İş Hukukunda Zorlayıcı Nedenler ve Sözleşmeye Etkileri

by Avukat Erdal Ersoy
İş Hukukunda Zorlayıcı Nedenler ve Sözleşmeye Etkileri

4857 sayılı İş Kanunu zorlayıcı sebeplerin iş ilişkisine yansımalarını muhtelif hükümlerinde düzenlemiş, ancak bu kavram için doğrudan bir tanım getirmemiştir. Kavramsal çerçeve, Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği Hakkında Yönetmelik kapsamında ele alınmış olup işverenin yönetim alanının dışında kalan, önceden öngörülemeyen ve giderilmesi mümkün olmayan dış etkenli dönemsel koşullar ile deprem, sel, yangın, salgın hastalık veya seferberlik gibi çalışmanın geçici süreyle kısmen ya da tamamen durmasına yahut azaltılmasına yol açan durumlar zorlayıcı neden sayılmıştır.

Zorlayıcı Nedenin İş Sözleşmesine Etkisi ve Askı Hali

İş hukukunda ortaya çıkan zorlayıcı nedenler kural olarak iş sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez. Zorlayıcı neden geçici bir ifa imkânsızlığına yol açtığında, bu durum iş sözleşmesi bakımından askıya alıcı bir neden olarak değerlendirilir. Askı sürecinde iş akdi hukuki varlığını sürdürür; ancak işçinin iş görme ve işverenin ücret ödeme borcu başta olmak üzere tarafların sözleşmeden doğan temel borçları bu süre zarfında ertelenir.

İşçi ve İşverenin Haklı Nedenle Fesih Yetkisi

4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinin birinci fıkrasının (III) numaralı bendi gereğince, işçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıktığında işçi, süresi belirli olsun veya olmasın iş sözleşmesini bildirim süresini beklemeksizin derhal feshedebilir. İş Kanunu'nun 25. maddesinin birinci fıkrasının (III) numaralı bendinde ise işçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması halinde, işverenin süresi belirli olsun veya olmasın iş sözleşmesini bildirim süresini beklemeksizin haklı nedenle derhal feshedebileceği öngörülmüştür.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde 24 – Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I. Sağlık sebepleri: a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa. b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa. II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa. b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa. c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa. d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa. e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa. III. Zorlayıcı sebepler: İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa. İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde 25 – Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I- Sağlık sebepleri: a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.[7] b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda. (a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez. II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.[8] e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması. III- Zorlayıcı sebepler: İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması. IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması. İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Derhal fesih hakkını kullanma süresi

Bu çerçevede, idari tedbirler sonucunda işyerinin zorunlu olarak kapatılması işyerinde meydana gelen zorlayıcı neden kapsamında görülürken; 65 yaş ve üzeri veya kronik hastalığı bulunan işçinin sokağa çıkma yasağına tabi olması ise işçinin çevresinde ortaya çıkan zorlayıcı neden olarak değerlendirilir.

Zorlayıcı nedenlerin varlığı halinde kanunun tanıdığı fesih hakkı kullanılırken dürüstlük kuralı ve feshin son çare olması ilkesi gözetilmelidir. Bununla birlikte, iş sözleşmesi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesindeki zorlayıcı nedene dayanılarak feshedilen işçi, feshin bu maddedeki sebeplere uygun olmadığı iddiasıyla aynı Kanun'un 18, 20 ve 21. maddeleri çerçevesinde yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir.

