az yüzde altmışını kaybedenler ikinci derece, en az yüzde kırkını kaybedenler ise üçüncü derece engelli sayılarak engellilik indiriminden yararlanır.

Vergi dairesi başkanlıkları veya defterdarlıklarca sevk edilerek Gelir İdaresi Başkanlığı Merkez Sağlık Kurulunca engellilik indirimi alması uygun görülenler rapor tarihinden itibaren indirimden faydalanır. Daha önce rapor almış olanlar ise raporlarının aynı kurul tarafından onaylanması hâlinde başvuru tarihinden itibaren engellilik indiriminden yararlanabilir.

Çalışma gücünde meydana gelen kayıp nedeniyle malulen emekli olabilmek için yetkili sağlık kurulundan en az yüzde altmış çalışma gücü kaybı raporu alınması ve Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru yapılan tarih itibarıyla en az bin sekiz yüz gün prim ödenmiş olması gerekmektedir.

Engelli kontenjanına dahil olmak için hangi şartlar aranır?

En az yüzde kırk oranında vücut fonksiyon kaybının yetkili sağlık kurulu raporu ile belgelenmesi ve kişinin on dört yaşını doldurmuş olması şarttır. Tek hekim raporu bulunanlar veya yüzde kırkın altında kalanlar kontenjana dahil edilmez.

İşyerlerinde engelli çalıştırma oranı ne kadardır?

Aynı il sınırları içinde elli veya daha fazla işçi çalıştıran özel sektör işyerlerinde en az yüzde üç, kamu işyerlerinde ise en az yüzde dört oranında engelli işçi çalıştırılması zorunludur.

Engelli işçiye daha düşük ücret teklif edilebilir mi?

Hayır, İş Kanunu'nun eşit davranma ilkesi gereğince aynı işi yapan engelli bir işçiye engeli nedeniyle daha düşük ücret verilemez.

Engellilik sebebiyle ayrımcılık yapıldığında hangi tazminat istenebilir?

Ayrımcılık yasağının ihlali hâlinde çalışan, dört aya kadar ücreti tutarında uygun bir tazminat ile yoksun bırakıldığı haklarını talep edebilir.

Engelli çalışan fazla çalışma yapmak zorunda mıdır?

Sağlık durumu fazla mesaiye elverişli olmayan engelli çalışan, sağlık raporu sunarak fazla çalışma yapmaktan muaf tutulabilir.

Maluliyeti kalkan işçi eski işine nasıl döner?

Maluliyeti sona eren işçi başvurduğunda işveren, boş yer varsa derhal veya ilk boşalacak işe öncelikle almak zorundadır; sözleşme yapmayan işveren altı aylık ücret tutarında tazminat öder.

Malulen emeklilik için prim günü ve rapor oranı nedir?

En az yüzde altmış oranında çalışma gücü kaybı raporunun bulunması ve SGK başvuru tarihine kadar en az bin sekiz yüz gün prim ödenmiş olması gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu