İlamsız Dosya Kendiliğinden İlamlı İcraya Dönüşmez

by Avukat Erdal Ersoy
İlamsız Dosya Kendiliğinden İlamlı İcraya Dönüşmez

Para borcuna veya teminat verilmesine ilişkin bir ilam icra dairesine verildiğinde icra memuru borçluya icra emri tebliğ eder. Bu düzenleme, eldeki ilamsız takip dosyasının kendiliğinden ilamlı takibe dönüşmesini öngörmez; ilamlı yol, ilamın icra dairesine verilmesiyle işler.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – (Değişik: 18/2/1965-538/16 md.) Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yolu ile ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra yapılacağı ve bu müddet içinde 74 üncü madde mucibince mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı, mal beyanında bulunmaz veya hakikata muhalif beyanda bulunursa hapis ile cezalandırılacağı ihtar edilir.[18][19] (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/7 md.) Yabancı devlet aleyhine başlatılan ilamlı icra takiplerine ilişkin icra emrinde uluslararası andlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borçlu devlete ait olan mallar hakkında cebri icra yapılabileceği hususu ayrıca ihtar edilir. İcranın geri bırakılması:

İlam üzerine icra emri

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 32. maddesine göre icra emrinde, ayrıca hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir. Borçluya en geç yedi gün içinde borcu ödemesi veya hükmolunan teminatı vermesi ve aynı süre içinde 74. maddeye göre mal beyanında bulunması ihtar edilir. Borç ödenmez veya teminat verilmezse cebri icra, icra mahkemesinden ya da istinaf, temyiz veya iade-i muhakeme yoluyla icranın geri bırakılması kararı getirilmemesi şartına bağlanır.

İcra emrinde borçluya, yedi gün içinde mal beyanında bulunmaması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunması halinde hapisle cezalandırılacağı da ihtar edilir.

Yabancı devlet aleyhine başlatılan ilamlı takipte, uluslararası andlaşmalar saklı kalmak üzere, borçlu devlete ait mallar hakkında cebri icra yapılabileceği icra emrinde ayrıca ihtar edilir.

İtirazın kaldırılması ve yeniden ilamsız takip

İlamsız takibin dayanağı, imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe tasdik edilmiş borç ikrarını içeren senet ya da yetkili makamın usulüne uygun makbuzu veya belgesiyse, alacaklı itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu yol, belgenin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 68. maddesinin birinci fıkrasında sayılan nitelikte olmasına bağlıdır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 18/2/1965-538/38 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/16 md.) Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilâmsız takip yapılamaz. Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir. İtiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut belgeye müstenit ise itirazın kaldırılması talebi reddolunur. Borçlu murisine ait bir alacak için takibedilmekte olup da, terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse bu hususta ilam getirmesi için kendisine münasip bir mühlet verilir. Bunun dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz. (Değişik: 9/11/1988-3494/2 md.) Borçlunun gösterdiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse hakim, 68/a maddesinde yazılı usule göre yaptığı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddeder ve alacaklıyı sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve alacaklı bu davada alacağını ve imzanın kendisine ait olmadığını ispat ederse bu ceza kalkar. Alacaklı duruşmada bizzat bulunmayıp da imza vekili tarafından reddolunduğu takdirde vekil mütaakıp oturumda müvekkilini imza tatbikatı için hazır bulundurmaya veya masraflarını vererek davetiye tebliğ ettirmeye mecburdur. Kabule değer mazereti olmadan gelmiyen alacaklı borçlunun dayandığı belgede yazılı miktar hakkındaki itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş sayılır. (Ek fıkra: 6/6/1985-3222/6 md.; Değişik: 9/11/1988-3494/2 md.) (Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/16 md.) İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden  aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.   Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.[29] c) İtirazın geçici olarak kaldırılması:[30]

Altı ay içinde itirazın kaldırılması istenmezse yeniden ilamsız takip yapılamaz. Hüküm bu sonucu yeniden ilamsız takiple sınırlar; ilamlı takip açılabileceğine veya itirazın iptaline dair bir sonuç içermez.

Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir. Buna karşılık itiraz, birinci fıkrada gösterilen senet, makbuz veya belgeye dayanıyorsa kaldırma talebi reddolunur.

Borçlu, murisine ait bir alacak için takip edilmekte olup terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse, bu konuda ilam getirmesi için kendisine uygun bir süre verilir. Bunun dışında, kaldırma talebinin kabulü veya reddine ilişkin iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz.

