7578 sayılı Kanunla 1 Mayıs 2026’da yürürlüğe giren düzenlemeye göre işçilerin ve 657 sayılı Kanun kapsamındaki memurların analık izni, doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 haftadır; çoğul gebelikte toplam 26 hafta olur. Hekim onayı ve çalışanın isteğiyle doğuma 2 hafta kalıncaya kadar çalışılabilir; fiilen çalışılan doğum öncesi süreler doğum sonrasına eklenir. Evlat edinmede öngörülen 8 haftalık izin bu değişiklikle 16 haftaya çıkmamıştır. Eski izin dönemleri ile 7578 sayılı Kanunun geçici 1. maddesindeki ilave izin koşulları ayrıca değerlendirilir.
7578 sayılı Kanun, Madde 2Kaynağı aç
4857 sayılı İş Kanununun ek 2. maddesinde işçinin eşinin doğum yapması halinde tanınan ücretli babalık izni, 7578 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 1 Mayıs 2026’dan itibaren 10 güne çıkarılmıştır. İzin bakımından işçi ve memur statüsü birbirinden ayrılmalıdır.
7578 sayılı Kanun, Madde 16Kaynağı aç
Yasal Çalışma Süreleri ve Denkleştirme Esasları
4857 sayılı İş Kanunu'nun 63. maddesine göre haftalık çalışma süresi kural olarak en çok kırk beş saattir. Aksi yönde bir anlaşma bulunmadığı takdirde bu süre işyerinde haftanın çalışılan günlerine eşit biçimde bölünerek tatbik edilir. Bununla birlikte yer altı maden işlerinde istihdam edilen işçilerin çalışma süresi günde en çok yedi buçuk, haftada en çok otuz yedi buçuk saat olarak uygulanır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 63Kaynağı aç
İşçinin günlük çalışma süresi hiçbir şekilde 11 saati aşamaz. Tarafların anlaşması halinde haftalık normal çalışma süresi, günde 11 saati geçmemek kaydıyla haftanın çalışılan günlerine farklı şekilde dağıtılabilir. Bu denkleştirme uygulamasında iki aylık zaman dilimi içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi yasal haftalık süreyi aşamaz; söz konusu denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleriyle dört aya kadar çıkarılabilir. Turizm sektöründe ise ortalama sürenin aşılmayacağı denkleştirme periyodu dört ay olup toplu iş sözleşmeleri aracılığıyla altı aya kadar uzatılabilir.
Günlük Çalışma Süresinden Sayılan Haller
4857 sayılı İş Kanunu'nun 66. maddesi gereğince işçinin fiilen iş başında bulunduğu sürelerin yanı sıra belirli haller de günlük çalışma süresinden kabul edilir. Madenlerde, taş ocaklarında veya her ne şekilde olursa olsun yer altında yahut su altında yürütülen işlerde işçilerin kuyulara, dehlizlere ya da asıl çalışma yerlerine inmeleri, girmeleri ve bu yerlerden çıkmaları için gereken süreler çalışma süresine dahildir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 66Kaynağı aç
İşçilerin işveren tarafından işyerlerinden başka bir yerde çalıştırılmak üzere gönderilmeleri halinde intikal sırasında yolda geçen süreler ile işçinin işinde her an iş görmeye hazır vaziyette bekleyerek çalıştırılmaksızın boş geçirdiği zamanlar çalışma süresine dahil edilir. Ayrıca işçinin işveren tarafından başka bir yere gönderilmesi veya işverenin evinde, bürosunda yahut işverenle ilgili herhangi bir yerde meşgul edilmesi suretiyle asıl işini yapmaksızın geçirdiği süreler de günlük çalışma süresinden sayılır.
Çocuk emziren kadın çalışanların çocuklarına süt vermeleri için belirtilecek süreler günlük çalışma süresinden sayılır. Demiryolları, karayolları ve köprülerin yapılması, korunması ya da onarım ve tadili gibi işçilerin yerleşim yerlerinden uzak bir mesafede bulunan işyerlerine hep birlikte getirilip götürülmeleri gereken işlerde, personelin toplu ve düzenli bir şekilde götürülüp getirilmeleri esnasında geçen süreler çalışma süresine dahildir. Buna karşılık işin niteliğinden doğmayıp işveren tarafından sırf sosyal yardım amacıyla işyerine götürülüp getirilme esnasında araçlarda geçen süre çalışma süresinden sayılmaz.
