İş ilişkisinde uygulanacak kurallar, emredici hukuk kurallarına aykırı olmamak kaydıyla taraflarca belirlenebilir. İşin görülmesi ve işyerindeki davranışlara ilişkin düzenleme ile özel talimat, çalışma koşullarındaki esaslı değişiklik ve kişisel veriler elde edilirken veri sorumlusunun kimliğine ilişkin aydınlatma ayrı hükümlerde ele alınır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/1770, K. 2018/505Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 399Kaynağı aç
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 22Kaynağı aç
6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 10Kaynağı aç
Sözleşme serbestisi ve emredici sınır
İş hukukunda genel kural sözleşme serbestisidir. Taraflar, yasalardaki emredici kurallara aykırı düşmemek şartıyla iş ilişkisinde dikkate alınacak kuralları serbestçe kararlaştırabilir. 4857 sayılı Kanunda, mülga 1475 sayılı Kanundaki gibi yazılı sözleşmede bulunması gereken unsurları gösteren bir düzenleme yoktur; sözleşme öğeleri bakımından da bir serbestiden söz edilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/20265, K. 2016/18212Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2009/40871, K. 2012/2811Kaynağı aç
Bu serbesti, çalışma koşullarını belirleyen kaynakların üst sırasında mutlak emredici olarak düzenlenen hususları kapsamaz. Böyle bir husus, işçi lehine olsa bile daha alt sıradaki kaynaklarla değiştirilemez. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2016/20265 esas ve 2016/18212 karar sayılı kararında örnek olarak 4857 sayılı Kanunun 21. maddesinin son fıkrası gösterilmiştir. Bu fıkrada işe başlatma süresi, işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırı ile boşta geçen sürenin en çok dört ay olması yer alır.
Mutlak emredici bir hüküm bulunmaması şartıyla, çalışma koşullarını belirleyen kaynaklar çatışırsa işçi yararına olan düzenleme veya uygulama çalışma koşulunu oluşturur. Emredici hükümlerin dışında işçi aleyhine uygulamaya gidilemeyeceği gibi, aksi yöndeki uygulama da iş koşulu haline gelmez.
İşçinin işi bizzat yapması
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 395. maddesine göre, sözleşmeden veya durumun gereğinden aksi anlaşılmadıkça işçi yüklendiği işi kendisi yapmakla yükümlüdür. Hüküm, işin hangi araçla görüleceğini ayrıca tanımlamaz; bizzat yapma borcundan ayrılmayı sözleşmeye veya durumun gereğine bağlar.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 395Kaynağı aç
İş ilişkisinden doğan ve işin yerine getirilmesinde tabi olunan hak ve borçların tamamı çalışma koşulları olarak değerlendirilir.
Talimat ve yönetim hakkı
Türk Borçlar Kanununun 399. maddesi uyarınca işveren, işin görülmesi ve işçilerin işyerindeki davranışlarıyla ilgili genel düzenleme yapabilir ve özel talimat verebilir. İşçiler, bu düzenleme ve talimatlara dürüstlük kurallarının gerektirdiği ölçüde uyar.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2015/1770 esas ve 2018/505 karar sayılı kararına göre işveren, iş görme ediminin şeklini, zamanını ve hizmetin niteliğini belirler. Yönetim hakkı, bireysel veya toplu iş sözleşmesinde açıkça düzenlenmeyen boşluklarda uygulanır.
Sözleşmede gerektiğinde çalışma koşullarının değiştirilebileceği öngörülmüşse genişletilmiş yönetim hakkından söz edilir. Hakkın kullanılması, kötüye kullanılmama ve sözleşmede çizilen sınırlara uyma şartına bağlıdır. İşçinin sözleşmesini sona erdirmesini sağlamak amacıyla bu hükmün işletilmesi, yönetim hakkının kötüye kullanılmasıdır.
Esaslı değişikliğin yazılı usulü
4857 sayılı İş Kanununun 22. maddesine göre işveren; iş sözleşmesi, onun eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarındaki esaslı değişikliği ancak durumu işçiye yazılı bildirerek yapabilir. Bu şekle uyulmadan yapılan ve işçinin altı işgünü içinde yazılı kabul etmediği değişiklik işçiyi bağlamaz.
İşçi öneriyi bu süre içinde kabul etmezse işveren, değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli neden bulunduğunu yazılı olarak açıklayıp bildirim süresine uyarak sözleşmeyi feshedebilir. İşçi bu durumda Kanunun 17 ila 21. maddeleri uyarınca dava açabilir. Taraflar anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir; değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz.
İşçinin yazılı kabulü yalnız ilgili işlem için geçerlidir. İşveren, bir kez alınan kabulü sonraki başka değişikliklerde kullanamaz. İşçi esaslı değişikliği kabul etmez ve çalışmayı sürdürürse değişiklik gerçekleşmez; sözleşme eski şartlarla devam eder.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2009/40871 esas ve 2012/2811 karar sayılı kararındaki genel açıklamaya göre, çalışma koşullarında işçi aleyhine esaslı değişiklik yapıldığının ispat yükü işçidedir. Aynı açıklamada, 22. maddede esaslı değişiklik nedeniyle işçiye ayrıca bir haklı fesih hakkı öngörülmediği belirtilmiştir.