Borçlunun belgesindeki imzayı alacaklı inkâr eder ve incelemede imzanın alacaklıya ait olduğu sonucuna varılırsa itirazın kaldırılması talebi reddedilir. Alacaklı, belgenin ilişkin olduğu değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu cezanın infazı ertelenir; alacağını ve imzanın kendisine ait olmadığını ispat ederse ceza kalkar.

Kaldırma talebi esasa ilişkin nedenlerle kabul edilirse borçlu, aynı nedenlerle reddedilirse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Tazminat kendiliğinden değil, talep üzerine hükmedilir. Borçlunun menfi tespit veya istirdat davası açması ya da alacaklının genel mahkemede dava açması halinde tahsil dava sonuna ertelenir; lehine sonuçlanan taraf için daha önce hükmedilen tazminat kalkar.

İtirazın iptali davası

Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak alacağının varlığını genel hükümler çerçevesinde ispat etmek suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi, ilamsız dosyanın ilamlı icra dosyasına çevrilmesini düzenlemez.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 67Kaynağı aç
Madde 67 – (Değişik: 18/2/1965-538/37 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.[27] İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. b) İtirazın kesin olarak kaldırılması:[28]

Bir yıllık süre geçirilirse alacaklının, alacağını genel hükümler dairesinde dava etme hakkı saklıdır.

İtirazın iptali davasında borçlunun itirazı haksız bulunursa borçlu; alacaklı takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine tazminata mahkûm edilir. Oran, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere belirlenir; tarafların durumu ile davanın ve hükmolunan şeyin tahammülü de dikkate alınır. İtiraz eden kişi veli, vasi veya mirasçıysa borçlu hakkında tazminat, kötü niyetin ispatına bağlıdır.

Kanunda öngörülen icra inkâr tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatlar belirlenirken takip talebi veya davadaki talep esas alınır. 67. maddenin dördüncü fıkrası, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 103. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.

İmza itirazında geçici kaldırma

Takip özel senede dayanıyor ve borçlu imzayı itiraz sırasında reddetmişse, alacaklı itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir. İcra hâkimi taraflardan açıklama alır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68/aKaynağı aç
Madde 68/a – (Ek: 18/2/1965-538/39 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/17 md.) Takibin dayandığı senet hususî olup, imza itiraz sırasında borçlu tarafından reddedilmişse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir. Bu hâlde icra hâkimi iki taraftan izahat alır. Senet altındaki imzayı reddeden borçlu takibi yapan icra dairesinin yetki çevresi içinde ise, itirazın kaldırılması için icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada, mazeretini daha önce bildirip tevsik etmediği takdirde, bizzat bulunmaya mecburdur. İcra dairesinin yetki çevresi dışında ödeme emri tebliğ edilen borçlu, istinabe yolu ile isticvabına karar verilmesi halinde, aynı mecburiyete tabidir. Tatbika medar imza mevcutsa bununla, yoksa borçluya yazdıracağı yazı ve attıracağı imza ile yapılacak mükayese ve incelemelerden veya diğer delil ve karinelerden icra mahkemesi, reddedilen imzanın borçluya aidiyetine kanaat getirirse itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verir. Hakim lüzum görürse, oturumun bir defadan fazla talikine meydan vermiyecek surette, bilirkişi incelemesi de yaptırabilir. İmza tatbikında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bilirkişiye ait hükümleri ile 309 uncu maddesinin 2 nci, 3 üncü ve 4 üncü fıkraları ve 310, 311 ve 312 nci maddeleri hükümleri uygulanır. (Değişik: 9/11/1988-3494/3 md.) Yapılacak duruşmada, yukarıda yazılı mazerete dayanmaksızın, borçlunun hazır bulunmaması halinde icra mahkemesince başka bir cihet tetkik edilmeksizin itirazın muvakkaten kaldırılmasına ve borçlunun sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkumiyetine karar verilir. Duruşmaya gelmeyen borçlunun itirazının muvakkaten kaldırılmasına ve hakkında para cezasına karar verilebilmesi için keyfiyetin davetiyeye yazılması şarttır. (Değişik: 9/11/1988-3494/3 md.) İcra hakimi, imzanın borçluya aidiyetine karar verdiği takdirde borçluyu sözü edilen senede dayanan takip konusuna alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa, bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve borçlu açtığı davayı kazanırsa bu ceza kalkar. Borçlu inkar ettiği imzayı, itirazın kaldırılması duruşmasında ve en geç alacaklının senedin aslını ibraz ettiği celsede kabul ederse, hakkında para cezası hükmolunmaz ve kendisine yargılama giderleri yükletilmez. Şu kadar ki, kötü niyetle takibe sebebiyet veren borçlu yargılama giderleri ile mülzem olur. Senedin aslı takip talebi anında icra dairesine tevdi edilmiş ise, icra dairesinin yetki çevresi içinde ödeme emri tebliğ edilen borçlu hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz. (Ek: 6/6/1985-3222/7 md.; Değişik: 9/11/1988-3494/3 md.) İtirazın muvakkaten kaldırılması talebinin kabulü halinde borçlu, bu talebin reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.[31] Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde itirazın kesin olarak kaldırılması:[32]

İmzayı reddeden borçlu, takibi yapan icra dairesinin yetki çevresindeyse duruşmada bizzat bulunmak zorundadır. Bu yükümlülük, mazeretin önceden bildirilip belgelenmemiş olması şartına bağlanır. Yetki çevresi dışında ödeme emri tebliğ edilen borçlu hakkında istinabe yoluyla sorguya karar verilirse aynı yükümlülük uygulanır.

İcra mahkemesi, karşılaştırılacak imza varsa bununla, yoksa borçluya yazdıracağı yazı ve attıracağı imzayla yapılacak incelemeden ya da diğer delil ve karinelerden reddedilen imzanın borçluya ait olduğu kanaatine varırsa itirazın geçici kaldırılmasına karar verir. Gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırabilir; ancak oturum birden fazla ertelenmeyecek biçimde yürütülür.

İmza tatbikinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bilirkişiye ait hükümleri ile 309. maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ve 310, 311 ve 312. maddeleri uygulanır.

Borçlu, bildirilmiş ve belgelenmiş mazereti olmaksızın duruşmaya gelmezse başka bir yön incelenmeden itiraz geçici olarak kaldırılır ve borçlu, senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir. Bu sonuca karar verilebilmesi için sonucun davetiyede yazılması şarttır.

İmzanın borçluya ait olduğuna karar verilirse borçlu aynı yüzde on oranında para cezasına mahkûm edilir. Borçlu borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa cezanın infazı dava sonuna ertelenir; davayı kazanırsa ceza kalkar.

Borçlu reddettiği imzayı, itirazın kaldırılması duruşmasında ve en geç alacaklının senedin aslını ibraz ettiği celsede kabul ederse hakkında para cezası verilmez ve yargılama giderleri yüklenmez. Kötü niyetle takibe sebep olan borçlu yargılama giderlerinden sorumlu olur. Senedin aslı takip talebi anında icra dairesine verilmiş ve ödeme emri icra dairesinin yetki çevresi içinde tebliğ edilmişse bu sonuç uygulanmaz.

Geçici kaldırma talebi kabul edilirse borçlu, reddedilirse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlunun borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açması ya da alacaklının genel mahkemede dava açması halinde tazminatın tahsili dava sonuna ertelenir. Dava lehine sonuçlanan taraf için daha önce hükmedilen tazminat kalkar.

Sık sorulan sorular

İlamsız dosya kendiliğinden ilamlı icraya dönüşür mü?

Hayır. Para veya teminat ilamı icra dairesine verilince borçluya icra emri tebliğ edilir; mevcut ilamsız dosyanın kendiliğinden dönüşmesi bu hükümde düzenlenmez.

İtirazın kaldırılması hangi sürede istenir?

Sayılan senet, makbuz veya belgeye dayanan takipte alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir.

Altı ay geçince yeniden ilamsız takip yapılabilir mi?

Hayır. Bu sürede itirazın kaldırılması istenmezse yeniden ilamsız takip yapılamaz.

İtirazın iptali davası ne zaman açılır?

Alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde mahkemede alacağını genel hükümlere göre ispat ederek itirazın iptalini dava edebilir.

Bir yıllık süre kaçırılırsa alacak davası kalır mı?

Evet. İtirazın iptali için öngörülen süreyi kaçıran alacaklının, alacağını genel hükümler çerçevesinde dava etme hakkı saklıdır.

İmza reddinde geçici kaldırma süresi nedir?

Özel senede dayanan takipte imza itiraz sırasında reddedilmişse alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici kaldırılmasını isteyebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu