İşverenin İşçiyi Gözetme Borcu ve Yasal Dayanaklar
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesinin birinci fıkrası gereğince işveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak, saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzen sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Maddenin ikinci fıkrası işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemin alınmasını ve araç-gereçlerin noksansız bulundurulmasını öngörürken, üçüncü fıkrası işverenin kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmininin sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabi olduğunu düzenlemektedir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 417Kaynağı aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi gereğince herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorundadır ve bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Mobbing teşkil eden eylemler, işverenin işçiyi gözetme borcu ile eşit davranma yükümlülüğüne aykırılık oluşturduğu gibi işçinin kişilik haklarına müdahale niteliği de taşımaktadır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Mobbingin Unsurları ve Eylemlerin Kapsamı
Yargısal kabullerde mobbing, işyerinde diğer çalışanlar veya işverenler tarafından tekrarlanan saldırılar biçiminde uygulanan bir psikolojik terör olarak nitelendirilir. Mobbing faili yalnızca işveren veya üst konumundaki yöneticilerle sınırlı değildir; çalışanın astları veya eşit kıdemdeki iş arkadaşları da fail olabilir. Bu doğrultuda sistematik biçimde uygulanan her tür kötü muamele, tehdit, şiddet ve aşağılama mobbinge delil teşkil edebilecek davranışlar arasında kabul edilir.
Çalışanın kendini göstermesinin engellenmesi, sözünün kesilmesi, yüksek sesle azarlanması, sürekli eleştiriye maruz bırakılması, iş ortamında yokmuş gibi davranılması, iletişimin kesilmesi, fikirlerine itibar edilmemesi, asılsız söylentiler ve hoş olmayan imalar yayılması, nitelikli iş verilmeyip anlamsız işlerle sürekli yerinin değiştirilmesi, ağır işler verilmesi ve fiziksel şiddet tehdidi psikolojik taciz örnekleri arasında sayılmaktadır. Bu davranışlar nedenleri farklılık gösterse de çoğunlukla işçinin işyerinden ayrılmasını sağlama amacına yönelmektedir.
Süreklilik Ölçütü ve Davranışların Niteliği
İşyerinde meydana gelen her olumsuz yaklaşım mobbing olarak nitelendirilmez. Anlık öfkeyle sergilenen ve süreklilik göstermeyen münferit davranışlar mobbing sayılmadığı gibi bir yöneticinin otoriter yönetim tarzı benimsemesi de tek başına mobbinge emare teşkil etmez.
Psikolojik tacizin varlığı için eylemlerin belirli bir süreye yayılması ve sistematik bir yapı kazanması aranır. Nitekim somut bir uyuşmazlıkta, eylemlerin başlangıcı ile sözleşmenin feshi tarihi arasında geçen yaklaşık altı aylık sürenin varlığı, eylemlerin belirli bir süreye yayılması ve sistematik bir hâl alması bakımından yeterli görülmemiştir.
Mobbing ile İşyeri Kabalığı Arasındaki Ayrım
Mobbingi stres, tükenmişlik sendromu, iş tatminsizliği veya iş doyumsuzluğu gibi durumlardan ve işyeri kabalığından ayıran temel kıstas; belirli bir kişinin belirli bir amaca yönelik hedef alınması ve uygulanan haksızlığın sürekli, sistematik ve sık oluşudur. İşyeri kabalığı ise nezaket ve saygının yokluğu olarak tezahür eden; kişiye bağlı, beğenilmeyen, rahatsız edici, çirkin ve hoş karşılanmayan söz, tutum ve davranışlardan ibarettir.
İşyerinde personel eksiği bulunduğunu belirten çalışanın gıyabında işveren tarafından çalışmaya veya evde oturmaya yönelik sarf edilen sözler üzerine yapılan fesih haklı nedene dayalı bulunmamıştır. Buna karşılık, bir amirin veya ustabaşının çalışana yönelik onur kırıcı sözleri mobbing sayılmamakla birlikte iş sözleşmesinin haklı nedenle feshine dayanak teşkil etmiş ve kişilik haklarının zedelenmesi sebebiyle manevi tazminat ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
İspat Standardı ve Yaklaşık İspat Kuralı
Mobbing iddialarında şüpheden uzak kesin ve mutlak deliller aranmaz. İşçinin, kendisine işyerinde mobbing uygulandığına dair kuşku uyandıracak olguları ileri sürmesi yeterli olup, bu olguların mahkemeye sunulması halinde işyerinde mobbingin gerçekleşmediğini ispat yükümlülüğü işverene aittir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/11958, K. 2016/15623Kaynağı aç
Psikolojik tacizin genellikle uygulayan ile maruz kalan arasında cereyan eden bir olgu olması karşısında değerlendirmede olayların tipik akışı ve tecrübe kuralları dikkate alınır. Mağdur durumundaki çalışanın iddiasını destekler nitelikte güçlü bir durumu ortaya koyması halinde ispat yükü yer değiştirerek işverene geçer. 4857 sayılı Kanun'un 5. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca da çalışan ihlalin varlığı ihtimalini güçlü bir biçimde gösteren bir tablo ortaya koyduğunda, ihlalin mevcut olmadığını ispatlama yükümlülüğü işverene aittir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 5Kaynağı aç
Mobbinge Maruz Kalan İşçinin Hukuki Hakları ve Tazminat Talepleri
İşverenin gözetme borcuna aykırı davranması halinde işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesine dayanarak iş akdini haklı nedenle feshedebilir. Kanun'un 24. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca işverenin işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söylemesi, davranışlarda bulunması veya cinsel tacizde bulunması; (c) bendi uyarınca işverenin işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunması, gözdağı vermesi veya şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnat ya da ithamlarda bulunması derhal fesih hakkı tanır. Aynı fıkranın (d) bendine göre ise işçinin işyerinde diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmaması halinde işçi iş sözleşmesini sürenin bitimini veya bildirim süresini beklemeksizin derhal haklı nedenle feshedebilir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Mobbing oluşturan davranışların 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayrımcılık sebeplerine dayandığı ispat edilirse, işçi aynı maddenin altıncı fıkrası uyarınca dört aya kadar ücret tutarındaki uygun bir tazminat ile yoksun bırakıldığı hakları talep edebilir. Ancak eylemler mobbing teşkil etse dahi bu eylemlerin ayrımcı saikle sergilendiği ortaya konulamazsa ayrımcılık tazminatına hükmedilemez.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca işverenin kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir. Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 58. maddesi hükümleri doğrultusunda manevi tazminat talep edilebilmesi için psikolojik tacizi teşkil eden davranışların kişilik haklarını ihlal etmiş olması gerekir. Mobbingin varlığı bakımından kişilik haklarının ağır şekilde ihlali aranmayıp haksızlığın varlığı yeterli görülmekle birlikte, manevi tazminata hükmedilebilmesi için eylemlerin kişilik haklarının ihlali boyutuna ulaşması aranır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/8730, K. 2017/1000Kaynağı aç
Mobbing gerekçesiyle sözleşmeyi fesheden işçinin ihbar tazminatı talep edip edemeyeceği konusunda yargı kararlarında farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Bir yaklaşımda, mobbing nedeniyle sözleşmeyi sona erdiren çalışanın esasen istifa iradesinin bulunmadığı ve işveren tarafından feshe zorlandığı kabul edilerek ihbar tazminatı talebi kabul edilmiştir. Diğer yaklaşımda ise iş akdini fesheden tarafın işçinin kendisi olması gerekçesiyle ihbar tazminatı talebi reddedilmektedir. Dolayısıyla mobbing nedeniyle iş akdini sona erdiren işçinin ihbar tazminatına hak kazanacağına dair kesin ve tek bir uygulama bulunmamaktadır.
Mobbing ile işyeri kabalığı arasındaki fark nedir?
Mobbing belirli bir çalışanın belirli bir amaca yönelik hedef alınarak sürekli, sistematik ve sık haksızlıklara maruz bırakılması iken; işyeri kabalığı nezaket ve saygı yokluğundan kaynaklanan çirkin, rahatsız edici ve hoş karşılanmayan tutum ve davranışlardır.
Mobbing davalarında kesin delil aranır mı?
Mobbing iddialarında şüpheden uzak kesin deliller aranmaz; işçinin kendisine psikolojik taciz uygulandığına dair kuşku uyandıracak olguları ileri sürmesi yeterlidir ve güçlü bir durum ortaya konulduğunda ispat yükü işverene geçer.
Yöneticinin otoriter tutumu mobbing sayılır mı?
Yöneticinin otoriter bir yönetim tarzı benimsemesi tek başına mobbinge emare teşkil etmediği gibi, anlık öfkeyle sergilenen ve süreklilik göstermeyen münferit fiiller de mobbing kabul edilmez.
Mobbing nedeniyle ayrılan işçi ihbar tazminatı alabilir mi?
İşçinin feshe zorlandığı gerekçesiyle ihbar tazminatına hak kazanacağını kabul eden kararlar bulunmakla birlikte, feshin işçi tarafından yapılması sebebiyle talebi reddeden kararlar da mevcut olup kesinleşmiş tek bir kural bulunmamaktadır.
Mobbing halinde ayrımcılık tazminatı hangi şartla istenir?
Mobbinge konu eylemlerin Kanun'da sayılan dil, ırk, cinsiyet, inanç gibi ayrımcılık sebeplerine dayandığı ve ayrımcı bir saikle yapıldığı kanıtlandığı takdirde ayrımcılık tazminatına hak kazanılır; aksi takdirde tazminata hükmedilmez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