Çalışma Saatlerinin Belirlenmesi ve Koşullarda Esaslı Değişiklik
Günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatleri ile dinlenme aralıkları işveren tarafından işçilere duyurulur. İşveren yönetim hakkı çerçevesinde işin mahiyetine göre başlama ve bitiş saatlerini farklı biçimde düzenleyebilir; ancak iş sözleşmesinde çalışma saatlerini işçinin belirleyebileceğine ilişkin kural konulması da mümkündür. Öte yandan işçinin belirlenen çalışma sürelerine uymaması halinde işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkı gündeme gelebilir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi kapsamında işveren; iş sözleşmesiyle, sözleşme eki niteliğindeki personel yönetmeliğiyle veya işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Usulüne uygun yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen esaslı değişiklikler işçiyi bağlamaz. Taraflar anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir; fakat bu değişiklikler geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 22Kaynağı aç
İşçi esaslı değişiklik önerisini altı işgünü içinde yazılı olarak kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İş Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca işçi bu durumda Kanunun 17 ila 21. madde hükümlerine göre dava açabilir.
Gece Çalışması Sınırları ve Telafi Çalışması
Çalışma hayatında gece dönemi, en geç saat 20.00'de başlayarak en erken saat 06.00'ya kadar geçen süreyi kapsar. Yapılan işin gece çalışması sayılabilmesi için ilgili vardiyanın yarısından fazlasının bu zaman aralığına rastlaması gerekir. Gece çalışmaları kural olarak yedi buçuk saati geçemez; turizm, özel güvenlik ve sağlık hizmetlerinin yürütüldüğü sektörlerde ise işçinin yazılı onayı bulunması şartıyla yedi buçuk saatin üzerinde gece çalışması yaptırılabilir. Hamile kadınlar, 18 yaşını doldurmamış çalışanlar ile doğum yapmış olup çocuğu 1 yaşına gelmemiş kadın çalışanlar gece vardiyalarında istihdam edilemez.
Gece çalışmaları posta sistemiyle yürütülür ve işçiler art arda en fazla iki hafta boyunca gece postasında çalıştırılabilir; iki haftalık gece çalışmasını takiben işçinin gündüz vardiyasına geçirilmesi zorunludur. İşçinin çalışma düzenine aykırı biçimde aralıksız olarak sürekli gece vardiyasında çalıştırılması işçiye haklı nedenle fesih yetkisi verir ve işçi kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacaklarını talep edebilir.
Zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi ya da işçinin talebiyle izin verilmesi gibi durumlarda çalışılmayan süreler için iki ay içinde telafi çalışması yaptırılabilir. Telafi çalışması yaptırılabilmesi için işçinin onayının alınması zorunlu olmayıp işçiye bildirimde bulunulması yeterlidir. Günlük en çok çalışma süresi aşılmamak şartıyla telafi çalışmaları günde üç saati aşamaz ve bu çalışma tatil günlerinde uygulanamaz.
Ara Dinlenmesi Süreleri ve Uygulama Koşulları
4857 sayılı İş Kanunu'nun 68. maddesine göre işçilere günlük çalışma süresinin uzunluğuna göre dinlenme süresi tanınır. Dört saat veya daha kısa süreli işlerde 15 dakika, dört saatten fazla ve yedi buçuk saate kadar (yedi buçuk saat dahil) süreli işlerde yarım saat, yedi buçuk saatten fazla süreli işlerde ise bir saat ara dinlenmesi verilmesi zorunludur. Bu süreler asgari olup kural olarak aralıksız kullandırılır; iklim, mevsim, gelenekler ve işin niteliği dikkate alınarak sözleşmelerle aralıklı kullandırılması kararlaştırılabilir. Ara dinlenmeleri çalışma süresinden sayılmaz.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2015/9517 Esas ve 2017/9381 Karar sayılı ilamına göre günlük çalışma süresinin 11 saati aşamayacağı yönündeki kural karşısında, yedi buçuk saati aşan çalışmalarda bir saatlik dinlenmenin günde 11 saate kadar olan çalışmalarla bağlantılı olduğu kabul edilir; buna göre günde 11 saate kadar olan çalışmalarda en az bir saat, 11 saat ve üzeri çalışmalarda ise en az bir buçuk saat ara dinlenmesi tanınmalıdır. İşçi ara dinlenmesinde serbesttir ve bu süreyi işyerinde geçirse bile çalışmaya zorlanamaz. Dinlenme süresi işçiye fiilen verilmemiş ve işçi çalıştırılmışsa bu süre normal ücrete tabi tutulur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/9517, K. 2017/9381Kaynağı aç
İşçinin salt ara dinlenmesi sırasında işyerinde bulunması dinlenme hakkının ihlal edildiğini göstermeye yeterli olmayıp, bu süre içinde ara dinlenme yokmuş gibi fiilen çalışıyor olması da aranır. İşçinin ara dinlenmesi sırasında kendi isteğiyle veya başka bir yere gitme imkanı fiziken bulunmadığı için işyerinde bulunması alacağa hak kazandırmaz; bu kapsamda işçinin vardiyalı çalışıp çalışmadığı ve dinlenme süresini işin niteliği gereği fiilen çalışarak geçirip geçirmediği incelenir.