Bekleme Süresinde Yarım Ücret ve Hafta Tatili

4857 sayılı İş Kanunu'nun 40. maddesi uyarınca, Kanun'un 24 ve 25. maddelerinin (III) numaralı bentlerindeki haller sebebiyle faaliyette bulunamayan ya da iş verilemeyen işçiye azami bir haftalık bekleme süresince her gün için yarım yevmiye tutarında ödeme yapılır. Kanun'un 46. maddesi uyarınca, zorlayıcı nedenlerle işyerinde faaliyette bulunulmayan günler karşılığında tahakkuk ettirilen bu yarım ücret hafta tatili günü bakımından da geçerli kabul edilir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 40Kaynağı aç
Madde 40 – 24 ve 25 inci maddelerin (III) numaralı bentlerinde gösterilen zorlayıcı sebepler dolayısıyla çalışamayan veya çalıştırılmayan işçiye bu bekleme süresi içinde bir haftaya kadar her gün için yarım ücret ödenir. Fazla çalışma ücreti
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 46Kaynağı aç
Madde 46 – Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63 üncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilir. (Ek cümleler:10/7/2025-7553/9 md.) Ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından turizm işletmesi belgesi verilen konaklama tesislerinde çalışan işçilerin bu fıkra kapsamında hak kazandığı hafta tatili, işçinin yazılı talebi veya onayı ile hak kazandığı günü takip eden dört gün içinde kullandırılabilir. Bu halde işçinin hak kazandığı hafta tatilinde yaptığı çalışmaların günlük normal çalışma süresi kadarlık kısmı fazla çalışmanın hesabında dikkate alınmaz. İşçi verdiği onayı otuz gün önceden işverene yazılı olarak bildirimde bulunmak kaydıyla geri alabilir. Çalışılmayan hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücreti tam olarak ödenir. Şu kadar ki; a) Çalışmadığı halde kanunen çalışma süresinden sayılan zamanlar ile günlük ücret ödenen veya ödenmeyen kanundan veya sözleşmeden doğan tatil günleri, b) (Değişik: 4/4/2015-6645/35 md.) Ek 2 nci maddede sayılan izin süreleri, c) Bir haftalık süre içinde kalmak üzere işveren tarafından verilen diğer izinlerle hekim raporuyla verilen hastalık ve dinlenme izinleri, Çalışılmış günler gibi hesaba katılır. Zorlayıcı ve ekonomik bir sebep olmadan işyerindeki çalışmanın haftanın bir veya birkaç gününde işveren tarafından tatil edilmesi halinde haftanın çalışılmayan günleri ücretli hafta tatiline hak kazanmak için çalışılmış sayılır. Bir işyerinde işin bir haftadan fazla bir süre ile tatil edilmesini gerektiren zorlayıcı sebepler ortaya çıktığı zaman, 24 ve 25 inci maddelerin (III) numaralı bentlerinde gösterilen zorlayıcı sebeplerden ötürü çalışılmayan günler için işçilere ödenen yarım ücret hafta tatili günü için de ödenir. Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde hafta tatili ücreti işverence işçiye ödenir. Genel tatil ücreti

Fazla Çalışma, Telafi Çalışması ve Yıllık İzin Hesabı

Zorlayıcı sebeplerin varlığı halinde, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca işyerinin olağan işleyişini temin edecek sınırı aşmamak kaydıyla personelin bir bölümüne veya tamamına fazla çalışma yaptırılabilir; bu halde çalışanlara elverişli bir dinlenme süresinin tanınması zorunlu olup Kanun'un 41. maddesinin ilk üç fıkrası hükümleri uygulanır. Öte yandan Kanun'un 64. maddesi doğrultusunda, zorunlu nedenlerle işin durması ya da olağan çalışma sürelerinin mühim ölçüde altında kalınması durumlarında işveren dört ay içerisinde telafi çalışması yaptırabilir ve Cumhurbaşkanı bu telafi süresini iki katına kadar artırabilir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 64Kaynağı aç
Madde 64 – Zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi veya benzer nedenlerle işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya tamamen tatil edilmesi ya da işçinin talebi ile kendisine izin verilmesi hallerinde, işveren dört ay içinde çalışılmayan süreler için telafi çalışması yaptırabilir. (Ek cümle:25/3/2020-7226/43 md.) Cumhurbaşkanı bu süreyi iki katına kadar artırmaya yetkilidir. Bu çalışmalar fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma sayılmaz.[19] Telafi çalışmaları, günlük en çok çalışma süresini aşmamak koşulu ile günde üç saatten fazla olamaz. Tatil günlerinde telafi çalışması yaptırılamaz. Kısa çalışma ve kısa çalışma ödeneği
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 42Kaynağı aç
Madde 42 – Gerek bir arıza sırasında, gerek bir arızanın mümkün görülmesi halinde yahut makineler veya araç ve gereç için hemen yapılması gerekli acele işlerde, yahut zorlayıcı sebeplerin ortaya çıkmasında, işyerinin normal çalışmasını sağlayacak dereceyi aşmamak koşulu ile işçilerin hepsi veya bir kısmına fazla çalışma yaptırılabilir. Bu durumda fazla çalışma yapan işçilere uygun bir dinlenme süresi verilmesi zorunludur. Şu kadar ki, zorunlu sebeplerle yapılan fazla çalışmalar için 41 inci maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları hükümleri uygulanır. Olağanüstü hallerde fazla çalışma

Zorlayıcı nedenlerle işyerinde faaliyetin kesintisiz bir haftadan uzun süreyle tatil edilmesi durumunda, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 55. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince, işçinin yeniden işe başlaması koşuluyla çalışılmadan geçen sürenin on beş günü yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış gibi değerlendirilir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 55Kaynağı aç
Madde 55 – Aşağıdaki süreler yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış gibi sayılır: a) İşçinin uğradığı kaza veya tutulduğu hastalıktan ötürü işine gidemediği günler (Ancak, 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen süreden fazlası sayılmaz.). b) Kadın işçilerin 74 üncü madde gereğince doğumdan önce ve sonra çalıştırılmadıkları günler. c) İşçinin muvazzaf askerlik hizmeti dışında manevra veya herhangi bir kanundan dolayı ödevlendirilmesi sırasında işine gidemediği günler (Bu sürenin yılda 90 günden fazlası sayılmaz.). d) Çalışmakta olduğu işyerinde zorlayıcı sebepler yüzünden işin aralıksız bir haftadan çok tatil edilmesi sonucu olarak işçinin çalışmadan geçirdiği zamanın onbeş günü (işçinin yeniden işe başlaması şartıyla). e) 66 ncı maddede sözü geçen zamanlar. f) Hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil günleri. g) 3153 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmeliğe göre röntgen muayenehanelerinde çalışanlara pazardan başka verilmesi gereken yarım günlük izinler.[18] h) İşçilerin arabuluculuk toplantılarına katılmaları, hakem kurullarında bulunmaları, bu kurullarda işçi temsilciliği görevlerini yapmaları, çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis, kurul, komisyon ve toplantılara yahut işçilik konuları ile ilgili uluslararası kuruluşların konferans, kongre veya kurullarına işçi veya sendika temsilcisi olarak katılması sebebiyle işlerine devam edemedikleri günler. ı) (Değişik: 4/4/2015-6645/35 md.) Ek 2 nci maddede sayılan izin süreleri, j) İşveren tarafından verilen diğer izinler ile 65 inci maddedeki kısa çalışma süreleri. k) Bu Kanunun uygulanması sonucu olarak işçiye verilmiş bulunan yıllık ücretli izin süresi. Yıllık ücretli iznin uygulanması

Dönemsel Düzenlemeler ve Fesih Kısıtlamaları

Salgın gibi olağanüstü dönemlerde istihdamı korumak adına geçici kanuni sınırlamalar getirilebilmektedir. Nitekim 7244 sayılı Kanun ile 17.04.2020 tarihinden itibaren 4857 sayılı Kanun kapsamındaki ve dışındaki bütün işçiler için ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller haricinde iş sözleşmesinin işveren tarafından feshi üç ay süreyle yasaklanmış, işverene tek taraflı ücretsiz izin yetkisi verilmiş ve Cumhurbaşkanına bu fesih yasağı süresini altı aya kadar uzatma yetkisi tanınmıştır.

Zorlayıcı neden iş sözleşmesini doğrudan sona erdirir mi?

Zorlayıcı neden kural olarak iş sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez; geçici bir ifa imkânsızlığı meydana getirdiği durumlarda sözleşmeyi askıya alır ve tarafların temel borçları bu süre boyunca ertelenir.

Zorlayıcı sebeple çalışılmayan günlerde ücret ödenir mi?

Zorlayıcı sebepler dolayısıyla çalışamayan veya çalıştırılmayan işçiye bir haftaya kadar olan bekleme süresi içinde her gün için yarım ücret ödenir ve bu ödeme hafta tatili gününü de kapsar.

İşveren zorlayıcı sebeple sözleşmeyi ne zaman feshedebilir?

İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan bir zorlayıcı sebebin ortaya çıkması halinde, işveren sözleşmeyi bildirim süresini beklemeksizin derhal ve haklı nedenle feshedebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu