Kısa Karar Nedir, İcraya Konulur mu ve Gerekçeli Karar Farkı

by Avukat Erdal Ersoy
Kısa Karar Nedir, İcraya Konulur mu ve Gerekçeli Karar Farkı

Kısa Kararın Tanımı ve Tefhim Usulü

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294. maddesi uyarınca mahkeme, usule ya da esasa ilişkin nihai bir kararla davayı sonlandırır ve yargılama neticesinde uyuşmazlığın esası hakkında tesis edilen nihai karar hükümdür. Uygulamada kısa karar olarak adlandırılan bu işlem, duruşmada tefhim edilen hüküm sonucudur. Kanunun amir hükmüne göre hükmün tefhimi her hâlde hüküm fıkrasının duruşma zaptına geçirilmesi ve açıkça okunması yoluyla gerçekleştirilir; duruşma salonunda bulunan kişiler bu tefhimi ayakta dinler.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 294Kaynağı aç
MADDE 294- (1) Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. (2) Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur. (3) Hükmün tefhimi, her hâlde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. (4) Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hâllerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. (5) Hükmün tefhimini, duruşmada bulunanlar ayakta dinler. (6) Hükme ilişkin hususlar, niteliğine aykırı düşmedikçe, usule ilişkin nihai kararlar hakkında da uygulanır. Hükmün müzakeresi

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm fıkrasında, gerekçeye ilişkin ibarelere yer verilmeksizin taleplerin her biri hakkında kurulan hüküm ile taraflara getirilen yükümlülüklerin ve sağlanan hakların sıra numarası altında tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta düzenlenmesi zorunludur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 297Kaynağı aç
MADDE 297- (1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini. b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri. ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını. e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hükmün yazılması

Kısa Kararın İcraya Konulabilirliği

Cebri icra takibine esas alınabilecek belgeler 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 38. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede mahkeme huzurunda gerçekleşen sulh ve kabuller, borç ikrarı içeren resen düzenlenmiş noter senetleri, temyiz ve istinaf kefaletnameleri ile icra dairesi kefaletlerinin ilam hükmünde olduğu belirtilmiştir. Duruşma zaptına geçirilen kısa karar, bu maddede tahdidi biçimde sayılan ilam mahiyetindeki belgeler arasında yer almaz.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 38Kaynağı aç
Madde 38 – (Değişik: 18/2/1965-538/20 md.) Mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen tanzim edilen noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. Bu maddedeki icra kefaletleri müteselsil kefalet hükmündedir.[25] Zamanaşımı:

Kısa karar, İcra ve İflas Kanunu'nun 38. maddesinde sayılan belgeler arasında yer almadığı ve kanuni karar unsurlarını içermediği için gerekçeli karar ibraz edilmeksizin ilamlı veya ilamsız icra takibine konu edilemez. Duruşma tutanağı niteliğinde bulunan bu karar, icra edilebilirlik vasfı ile hukuki gücünü gerekçeli kararın yazılmasıyla kazanır.

Duran Takiplerde ve Tahliye Kararlarında Kısa Karar

İtirazın iptali davasında verilen kısa karar ilam niteliği taşımadığından, gerekçeli karar ibraz edilmeden duran takibin devam ettirilmesi mümkün değildir. Bu aşamada kısa karara dayanılarak konulan hacizlerin de kaldırılması gerekir.

İcra hukuk mahkemesince verilen itirazın kaldırılması ile tahliye isteminin kabulüne ilişkin kısa karar da kanuni karar unsurlarını bünyesinde barındırmadığından ilam vasfına sahip değildir. Gerekçeli karar sunulmadan yalnızca duruşma tutanağındaki kararla duran takibin devam ettirilmesi ve haciz işlemlerinin yürütülmesi mümkün değildir.

