İş Güvenliğini Tehlikeye Düşüren İşçi ve Fesih

by Avukat Erdal Ersoy
İş Güvenliğini Tehlikeye Düşüren İşçi ve Fesih

İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, belirli veya belirsiz süreli iş sözleşmesinde işverene sürenin bitimini ya da bildirim süresini beklemeden fesih imkânı verir. Aynı bent, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makine, tesisat ya da başka eşya ve maddelerin otuz günlük ücretin tutarıyla ödenemeyecek derecede hasara ve kayba uğratılmasını da düzenler. Güvenliği tehlikeye düşürme için bu zarar eşiğinin ayrıca gerçekleşmesi aranmaz.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde 25 – Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I- Sağlık sebepleri: a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.[7] b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda. (a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez. II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.[8] e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması. III- Zorlayıcı sebepler: İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması. IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması. İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Derhal fesih hakkını kullanma süresi

Fesih yetkisinin kanundaki yeri

4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesi, süresi belirli olsun veya olmasın, maddede yazılı hâllerde işverenin iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebileceğini düzenler. İşin güvenliğini tehlikeye düşürme, maddenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâller ve benzerleri bölümünde yer alır.

İlgili bent iki durumu birlikte sayar. Bunlardan biri, işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesidir. Diğeri, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makine, tesisat ya da başka eşya ve maddelerin otuz günlük ücretin tutarıyla ödenemeyecek derecede hasara ve kayba uğratılmasıdır.

İşin güvenliğini tehlikeye düşüren davranış yönünde, tehlikeye yol açabilecek davranış yeterlidir; somut bir zararın doğması şart değildir. Makine, tesisat, eşya veya maddenin kaybı ya da hasarı yönünde ise zararın otuz günlük ücret tutarını aşması gerekir. İşçinin zararı ödemiş veya ödeyecek olması, bu hakkın doğduğu durumda hakkı ortadan kaldırmaz.

Otuz günlük ücret tutarıyla ödenebilecek ölçüde kalan hasar veya kayıp, bentteki bu seçeneği karşılamaz. Güvenliği tehlikeye düşürme seçeneği ise ayrıdır ve bu zarar ölçüsüne bağlanmaz.

Kusur, zorlama ve örnek davranışlar

Hüküm, işçinin kendi isteğini veya savsamasını arar. İş güvenliğinin tehlikeye düşmesi ya da zararın doğması işçinin kastına veya ihmaline bağlanamıyorsa, kusur olmaksızın ortaya çıkan zarar nedeniyle bu fesih hakkı bulunmaz.

Derhal fesih hakkının kullanılabilmesi için işçinin kişisel bilgi ve ehliyeti dışında kalan işleri yapmaya zorlanmamış olması gerekir. İşçi bu işlere zorlanırsa işveren derhal fesih hakkını kullanamaz.

Tehlike oluşturabilecek davranışlar sınırlı bir listeyle tanımlanmamıştır. Ateşin tehlikeli olduğu bir işyerinde sigara içmek, tehlikeli işyeri araç ve gereçlerini dikkatsiz kullanmak, işyeri güvenlik görevlisinin görevini ihmal etmesi, uyuması veya görevini terk etmesi ile denetimde savsaklama bu kapsamda örnek gösterilen davranışlardır. Değerlendirme olayın koşullarına göre yapılır.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre işveren, işyerinde iş sağlığının ve güvenliğinin sağlanması ile korunmasına yönelik tedbirleri almak zorundadır. İşçiler de alınan tedbirlere uymakla yükümlüdür. Tedbirlere aykırılığın 25. maddedeki fesih sebebi olup olmadığı, işçinin isteği veya savsaması ile davranışın işin güvenliğini tehlikeye düşürüp düşürmediğine göre belirlenir.

İspat ve fesih bildiriminin şekli

Hasar veya kayba dayanan fesihte, zararın işçinin otuz günlük ücreti tutarıyla ödenemeyeceğini işveren ispatlar. İşçi ise zararda kusuru olmadığını ispatlar. İşin güvenliğini tehlikeye düşürmeye dayanan fesihte ayrıca bir zarar tutarının kanıtlanması gerekmez.