4857 sayılı Kanunun 24. maddesinde işçi, maddede yazılı hâllerde belirli veya belirsiz süreli sözleşmeyi sürenin bitiminden önce ya da bildirim süresini beklemeden feshedebilir. Maddenin (II-f) bendinde, parça başına veya iş tutarı üzerinden ücrette eksik iş verilip aradaki ücret farkı zaman esasına göre karşılanmaması ile çalışma şartlarının uygulanmaması ayrı alternatifler olarak yer alır. Anılan daire açıklamasında, koşulların uygulanmaması bu bent kapsamında değerlendirilmiş; bu halde ihbar tazminatının doğmayacağı, kıdem tazminatının ise ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Değişikliği kabul etmeyen işçinin sözleşmesini işveren feshederse ihbar ve kıdem tazminatı talep hakkı doğar.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Aynı dairenin 2016/20265 esas ve 2016/18212 karar sayılı kararında, çalışma koşullarındaki değişikliğe ilişkin sözleşmenin kural olarak yazılı yapılması gerekmediği de söylenmiştir. Esaslı değişiklik bakımından ise 22. maddedeki yazılı bildirim ve altı işgünü içinde yazılı kabul geçerlidir. Bu iki anlatım tek bir şekil kuralına indirgenemez.
Ücretten indirim esaslı değişikliktir. İşçinin rızası yoksa 62. maddenin emredici düzenlemesi karşısında mümkün değildir. Rıza; yazılı muvafakat, iş sözleşmesi veya işçinin üyesi olduğu sendikanın toplu iş sözleşmesi imzalamasıyla gerçekleşir. Kararlaştırılan ücretin eksik ödenmesi ya da öngörülen zammın eksik uygulanması, işçinin muvafakati veya açıkça vazgeçmesi olmadıkça fark ücret alacağını ortadan kaldırmaz.
Daire, 22. maddedeki usule uyulmadan ve yazılı muvafakat olmadan ücret ve diğer haklarda indirim yapılamayacağını belirterek ikramiye alacağının reddini hatalı bulmuş ve kararı bozmuştur. Bu sonuç ikramiye indirimine ilişkindir.
Önceden hazırlanan sözleşme hükümleri
Türk Borçlar Kanununun 20. maddesine göre genel işlem koşulları, düzenleyenin ileride çok sayıda benzer sözleşmede kullanmak amacıyla önceden ve tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu hükümlerdir. Hükmün sözleşme metninde veya ekinde bulunması, kapsamı, yazı türü ve şekli bu nitelendirme bakımından önem taşımaz. Aynı amaçla düzenlenen sözleşmelerin metinleri özdeş olmasa da içerdikleri hükümler genel işlem koşulu sayılabilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 20Kaynağı aç
21. maddeye göre, karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşme kapsamına girmesi; düzenleyenin bunların varlığını açıkça bildirmesine, içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın kabulüne bağlıdır. Aksi takdirde yazılmamış sayılırlar. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır. Hüküm, her sözleşme şartını değil, menfaate aykırı veya işin özelliğine yabancı genel işlem koşullarını kapsar.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 21Kaynağı aç
Kişisel verilerin elde edilmesinde aydınlatma
6698 sayılı Kanunun 10. maddesi, kişisel veriler elde edilirken veri sorumlusunun veya yetkilendirdiği kişinin ilgili kişiye bilgi vermesini öngörür. Bildirilecek konular; veri sorumlusunun ve varsa temsilcisinin kimliği, verilerin hangi amaçla işleneceği, kimlere ve hangi amaçla aktarılabileceği, toplama yöntemi ile hukuki sebep ve 11. maddede sayılan diğer haklardır.
Kişiliğin korunması ve iş sağlığı
Türk Borçlar Kanununun 417. maddesine göre işveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek ile işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzen sağlamakla yükümlüdür. Bu kapsamda, işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramaması ve uğrayanların daha fazla zarar görmemesi için gerekli önlemleri almakla da yükümlüdür.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 417Kaynağı aç
İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği için gerekli her türlü önlemi almak ve araç-gereçleri noksansız bulundurmakla yükümlüdür. İşçiler de bu konuda alınan önlemlere uymak zorundadır.
417. maddedeki yükümlülükler de dahil olmak üzere işverenin kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı; işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlali yüzünden doğan zararın tazmininde, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerinin uygulanmasına yol açar.
Sık sorulan sorular
İş ilişkisinde uygulanacak kurallar nasıl belirlenir?
Taraflar, emredici hukuk kurallarına aykırı olmamak kaydıyla iş ilişkisinde uygulanacak kuralları serbestçe belirleyebilir. Sözleşmede açıkça düzenlenmeyen boşlukta işveren, iş görme ediminin şeklini, zamanını ve niteliğini belirleyebilir.
Esaslı değişiklik kaç işgünü içinde kabul edilmelidir?
Yazılı bildirilen esaslı değişiklik, işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı kabul edilmezse işçiyi bağlamaz. Şekle uygun yapılmayan değişiklik de bağlayıcı değildir.
İşçi değişikliği kabul etmezse sözleşme kendiliğinden biter mi?
Hayır. Kabul edilmeyen değişiklik işçiyi bağlamaz. İşçi çalışmaya devam ederse sözleşme eski şartlarla sürer. İşveren ancak geçerli nedeni yazılı açıklayıp bildirim süresine uyarak feshedebilir.
Bir kez verilen kabul sonraki değişiklikleri de kapsar mı?
Hayır. Kabul yalnız ilgili işlem için geçerlidir. İşveren bu kabulü sonraki başka değişiklikler için kullanamaz.
Önceden hazırlanan hüküm kendiliğinden sözleşmeye girer mi?
Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşulu; açık bilgilendirme, içeriği öğrenme imkânı ve kabul olmadan yazılmamış sayılır. İşin özelliğine ve sözleşmenin niteliğine yabancı koşul da yazılmamış sayılır.
Kişisel veri elde edilirken hangi bilgiler verilir?
Veri sorumlusunun ve varsa temsilcisinin kimliği, işleme amacı, aktarılabilecek kişiler ve amaç, toplama yöntemi ile hukuki sebep ve 11. maddede sayılan diğer haklar bildirilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