İhtiyati Haciz Taleplerinde Delil Vasfı ve Takip Süresi

Kısa karar ilam veya ilam mahiyetinde bir belge niteliğinde olmamakla birlikte, alacağın varlığı konusunda yaklaşık bir ispat sağlar. Bu doğrultuda kısa karara dayanan ihtiyati haciz talepleri kabul edilmekte ve bu başvurularda kısa karar yeterli bir delil olarak değerlendirilmektedir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/3480, K. 2016/3869Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2016/3480 E.  ,  2016/3869 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ……… ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/02/2016 NUMARASI : 2016/6-2016/7 D.İŞ ….. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.02.2016 tarih ve 2016/6-2016/7 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ……. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkilinin borçlular aleyhine açtığı ……Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/267 Esas sayılı dosyasında 04/02/2016 tarihli duruşma sırasında ….. İcra Müdürlüğü'nün 2015/7478 Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazın iptaline karar verildiğini, borçluların mallarını kaçırma girişimi içerisinde bulunduğunu ileri sürerek, tarihi belirtilen tutanağına dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, ihtiyati haciz talebine dayanak olarak sunulan duruşma tutanağının ilam yada ilam mahiyetinde bir belge olmadığı gibi ….. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 215/267 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptaline karar verilmiş olup gerekçeli karar dosyaya sunularak takibe devam etme olanağı mevcut olduğu aleyhine ihtiyati haciz talep edilen borçlular sabit adres sahibi olup, ……Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki yargılama sürecinde mal varlıklarını eksiltmeye yönelik bir çaba içinde olduklarına dair dosyaya somut delil sunulmamış olduğundan koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir. Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İİK'nin 257. maddesinde ihtiyati haczin koşulları sayılmıştır. Buna göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacak muaccel olmalı ve rehinle temin edilmemiş olmalıdır. Aynı Yasa'nın 258. maddesi uyarınca alacaklının, alacağın varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterli olup, buradaki ispat asıl davadaki gibi tam bir ispat olmayıp yaklaşık ispattır. Somut olayda, ihtiyati haciz talebinde bulunan, muaccel alacağa yönelik talepte bulunmuş olup, karşı taraf aleyhine açtığı itirazın iptali davası sonucu verilen, kısa karara dayanmıştır. Her ne kadar ihtiyati haciz talebine dayanak olarak sunulan kısa karar ilam yada ilam mahiyetinde bir belge değil ise de, alacağın varlığını yaklaşık olarak ispat ettiği açıktır. Bu itibarla, dosyaya ibraz edilen kısa karar ile ihtiyati haciz talep edilebileceği ve muaccel alacaklarda borçlunun mallarını kaçırma ihtimalinin aranmasına da gerek bulunmadığı nazara alınarak, mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken, anılan gerekçelerle reddi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz talep eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İhtiyati haciz alacak davasının derdest olduğu sırada konulmuş veya alacaklı ihtiyati haczin ardından süresinde dava açmışsa, İcra ve İflas Kanunu'nun 264. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince esas hakkındaki hükmün mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içinde takip talebinde bulunulması mecburidir. Bu yasal sürenin kaçırılması halinde ihtiyati haciz hükümsüz hale gelir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 264Kaynağı aç
Madde 264 – (Değişik: 18/2/1965-538/104 md.) Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı; haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde (Haciz veya iflas) bulunmaya veya dava açmaya mecburdur. İcra takibinde, borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur. İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararın tefhim veya tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açması lazımdır. (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/62 md.) İhtiyatî haciz, alacak davasının mahkemede görüldüğü sırada konulmuş veya alacaklı birinci fıkraya göre mahkemede dava açmış ise, esas hakkında verilecek hükmün mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içinde alacaklı takip talebinde bulunmaya mecburdur. Alacaklı bu müddetleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden vazgeçerse veya takip talebi kanuni müddetlerin geçmesiyle düşerse veya dava dosyası muameleden kaldırılıp da bir ay içinde dava yenilenmezse veya davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve alakadarlar isterse lazım gelenlere bildirilir. Borçlu müddeti içinde ödeme emrine itiraz etmez veya itirazı icra mahkemesince kesin olarak kaldırılır veya mahkemece iptal edilirse, ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze inkılabeder. İhtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz:[81]

Kısa Karar ile Gerekçeli Karar Arasındaki Çelişki Yasağı

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca zorunlu sebeplerle yalnız hüküm sonucunun tefhim edildiği durumlarda, gerekçeli kararın tefhimden başlayarak bir ay içinde yazılması emredilmiştir. Tefhim edilen kısa karar ile sonradan yazılan gerekçeli karar arasında tam bir uyum bulunması gerekir; hükmün tefhim edilen kısmı ile gerekçeli karar arasındaki uyumsuzluk kanun yolu denetiminde bozma sebebi teşkil eder.