Bu fesih için bir şekil şartı öngörülmemiştir. İşçiye bildirim yapılması da gerekli görülmemekle birlikte, feshi yazılı yapmak ispat bakımından kolaylık sağlar.

Altı iş günü ve bir yıllık süre

4857 sayılı İş Kanunu’nun 26. maddesine göre, 24 ve 25. maddelerdeki ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hâllere dayanan fesih yetkisi, davranışın diğer tarafça öğrenildiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten sonra kullanılamaz. Her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yılın geçmesi de yetkinin kullanılmasına engel olur.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 26Kaynağı aç
Madde 26 – 24 ve 25 inci maddelerde gösterilen ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hallere dayanarak işçi veya işveren için tanınmış olan sözleşmeyi fesih yetkisi, iki taraftan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz. Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllık süre uygulanmaz. Bu haller sebebiyle işçi yahut işverenden iş sözleşmesini yukarıdaki fıkrada öngörülen süre içinde feshedenlerin diğer taraftan tazminat hakları saklıdır. Yeni iş arama izni

İşçinin olayda maddi çıkar sağlaması hâlinde bir yıllık süre uygulanmaz. Bu istisna altı iş günlük süre için ayrıca yazılmamıştır. Maddi çıkarın iş güvenliğini tehlikeye düşüren olayda hangi kazancı kapsadığı hükümde tanımlanmamıştır.

Fesih sonrası alacaklar ve başvuru

İşverenin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği durumda işçi kıdem tazminatı isteyemez. İşçi ihbar tazminatı da isteyemez; haklı fesheden işveren de ihbar tazminatı isteyemez. Ayrıca 26. maddedeki süre içinde sözleşmeyi fesheden tarafın diğer taraftan tazminat hakları saklıdır. Hüküm, saklı tutulan tazminatın türünü ve şartlarını belirtmez.

Haklı fesih, çalışma süresi boyunca kullanılmayan yıllık izin alacağını ortadan kaldırmaz. Feshe bağlı olmayan ödenmemiş alacaklar da talep edilebilir.

İşçi, feshin 25. maddedeki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığını ileri sürerek 18, 20 ve 21. maddeler çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Bu fıkra başvuru imkânını düzenler; işe iadenin şartlarını ve sonucunu belirlemez. 25. maddeye dayalı fesih, bu başvuruyu kendiliğinden kapatan bir istisna olarak düzenlenmemiştir.

İş güvenliğini tehlikeye düşürmek için zarar doğmalı mıdır?

Hayır. İşçinin kendi isteği veya savsamasıyla işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi yeterlidir; bu hâl için somut zararın doğması şart değildir. Otuz günlük ücret ölçüsü, bentteki hasar ve kayıp seçeneğine ilişkindir.

Hasar otuz günlük ücreti aşmazsa bent uygulanır mı?

Bu ölçüde kalan hasar veya kayıp, bentteki hasar ve kayıp seçeneğini karşılamaz. İşin güvenliğini tehlikeye düşürme ise ayrı bir hâldir ve aynı zarar ölçüsüne bağlanmaz.

İşçi kusurlu değilse fesih mümkün müdür?

Hayır. Tehlikenin veya zararın işçinin isteği ya da savsamasından doğması gerekir. Kusur olmaksızın ortaya çıkan zarar, işverene bu fesih hakkını vermez.

Fesih yetkisi ne kadar sürede kullanılmalıdır?

Yetki, davranışın öğrenildiği günden itibaren altı iş günü ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçtikten sonra kullanılamaz. İşçinin olayda maddi çıkar sağlaması yalnızca bir yıllık süreyi uygulanmaz hâle getirir.

Bu fesih yargı başvurusunu kendiliğinden kapatır mı?

Hayır. İşçi, feshin 25. maddedeki sebeplere uygun olmadığını ileri sürerek 18, 20 ve 21. maddeler çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Bu hüküm, işe iadenin şartları ve sonucu hakkında ayrıca düzenleme yapmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu