İş Gücü Piyasalarında Rekabet Hukuku Düzenlemeleri
Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin kararları 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesi gereğince hukuka aykırı ve yasaktır. İş gücü piyasalarındaki rekabet ihlallerine yönelik çerçeve ise Rekabet Kurulu'nun 21.11.2024 tarih ve 24-49/1087-RM(4) sayılı kararıyla kabul edilen ve Kurum internet sitesinde 03.12.2024 tarihinde yayımlanan İş Gücü Piyasalarındaki Rekabet İhlallerine Yönelik Kılavuz ile açıklanmıştır.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
Ücret Tespiti Anlaşmaları ve Kartel Niteliği
Ücret tespiti anlaşmaları; teşebbüslerin çalışanların ücretleri, zam oranları, çalışma süreleri, yan hakları, tazminatları, izin hakları ve rekabet etmeme yükümlülükleri gibi çalışma koşullarını birlikte belirledikleri anlaşmalardır. 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinin ikinci fıkrası alım veya satım fiyatı ile fiyatı oluşturan maliyet ve her türlü alım ya da satım şartlarının tespitini yasaklamaktadır. Bu kapsamda çalışanların ücret ve diğer çalışma koşullarının maliyet veya alım şartı sayılması sebebiyle, bunların tespitine yönelik teşebbüsler arası anlaşmalar amaç bakımından rekabet ihlali ve kartel olarak nitelendirilir.
Çalışan Ayartmama Anlaşmaları ve Üçüncü Tarafların Konumu
Çalışan ayartmama anlaşmaları; bir teşebbüsün bir başka teşebbüsün çalışanlarına iş teklif etmemesine veya bu çalışanları işe almamasına yönelik doğrudan yahut dolaylı mutabakatları ifade eder. Bu mutabakatlar arz edilen emeğin teşebbüsler arasında yapay olarak paylaşılması amacını taşır. 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinde düzenlenen piyasa unsurlarının paylaşılması ve kontrolü yasağı çerçevesinde ele alınan söz konusu anlaşmalar, sağlayıcı veya müşteri paylaşımıyla aynı doğrultuda değerlendirilerek amaç bakımından rekabet ihlali ve kartel kabul edilir.
Ücret tespiti veya çalışan ayartmama anlaşmalarının doğrudan teşebbüsler arasında kurulmayıp üçüncü bir tarafın aracılığıyla gerçekleştirilmesi de mümkündür. Böyle bir durumda somut olayın özellikleri incelenir ve anlaşmaya aracılık eden ilgili üçüncü taraf da ihlal tarafı olarak kabul edilebilir.
İş Gücü Piyasasında Bilgi Değişimi ve Güvenli Raporlama
Teşebbüsler arasında açık bir ücret tespiti veya ayartmama anlaşması bulunmasa dahi iş gücüne ilişkin bilgilerin paylaşılması rekabet ihlali teşkil edebilir. 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca bir anlaşmanın varlığı ispatlanamadığında piyasadaki fiyat değişmelerinin, arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi uyumlu eylem karinesi oluşturur; taraflar ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanarak uyumlu eylemde bulunmadıklarını ispatlayabilir. Toplulaştırılmamış, güncel veya geleceğe dönük, veri kaynağının ya da içeriğinin tekil olarak anlaşılmasına imkân tanıyan ve kamuya açık olmayan iş gücü verilerinin teşebbüsler arasında paylaşılması rekabet karşıtı etkiler doğurabilir.
Sektörel raporlar yoluyla yapılan bilgi değişimlerinin kural olarak rekabeti sınırlayıcı etki doğurmaması için belirli kriterlerin bir arada bulunması şarttır. Bu doğrultuda bilgi değişiminin bağımsız bir üçüncü tarafça yürütülmesi, verinin kaynağının veya bireysel içeriğinin anlaşılmasının mümkün olmaması, bilgilerin en az üç ay öncesine dayanması, en az on katılımcı verisi içermesi ve hiçbir katılımcı verisinin toplam veri içinde yüzde 25'ten fazla ağırlığa sahip olmaması gerekir.
Yan Sınırlama Kriterleri ve İspat Yükü
Ana sözleşmenin temel gayesini oluşturmamakla birlikte, bu sözleşmenin uygulanması ve sürdürülebilmesi için doğrudan bağlantılı, zorunlu ve ölçülü görülen kayıtlar yan sınırlama sayılır. Bu nitelikte olduğu belirlenen sınırlamalar 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamındaki yasak çerçevesinde değerlendirilmez. Bir kısıtlamanın yan sınırlama kabul edilebilmesi için doğrudan ilgililik, gereklilik ve orantılılık koşullarının bir arada bulunması şart olup bu unsurların karşılandığını ispatlama yükü tarafların üzerindedir.
Gereklilik unsuru, tarafların sübjektif değerlendirmelerine göre değil, o sınırlamanın bulunmadığı durumda asıl anlaşmanın hayata geçirilmesinin veya sürdürülmesinin mümkün olup olmayacağına dair objektif koşullara göre incelenir. Benzer durumdaki teşebbüslerin ilgili kısıtlama olmaksızın asıl anlaşmaya taraf olmayacağı durumlarda gereklilikten söz edilebilir. Orantılılık unsuru ise sınırlamayla ulaşılmak istenen amaca rekabeti daha az sınırlayan başka bir araçla ulaşılamamasını zorunlu kılar.
Kısıtlamanın süresinin belirtilmemesi veya amacın gerçekleştirilmesi için gerekenden uzun tutulması, kilit önem taşıyan çalışanlar dışındaki kişilere getirilmesi ya da hangi çalışanları kapsadığının açık olmaması orantılılık koşulunu zedeler. Bunun yanı sıra asıl anlaşmanın coğrafi bölgesinin aşılması veya kısıtlamanın asıl anlaşma taraflarının tamamını kapsaması hallerinde de sınırlamanın orantılılık şartını karşılamadığı kabul edilir.
Çalışan ayartmama anlaşmaları rekabet hukuku kapsamında neden kartel sayılır?
Çalışan ayartmama anlaşmaları, arz edilen emeğin teşebbüsler arasında yapay olarak paylaşılması amacını taşıdığından 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca sağlayıcı veya müşteri paylaşımı anlaşmalarıyla aynı çerçevede değerlendirilir ve amaç bakımından kartel niteliğindedir.
Sektörel ücret ve yan hak raporları hangi koşullarda rekabeti kısıtlayıcı sayılmaz?
Bilgi değişiminin bağımsız bir üçüncü tarafça yapılması, bireysel verinin anlaşılmaması, verilerin en az üç ay öncesine ait olması, en az on katılımcı içermesi ve hiçbir katılımcının toplam veri içinde yüzde 25'ten fazla paya sahip olmaması durumunda bu raporlar kural olarak rekabeti sınırlayıcı etki doğurmaz.
İş gücüne yönelik bir kısıtlamanın yan sınırlama olduğunu kim ispatlamalıdır?
İş gücüne ilişkin bir kısıtlamanın doğrudan ilgili, gerekli ve orantılı olduğunu kümülatif biçimde ispatlama yükümlülüğü tarafların üzerindedir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

