İlamsız İcra Takip Yolları: Türleri ve Temel Kurallar

by Avukat Erdal Ersoy
İlamsız İcra Takip Yolları: Türleri ve Temel Kurallar

İlamsız icra takibi, alacaklının herhangi bir mahkeme kararına ihtiyaç duymaksızın doğrudan icra dairesine başvurarak alacağını tahsil etmesini sağlayan bir takip türüdür. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) bu yolu düzenlemekte; alacaklının takip talebiyle başlayan süreç, icra müdürlüğünün borçluya ödeme emri göndermesiyle devam etmektedir.

İlamsız İcra Takibinin Üç Temel Yolu

İİK kapsamındaki ilamsız icra yolları; genel haciz yoluyla takip, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ve kiralanan taşınmazların tahliyesine ilişkin ilamsız takip olmak üzere üç türü kapsamaktadır. Bu türlerin sınırlı sayıda mı yoksa örnek kabilinden mi sayıldığı kanun metninden açıkça anlaşılamamaktadır; uygulamada bu üç yol temel başvuru araçları olarak öne çıkmaktadır.

Takip Talebi: Zorunlu İçerik ve Başvuru Biçimi

İlamsız icra takibine başlamak için alacaklı, icra dairesine yazılı, sözlü veya elektronik ortamda takip talebinde bulunmak zorundadır (İİK m. 58/1). Talepte alacaklının ve varsa kanuni temsilcisi ile vekilinin adı, soyadı, banka hesap bilgileri, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası ile yerleşim yeri yer almalıdır (İİK m. 58/2-1). Borçlunun adı, soyadı, biliniyorsa kimlik ya da vergi kimlik numarası ve yerleşim yeri de bildirilmelidir; terekeye karşı yapılan taleplerde ise tebligat yapılacak mirasçıların bilgileri de eklenir (İİK m. 58/2-2).

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 269Kaynağı aç
Madde 269 – (Değişik: 18/2/1965-538/109 md.) Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olur ve alacaklı da talep ederse ödeme emri, Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtarı ve kanuni müddet geçtikten sonra icra mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılması istenebileceği tebliğini ihtiva eder. Bu tebliğ üzerine borçlu, yedi gün içinde, itiraz sebeplerini 62 nci madde hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında, kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse,akdi kabul etmiş sayılır. İtiraz takibi durdurur. İtirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını istemiyen alacaklı, bir daha aynı alacaktan dolayı ilamsız icra yoliyle takip yapamaz. Borçlar Kanununun 260 ıncı maddesinin kiralayana altı günlük mühletin hitamında akdi feshe müsaade ettiği hallerde itiraz müddeti üç gündür. İtiraz etmemenin sonuçları:

Alacağın Türk lirası tutarı, faiz miktarı ve faizin işlemeye başladığı gün talep formunda gösterilmelidir; alacak yabancı para cinsindense hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi de belirtilmek zorundadır (İİK m. 58/2-3). Talepte ayrıca senet, senet yoksa borcun sebebi ve seçilen takip yolu da gösterilmelidir (İİK m. 58/2-4, 58/2-5). Alacak belgeye dayanıyorsa belgenin aslı veya alacaklı ya da temsilcisi tarafından onaylı, borçlu sayısından bir fazla örneği takip talebi anında icra dairesine verilmek mecburidir (İİK m. 58/3). Takip talebinde bulunulduğuna ve verilen belgelere, talep ile takip masraflarına dair alacaklıya bedava ve pulsuz bir makbuz verilir (İİK m. 58).

Genel Haciz Yoluyla Takip

Genel haciz yolu, alacaklıya tanınan temel ilamsız icra yoludur. Takip talebinin ardından borçluya ödeme emri gönderilir. Borçlu ödeme emrine karşı borca, imzaya veya yetkiye itiraz edebilir; İİK m. 66 uyarınca süresi içinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur. İtiraz süresi içinde yapılmamışsa alacaklının talebi üzerine icra memuru takip işlemlerine alacağın tamamı için devam eder.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 18/2/1965-538/38 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/16 md.) Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilâmsız takip yapılamaz. Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir. İtiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut belgeye müstenit ise itirazın kaldırılması talebi reddolunur. Borçlu murisine ait bir alacak için takibedilmekte olup da, terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse bu hususta ilam getirmesi için kendisine münasip bir mühlet verilir. Bunun dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz. (Değişik: 9/11/1988-3494/2 md.) Borçlunun gösterdiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse hakim, 68/a maddesinde yazılı usule göre yaptığı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddeder ve alacaklıyı sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve alacaklı bu davada alacağını ve imzanın kendisine ait olmadığını ispat ederse bu ceza kalkar. Alacaklı duruşmada bizzat bulunmayıp da imza vekili tarafından reddolunduğu takdirde vekil mütaakıp oturumda müvekkilini imza tatbikatı için hazır bulundurmaya veya masraflarını vererek davetiye tebliğ ettirmeye mecburdur. Kabule değer mazereti olmadan gelmiyen alacaklı borçlunun dayandığı belgede yazılı miktar hakkındaki itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş sayılır. (Ek fıkra: 6/6/1985-3222/6 md.; Değişik: 9/11/1988-3494/2 md.) (Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/16 md.) İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden  aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.   Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.[29] c) İtirazın geçici olarak kaldırılması:[30]

İİK m. 62 uyarınca itiraz etmek isteyen borçlu, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine başvurmak zorundadır. İtirazın takibi yapan icra dairesinden başka bir daireye yapılması hâlinde o daire gerekli masrafı alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine göndermek zorundadır; alınmayan masraftan memur şahsen sorumludur. İtiraz edildiği, alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir (İİK m. 62). Borçluya, itiraz eylediğine dair bedava ve pulsuz bir belge verilir (İİK m. 62).

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 62Kaynağı aç
Madde 62 – (Değişik: 18/2/1965-538/33 md.) İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (Değişik ikinci cümle: 17/7/2003-4949/13 md.) İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir; alınmayan masraftan memur şahsen sorumludur. (Değişik fıkra: 17/7/2003-4949/13 md.) Takibe itiraz edildiği, 59 uncu maddeye göre alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir. (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/13 md.) Borçlu veya vekili, dava ve takip işlemlerine esas olmak üzere borçluya ait yurt içinde bir adresi itirazla birlikte bildirmek zorundadır. Adresini değiştiren borçlu yurt içinde yeni adres bildirmediği ve tebliğ memurunca yurt içinde yeni adresi tespit edilemediği takdirde, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligat borçlunun kendisine yapılmış sayılır. Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısman cihet ve miktarını açıkca göstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Borçlu takibin müstenidi olan senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir. Aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır. Borçluya, itiraz eylediğine dair bedava ve pulsuz bir belge verilir. 2 – İtiraz sebepleri:

Borçlu itirazında borcun yalnızca bir kısmına itiraz ediyorsa itiraz ettiği kısmın ciheti ve miktarını açıkça göstermek zorundadır; aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılır. Borçlunun kısmen itirazı hâlinde takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur (İİK m. 62, m. 66). Borçlu, takip dayanağı senetteki imzayı reddediyorsa bunu itirazında ayrıca ve açıkça belirtmelidir; belirtmezse icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır. İmzanın reddedilmesi hâlinde alacaklı derhal icra dairesinden karşılaştırmaya esas imzaların celbini isteyebilir (İİK m. 62, m. 66).

Borçlu ya da vekili, dava ve takip işlemlerine esas olmak üzere borçluya ait yurt içindeki bir adresi itirazla birlikte bildirmek zorundadır. Adresini değiştiren borçlu yurt içinde yeni adres bildirmediği ve tebliğ memurunca yeni adres tespit edilemediği takdirde, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligat borçlunun kendisine yapılmış sayılır (İİK m. 62).

Borçlunun itiraz etmemesi veya itirazın kaldırılması ya da iptali hâlinde takip kesinleşir. Takibin kesinleşmesiyle birlikte alacaklı, borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına, üçüncü kişilerdeki alacaklarına ve diğer malvarlığı değerlerine haciz konulmasını talep edebilir. Haciz işlemi sonucunda satışa geçilmesi hâlinde satış genellikle açık artırma yoluyla gerçekleştirilir; elde edilen gelirden önce icra masrafları, ardından alacaklının alacağı karşılanır; artan bir bedel olması hâlinde borçluya iade edilir. Birden fazla alacaklı bulunması hâlinde bir sıra cetveli düzenlenerek dağıtım yapılır.

Satış tutarının tüm alacakları karşılamaması hâlinde İİK m. 140 uyarınca icra dairesi alacaklıların bir sıra cetveli yapar; alacaklılar İİK m. 206 hükmü uyarınca iflasta hangi sıraya girmeleri gerekiyorsa o sıraya alınır. Sıra cetvelinde ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarih, haciz talebi tarihidir (İİK m. 140).

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 170Kaynağı aç
Madde 170 – (Değişik: 9/11/1988-3494/33 md.) Borçlu,168 inci maddenin 4 numaralı bendine göre kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığı yolundaki itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz. İcra mahkemesi duruşmadan önce yapacağı incelemede, borçlunun itiraz dilekçesi kapsamından veya eklediği belgelerden edindiği kanaata göre itirazı ciddi görmesi halinde alacaklıya tebliğe gerek görmeden itirazla ilgili kararına kadar icra takibinin geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinde karar verebilir. (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/47 md.) İcra mahkemesi, 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkâr edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklıdır.  İnkâr edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa, borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve takip   konusu alacağın yüzde onu oranında para   cezasına mahkûm edilir   ve itiraz reddedilir. Borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa, hükmolunan tazminatın ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve davanın borçlu lehine sonuçlanması hâlinde daha önce hükmedilmiş olan tazminat ve para cezası kalkar.[66] (Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/47 md.) İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi hâlinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa, para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan para cezası kalkar. Borçlunun kambiyo hukuku bakımından şikayeti:

İtiraz üzerine alacaklının takibe devam edebilmesi için itirazın kaldırılması amacıyla icra mahkemesine ya da itirazın iptali için genel mahkemelere başvurması gerekir (İİK m. 67, m. 68).

İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması

Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler çerçevesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir (İİK m. 67). Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkûm edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise borçlu hakkında tazminat hükmedilmesi kötü niyetin ispatına bağlıdır (İİK m. 67). Bir yıllık süreyi geçiren alacaklının genel hükümler çerçevesinde alacağını dava etme hakkı saklıdır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 140Kaynağı aç
Madde 140 – Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemiye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar. Alacaklılar 206 ncı madde mucibince iflas halinde hangi sıraya girmeleri lazım geliyorsa o sıraya kabul olunurlar. Bununla beraber ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarih haciz talebi tarihidir. Cetvel suretlerinin tebliği:

Alacaklının takibi; imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede ya da resmî dairelerin veya yetkili makamların usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye dayanıyorsa, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içinde başvurulmadığı takdirde yeniden ilamsız takip yapılamaz (İİK m. 68). Borçlu itirazını geçerli kılacak hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir; itiraz, söz konusu senet veya belgeye dayanıyorsa talep reddolunur (İİK m. 68).

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 67Kaynağı aç
Madde 67 – (Değişik: 18/2/1965-538/37 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.[27] İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. b) İtirazın kesin olarak kaldırılması:[28]

İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlu menfi tespit ve istirdat davası açarsa ya da alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur; dava lehine sonuçlanan taraf için daha önce hükmedilmiş tazminat kalkar (İİK m. 68).