Hafta Tatili Hakkı, İstisnalar ve İspat Kriterleri
4857 sayılı İş Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca belirlenen iş günlerinde çalışmış olan işçiye yedi günlük zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmi dört saat dinlenme hakkı tanınır ve işçi çalışmaksızın bir günlük ücrete hak kazanır. Kanunen çalışma süresinden sayılan zamanlar, kanuni veya sözleşmesel tatil günleri, Kanunun ek 2 nci maddesinde sayılan izin süreleri, bir haftalık süre içinde kalmak üzere işveren tarafından verilen diğer izinlerle hekim raporuyla verilen hastalık ve dinlenme izinleri çalışılmış günler gibi hesaba katılır. Zorlayıcı ve ekonomik bir sebep olmaksızın haftanın bir veya birkaç gününde işin tatil edilmesi halinde de çalışılmayan günler hafta tatiline hak kazanma bakımından çalışılmış sayılır. İşyerinde işin bir haftadan fazla tatilini gerektiren zorlayıcı sebeplerde çalışılmayan günler için ödenen yarım ücret hafta tatili günü için de ödenir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/10831, K. 2013/372Kaynağı aç
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 46Kaynağı aç
Turizm işletmesi belgesi bulunan konaklama tesislerinde çalışan işçilerin hak kazandığı hafta tatili, işçinin yazılı talebi veya onayı üzerine hak kazanılan günü takip eden dört gün içinde kullandırılabilir. Bu durumda işçinin tatil günündeki normal çalışma süresi kadarlık çalışması fazla mesai hesabına katılmaz; işçi onayını otuz gün önceden işverene yazılı bildirimde bulunarak geri alabilir. Hafta tatilinin yirmi dört saatten az verilmesi halinde dinlenmenin bölünemeyeceği ilkesi doğrultusunda izin usulüne uygun verilmemiş sayılır. İş sözleşmesinde hafta sonu çalışmaya dair hüküm bulunsa bile hafta tatili gününde işe gelmeyen işçinin sözleşmesi bu nedenle feshedilemez, fesih haksız fesih teşkil eder.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2012/10831 Esas ve 2013/372 Karar sayılı ilamına göre hafta tatilinde çalıştığını ileri süren işçi bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan ücret bordroları sahteliği kanıtlanıncaya kadar kesin delil teşkil eder ve imzalı bordroda hafta tatili ödemesi mevcutsa ödemenin yapıldığı kabul edilir. Bordroda bu yönde bir kayıt bulunmaması veya bordronun imzasız olması durumunda işyeri giriş-çıkış kayıtları, iç yazışmalar ve yazılı belge bulunamaması halinde işyerindeki düzeni bilebilecek nitelikteki tanık beyanlarıyla çalışma kanıtlanabilir; ancak çalışma düzenini bilmesi mümkün olmayan tanıkların ifadelerine değer verilemez.