Kısa karar duruşmada açıklandıktan sonra bağlayıcı nitelik kazanır ve hâkim bu karardan dönemez. Kararda bulunan maddi hatalar dışında kalan hukuki değerlendirmeler tavzih yoluyla düzeltilemeyeceği gibi hükmün esasını değiştirecek değişiklikler yapılamaz.

Hâkimin duruşmada tefhim ettiği kısa kararı daha sonra dijital yargı ağı üzerinden değiştirmesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine aykırılık oluşturur. Tefhim edilen hüküm sonucundaki kalemlerin sonradan sistem üzerinden değiştirilmesi kamu düzenine aykırı ciddi bir usul hatası sayılır.

Usule İlişkin Nihai Kararların Niteliği

Mahkemeler yargılamayı usule ya da esasa ilişkin nihai kararlarla sonuçlandırır. Örneğin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karar, mahkemenin dosyadan elini çektiği usule dair nihai bir karar olup kanun yolu incelemesine tabidir ve yargılama harç ile giderlerine hükmedilmesini zorunlu kılar.

Dava şartlarının oluşmaması veya tamamlanmaması gerekçesiyle verilen ret kararları da usule ilişkin nihai karar niteliğindedir. Bu tür kararlar uyuşmazlığın esası hakkında maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez.

Yargılama Usullerinde Kararların Yazılması ve Kanun Yolu

Hukuk muhakemesinde istinaf kanun yoluna başvuru süresi, 6100 sayılı Kanun'un 345. maddesi uyarınca kural olarak iki haftadır. Bu süre ilamın taraflara usulüne uygun tebliğiyle işlemeye başlar; özel kanunlarda yer alan farklı düzenlemeler saklı tutulmuştur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 345Kaynağı aç
MADDE 345- (1) İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır. İstinaf dilekçesinin reddi

Ceza yargılamasında hükmün gerekçesi ve bulunması halinde karşı oy gerekçesi tutanağa tamamen geçirilmemişse, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tefhimden itibaren en geç on beş gün içinde dava dosyasına eklenir. Karar sonucu açıklandıktan sonra gerekçeli karar imzalanmadan önce hâkim vefat ederse veya kararı imzalayamayacak duruma düşerse, görevi devralan yeni hâkim tefhim edilen sonuca uygun biçimde kararı bizzat yazıp imzalamakla yükümlüdür.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 232Kaynağı aç
Madde 232 – (1) Hükmün başına, "Türk Milleti adına" verildiği yazılır. (2) Hükmün başında; a) Hükmü veren mahkemenin adı, b) Hükmü veren mahkeme başkanının ve üyelerinin veya hâkimin, Cumhuriyet savcısının ve zabıt kâtibinin, katılanın, mağdurun, vekilinin, kanunî temsilcisinin ve müdafiin adı ve soyadı ile sanığın açık kimliği, c) Beraat kararı dışında, suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi, d) Sanığın gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih ve süre ile halen tutuklu olup olmadığı, Yazılır. (3) Hükmün gerekçesi ve varsa karşı oy gerekçesi, tümüyle tutanağa geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en geç onbeş gün içinde dava dosyasına konulur.[78] (4) Karar ve hükümler bunlara katılan hâkimler tarafından imzalanır. (5) (Değişik: 24/11/2016-6763/31 md.) Hüküm sonucu tefhim edildikten sonra gerekçeli karar imzalanmadan hâkim ölür veya herhangi bir sebeple kararı imzalayamayacak hâle düşerse, yeni hâkim, tefhim edilen hükme uygun olarak gerekçeli kararı bizzat yazarak imzalar. Toplu mahkemelerde böyle bir durumun gerçekleşmesi hâlinde, hüküm diğer hâkimler tarafından imzalanır ve başkan veya en kıdemli hâkim tarafından, hükmün altına diğer hâkimin imza edememesinin sebebi yazılarak imza olunur. (6) Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. (7) Hükümlerin nüshaları ve özetleri mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır ve mühürlenir. DÖRDÜNCÜ KİTAP Mağdur, Şikâyetçi, Malen Sorumlu, Katılan BİRİNCİ KISIM Suçun Mağduru ile Şikâyetçinin Hakları Suçun mağduru ile şikâyetçinin çağırılması

Ceza mahkemesi kararlarına karşı istinaf başvurusu Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 273. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü tesis eden mahkemeye verilecek dilekçeyle veya zabıt kâtibine yapılacak beyanla gerçekleştirilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 273Kaynağı aç
Madde 273 – (1) İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır. [116] (2) (Mülga:2/3/2024-7499/18 md.) (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/75 md.) Ağır ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet savcıları, mahkemelerinin yargı çevresi içerisindeki asliye mahkemelerinin hükümlerine karşı, kararın o yer Cumhuriyet başsavcılığına geliş tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilirler.116 (4) Sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanların dilekçe veya beyanında, başvuruya ilişkin nedenlerin gösterilmemesi inceleme yapılmasına engel olmaz. (5) Cumhuriyet savcısı, istinaf yoluna başvurma nedenlerini gerekçeleriyle birlikte yazılı isteminde açıkça gösterir. Bu istem ilgililere tebliğ edilir. İlgililer, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde bu husustaki cevaplarını bildirebilirler.116 Eski hâle getirme süresi içinde istinaf süresinin işlemesi

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca idari yargı kararlarının verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yazılması ve imzalanması zorunludur. İdari yargı kararlarında tarafların ve vekillerinin bilgileri, iddia ve savunmaların özeti ile kararın dayandığı hukuki gerekçelerin ve hüküm fıkrasının yer alması kanunen emredilmiştir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde 24 – Kararlarda: a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları yahut unvanları ve adresleri, b) Davacının ileri sürdüğü olayların ve dayandığı hukuki sebeplerin özeti istem sonucu ile davalının savunmasının özeti, c) (Değişik: 10/6/1994-4001/11 md.) Danıştayda görülen davalarda tetkik hakimi ve savcının ad ve soyadları ile düşünceleri, d) Duruşmalı davalarda duruşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hazır bulunan taraflar ve vekil veya temsilcilerinin ad ve soyadları, e) Kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hüküm: tazminat davalarında hükmedilen tazminatın miktarı, f) Yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiği, g) Kararın tarihi ve oybirliği ile mi, oyçokluğu ile mi verildiği, h) Kararı veren mahkeme başkan ve üyelerinin veya hakiminin ad ve soyadları ve imzaları ve varsa karşı oyları, ı) Kararı veren dairenin veya mahkemenin adı ve dosyanın esas ve karar numarası, Belirtilir. (Ek cümle: 8/7/2021-7331/4 md.) Kararlar, verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yazılır ve imzalanır. Kararların saklanması ve tebliği:
Kısa karara dayanılarak icra takibi başlatılabilir mi?

Hayır, kısa karar İcra ve İflas Kanunu'nun 38. maddesinde sayılan belgelerden olmadığından gerekçeli karar sunulmadan icra takibine konu edilemez.

İtirazın iptali davasında kısa karar çıkınca duran takibe devam edilir mi?

Hayır, kısa karar ilam mahiyeti taşımadığından gerekçeli karar sunulmadan takibe devam edilemez ve konulan hacizler kaldırılır.

Kısa karar ile gerekçeli karar birbiriyle çelişirse ne olur?

Kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında tam uyum bulunması şart olup iki karar arasındaki çelişki bozma nedenidir.

Hâkim duruşmada tefhim ettiği kısa kararı sonradan değiştirebilir mi?

Hayır, kısa karar tefhim edilmekle bağlayıcı olur; hâkim kararından dönemez ve maddi hatalar dışındaki hukuki değerlendirmeler sonradan değiştirilemez.

Dava sürerken konulan ihtiyati hacizde takip başlatma süresi nedir?

İcra ve İflas Kanunu'nun 264. maddesi gereğince esas hakkındaki hükmün tebliğinden itibaren bir ay içinde takip talebinde bulunulması zorunludur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu