İlamsız icra takibi, alacaklının herhangi bir mahkeme kararına ihtiyaç duymaksızın doğrudan icra dairesine başvurarak alacağını tahsil etmesini sağlayan bir takip türüdür. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) bu yolu düzenlemekte; alacaklının takip talebiyle başlayan süreç, icra müdürlüğünün borçluya ödeme emri göndermesiyle devam etmektedir.
İlamsız İcra Takibinin Üç Temel Yolu
İİK kapsamındaki ilamsız icra yolları; genel haciz yoluyla takip, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ve kiralanan taşınmazların tahliyesine ilişkin ilamsız takip olmak üzere üç türü kapsamaktadır. Bu türlerin sınırlı sayıda mı yoksa örnek kabilinden mi sayıldığı kanun metninden açıkça anlaşılamamaktadır; uygulamada bu üç yol temel başvuru araçları olarak öne çıkmaktadır.
Takip Talebi: Zorunlu İçerik ve Başvuru Biçimi
İlamsız icra takibine başlamak için alacaklı, icra dairesine yazılı, sözlü veya elektronik ortamda takip talebinde bulunmak zorundadır (İİK m. 58/1). Talepte alacaklının ve varsa kanuni temsilcisi ile vekilinin adı, soyadı, banka hesap bilgileri, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası ile yerleşim yeri yer almalıdır (İİK m. 58/2-1). Borçlunun adı, soyadı, biliniyorsa kimlik ya da vergi kimlik numarası ve yerleşim yeri de bildirilmelidir; terekeye karşı yapılan taleplerde ise tebligat yapılacak mirasçıların bilgileri de eklenir (İİK m. 58/2-2).
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 269Kaynağı aç
Alacağın Türk lirası tutarı, faiz miktarı ve faizin işlemeye başladığı gün talep formunda gösterilmelidir; alacak yabancı para cinsindense hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi de belirtilmek zorundadır (İİK m. 58/2-3). Talepte ayrıca senet, senet yoksa borcun sebebi ve seçilen takip yolu da gösterilmelidir (İİK m. 58/2-4, 58/2-5). Alacak belgeye dayanıyorsa belgenin aslı veya alacaklı ya da temsilcisi tarafından onaylı, borçlu sayısından bir fazla örneği takip talebi anında icra dairesine verilmek mecburidir (İİK m. 58/3). Takip talebinde bulunulduğuna ve verilen belgelere, talep ile takip masraflarına dair alacaklıya bedava ve pulsuz bir makbuz verilir (İİK m. 58).
Genel Haciz Yoluyla Takip
Genel haciz yolu, alacaklıya tanınan temel ilamsız icra yoludur. Takip talebinin ardından borçluya ödeme emri gönderilir. Borçlu ödeme emrine karşı borca, imzaya veya yetkiye itiraz edebilir; İİK m. 66 uyarınca süresi içinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur. İtiraz süresi içinde yapılmamışsa alacaklının talebi üzerine icra memuru takip işlemlerine alacağın tamamı için devam eder.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68Kaynağı aç
İİK m. 62 uyarınca itiraz etmek isteyen borçlu, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine başvurmak zorundadır. İtirazın takibi yapan icra dairesinden başka bir daireye yapılması hâlinde o daire gerekli masrafı alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine göndermek zorundadır; alınmayan masraftan memur şahsen sorumludur. İtiraz edildiği, alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir (İİK m. 62). Borçluya, itiraz eylediğine dair bedava ve pulsuz bir belge verilir (İİK m. 62).
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 62Kaynağı aç
Borçlu itirazında borcun yalnızca bir kısmına itiraz ediyorsa itiraz ettiği kısmın ciheti ve miktarını açıkça göstermek zorundadır; aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılır. Borçlunun kısmen itirazı hâlinde takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur (İİK m. 62, m. 66). Borçlu, takip dayanağı senetteki imzayı reddediyorsa bunu itirazında ayrıca ve açıkça belirtmelidir; belirtmezse icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır. İmzanın reddedilmesi hâlinde alacaklı derhal icra dairesinden karşılaştırmaya esas imzaların celbini isteyebilir (İİK m. 62, m. 66).