Ulusal Bayram ve Genel Tatil Çalışmaları
4857 sayılı İş Kanunu'nun 44. maddesi gereğince ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işyerinde çalışılıp çalışılmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmeleriyle kararlaştırılır. Sözleşmelerde bu hususa dair bir kural bulunmaması halinde söz konusu tatil günlerinde çalışılabilmesi için işçinin onayı zorunludur.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 44Kaynağı aç
Ulusal bayram ve genel tatil olarak kabul edilen günlerde çalışmayan personele o günün ücreti tam olarak verilir. Bu tatil günlerinde fiilen çalışan işçilere ise çalışılan sürenin miktarına bakılmaksızın, bir saat dahi çalışılmış olsa o gün için bir günlük ilave ücret ödenerek toplam iki günlük ücret tahakkuk ettirilir. Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde işçilerin ulusal bayram ve genel tatil ücretleri işverence ödenir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 47Kaynağı aç
Yıllık Ücretli İzin Hakkı ve İzin Süreleri
4857 sayılı İş Kanunu'nun 53. maddesi gereğince işyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi dahil en az bir yıl çalışmış olan çalışanlara yıllık ücretli izin verilir. Bu izin hakkından feragat edilemez. Bir yıllık sürenin tespitinde işçinin aynı işverenin farklı işyerlerinde geçen hizmet süreleri birleştirilerek değerlendirilir. Nitelikleri gereği bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlar hakkında ise Kanun'un yıllık ücretli izin hükümleri uygulanmaz.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 53Kaynağı aç
İşçilere tanınacak asgari yıllık ücretli izin süresi; hizmet süresi bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlar için 14 günden, beş yıldan fazla on beş yıldan az olanlar için 20 günden, on beş yıl (dahil) ve daha fazla olanlar için ise 26 günden az olamaz. Bu süreler iş veya toplu iş sözleşmeleriyle artırılabilir.
On sekiz ve daha küçük yaştaki işçiler ile elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi 20 günden az olamaz. Ayrıca yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün artırılarak tatbik edilir.
Mazeret İzinleri, Analık Hakları ve Süt İzni
İşçiye evlenmesi, evlat edinmesi veya ana, baba, eş, kardeş ya da çocuğunun vefatı durumunda üç gün; eşinin doğum yapması halinde ise on gün ücretli mazeret izni verilir. İşçilerin en az yüzde yetmiş oranında engelli veya süreğen hastalığı olan çocuğunun tedavisinde, hekim raporuna istinaden ve çalışan ebeveynden yalnızca biri tarafından kullanılmak kaydıyla bir yıl içinde toptan veya parçalı olarak on güne kadar ücretli izin hakkı tanınır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. Ek 2Kaynağı aç
Kadın personelin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra on altı hafta olmak üzere toplam yirmi dört haftalık süre boyunca çalıştırılmaması esastır; çoğul gebelikte doğum öncesi sekiz haftaya iki hafta eklenir. Sağlık durumu uygunsa hekim onayıyla kadın işçi doğuma iki hafta kalıncaya kadar çalışabilir ve bu süreler doğum sonrasına aktarılır. Erken doğum vuku bulduğunda da doğum öncesi kullanılamayan çalıştırılmayacak süreler doğum sonrasına eklenir.
Doğumda veya doğum sonrasında annenin vefatı halinde doğum sonrası izin süreleri babaya kullandırılır. Üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen eşlerden birine ya da evlat edinene, çocuğun aileye fiilen teslim edildiği tarihten itibaren sekiz hafta izin verilir. Doğum sonrası analık izninin bitiminden sonra çocuğun yaşaması şartıyla kadın işçiye birinci doğumda 60 gün, ikinci doğumda 120 gün, sonraki doğumlarda 180 gün süreyle haftalık çalışma süresinin yarısı kadar ücretsiz izin verilir. Çoğul doğumlarda bu sürelere 30 gün eklenir, engelli çocuk doğumunda süre 360 gün olarak uygulanır ve bu yarım süreli izinler sağlık durumu ve işin özelliğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse artırılabilir.
Kadın çalışanlara bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri amacıyla günde toplam bir buçuk saat süt izni kullandırılır. Bu iznin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını işçi bizzat belirler ve bu süre günlük çalışma süresinden sayılır. Süt izni saatlerinde çalıştırılan personele fazla çalışma ücreti tahakkuk ettirilir.
Hafta tatili bölünerek kullandırılabilir mi?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca iş günlerinde çalışmış olan personele yedi günlük zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmi dört saat hafta tatili verilmesi zorunludur; dinlenmenin kesintisiz kullandırılması kanuni esastır.
Resmi tatil gününde kısa süre çalışan işçiye ücret nasıl ödenir?
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde bir saat dahi çalışılmış olsa kanuni bir sınırlama bulunmadığı için işçiye o güne ait bir günlük tam ilave ücret ödenir.
Çalışma koşullarındaki esaslı değişiklikler işçiye nasıl bildirilir?
İşveren çalışma koşullarındaki esaslı değişikliği işçiye yazılı olarak bildirmek zorundadır ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen teklifler işçiyi bağlamaz.
Kadın işçi süt izni saatlerini kendisi belirleyebilir mi?
Kadın çalışan bir yaşından küçük çocuğunu emzirmek için öngörülen günde bir buçuk saatlik süt izninin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını bizzat belirleme hakkına sahiptir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

