İhbar Tazminatının Hukuki Niteliği ve Bildirim Kapsamı
4857 sayılı İş Kanunu'nun 17 nci maddesi uyarınca belirsiz süreli iş sözleşmelerinde fesih iradesini açıklayan tarafın durumu diğer tarafa önceden bildirmesi zorunludur. Bildirimli fesih yalnızca belirsiz süreli iş sözleşmelerine özgü olup belirli süreli iş sözleşmelerinde fesheden tarafın karşı tarafa bildirimde bulunarak önel tanıma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Kanunda öngörülen bildirim sürelerine uyulmaksızın gerçekleştirilen fesihlerde, feshin anilik etkisinden doğan zararları dengelemek amacıyla bildirim şartına uymayan tarafça ihbar tazminatı ödenir. Yasada ihbar tazminatının miktarı bildirim süresine ait ücret olarak belirlenmiş olup bu tazminat yasadan doğan götürü bir tazminat niteliğindedir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 17Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2012/39092, K. 2014/31025Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/2883, K. 2018/675Kaynağı aç
Fesih hakkı; iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle sona erdiren, karşı tarafa yöneltilmesi gereken ve kural olarak şarta bağlı tutulamayan bozucu yenilik doğuran bir haktır. Fesih bildirimi bir yenilik doğuran hak niteliğini taşıdığından ve karşı tarafın hukuki alanını doğrudan etkilediğinden açık ve belirgin biçimde yapılmalıdır. Fesih bildirimi muhatabın hâkimiyet alanına girdiği anda hüküm ifade eder ve karşı tarafa ulaştıktan sonra tek taraflı olarak bundan dönülemez. Fesih bildiriminde fesih sözcüğünün açıkça yer alması zorunlu olmayıp fesih iradesini ortaya koyan ifadelerle eylemli olarak işe devam etmeme durumunun birleşmesi fesih sayılır. Nitekim işverenin tek taraflı ücretsiz izin uygulamasına gitmesi durumunda, bunu kabul etmeyen işçi yönünden bu işlem işverenin feshi olarak kabul edilir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 109 uncu maddesi gereğince fesih bildiriminin yazılı yapılması öngörülmüş olmakla birlikte, bu yazılı şekil şartı bir geçerlilik şartı olmayıp ispat şartıdır. Öte yandan ihbar tazminatı karşılıklı bir yükümlülük olup yalnızca işçiye özgü değildir; bildirim süresine uymaksızın işi terk eden işçiden işveren tarafından da talep edilebilir.
Kanuni Bildirim Süreleri ve Sözleşmesel Sınırlar
4857 sayılı İş Kanunu'nun 17 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre fesih bildirim süreleri işçinin kıdemine göre kademelendirilmiştir. Buna göre iş sözleşmeleri; işi altı aydan az sürmüş işçi için bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta, altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş işçi için dört hafta, bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş işçi için altı hafta ve üç yıldan fazla sürmüş işçi için sekiz hafta sonra feshedilmiş sayılır.
İş Kanunu'nun 17 nci maddesinde düzenlenen bildirim süreleri nispi emredici nitelikte olup taraflarca ortadan kaldırılamaz veya azaltılamaz; bu doğrultuda işçi aleyhine kısaltma niteliğindeki sözleşme hükümleri geçersizdir. Kanunda öngörülen süreler asgari nitelik taşıdığından sözleşmeler ile artırılabilir. Kanunda artırılan süreler için açık bir üst sınır düzenlenmemiş olmakla birlikte, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararlarında sözleşmeyle artırılan bildirim önellerinin üst sınırının hâkim tarafından takdir edilmesi ve en fazla ihbar ile kötüniyet tazminatlarının toplamı kadar olması gerektiği kabul edilmektedir.
Haklı ve Geçerli Fesih Ayrımı ile Tazminat Hakkının Doğumu
Haklı nedenle derhal fesihte bildirim süresi işletilmeksizin sözleşme sona erdirilebildiğinden ihbar tazminatı doğmaz; buna karşılık iş ilişkisinin sürdürülmesini makul ölçüde zorlaştıran geçerli nedenlerle yapılan fesihte kural olarak ihbar süresi uygulanır. Fesihte haklı neden iddiasının somut olgularla kanıtlanamaması durumunda fesih haklı sayılmayabilir ve ihbar tazminatı sorumluluğu doğabilir. Ayrıca haklı bir fesih nedeni bulunsa dahi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 26 ncı maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna gidilmesi halinde de karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.
İhbar tazminatı iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemekle yükümlü olduğu bir tazminat niteliğindedir. Bu nedenle iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, fesheden taraf lehine ihbar tazminatına hak kazanması hukuken mümkün değildir. Benzer şekilde, 1475 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca işçinin emeklilik, muvazzaf askerlik veya evlilik nedenleriyle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda işçi ihbar tazminatı talep edemeyeceği gibi, bu fesihlerde işverenin de ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır.
Peşin Ödeme Suretiyle Fesih ve Kötüniyet Tazminatı
4857 sayılı İş Kanunu'nun 17 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince işveren, bildirim süresine ait ücreti peşin ödemek suretiyle iş sözleşmesini derhal feshedebilir. İşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek fesih yoluna gitmesi, aynı Kanun'un 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinde düzenlenen iş güvencesi ve feshin geçerliliği hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaz.
İş Kanunu'nun 18 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca iş güvencesi kapsamı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin fesih hakkı kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda, işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında kötüniyet tazminatı ödenir. Fesih işleminde bildirim şartına da uyulmaması halinde ayrıca Kanun'un 17 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ihbar tazminatının da ödenmesi gerekir.
İhbar Öneli, Yeni İş Arama İzni ve Yıllık İzin İlişkisi
4857 sayılı İş Kanunu'nun 27 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca işveren, bildirim süreleri içinde işçiye yeni bir iş bulması için iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan günde en az iki saat yeni iş arama izni vermekle yükümlüdür. İşçi dilerse yeni iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu olarak kullanabilir; ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, bunu işten ayrılacağı günden önceki günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 27Kaynağı aç
İşveren yeni iş arama iznini vermez veya eksik kullandırırsa o süreye ilişkin ücreti işçiye öder. Şayet işveren iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırırsa, işçinin izin kullanarak bir çalışma karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı ödemekle yükümlüdür. Bildirim süresi içinde işçiye yeni iş arama izninin kullandırılmamış olması, işçiye tanınan ihbar önelini geçersiz kılmaz. İşçinin ihbar süresinde çalışması sürerken işverenin fiilen çalıştırmaması veya işyerine almaması durumunda ise bildirim süresinin verildiği savunması fiili engelleme ve ücret ödemesi çerçevesinde incelenir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde bildirim süresi ile 27 nci madde uyarınca işçiye verilmesi zorunlu yeni iş arama izinleri yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe giremez. Bu nedenle yıllık iznin ihbar önelinden önce kullandırılması asıldır. Yıllık izin ile ihbar önelinin iç içe girmesi yıllık izni değil, ihbar önelini geçersiz kılar. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararlarında vurgulandığı üzere, ihbar önelinin bir kısmında yıllık izin kullandırılması ihbar önelinin bölünmezliği ilkesini ihlal ettiğinden işçiye ihbar tazminatı ödenmesini gerektirir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/39535, K. 2016/12040Kaynağı aç
İhbar Tazminatının Hesaplanması ve Bölünmezlik İlkesi
4857 sayılı İş Kanunu'nun 17 nci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca gerek ihbar tazminatının gerekse bildirim süresine ilişkin peşin ödenecek bedelin belirlenmesinde yalnızca asıl çıplak ücret değil, işçiye sağlanan ve parayla değerlendirilebilen kanuni veya akdi tüm yan menfaatler de hesaba dahil edilir. Bu çerçevede yol ve yemek yardımı ile düzenli nitelikteki primler giydirilmiş brüt ücretin tespitinde dikkate alınır; yıl içinde yapılan bu tür süreklilik arz eden ödemelerin toplam tutarı 365'e bölünerek bulunan günlük karşılık temel ücrete eklenir.
4857 sayılı Kanun'un 17 nci maddesinin dördüncü fıkrasında bildirim şartına uymayan tarafın bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorunda olduğu düzenlenmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi içtihatlarında benimsenen ihbar önelinin bölünmezliği ilkesi gereğince, işçiye bildirim süresinin kısmen kullandırılması halinde bakiye süre üzerinden değil, ihbar öneli hiç kullandırılmamış gibi tüm bildirim süresi üzerinden ihbar tazminatı hesaplanır.
İhbar tazminatı sadece işçiye mi ödenir?
İhbar tazminatı yalnızca işçiye tanınan bir hak olmayıp, kanuni bildirim süresine uymaksızın işi terk eden işçiden işveren tarafından da talep edilebilir.
Haklı nedenle fesihte ihbar tazminatı talep edilebilir mi?
İş sözleşmesini haklı nedenle fesheden taraf lehine ihbar tazminatına hak kazanamaz; ayrıca haklı nedenle fesihte bildirim süresi tanınmaksızın sözleşme sona erdirilebildiğinden karşı tarafa da ihbar tazminatı ödenmez.
Yeni iş arama izni kullandırılmazsa ihbar öneli geçersiz sayılır mı?
Bildirim süresi içinde yeni iş arama izninin kullandırılmaması tanınan ihbar önelini geçersiz kılmaz; ancak işveren kullandırılmayan sürenin ücretini ödemekle, işçiyi izin saatinde çalıştırmışsa çalıştırılan sürenin ücretini yüzde yüz zamlı ödemekle yükümlüdür.
İhbar süresi ücretinin peşin ödenmesi işe iade davasını engeller mi?
İşverenin bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek iş sözleşmesini feshetmesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinde düzenlenen feshin geçerliliği ve işe iadeye dair iş güvencesi hükümlerinin uygulanmasını engellemez.
Evlilik veya askerlik gerekçesiyle işten ayrılan işçi ihbar tazminatı alabilir mi?
İşçinin emeklilik, muvazzaf askerlik veya kadın işçinin evlilik nedenleriyle iş sözleşmesini feshetmesi halinde işçi ihbar tazminatı talep edemeyeceği gibi işverenin de ihbar tazminatı talep hakkı bulunmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