Borçlu ya da vekili, dava ve takip işlemlerine esas olmak üzere borçluya ait yurt içindeki bir adresi itirazla birlikte bildirmek zorundadır. Adresini değiştiren borçlu yurt içinde yeni adres bildirmediği ve tebliğ memurunca yeni adres tespit edilemediği takdirde, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligat borçlunun kendisine yapılmış sayılır (İİK m. 62).
Borçlunun itiraz etmemesi veya itirazın kaldırılması ya da iptali hâlinde takip kesinleşir. Takibin kesinleşmesiyle birlikte alacaklı, borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına, üçüncü kişilerdeki alacaklarına ve diğer malvarlığı değerlerine haciz konulmasını talep edebilir. Haciz işlemi sonucunda satışa geçilmesi hâlinde satış genellikle açık artırma yoluyla gerçekleştirilir; elde edilen gelirden önce icra masrafları, ardından alacaklının alacağı karşılanır; artan bir bedel olması hâlinde borçluya iade edilir. Birden fazla alacaklı bulunması hâlinde bir sıra cetveli düzenlenerek dağıtım yapılır.
Satış tutarının tüm alacakları karşılamaması hâlinde İİK m. 140 uyarınca icra dairesi alacaklıların bir sıra cetveli yapar; alacaklılar İİK m. 206 hükmü uyarınca iflasta hangi sıraya girmeleri gerekiyorsa o sıraya alınır. Sıra cetvelinde ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarih, haciz talebi tarihidir (İİK m. 140).
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 170Kaynağı aç
İtiraz üzerine alacaklının takibe devam edebilmesi için itirazın kaldırılması amacıyla icra mahkemesine ya da itirazın iptali için genel mahkemelere başvurması gerekir (İİK m. 67, m. 68).
İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler çerçevesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir (İİK m. 67). Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkûm edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise borçlu hakkında tazminat hükmedilmesi kötü niyetin ispatına bağlıdır (İİK m. 67). Bir yıllık süreyi geçiren alacaklının genel hükümler çerçevesinde alacağını dava etme hakkı saklıdır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 140Kaynağı aç
Alacaklının takibi; imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede ya da resmî dairelerin veya yetkili makamların usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye dayanıyorsa, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içinde başvurulmadığı takdirde yeniden ilamsız takip yapılamaz (İİK m. 68). Borçlu itirazını geçerli kılacak hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir; itiraz, söz konusu senet veya belgeye dayanıyorsa talep reddolunur (İİK m. 68).
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 67Kaynağı aç
İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlu menfi tespit ve istirdat davası açarsa ya da alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur; dava lehine sonuçlanan taraf için daha önce hükmedilmiş tazminat kalkar (İİK m. 68).
Borçlunun gösterdiği belgedeki imza alacaklı tarafından inkâr edilirse hâkim, İİK m. 68/a'da yazılı usule göre yaptığı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde itirazın kaldırılması talebini reddeder ve alacaklıyı belgenin ilgili değerinin yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder (İİK m. 68). Bu cezanın tahsili, alacaklının genel mahkemede dava açması hâlinde dava sonuna kadar tehir olunur; alacaklı alacağını ve imzanın kendisine ait olmadığını ispat ederse ceza kalkar. Alacaklı duruşmada bizzat bulunmayıp imzayı vekili aracılığıyla reddetmişse vekil, sonraki oturumda müvekkilini imza tatbikatı için hazır bulundurmak ya da masraflarını vererek davetiye tebliğ ettirmek zorundadır; kabule değer mazereti olmaksızın gelmeyen alacaklı, borçlunun dayandığı belgede yazılı miktar hakkındaki itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş sayılır (İİK m. 68).
Borçlu, murisine ait bir alacak için takip edilmekte olup terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse bu hususta ilam getirmesi için kendisine uygun bir süre verilir. Bu istisna dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz (İİK m. 68).
İcra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde takip talebi veya davadaki talep esas alınır (İİK m. 67).
Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu
Alacaklının elinde poliçe, bono veya çek gibi bir kambiyo senedi bulunması hâlinde başvurabileceği bu yol, genel haciz yoluna kıyasla özel ve hızlandırılmış bir ilamsız icra takip yoludur. İcra memuru senedin kambiyo senedi niteliğinde olduğunu ve vadesinin geldiğini tespit ederse borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir (İİK m. 168/1). Ödeme emrinde borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödeme emrinde yazılı icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı yer alır (İİK m. 168/2). On günlük bu ödeme süresi, aşağıda açıklanan beş günlük itiraz ve şikâyet sürelerinden bağımsız olarak işlemektedir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 58Kaynağı aç
Takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığını düşünen borçlu, beş gün içinde icra mahkemesine şikâyette bulunmalıdır (İİK m. 168/3). Borçlu, kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürüyorsa bunu da beş gün içinde açıkça dilekçeyle icra mahkemesine bildirmek zorundadır; aksi hâlde imza kendisinden sadır sayılır. İmzasını haksız yere inkâr eden borçlu, takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir (İİK m. 168/4). Kambiyo vasfı şikâyeti ile imzaya itiraz, İİK m. 168'in ayrı fıkralarında düzenlenmiştir.
Borçlu olmadığını, borcun ödendiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını ya da yetki itirazını ileri sürmek isteyen borçlunun bu itirazlarını sebepleriyle birlikte beş gün içinde icra mahkemesine dilekçeyle bildirmesi gerekmektedir; aksi hâlde icra mahkemesinden itirazın kabulüne ilişkin karar getirilmemesi durumunda cebri icraya devam olunur (İİK m. 168/5). Borca itiraz da İİK m. 168'de ayrı bir fıkra altında düzenlenmiştir.
İtiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde borçlu on gün içinde İİK m. 74 uyarınca, itiraz edilip de reddedildiği takdirde ise üç gün içinde İİK m. 75 uyarınca mal beyanında bulunmakla yükümlüdür. Mal beyanında bulunmayan borçlu hapisle tazyik edilir; hakikate aykırı beyanda bulunan ise ayrıca hapisle cezalandırılır (İİK m. 168/6).
Kiralanan Taşınmazın İlamsız İcra Yoluyla Tahliyesi
Kiraya veren, mahkeme kararı almaksızın kira bedelinin ödenmemesi, tahliye taahhüdü veya kanunda öngörülen tahliye sebeplerine dayanarak ilamsız icra yoluyla tahliye talebinde bulunabilir. Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına ilişkin olup alacaklı talep ederse ödeme emri; İİK m. 269/1'de atıfta bulunulan yasal ihtarı ve yasal süre geçtikten sonra icra mahkemesinden tahliye istenebileceği tebliğini de kapsar (İİK m. 269/1). Bu atfın dayanağı olan ilgili Borçlar Kanunu maddelerinin güncel karşılıklarına ilişkin bilgi boşluğu editör notlarında belirtilmiştir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 168Kaynağı aç
Türk Borçlar Kanunu m. 315 uyarınca kira bedelini ödemeyen kiracıya verilecek ödeme süresi, konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün, diğer kiralarda en az on gündür; bu süre, kiracıya yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Bu hükmün İİK m. 269 kapsamındaki icra takibi süreçleriyle birlikte nasıl uygulandığı hususu ayrıca değerlendirilmelidir.
Ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu, yedi gün içinde itiraz sebeplerini İİK m. 62 hükümleri çerçevesinde icra dairesine bildirmek zorundadır (İİK m. 269/2). Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akdi kabul etmiş sayılır (İİK m. 269/2).
İtiraz takibi durdurur. İtirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını istemeyen alacaklı, aynı alacaktan dolayı bir daha ilamsız icra yoluyla takip yapamaz (İİK m. 269/3). Kiracının itiraz etmemesi ve ihtar müddeti içinde kira borcunu da ödememesi hâlinde, ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince tahliyeye karar verilir (İİK m. 269/a).
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 66Kaynağı aç
İİK m. 269/4, belirli kira takiplerinde itiraz süresini yedi gün yerine üç gün olarak belirlemiştir; bu istisna eski Borçlar Kanunu m. 260'a atıfta bulunmaktadır. Söz konusu maddenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'ndaki güncel karşılığı mevcut kaynaklarda doğrulanamamış olduğundan bu istisnanın uygulanma koşulları güncel mevzuat kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.
Tahliye Taahhüdüne Dayanan İlamsız Tahliye
Türk Borçlar Kanunu m. 352/1 uyarınca kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra kiraya verene karşı kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sözleşmeyi sona erdirebilir.
Sık Sorulan Sorular
İlamsız icra takibine başlamak için mahkeme kararı gerekli mi?
Hayır. İlamsız icra, herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın doğrudan icra dairesine başvurularak başlatılabilen bir takip yoludur.
Genel haciz yolunda ödeme emrine itiraz kaç günde yapılmalıdır?
İİK m. 62 uyarınca borçlu, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine itiraz etmek zorundadır.
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda itiraz süresi ne kadardır?
İİK m. 168 uyarınca borçlu; kambiyo senedi vasfına ilişkin şikâyet, imzaya itiraz ve borca itiraz gibi başvurular için beş günlük süre içinde ilgili başvuruyu yapmak zorundadır. Bu sürenin başlangıç noktası, ödeme emrinin gönderilmesiyle işlemeye başlayan icra takibi çerçevesinde değerlendirilmelidir. Kambiyo vasfı şikâyeti ile borca ve imzaya itiraz, İİK m. 168'in ayrı fıkralarında düzenlenmiştir.
Takip talebinde hangi bilgiler bulunmak zorundadır?
İİK m. 58 uyarınca; alacaklının ve varsa temsilcisi ile vekilinin kimlik bilgileri, banka hesap bilgileri, borçlunun kimlik bilgileri ve yerleşim yeri, alacağın Türk lirası tutarı, faiz miktarı ve faizin başladığı gün, senet veya senet yoksa borcun sebebi ile seçilen takip yolu yer almalıdır. Alacak yabancı para cinsindense hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği de gösterilmelidir.
Borçlunun itirazı üzerine alacaklı ne yapmalıdır?
Süresi içinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur. Alacaklının takibe devam edebilmesi için itirazın kaldırılması amacıyla icra mahkemesine ya da itirazın iptali için genel mahkemelere başvurması gerekmektedir (İİK m. 67, m. 68). Kira tahliye takiplerinde itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde bu başvuruyu yapmayan alacaklı, aynı alacaktan dolayı bir daha ilamsız icra yoluyla takip yapamaz (İİK m. 269/3).
İtiraz edilmeksizin takip kesinleşirse alacaklı hangi yollara başvurabilir?
Takibin kesinleşmesi hâlinde alacaklı, borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına, üçüncü kişilerdeki alacaklarına ve diğer malvarlığı değerlerine haciz konulmasını talep edebilir. Haczedilen mallar genellikle açık artırma yoluyla satılır; elde edilen gelirden önce icra masrafları, ardından alacak karşılanır.
Kira tahliye takibinde kiracının itiraz süresi kaç gündür?
İİK m. 269/2 uyarınca kiracı kural olarak tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz etmek zorundadır. İİK m. 269/4 belirli kira takiplerinde bu süreyi üç gün olarak belirlemiştir; ancak bu istisnanın dayandığı eski Borçlar Kanunu m. 260'ın güncel karşılığı mevcut kaynaklarda doğrulanamamış olduğundan uygulanma koşulları güncel mevzuat kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda imzayı inkâr eden borçlunun yaptırımı nedir?
İİK m. 168/4 uyarınca imzasını haksız yere inkâr eden borçlu, takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir.
İtirazın iptali davasında tazminat ne zaman hükmedilir?
İİK m. 67 uyarınca borçlunun itirazı haksız bulunursa borçlu, alacaklı takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, karşı tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkûm edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise tazminat hükmedilebilmesi kötü niyetin ispatına bağlıdır.
İtirazın iptali davası için süre var mıdır?
İtirazın iptali davası, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmak zorundadır. Bu süreyi geçiren alacaklının genel hükümler çerçevesinde alacağını dava etme hakkı saklıdır (İİK m. 67).
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