Borçlunun gösterdiği belgedeki imza alacaklı tarafından inkâr edilirse hâkim, İİK m. 68/a'da yazılı usule göre yaptığı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde itirazın kaldırılması talebini reddeder ve alacaklıyı belgenin ilgili değerinin yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder (İİK m. 68). Bu cezanın tahsili, alacaklının genel mahkemede dava açması hâlinde dava sonuna kadar tehir olunur; alacaklı alacağını ve imzanın kendisine ait olmadığını ispat ederse ceza kalkar. Alacaklı duruşmada bizzat bulunmayıp imzayı vekili aracılığıyla reddetmişse vekil, sonraki oturumda müvekkilini imza tatbikatı için hazır bulundurmak ya da masraflarını vererek davetiye tebliğ ettirmek zorundadır; kabule değer mazereti olmaksızın gelmeyen alacaklı, borçlunun dayandığı belgede yazılı miktar hakkındaki itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş sayılır (İİK m. 68).

Borçlu, murisine ait bir alacak için takip edilmekte olup terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse bu hususta ilam getirmesi için kendisine uygun bir süre verilir. Bu istisna dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz (İİK m. 68).

İcra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde takip talebi veya davadaki talep esas alınır (İİK m. 67).

Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu

Alacaklının elinde poliçe, bono veya çek gibi bir kambiyo senedi bulunması hâlinde başvurabileceği bu yol, genel haciz yoluna kıyasla özel ve hızlandırılmış bir ilamsız icra takip yoludur. İcra memuru senedin kambiyo senedi niteliğinde olduğunu ve vadesinin geldiğini tespit ederse borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir (İİK m. 168/1). Ödeme emrinde borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödeme emrinde yazılı icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı yer alır (İİK m. 168/2). On günlük bu ödeme süresi, aşağıda açıklanan beş günlük itiraz ve şikâyet sürelerinden bağımsız olarak işlemektedir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 58Kaynağı aç
Madde 58 – (Değişik: 18/2/1965-538/30 md.) (Değişik birinci fıkra: 2/7/2012-6352/9 md.) Takip talebi icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılır. Talepte şunlar gösterilir: 1. (Değişik: 2/7/2012-6352/9 md.) Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı; alacaklı veya vekili adına ödemenin yapılacağı banka adı ile hesap bilgileri; varsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası; şöhret ve yerleşim yeri; alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye’de göstereceği yerleşim yeri (Yerleşim yeri gösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır.); 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/9 md.) Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri; Bir terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı, soyadı, biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yerleri; 3. (Değişik: 17/7/2003-4949/12 md.) Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi; 4. Senet, senet yoksa borcun sebebi; 5. Takip yollarından hangisinin seçildiği; Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir. Alacaklıya takip talebinde bulunduğuna ve verdiği belgelere, talep ve takip masraflarına dair bedava ve pulsuz bir makbuz verilir. Takip masrafları:

Takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığını düşünen borçlu, beş gün içinde icra mahkemesine şikâyette bulunmalıdır (İİK m. 168/3). Borçlu, kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürüyorsa bunu da beş gün içinde açıkça dilekçeyle icra mahkemesine bildirmek zorundadır; aksi hâlde imza kendisinden sadır sayılır. İmzasını haksız yere inkâr eden borçlu, takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir (İİK m. 168/4). Kambiyo vasfı şikâyeti ile imzaya itiraz, İİK m. 168'in ayrı fıkralarında düzenlenmiştir.

Borçlu olmadığını, borcun ödendiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını ya da yetki itirazını ileri sürmek isteyen borçlunun bu itirazlarını sebepleriyle birlikte beş gün içinde icra mahkemesine dilekçeyle bildirmesi gerekmektedir; aksi hâlde icra mahkemesinden itirazın kabulüne ilişkin karar getirilmemesi durumunda cebri icraya devam olunur (İİK m. 168/5). Borca itiraz da İİK m. 168'de ayrı bir fıkra altında düzenlenmiştir.

İtiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde borçlu on gün içinde İİK m. 74 uyarınca, itiraz edilip de reddedildiği takdirde ise üç gün içinde İİK m. 75 uyarınca mal beyanında bulunmakla yükümlüdür. Mal beyanında bulunmayan borçlu hapisle tazyik edilir; hakikate aykırı beyanda bulunan ise ayrıca hapisle cezalandırılır (İİK m. 168/6).

Kiralanan Taşınmazın İlamsız İcra Yoluyla Tahliyesi

Kiraya veren, mahkeme kararı almaksızın kira bedelinin ödenmemesi, tahliye taahhüdü veya kanunda öngörülen tahliye sebeplerine dayanarak ilamsız icra yoluyla tahliye talebinde bulunabilir. Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına ilişkin olup alacaklı talep ederse ödeme emri; İİK m. 269/1'de atıfta bulunulan yasal ihtarı ve yasal süre geçtikten sonra icra mahkemesinden tahliye istenebileceği tebliğini de kapsar (İİK m. 269/1). Bu atfın dayanağı olan ilgili Borçlar Kanunu maddelerinin güncel karşılıklarına ilişkin bilgi boşluğu editör notlarında belirtilmiştir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 168Kaynağı aç
Madde 168 – (Değişik: 18/2/1965-538/81 md.) İcra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse, borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir. Bu ödeme emrine şunlar yazılır: 1. (Değişik: 2/7/2012-6352/33 md.) Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, takip talebine yazılması lazım gelen kayıtlar, 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/33 md.) Borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı, 3. Takibin müstenidi olan senet kambiyo senedi vasfını haiz değilse, beş gün içinde icra mahkemesine şikayet etmesi lüzumu, 4. (Değişik: 9/11/1988-3494/31 md.) Takip müstenidi kambiyo senedindeki imza kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu beş gün içinde açıkça bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirmesi; aksi takdirde kambiyo senedindeki imzanın bu fasıl gereğince yapılacak icra takibinde kendisinden sadır sayılacağı ve imzasını haksız yere inkar ederse sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahküm edileceği ve icra mahkemesin den itirazının kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı. 5. (Değişik: 6/6/1985-3222/21 md.) Borçlu olmadığı veya borcun itfa edildiği veya mehil verildiği veya alacağın zaman aşımına uğradığı veya yetki itirazını sebepleri ile birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bir dilekçe ile bildirerek icra mahkemesinden itirazın kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı. 6. (Değişik: 17/7/2003-4949/45 md.) İtiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde on gün içinde 74 üncü maddeye, itiraz edilip de reddedildiği takdirde ise üç gün içinde 75 inci maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik edileceği, mal beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtarı. 60 ıncı maddenin son iki fıkrası burada da tatbik olunur. a) Borca itiraz:

Türk Borçlar Kanunu m. 315 uyarınca kira bedelini ödemeyen kiracıya verilecek ödeme süresi, konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün, diğer kiralarda en az on gündür; bu süre, kiracıya yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Bu hükmün İİK m. 269 kapsamındaki icra takibi süreçleriyle birlikte nasıl uygulandığı hususu ayrıca değerlendirilmelidir.

Ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu, yedi gün içinde itiraz sebeplerini İİK m. 62 hükümleri çerçevesinde icra dairesine bildirmek zorundadır (İİK m. 269/2). Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akdi kabul etmiş sayılır (İİK m. 269/2).

İtiraz takibi durdurur. İtirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını istemeyen alacaklı, aynı alacaktan dolayı bir daha ilamsız icra yoluyla takip yapamaz (İİK m. 269/3). Kiracının itiraz etmemesi ve ihtar müddeti içinde kira borcunu da ödememesi hâlinde, ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince tahliyeye karar verilir (İİK m. 269/a).

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66 – (Değişik: 18/2/1965-538/36 md.) Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur. Borçlu itirazında imzayı reddetmişse alacaklı derhal icra dairesinden tatbika medar imzaların celbini istiyebilir. 6 – İtirazın hükümden düşürülmesi:[26] a) İtirazın iptali:

İİK m. 269/4, belirli kira takiplerinde itiraz süresini yedi gün yerine üç gün olarak belirlemiştir; bu istisna eski Borçlar Kanunu m. 260'a atıfta bulunmaktadır. Söz konusu maddenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'ndaki güncel karşılığı mevcut kaynaklarda doğrulanamamış olduğundan bu istisnanın uygulanma koşulları güncel mevzuat kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.

Tahliye Taahhüdüne Dayanan İlamsız Tahliye

Türk Borçlar Kanunu m. 352/1 uyarınca kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra kiraya verene karşı kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sözleşmeyi sona erdirebilir.

Sık Sorulan Sorular

İlamsız icra takibine başlamak için mahkeme kararı gerekli mi?

Hayır. İlamsız icra, herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın doğrudan icra dairesine başvurularak başlatılabilen bir takip yoludur.

Genel haciz yolunda ödeme emrine itiraz kaç günde yapılmalıdır?

İİK m. 62 uyarınca borçlu, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine itiraz etmek zorundadır.

Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda itiraz süresi ne kadardır?

İİK m. 168 uyarınca borçlu; kambiyo senedi vasfına ilişkin şikâyet, imzaya itiraz ve borca itiraz gibi başvurular için beş günlük süre içinde ilgili başvuruyu yapmak zorundadır. Bu sürenin başlangıç noktası, ödeme emrinin gönderilmesiyle işlemeye başlayan icra takibi çerçevesinde değerlendirilmelidir. Kambiyo vasfı şikâyeti ile borca ve imzaya itiraz, İİK m. 168'in ayrı fıkralarında düzenlenmiştir.

Takip talebinde hangi bilgiler bulunmak zorundadır?

İİK m. 58 uyarınca; alacaklının ve varsa temsilcisi ile vekilinin kimlik bilgileri, banka hesap bilgileri, borçlunun kimlik bilgileri ve yerleşim yeri, alacağın Türk lirası tutarı, faiz miktarı ve faizin başladığı gün, senet veya senet yoksa borcun sebebi ile seçilen takip yolu yer almalıdır. Alacak yabancı para cinsindense hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği de gösterilmelidir.

Borçlunun itirazı üzerine alacaklı ne yapmalıdır?

Süresi içinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur. Alacaklının takibe devam edebilmesi için itirazın kaldırılması amacıyla icra mahkemesine ya da itirazın iptali için genel mahkemelere başvurması gerekmektedir (İİK m. 67, m. 68). Kira tahliye takiplerinde itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde bu başvuruyu yapmayan alacaklı, aynı alacaktan dolayı bir daha ilamsız icra yoluyla takip yapamaz (İİK m. 269/3).

İtiraz edilmeksizin takip kesinleşirse alacaklı hangi yollara başvurabilir?

Takibin kesinleşmesi hâlinde alacaklı, borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına, üçüncü kişilerdeki alacaklarına ve diğer malvarlığı değerlerine haciz konulmasını talep edebilir. Haczedilen mallar genellikle açık artırma yoluyla satılır; elde edilen gelirden önce icra masrafları, ardından alacak karşılanır.

Kira tahliye takibinde kiracının itiraz süresi kaç gündür?

İİK m. 269/2 uyarınca kiracı kural olarak tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz etmek zorundadır. İİK m. 269/4 belirli kira takiplerinde bu süreyi üç gün olarak belirlemiştir; ancak bu istisnanın dayandığı eski Borçlar Kanunu m. 260'ın güncel karşılığı mevcut kaynaklarda doğrulanamamış olduğundan uygulanma koşulları güncel mevzuat kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.

Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda imzayı inkâr eden borçlunun yaptırımı nedir?

İİK m. 168/4 uyarınca imzasını haksız yere inkâr eden borçlu, takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir.

İtirazın iptali davasında tazminat ne zaman hükmedilir?

İİK m. 67 uyarınca borçlunun itirazı haksız bulunursa borçlu, alacaklı takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, karşı tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkûm edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise tazminat hükmedilebilmesi kötü niyetin ispatına bağlıdır.

İtirazın iptali davası için süre var mıdır?

İtirazın iptali davası, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmak zorundadır. Bu süreyi geçiren alacaklının genel hükümler çerçevesinde alacağını dava etme hakkı saklıdır (İİK m. 67).

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu